Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/6852 E. 2026/4991 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6852
Karar No
2026/4991
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1250 E., 2025/1096 K. DAVA TÜRÜ : İpoteğin Kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/541 E., 2024/200 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından tamamı yönünden duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı ... vekili Avukat ...... geldi. Karşı taraf davalı banka vekili ile diğer davalı gelmediler. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 194 üncü hükmü uyarınca ipoteğin kaldırılması, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 193 üncü maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü madde hükmü ile eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü "Aile birliğinin korunması" amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin "Açık rızası bulunmadıkça" aile konutu ile ilgili aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunu devredemez. Bu işlem ancak "diğer eşin açık rızası alınarak" yapılabilir.

Eldeki dava konusu taşınmazın aile konutu olarak özgülendiği tartışmasızdır. Hak sahibi olan davalı ... tarafından taşınmaz üzerine diğer davalı banka lehine 22.12.2016 ipotek tesis ettirilmiştir. Akabinde cebri icra yolu ile taşınmaz davalı banka adına tescil edilmiştir. Davalı banka davacı eşin muvafakatinin alındığını ileri sürmüştür. Ne var ki bu hususta her hangi bir belge ibraz edememiş, başkaca bir delille de savunmasını ispatlayamamıştır. Aile konutu niteliğinde duraksama bulunmayan taşınmaz için davacı (kadın)'ın bilgisi ve onayı dışında, 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesinin birinci fıkrasına aykırı olarak malik olan eş tarafından diğer eşin açık rızası alınmadan aile konutu üzerindeki hakların sınırlandırılması durumunda yapılan bu işlemin “geçerli” kabul edilemeyeceği emredici hüküm gereğidir. Diğer yandan taşınmazın aile konutu niteliği gerek iradi temliklerle, gerekse cebri icra sonucu (ihale yoluyla) mülkiyetin kazanılmasıyla kaybedilmektedir. Ne var ki bu durum geçersiz olan işleme geçerlilik kazandırmaz. Diğer bir anlatımla ölü olan bir işlem diriltilemez. Nitekim illilik prensibi gereği asıl işlem baştan itibaren geçersiz olduğu için buna bağlı olarak davalı banka adına cebiri satış sonucu yapılan tescil de yolsuz tescil niteliğindedir. Bu itibarla, aile konutu niteliğinde olan taşınmaz için konulan ipotek yönünden davacı eşin açık rızası alındığının ispat edilemediği ve ipotek işleminin geçersiz olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken geçersiz ipotek nedeniyle yapılan icra takibi sonucunda cebri satış ile davalı banka adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile dahili davalı ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı ...'e verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6852, K. 2026/4991, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-6852-e-2026-4991-k-6e0bda3af372