Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/7282 E. 2026/5069 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7282
Karar No
2026/5069
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1054 E., 2025/1236 K. 2-... DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil-Aile Konutu Şerhi Konulması İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/658 E., 2025/152 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Dava; 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil ile aile konutu şerhi konulması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; dava konusu taşınmazın aile konutu olduğu ve satış işlemi ile ilgili malik olmayan davacı eşin açık rızasının alınmadığı gerekçesiyle davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı eş adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz kaydına aile konutu şerhi konulmasına karar verilmiş, hükmün davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf itirazının esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, "Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz." Bu madde hükmü ile "aile konutu şerhi konulmuş olmasa da" eşlerin birlikte yaşadıkları aile konutu üzerindeki fiil ehliyetleri sınırlandırılmıştır. Sınırlandırma, aile konutu şerhi konulduğu için değil, zaten var olduğu için getirilmiştir. Bu sebeple, tapuya aile konutu şerhi verilmese bile o konut aile konutu özelliğini taşır. Eş söyleyişle şerh konulduğu için aile konutu olmamakta, aksine aile konutu olduğu için şerh konulabilmektedir. Bu nedenle aile konutu şerhi konulduğunda, konulan şerh "Kurucu" değil "Açıklayıcı" şerh özelliğini taşımaktadır. Anılan madde hükmü ile getirilen sınırlandırma "Emredici" niteliktedir. Dolayısıyla bu haktan önceden feragat edilemeyeceği gibi eşlerin anlaşmasıyla da ortadan kaldırılamaz ve açık rıza ancak "Belirli olan" bir işlem için verilebilir. 4721 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesi hükmü ile eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle olan hukuki işlemlerinde özgürlük alanı tanınmış olmakla birlikte, eşlerin aile konutu ile ilgili bazı hukuksal işlemlerinin diğer eşin rızasına bağlı olduğu kuralı getirilerek eşlerin hukuki işlem özgürlüğü, "Aile birliğinin korunması" amacıyla sınırlandırılmıştır. Buna göre, eşlerden biri diğer eşin "Açık rızası bulunmadıkça" aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez ve aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Bu cümleden hareketle, aile konutunun maliki olan eş, aile konutundaki yaşantıyı güçlüğe sokacak biçimde, aile konutunun başkası adına devir edilerek, tescil edilmesi gibi "Tek başına" bir ayni hakla sınırlandıramaz. Bu sınırlandırma "Ancak diğer eşin açık rızası alınarak" yapılabilir.

Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya gelince; dava konusu taşınmazın davalı eş adına kayıtlıyken 07.06.2022 tarihinde davalı ...'a devredildiği, tanıklardan özellikle Murat ve Recep'in beyanlarından davacı ve davalı eşin dava konusu taşınmazın alıcıya gösterilmesi ve pazarlık aşaması sırasında orada olduklarına dair beyanları, devir işleminin yapıldığı sıradaki ilgili tapu dairesine ait kamera görüntülerinden davacının da tapu dairesine davalı eşiyle birlikte gittiği ve tüm deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacı ile davalı eşin ortak kararla hareket ettikleri, davacının kendisinin evi gösterdiği, devir aşamasına katıldığı, satışa rızasının olduğu anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesi yetkili eşin izni için bir geçerlilik şekli öngörmemiştir. Bıı nedenle söz konusu izin bir şekle tabi olmadan, sözlü olarak dahi verilebilir. Ancak maddenin ifadesinden de anlaşılacağı üzere, iznin "Açık" olması gerekir. Bu itibarla davacı ile davalı eş Fatma'nın ortak karar ile taşınmazı davalı ...'a sattıkları, bu durumda davacının evin satılmasında açık rızasının olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Kutluhan Enes'e geri verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/7282, K. 2026/5069, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2025-7282-e-2026-5069-k-6eea4e8db1bf