Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026/4111 E. 2026/6655 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4111
- Karar No
- 2026/6655
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1025 E., 2026/208 K. DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/340 E., 2024/13 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından davanın reddi yönünden; fer'î müdahil tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Aile konutu, eşlerin evlilik birliğinin devamı sırasında ortak yaşamı sürdürmenin gerekli kıldığı “bir yerde ortak olarak oturma ihtiyacının” giderilmesinde kullanılmak üzere sürekli olarak seçtikleri, kısaca ile yaşamlarının merkezi durumuna getirdikleri konut olarak kullanılmaya elverişli taşınır veya taşınmaz yerdir. (.............................Özel Hukuku, C III, Aile Hukuku, ... 2024, s. 185.) Aile konutuna ilişkin davalarda Aile Mahkemeleri görevli olup bu davada uygulanması gereken öncelikli hüküm de TMK'nın 194. maddesidir.
Türk Medeni Kanunu’nun 193 üncü maddesi dikkate alındığında kural olarak eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle her türlü hukukî işlem yapma serbestisi kabul edilmişken, aynı Kanun’un 194 üncü maddesi ile bu kurala istisna getirilmiş ve aile konutu üzerindeki hakların sınırlandırılması esası kabul edilmiştir. Bu düzenleme ile malik olmayan eşe, aile konutu ile ilgili tapu kütüğüne şerh verilmesini isteme hakkı tanınmış, eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukukî işlem özgürlüğü "aile birliğinin" korunması amacıyla sınırlandırılmıştır. Tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmasa dahi aile konutuna ilişkin olarak; eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemeyecek, aile konutunu devredemeyecek ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamayacaktır(YHGK’nın 15.05.2015 t.li ve 2013-2/2306 E., 2015/1356 K. sayılı kararı). Eldeki dava ile; davacı dava konusu taşınmazın paylı maliki olduğu, payını bağışladığı ancak bu bağış işleminin yolsuz olduğu, dava konusu olan taşınmazın aile konutu olması nedeniyle eşinin bağış işlemine açık rızasının bulunmadığı iddiası ile bağış işleminin iptali ile payının yeniden adına tescilini istemiştir. Bu halde dava, TMK 194. Madde dayalı tapu iptal ve tescil davasıdır. Uyuşmazlık aile hukukundan kaynaklandığına göre aile mahkemesi görevlidir (4787 s. K. m.4/1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, taraflarca ileri sürülmese bile hakim tarafından davanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu açıklamaya göre görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru bulunmamıştır.
KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi