Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/815 E. 2026/1015 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/815
Karar No
2026/1015
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/815 Esas

KARAR NO: 2026/1015

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/02/2024

NUMARASI: 2022/255 E. - 2024/73 K.

DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava DIŞI ...ŞTİ arasında 6361 sayılı FKK çerçevesinde ... no.lu sözleşme ....Noterliğinin 27.10.2020 tarih ve ... yevmiye no.lu evrakı tahtında imzaladığı, ayrıca finansal kiralama sözleşmesinin teminatı olarak 100.000,00 USD tutarında ipotek tesis edildiği, akdedilen finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kiralaya konu ekipmanların dava dışı şirkete teslim edildiği, dava dışı şirket daha ilk başlardan beri düzensiz ödeme yaptığı ve ekonomik darboğaza girdiği için kira taksitlerinin tahsil edilememiş olduğu, dava dışı şirket ve kefilleri ile ipotek borçlusuna birlikte ....Noterliğinin 04.12.2013 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesini keşide ederek, toplam 23.097,71 USD kira borcu 1.628,75 USD gecikme faizi, 126,99 TL sigorta borcu ve masraf tutarı 555,74 TL olmak üzere toplam 24.726,36 USD ile 682,73 TL borcun 60 gün içinde ödenmesi ve ödenmediği takdirde sözleşmenin fesih edileceğini ihtar ettiği, 6361 sayılı FKK’nun 33/4 m. uyarınca fesih ihtarı gönderildiği, İİK’nun 68/b m. hükmünün uygulanması gerektiği, sözkonusu ihtarname davalıya 06.02.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve böylece sözleşmenin fesih edildiği, davalı FKK’nun 25 m. ve sözleşmenin 42 m. itibar etmediği gibi borcu da ödemediği, akabinde ....İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiği, davalı şirket asıl alacak ve takibin tüm fer’ilerine itirazları üzerine takibin durduğu, davalıların alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olarak takibe itiraz ettiğinden bahisle 65.000,00 USD alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacağın zamanaşımına uğradığı, Finansal Kiralamaya. konu menkul malları müvekkilinden geri alındığını, bu nedenle açılan davada davacının sebepsiz olarak zenginleşmiş olacağını, kefalet akdi süresinin dolduğunu, ...’ün sözleşmede kefalet imzasının bulunmadığını, mülkiyeti ...’e ait aile konutu taşınmazının davacı lehine ipotek verildiğini, eş muvafakatinin alınmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı finansal kiralama şirketinin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içinde yaptırıldığından, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı, dava dışı kiracı Finansal Kiralama Sözleşmesi gereği ödemelerini yapmamak sureti ile temerrüde düştüğü, ihtarname gönderilerek 60 günlük ödeme süresi tanındığı, verilen 60 günün sonunda ödeme yapılmaması üzerine sözleşmenin fesih olunduğu ... numaralı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesine istinaden; dava dışı şirkete (... ....ŞTİ) fotokopi makinesi gibi menkul malların kiralanmış olduğu, dosya içeriğine göre anılan malların davacıya teslim/iade alınarak 3. Kişiye 31.08.2015 tarihinde 2.891,00 TL bedelle (2.891,00 TL/c.kur 2.9275 TL=987,53 USD) satılmış olduğu, bu kapsamda takip tarihi itibariyle 24.726,46 USD anapara tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %9,75 oranında (talep gibi) sözleşmesel faizi ile birlikte alacağın davalılardan istenilebileceği, davacının anapara ve ferilerini birlikte tek kalem halinde 65.000,00 USD olarak talep etmiş olduğu davacı, sigorta primi alacağı 126,99 TL ile masraf olarak 555,74 TL olmak üzere toplam 682,73 TL daha alacaklı bulunduğu, İhtarnamenin keşide edildiği 28.11.2013 tarihi itibariyle vadesi geçen kira borcunun 9.352,72 USD, gecikme faizinin 1.628,75 USD, sigorta prim borcunun 126,99 TL ve masraf tutarının 555,74 TL olmak üzere toplam 10.981,47 USD ile 682,73 TL olduğu, fesih tarihi olan 07.02.2014 itibariyle 30 adet taksitin ödendiği, ödenmeyen 19 adet taksit kira borcunun 23.097,71 USD olup gecikme faizi 1.628,75 USD olmak üzere toplam 24.726,46 USD olduğu,takip talebinde TL cinsi bir alacak talep edilmediği için, bu yöndeki talebin yerinde olmadığı, tesis edilen 100.000,00 USD’lık limit ipoteği=üst sınır ipoteğinin belirlenen alacağı fazlasıyla kapsamakta olduğu, ipotek verilen gayrimenkulün aile konutu şerhi içermediği anlaşılmakla, ... İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyası ile başlatılan takibe yönelik itirazın KISMEN İPTALİ ile takibin ( ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak - alacak ve ferileriyle birlikte ipotek limitini aşmamak kaydıyla ) takip koşulları ile 24.726,46 USD üzerinden devamına, fazla istemin REDDİNE" karar verilmiştir.

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Aile konutu olarak kullanılan gayrimenkulde aile konutu şerhi konulmamış olması nedeni ile davanın reddi taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ipotek konulan gayrimenkulün aile konutu olması nedeni ile eşin rızası alınmadan ipotek tesis edildiğinden geçerli bir işlem olmadığından, bu işleme dayanılarak alacak talep edilemeyeceğini, taraflarına aile konutu şerhi konulması için süre verilmeden bu kararın verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 5 Nisan 2024 tarihinde tapu üzerinde Sadık Gül tarafından aile konutu şerhi konulduğunu, Yargıtay'ın ilgili kararlarında gayrimenkulün aile konutu olarak kullanılmasını yeterli gördüğünü, tapuda aile konutu şerhi konulmuş olmasının önemli olmadığına dair karar verdiğini,

-Yerel mahkemece dava kısmen reddedilmiş iken itirazlarının haksız ve kötüniyetli olduğundan bahsedilmesinin açıkça çelişkili bir karar olduğunu,

-Kira bedellerine ilişkin zamanaşımı BK md 126 gereği 5 yıl olduğunu, davada 04.12.2023 tarihinde davacı tarafından ihtarname keşide edildiğini ve 5 yıllık süre geçirildikten sonra dava açıldığı için zamanaşımından davanın reddi gerekli olduğunu, davacıya matbaa makinesi teslim edilmiş olduğundan sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde haksızlığa mahal vermemek adına makinanın güncel değeri tespit edilerek hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini,

-müvekkillerinden...'ün rızası alınmadan tesis edilen ipotek işlemi aşağıdaki Yargıtay Genel Kurul kararı gereği geçersiz olduğunu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Müvekkili şirket ile davalılar arasında 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde, .... Noterliği’nde düzenlenen 27.10.2010 Tarih, ... Yevmiye, ... Sözleşme Numaralı düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca, sözleşmeden kaynaklanan borçların teminatı olarak 100.000,00 USD tutarında ipotek tesis edildiğini, sözleşmenin imzalanmasının akabinde sözleşmeye konu ekipmanlar finansal kiralama yoluyla davalı şirkete teslim edildiğini, muaccel hale gelen borçların ödenmemesi sebebiyle davalı şirket yetkilileri ve ipotek teminatını veren borçluya .... Noterliği’nin 04.12.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, gönderilen ihtarname ile borçların ihtarnamenin tebliğinden itibaren 60 gün içinde ödenmesi, aksi takdirde bu sürenin sonunda borcun tahsili için; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip işlemleri başta olmak üzere tüm hukuki yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, ihtarname davalıya 06.12.2013 tarihinde tebliğ edildiğini, verilen kanuni süre içinde ihtarnamede belirtilen borç ödenmediğinden sözleşme feshedildiğini, bu sebeple davalının tüm borçlarının muaccel hale geldiğini, ilk derece mahkemesi de gerekçeli kararında davalıların verilen 60 günlük süre içerisinde borcunu ödemediğini ve bu nedenle müvekkili şirketin taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi hukuka uygun olarak feshettiğini tespit ettiğini, söz konusu borcun tahsili için davalılar aleyhine, davalılardan alınan bonolar takibe dayanak belge olarak gösterilerek .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, İcra takibi ile borçlu şirket borçlarını ödemediğinden davalılar aleyhine Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde kiralanan ekipmanların öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla geri alınabilmesi için İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2014/107 D.İŞ sayılı dosyasından ihtiyati tedbir kararı alındığını, devamla yasal süresi içerisinde davalı şirket aleyhine İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2014/92 Esas sayılı dosyası ile malın iadesi davası açıldığını ve söz konusu davada da müvekkili lehine hüküm verildiğini, tüm işlemlere rağmen davalılar tarafından müvekkili şirkete olan borcun tamamı ödenmemesi sebebiyle bu kez davalı şirket ve ipotek borçlusu aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra takibi ile İpoteğin paraya Çevrilmesi Yoluyla icra takibi açıldığını, Dava konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine davalıların yapmış olduğu itirazın iptali için görülen davada ilk derece mahkemesi sözleşmenin hukuka uygun olarak feshedildiğini tespit etmesine karşın gerekçeli kararında taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesini dikkate almadan hatalı şekilde "dosya içeriğine göre anılan malların davacıya teslim/iade alınarak 3. Kişiye 31.08.2015 tarihinde 2.891,00 TL bedelle (2.891,00 TL/c.kur 2.9275 TL=987,53 USD) satılmış olduğu, bu kapsamda takip tarihi itibariyle 24.726,46 USD anapara tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %9,75 oranında (talep gibi) sözleşmesel faizi ile birlikte alacağın davalılardan istenilebileceği," şeklinde hüküm kurarak finansal kiralama sözleşmesinden doğan borçlara takip tarihine kadar işlemiş olan faizleri dikkate almadan yalnızca ihtarname ile talep edilen alacaklar üzerinden davanın kabulüne karar verdiğini,

-gerekçeli kararda fesih tarihi itibariyle ödenmeyen bakiye borcun 24.726,46 USD olacağı tespit edilmişken ve fesih tarihi 07.02.2014 olmasına rağmen; borçlu tarafından hiçbir ödeme yapılmadan 09.01.2018 olan takip tarihi itibariyle de borcun 24.726,46 USD olması başta taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesine aykırı olmakla birlikte kabul edilmesi mümkün olmadığını,

-Taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesinin 18. Md. Gereği taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesi uyarınca %40 oranında temerrüt faizi uygulanacağı hükme bağlandığını, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin "Kira Bedellerini Ödemede Temerrüt" başlıklı 18. maddesinde "Kiracı, kira bedellerini vadelerinde ödemediği takdirde vade tarihinden itibaren TL işlemlerde yıllık Garanti Bankası tarafından 3 aylık TL mevduata uygulanan faizin 3 katı oranında; yabancı para işlemlerde yıllık %40 oranında temerrüt faizi ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir." hükmü yer aldığını, dosya kapsamında düzenlenen 13.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada da taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesi uyarınca muaccel hale gelen kira bedellerine temerrüt tarihinden takip tarihine kadar %40 oranında temerrüt faizi işleterek yeniden hesaplama yapmış ve 09.01.2018 takip tarihi itibariyle toplam borç tutarının 62.994,10 USD olduğu hesaplaması yapılmış olduğunu, Bilirkişi raporunda da müvekkilin alacağı tespit edilmesine karşın ilk derece mahkemesi hatalı şekilde finansal kira sözleşmesinden doğan borca faiz işletmeyerek hüküm kurduğunu, 13.12.2023 tarihli ek bilirkişi raporunun hangi sebeple hükme esas alınmadığı hiçbir şekilde açıklanmadığını,

-taraflar arasında kararlaştırılan faiz türünün de yanlış değerlendirildiğini, anapara tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %9,75 oranında (talep gibi) sözleşmesel faizi ile birlikte alacağın davalılardan istenilebileceği," şeklinde hatalı değerlendirmede bulunduğunu, taraflarınca takip talebinde belirtilen %9,75 oranındaki avans faiz miktarı takip sonrası faize ilişkin olup ayrıca başka bir icra takibi veya hukuki yol ile bakiye alacak tahsil edilebileceğini, takip öncesi %9,75 faiz oranını kabul etmemekle birlikte ilk derece mahkemesi takip konusu borca temerrüt tarihinden takip tarihine kadar %9,75 oranında faizi de hesaplamaksızın göz ardı ederek hüküm kurduğunu,

-.... Noterliği 04.12.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde talep edilen 126,99 TL sigorta borcu ve 555,74 TL ile ilgili olarak davacı, sigorta primi alacağı 126,99 TL ile masraf olarak 555,74 TL olmak üzere toplam 682,73 TL daha alacaklı olduğu ancak takip talebinde TL cinsi bir alacak talep edilmediği için bu yöndeki talebin yerinde olmadığı değerlendirmesi yaparak borcun varlığı kabul edilmesine karşın taleplerinin reddedildiğini, dava konusu icra takibi davalıların finansal kiralama sözleşmesinden doğan borçlarının tahsili amacıyla açıldığını, .... Noterliği 04.12.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde görüleceği üzere işbu alacaklar söz konusu ihtarnamede davalılardan talep edildiğini, Davalıların (Borçluların) .... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın, ödenmeyen takip tutarı üzerinden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; İ.İ.K.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir.

....İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı takip dosyası kapsamından; davacı tarafın davalı hakkında toplam 65.000,00-USD (244.257,00 TL) alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle ve ilamsız takip yoluyla icra takibinde bulunulduğu ve fakat davalı tarafından yasal süresi içinde vaki itirazı sonucu, icra takibinin İ.İ.K.nun 62. maddesi uyarınca durduğu, İcra takibine vaki itirazın davacı tarafa tebliği durumu ve dava tarihine nazaran da, bu itirazın iptali davasının İİK.nun 67. maddesi hükmünde öngörülen ve hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur.

Dosya kapsamına ibraz edilen ve hükme esas alınan Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 22/06/2023 tarihli bilirkişi rapor ve 13/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu ibraz edilen rapor ile ,Davacı finansal kiralama şirketinin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içinde yaptırıldığından, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı, dava dışı kiracı Finansal Kiralama Sözleşmesi gereği ödemelerini yapmamak sureti ile temerrüde düştüğü, ihtarname gönderilerek 60 günlük ödeme süresi tanındığı, verilen 60 günün sonunda ödeme yapılmaması üzerine sözleşmenin fesih olunduğu ... numaralı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesine istinaden; dava dışı şirkete (... ....ŞTİ) fotokopi makinesi gibi menkul malların kiralanmış olduğu, dosya içeriğine göre anılan malların davacıya teslim/iade alınarak 3. Kişiye 31.08.2015 tarihinde 2.891,00 TL bedelle (2.891,00 TL/c.kur 2.9275 TL=987,53 USD) satılmış olduğu, bu kapsamda takip tarihi itibariyle 24.726,46 USD anapara tutarı tamamen ödeninceye kadar yıllık %9,75 oranında (talep gibi) sözleşmesel faizi ile birlikte alacağın davalılardan istenilebileceği, davacının anapara ve ferilerini birlikte tek kalem halinde 65.000,00 USD olarak talep etmiş olduğu davacı, sigorta primi alacağı 126,99 TL ile masraf olarak 555,74 TL olmak üzere toplam 682,73 TL daha alacaklı bulunduğu, İhtarnamenin keşide edildiği 28.11.2013 tarihi itibariyle vadesi geçen kira borcunun 9.352,72 USD, gecikme faizinin 1.628,75 USD, sigorta prim borcunun 126,99 TL ve masraf tutarının 555,74 TL olmak üzere toplam 10.981,47 USD ile 682,73 TL olduğu, fesih tarihi olan 07.02.2014 itibariyle 30 adet taksitin ödendiği, ödenmeyen 19 adet taksit kira borcunun 23.097,71 USD olup gecikme faizi 1.628,75 USD olmak üzere toplam 24.726,46 USD olduğu tespit edilmiştir.

Taraflar arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Factoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca 27.10.2010 tarihinde ... no.lu Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığı, dava dışı asıl borçlu ...…Koll.Şti ortakları... ile ...’ünde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla 58.464,51 USD kefalet limitiyle sözleşmeyi imzalamış oldukları, davanın dayanağı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan bir takip olması ve görülmüştür. Mülkiyeti ...’e ait taşınmaz (1356 no.lu ada ve 1 no.lu parsel) üzerinde 09.11.2010 tarih ve 20381 yevmiye no.lu tescil ile 2.derecede 100.000,00 USD limit dahilinde Üstsınır=limit ipoteği kurulduğu, davanın dayanağı icra takibinin de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan icra takibine dayandığı,davalı kefillerin dava dışı ...…Koll.Şti.nin ortakları olması hasabiyle takip talebinde isimlerinin geçmiş olduğu, ipotek borçlusu davalı ... ile birlikte zorunlu olarak dava dışı asıl asıl borçlu şirketin takip talebinde gösterilmesi gerekliliği tahtında... ile ...’ünde adlarının takip talebinde geçmiş olduğu anlaşılmıştır.

.... Noterliğinin 04.12.2013 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile; 6361 sayılı Finansal Kiralama, Factoring ve Finansman Şirketleri Kanunu 33 m. (mülga 3226 sayılı FKK 23. ve 25. m. ) ile Finansal Kiralama Sözleşmesinin 6.m. alt bendi 42- 45 m. uyarınca; ... no.lu FK Sözleşmesinden kaynaklanan geciken kira alacakları; 28.11.2013 tarihi itibariyle vadesi geçen Kira borcunun 9.352,72 USD, gecikme faizinin 1.628,75 USD, Sigorta Prim Borcunun 126,99 TL ve masraf tutarın 555,74 TL olmak üzere toplam 10.981,47 USD ile 682,73 TL geciken borcun 60 günlük süre içinde ödenmesi, belirtilen borcun 60 gün içinde ödenmemesi halinde sözleşmenin fesih edileceği, FKK 33. m. ile sözleşmenin 42. m. ile 2. m. belirtilen 60 günlük süreyi takip eden 3 gün içinde kiralamaya konu edilen menkul malların/ekipmanların teslim edilmesi, aksi halde Finansal Kiralama Kanunun 33. m. ile sözleşmenin 42. m. hükmü uyarınca bütün finansal kiralama borçlarının muaccel hale geleceği, 28.11.2013 tarihi itibariyle vadesi gelmeyen kira borcunun (geciken kiralar dahil) toplam 23.097,71 USD; gecikme faizi 1.628,75 USD; 126,99 TL sigorta primi ve 555,74 TL masraftan doğan borçların 60 günlük süreyi takip eden 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği ,İhtarnamenin; dava dışı / kiracı- ... ....ŞTİ'ne 09.12.2013 tarihinde tebliğ tebliğ edildiği, Kefil ...'e 09.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ipotek maliki/borçlusu ...'e 09.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Davalıya (kiracı) ödeme için verilen 60 günlük kanuni süre sonunda temerrüt olgusu koşullarının teşekkül ettiği ve ayrıca ödeme için verilen ek 3 günlük süreyi takip eden 11.02.2014 tarihi itibariyle dava dışı kiracı, kefil ve ipotekli taşınmaz malikinin temerrüde düştüğü, dolayısıyla, 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunun 33. m. uyarınca ödeme için verilen 60 günlük sürenin 07.02.2014 tarihi itibariyle dolduğu, bu verilen 60 günlük süre içinde borcun ödenmediği, bu süreyi takip eden 3. günün sonunda da ödeme gerçekleşmediğinden sözleşme fesih edildiğinden malların iade edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafça zamanaşımı itirazı ileri sürülmüş ise de, dava konusu ayni hak olup, itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194/1. maddesine göre, “Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz." Bu madde hükmü ile aile konutu şerhi “konulmuş olmasa da'’ eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiili ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Zira dava konusu taşınmaz şerh konulmasa da aile konutudur. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh “kurucu” değil “açıklayıcı” şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma, “emredici” niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak “belirli olan” bir işlem için verilebilir.

Türk Medeni Kanununun 193. maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte Türk Medeni Kanununun 194. madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, “aile birliğinin korunması” amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin “açık rızası bulunmadıkça” aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun ipotek edilmesi gibi “tek başına“ bir ayni hakla sınırlayamaz ayrıca sözleşmeye kefalet verilmiş olması da açık rıza olarak kabul edilmez.

Somut olayda, Taraflar ... matbaacılık ve davacı şirket arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Factoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca 27.10.2010 tarihinde ... no.lu Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığı, dava dışı asıl borçlu ...…Koll.Şti ortakları... ile ...’ünde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla 58.464,51 USD kefalet limitiyle sözleşmeyi imzalamış oldukları, davanın dayanağı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan bir takipteki ipotek konulan taşınmazın ise ...’e ait taşınmaz olup, (1356 no.lu ada ve 1 no.lu parsel) üzerinde 09.11.2010 tarih ve 20381 yevmiye no.lu tescil ile 2.derecede 100.000,00 USD limit dahilinde Üstsınır=limit ipoteği kurulduğu, davanın dayanağı icra takibinin de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan icra takibine dayandığı, davalı kefillerin dava dışı ...…....Şti.nin ortakları olması hasabiyle takip talebinde isimlerinin geçmiş olduğu, ipotek borçlusu davalı ... takip talebinde gösterildiği, ipoteğin paraya çevrilmesi için icra takibine geçildiği, ipoteğin taşınmazın tapu kaydına şerh edildiği, sözleşme imzalanırken taşınmazın tapu kaydında aile konutu olduğuna ilişkin şerh bulunmadığı, bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nun 194. maddesiyle aile konutu için getirilen sınırlama, kanundan doğan bir tasarruf yetkisi sınırlaması niteliğinde olup, taşınmazın tapu kütüğünde konutla ilgili bir şerh bulunmasa bile, davacıya ipotek tarihi itibariyle taşınmazın aile konutu olarak kullanıp kullanılmadığına yönelik olarak ispat hakkı tanınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olduğu, ayrıca ...'ün 06/05/2026 da vefat ettiği anlaşılmakla mirasçıların davaya dahil edilerek karar verilmesi için, sair istinaf istemlerinin bu aşamada değerlendirmesine yer olmadığına karar verilerek kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-Davacı vekilinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

3-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../02/2024 tarih, 2022/... E. 2024/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

4-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

6-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

7-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/815, K. 2026/1015, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-815-e-2026-1015-k-03eb18dab262