Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/712 E. 2026/909 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/712
Karar No
2026/909
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/712 Esas

KARAR NO: 2026/909

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/12/2023

NUMARASI: 2021/26 E. - 2023/1020 K.

TEREKE İDARE MEMURU : ... - -12487998626 - [15512-15783-10027] UETS

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davacının oğlu olduğunu, müvekkili aleyhine 30/05/2013 tanzim ve 30/05/2017 vade tarihli 670.000,00 Amerikan Doları bedelli keşidecisi ... ...ve lehtarı ... olan ... muharrer senet şeklinde düzenlenmiş bir belgenin dayanağı bulunduğunu ve .... İcra Dairesinin ...esas nolu dosyası ile icra takibi başladığını, takip alacaklısı ...'in müvekkilinin dünürü (davalının kayınvalidesi) olduğunu, davacının tüm taşınmazlarının üzerine haciz konulduğunu belirterek teminat gösterilmeden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili...'ın 06/11/2013 tanzim tarihli, 890.000,00 TL tutarındaki ... muharrer senet ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan senet ile ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/92548 esas sayılı dosyası ile hakkında şikayette bulunulduğu ve savcılık tarafından yapılan inceleme sonucunda takipsizlik kararı verildiği, Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/92548 esas sayılı dosyasına verilen şikayet dilekçesinde tarafının kredi borcu bulunduğu evine bankanın haciz göndereceği çoluk çocuk sefil olabileceğini söylediği iddia edilmiş ise ne hikmetse bugüne kadar evine bankadan haciz gelmediği, tüm bu durum dahi yalan beyanlarını gösterdiği, ayrıca aynı şikayet dilekçesinde davacıya vasi olarak atanmasını sağlayacağı, bütün mal varlığının idaresine el koyacağı iddiasının da aradan 6 yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen bugüne kadar böyle bir yola başvurmamış olduğu görüldüğüne ne kadar yalan beyanlar olduğu ortada olduğu, aslında tüm bu senaryoları hazırlayanın kardeşi ... ...olduğu, esas amacı yalan beyanlarla annesinden alacağı olan parayı ödememek ve tüm paranın üstüne kendisinin konmasını sağlamak olduğu, ... ...annesine ait olan İstanbul ili, ... ilçesi .....bucağı ... Mah. ... Sokak ... pafta ... ada . parsel sayılı ...'daki binadaki annesine ait olan hissesi 14.04.2014 tarihinde ....Noterliğinin 26.03.2014 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamesine istinaden 2.500.000 Amerikan dolarına sattığı ve aynı gün ... Bankasındaki açmış olduğu hesabına parayı geçirdiği ve gene anneme ait olan İstanbul ili ... ilçesi ... ... Mah. .....ada ... parsel ... nolu bağımsız bölüm ile gene ... ilçesi ... ... Mah... ada ... parsel .... nolu bağımsız bölümdeki daireleri de kendi üstüne geçirdiği, tüm bu işlemleri annesinin saflığından istifade ederek yaptığı, annesine başka birisi senin elinden bu daireleri almasın diye yapıyorum diye kandırdığı, ... ...ben nasıl olsa aynı zaman Kanada vatandaşıyım bir şey olur ise ben Türkiye'den giderim demek suretiyle gerçek niyetini de belli ettiği, hakkında belirtilen tüm hususlar gerçekleri yansıtmadığı, tamamen uydurma beyanlar olduğu, tarafından hiçbir alacağı olmadığı halde anne...'a imzalatarak para aldığına dair bir belge tarafından düzenlenmediği, bu belge sahte bir belge olduğu, bu belgeler sahte olarak ... ...tarafından düzenlendiği, dava konusu olan senet tarafıma senet üzerinde yazılan tanzim tarihi ve ödeme tarihinden de açıkça görüleceği üzere senet 06.11.2013 tarihinde tanzim edilmiş ve ödeme tarihi olarak da 15.07.2014 tarihi konulduğu, İstanbul .... Asliye Hukuk Hakimliği'nin 2015/35 esas sayılı dosyasında haksız olduklarını bildikleri için davayı takip etmedikleri ve davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, sonra bunu temyiz ettikleri ve bu kararın kesinleştiği, bu dava dilekçesinde yazılanları bu kere başka olayları anlatmak suretiyle genişlettikleri, bu davayla ilgisi olmayan ve başka bir senede ilişkin kendisinin taraf olmadığı dosya ile ilgili savcılık dosyasını ve mahkeme dosyasını ibraz ederek işi uzatma yoluna gittiklerinden bahisle davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacı annenin yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle tereke temsilcisi huzuruyla yargılamaya devam edilip davacının bahse konu edilen bonodaki imza ve el yazısı kısımlarına herhangi bir itirazın olmadığı ancak usulüne uygun olarak hazırlanan bononun ardından beş parça olacak şekilde yırtıldığı ve davalı oğlu tarafından yırtılan bononun yeniden yapıştırılmak suretiyle ve 'imza' ve 'okudum' kısımları üst üste çakışacak şekilde bilgisayar yazıcısı tarafından yeniden hazırlanmak marifetiyle takibe konulduğu gerekçesiyle yapılan menfi tespit davasında dosya içerisindeki Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin raporu uyarınca bononun üzerindeki yazı ve rakamlar arasında optik ve spektroskopik olarak herhangi bir fark tespit edilemediği bildirilmesi karşısında her ne kadar davacı ve tereke temsilcisi bahse konu bononun davacı tarafından hazırlanmasının ardından yırtılarak yeniden bilgisayar marifetiyle düzenlendiği bildirilmiş ise de bunu teyit eder nitelikte kesin bir delil sunulamadığından açılan davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı/mirasçı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Mahkemenin davanın esasını tespitte hataya düştüğünü, -19.01.2022 tarihli 2.celse 4 no.lu ara kararı gereğince “...senet aslı dosyaya sunulduktan sonra dosyanın Polis Kriminal Laboratuvarına gönderilmesine, yapılacak inceleme için re'sen belirlenen 1.000 TL'nin davacı vekili tarafından iki hafta kesin süre içerisinde yatırılmasına, aksi halde incelemeden vazgeçilmiş sayılacağının bildirilmesine (bildirildi)...” karar verilmiş olmakla birlikte herhangi bir inceleme gerçekleştirilmediğini, gerekçede de açıklama yapılmadığını,

-Davanın ispatına yönelik olarak sundukları ve davalının da “...hiçbir alacağı olmadığı halde anne...'a imzalatarak para aldığına dair bir belgenin tarafından düzenlenmediği, bu belgenin sahte olduğu, bu belgelerin sahte olarak davacı ... ...tarafından düzenlendiği...” şeklinde inkara çalışmış olduğu yazılı ve davalının imzasını taşıyan belgede ; “..Ben ... ..., kullanmış olduğum banka kredisinin teminatı olarak kredi dosyasına sunmak üzere, aslında hiçbir alacağım olmadığı halde annem...'a imzalatarak almış ve bankaya teslim etmiş olduğum 220.000 (İkiyüzyirmibin) USD (Amerikan Doları) meblağlı ... muharrer senedi bankadan geri alarak iade etmek için kardeşim ... ...'dan 62.000 (Altmışikibin) TL. haricen/nakden aldım...” şeklinde imzalı belge ile ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/219367 numaralı soruşturma dosyasından alınan 04.12.2023 tarihli Bilirkişi Raporuile söz konusu belge üzerindeki yazıların ... ...'ın eli mahsülü olduğu sabit olduğunu, Mahkeme tarafından gerekli inceleme yapılmaksızın ve davanın esası konusunda yanılgıya düşülmek suretiyle hüküm kurulmuş olması nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Tereke İdare Memuru İstinaf Dilekçesinde Özetle;

-Alacaklı olduğunu iddia eden Davalı ... ..., annesi müteveffa...'ın borcu sebebiyle 890.000 TL meblağlı bonoya dayanarak İstanbul .... İcra Müdürlüğünün 2015/472E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bonodan kaynaklı borcu bulunmadığı gerekçesiyle yerel Mahkemede ... ...menfi tesbit davası açtığını ancak...'ın 17.02.2022 tarihinde vefatı ile terekesine İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi 15.12.2022 tarihinde 2022/11 Tereke nolu dosya ile ... tereke idare memuru olarak atandığını, Yerel Mahkeme gerekli usuli işlemleri dahi tamamlamadan 13.12023 tarihinde davanın reddine karar verdiğini, söz konusu uyuşmazlığın yanlış tespit edildiğini, müteveffa ... ...çok sayıda mal varlığına sahip olup mirasçı olarak geriye davalı ... ...ve ... ...kaldığını, Davalı ... ...tarafından müteveffa ... ...hayatta iken, çok sayıda senet tanzim edildiğini, Yerel Mahkeme sadece davaya konu senedin boş olan üst kısımlarının bilgisayar yazıcısı marifetiyle doldurulmasından ibaret dava olarak tespit ettiğini, halbuki davacı...'ın senedin düzenlendiği iddia edilen tarihte 90 küsur yaşında olup, salt senetteki imza değerlendirmesi yapılarak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, Davacı müteveffa ... ...davalının annesi olup çok sayıda mal varlığına sahip olduğunu, davalıdan borç almasını gerektirir bir durum söz konusu olmadığı gibi yaşı itibariyle davalı ile bir ticari ilişki içine de girmediğini, anne oğul arasında senet düzenlenmesi, 90 yaşındaki annenin borçlandırılması da hayatın olağan akışına uygun olmadığını,

-19.01.2022 tarihli duruşmada senet aslı dosyaya sunulduktan sonra dosyanın polis kriminal laboratuvarına gönderilmesine karar verilmiş olmasına rağmen herhangi bir inceleme yaptırılmadığını, tereke idare memuru olarak atandıkları dosyanın yanlış olarak celbedildiğini, yanlış dosya sebebiyle tereke idare memuru oldukları hususu dikkate alınmadan, beyanda bulunmak hususunda doğru dosyanın celbi neticesi süre verileceği beklenirken taraflarına beyanda bulunmak için süre verilmeksizin karar verildiğini,

-Davalı, müteveffa...'a çok sayıda bedelsiz senet düzenlettiğini, bir kısımda sahte senetler düzenlediğini, bununla ilgili mahkemelerde karar verildiğini ve devam eden davalar ve davalı aleyhine soruşturma ve kovuşturma dosyaları mevcut olmasına rağmen yerel mahkeme bu hususları da göz önüne almaksızın karar verdiğini, Menfi tesbit davası sadece senetteki imzanın müteveffa...'ın eli ürünü olup olmaması üzerine kurulmuş olup müteveffa...'ın davalıya borcu bulunup bulunmadığı hususu üzerinde hiç durmadığını bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, bonoda sahtecilik iddiasıyla icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.

Davacı anne ile davalı oğlu arasında 06/11/2013 tanzim tarihli, 890.000,00 TL bedelli bono düzenlendiği, davaya konu edilen bononun ön yüzündeki "okudum" ibaresi "imza" haricindeki diğer kısımların bilgisayar yazıcısı marifetiyle meydana getirildiği, parçalanan bononun yırtıldıktan sonra yeninden yapıştırılmak suretiyle "okudum" ve "imza" kısımlarının senette üst üste çakıştırılmak suretiyle birbirleriyle uyumlu olacak şekilde yırtılan bononun da yeniden yapıştırılmak yoluyla boş olan üst kısımlarının da bilgisayar yazıcısı marifetiyle doldurulmak suretiyle ... yazılı bono düzenlendiği gerekçesi ile davacı anne tarafından oğlu hakkında açılan menfi tespit talebidir.

Dosya içerisine alınan İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu ... ...tarafından davacı ... ...hakkında 06/11/2013 tanzim tarihli, 15/07/2014 vade tarihli, 890.000,00 TL bedelli bono ve ferileri hakkında 05/07/2021 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı tespit edilmiştir.

İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından İstanbul Anadolu 11. ATM'nin 2020/802 esas sayılı dosyasında mahkeme dosyamızdaki uyuşmazlığı olan 06/11/2013 tanzim tarihli, 15/07/2014 ödeme tarihli, 890.000,00 TL bedelli senede dair yapılan incelemeler sonucu "İnceleme konusu 890.000,00 TL bedelli bononun mutat matbu bonolardan olduğu, bono üzerindeki yazı ve rakamlar arasında optik ve spektroskopik olarak fark tespit edilemediği" bunun yanında incelemeye konu senetlerde kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşını tayinine yarayan ve halen kullanıma gelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından söz konusu senetlerde yer alan yazıların yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği şeklinde 30/05/2022 tarihli rapor tanzim edilmiştir

İstanbul 16. SHM’nin 2022/11 Tereke sayılı dosyası ile tereke idare memuru olarak atanan ...’e tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanmış ise de, dosya içerisine getirtilen dosyanın yanlış olarak celbedildiği, tereke idare memuru Onur Yeşigöz’ün görevinin ne zamana kadar sürdüğü devam edip etmediğinin anlaşılamadığı, taraf teşkilinin sağlanarak taraflara cevap hakkı tanınarak yargılamanın sürdürülmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Dava dilekçesinde değinilen ancak Mahkemece araştırması yapılmayan, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/219367 numaralı soruşturma dosyasından alınan 04.12.2023 tarihli Bilirkişi Raporu ve sonrasında açılan İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/46 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararı re'sen incelendiğinde; İstanbul KPL'nin Uzmanlık Raporuna göre senedin standart kesimli olmadığının, üzerinde "okudum" yazan 5 parça halinde bulunan, üzerinde imza bulunan kağıtlar üzerindeki "okudum" ibareli yazıların ve bu yazılar altındaki imzanın, inceleme konusu senedin sağ alt bölümünde mevcut yazı ve imzadan faydalanılarak printer marifetiyle husule getirildiğinin anlaşıldığı, bu şekilde sanığın annesi olan müşteki ...'ten ilerlemiş yaşına rağmen (85), şikayete konu "imzayı ve okudum" ibaresini zayıflığından faydalanarak aldığı, daha sonra tanık ...'in anlatımıyla doğrulanan yırtılmış evraktaki imzayı bir şekilde temin edip ( fotoğrafını çekmek, suret almak vb.) hayatın olağan akışına uymayacak şekilde soruşturma aşamasında vefat eden kayınvalidesi olan ... adına daha sonradan sahte şekilde senedin printer marifetiyle üstünü doldurup icraya koymak suretiyle üzerine atılı olan suçu işlediği gerekçesiyle, işbu davaya konu senedin sanık ... ...tarafından resmi belgede sahtecilik suretiyle oluşturduğu ve sahte belgeyi icra müdürlüğü nezdinde kullanmış olduğundan ile TCK'nın 204/1. Maddesi gereğince 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği ve kararın İstanbul BAM 22. Ceza Dairesinin 20/01/2023 tarihli, 2021/2068 Esas, 2023/84 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden geçerek resmi belgede sahtecilik suçuyla ilgili istinaf talebinin reddine karar verildiği, kararın 22/01/2023 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.

Davacı tarafça, davacı annenin yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle tereke temsilcisi huzuruyla yargılamaya devam edilip davacının bahse konu edilen bonodaki imza ve el yazısı kısımlarına herhangi bir itirazın olmadığı ancak usulüne uygun olarak hazırlanan bononun ardından beş parça olacak şekilde yırtıldığı ve davalı oğlu tarafından yırtılan bononun yeniden yapıştırılmak suretiyle ve 'imza' ve 'okudum' kısımları üst üste çakışacak şekilde bilgisayar yazıcısı tarafından yeniden hazırlanmak marifetiyle takibe konulduğu gerekçesiyle yapılan menfi tespit davası açıldığı, ancak Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ise de, davaya konu bononun bilgisayar ortamında sahte olarak oluşturulup oluşturulmadığına dair rapor alınmadığı, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşen 2021/46 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararının da dosya arasına getirtilmeden karar verildiği, davaya konu bononun ... ...tarafından sahte olarak düzenlendiğine ilişkin delillerin toplanmadan karar verildiği, ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı düşünülmeden karar verilmiş olması ve tereke idare memuru olarak atanan ...’in görev süresi incelelenmeden ve cevap hakkı tanınmadan karar verilmiş olması yerinde görülmemekle, eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin ve Tereke İdare Temsilcisinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../12/2023 tarih, 2021/... E. 2023/... K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran Davacı vekili ve Tereke İdare Temsilcisi tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/712, K. 2026/909, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-712-e-2026-909-k-a39cbc6c3b58