Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/615 E. 2026/904 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/615
Karar No
2026/904
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/615

KARAR NO: 2026/904

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 23/01/2024

NUMARASI: 2022/231 E. - 2024/6 K.

DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ısı yalıtım alanında faaliyette bulunduğu, davalı adına tescilli... numaralı tasarımın ayırt edici ve yenilik kriterine haiz olmadığını, daha önce yurt dışında yayınlandığını, bu yayınlar incelendiğinde davalı tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığı bu sebeple hükümsüz kılınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tasarım hükümsüzlüğü davası olmasına rağmen davacının patent hükümsüzlüğüne ilişkin deliller sunduğunu, davaya konu tasarımın bulunduğu ürünün ilk olarak davalı şirketin 2003 yılında piyasaya sürdüğünü bununla ilgili reklam, tanıtım harcamalarında bulunduğunu, tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, davacı ile aralarında görülen İstanbul 2. FSHM'nin 2022/117 esas sayılı davası ile davacı şirkete tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası açtıklarına ona karşı bu davayı açtıklarını, kötü niyetli olduklarını, ispatlanamayan davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalı adına tescilli... numaralı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı hükümsüzlük talebine ilişkin olup, davalı tarafından tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu belirtilerek davanın reddinin talep edildiği, davaya konu tasarımın izolasyon plakası ismini taşıdığı, davaya konu tasarımın inşaat ve ısı yalıtımında kullanılan tasarımlardan olduğu, tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı hususunun mahkeme uzmanlık alanında olmadığından, dosyanın konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdi edildiği, aldırılan 10/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda tasarımın yeni olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacı tarafından hükümsüzlüğe dayanak olarak ..., ... ... ve .... numaralı patent belgelerinin sunulduğu, bilirkişi heyetince sunulan patent görselleri ile tasarım karşılaştırıldığında, tasarım yönünden farklı olduğunun belirtildiği yine bilirkişi heyetince resen de araştırma ve inceleme yapılmış davalıya ait dava konusu tasarıma benzer herhangi bir görsel veya tasarıma rastlanılmadığının belirtildiği, buna göre de sunulan deliller ve bilirkişi heyetince yapılan resen inceleme sonucunda davalıya ait dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu anlaşıldığından, hükümsüzlük iddiası ispatlanamadığından davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-dava ile, davalı tarafa ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde kayıtlı... numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini sağlamadığı, tasarımın daha öncesinde yurt dışında yayınlanan tasarımlar ve patentler ile kıyaslandığında ayırt edicilik özelliğine haiz olmadığı, tasarımın genel görünümünün ilgili patent tescilleri uygulandığında oluşan olağan görünümleri olduğu, bu sebeple hükümsüz kılınarak davanın kabulüne karar verilmesi talep edildiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, tescile konu edilen ürünün genel görünümü niteliğindeki tasarımların da hükümsüz kılınması gerektiğini, tasarımcının katma değer yaratarak tescile konu etmesi gereken tasarımın herhangi bir sınai mülkiyet hakkına konu edilen husus uygulandığında ortaya çıkan genel görünümü ise, burada tasarımdan söz edilemeyeceğini, ürünün ayırt edici değil patentin uygulanmasından kaynaklı genel görünümü olacağını, dava dilekçesi ekinde ... adlı Türk Patent ve Marka Kurumu'nun desteklediği araştırma firması tarafından alınan rapor sunulduğunu, iş bu raporda çok sayıda tescilli patent dokümanı incelenmiş ve özellikle tasarım konusu olan ... üretilirken eklenen malzemenin pigmentin amaçlı olarak karbon olacağı, karbon eklendiğinde de, parçacıklı şekilde ... noktaların strafor üzerinde oluşacağı hususunun altı çizildiğini, SMK m.58/4 hükmünde "b) Ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri. c) Tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün, başka bir ürüne mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu ürünlerin görünüm özellikleri." belirtilerek tasarım tesciline konu edilemeyeceğinin altı çizildiğini, bu kapsamda strafor ürünün genel görünümünün sabit olduğunu, bunun üzerine yalıtım amaçlı karbon eklenmesi halinde ... parçacıklı pigment görünümlü yapının oluşacağını, bu durumun karbon eklenen hallerdeki zorunlu kılınan görünüm olduğu ve harcıalem nitelikte olduğunu, dosyada yer alan eski tarihli yurtdışı kaynaklı patent dokümanları da bu durumun altını çizdiğini, Örneğin ... isimli patent dokümanın yalıtım amaçlı kullanılan straforlarda karbon eklemesi yapılması gerektiği, bu ekleme yapıldığında ... pigmentli parçacıklı yapıların oluşacağını ifade ettiğini, keza buna dair patent tescilinde resim görselinin de bulunduğunu, diğer patent dokümanlarında da bu parçacıklı veya hücreli olarak tabir edilen yapının oluşmasının olağan görünüm olduğunu, bunun zorunlu unsur olduğu sunulan dokümanlarda ifade edildiğini, strafor ürününe karbon eklemesi yapıldığında oluşan genel görünümün tasarım tesciline konu edilmesi hukuka aykırı olduğunu, kötüniyetli olduğunu, bu hususu bilen ve patent tescili alamayacağını hesap eden davalı tarafın, söz konusu ürünü tasarım tesciline konu ederek ticaret hayatında yeni ve ayırt edici bir ürün ürettiğini ve bu yönde tasarım tesciline dayalı bir tekel hakkı bulunduğuna dair faaliyetler yürüttüğünü, karbon elementinin strafor ürününe eklenmesi neticesinde oluşan sabit formun tekniğin zorunlu kıldığı unsur olduğun, bu formun harcı alem nitelikte olması sebebiyle tasarım tesciline konu edilemeyeceğini, burada olabilecek tek sınai mülkiyet hakkının patent tescili olabileceği aşikar olup bilirkişi incelemesinin bu husus yönünden yapılması gerektiğini, bilirkişilere görevlendirme yapılırken talep edilmesi gereken inceleme, tasarımın yeniliği yanında, bu formun tasarım tesciline konu edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi olduğunu,

-mahkemenin uzmanlık alanı olmayan bir raporda davacı tarafından gelen yoğun itirazlara rağmen kök rapordan sonra dosyayı ek rapora göndermemesinde tutarsızlık bulunduğunu, adil yargılanma hakkı ihlal edilerek genel kanaate göre değerlendirme yapıldığını, Bilirkişi heyetince genel refleks neticesinde genel görünümler incelenmiş, patent dokümanındaki resim benzer olsa da, elbette belirli bir kısmı gösterdiğinden biçim ve şekil olarak farklı olmasından dolayı hükümsüzlük koşulları oluşmadığı ifade edilmiş olduğunu, heyet tarafından SMK m.58 hükmünde belirtilen buluşun genel görünümünün zorunlu kıldığı bir husus olup olmadığı yönünde inceleme yapılmadığını, görevlendirilen heyette uygulayıcı endüstri mühendisi bulunmamasının da büyük önemi bulunduğunu, marka vekili ve öğretim üyesi tasarım uzmanın strafora karbon eklenmesi sonucu oluşacak genel görünümü tespit edecek genel yeterliliğe haiz olmayacağını, bu hususu bilip anlamasının pek mümkün olmayacağını,

-Taraflarınca çok kısa sürede yapılan tespit ile eski tarihli yurtdışı patent dokümanlarına ulaşılması, ürünün harcıalem olması ve davalı yanın bu hususu bilerek tasarım tescili aldığını gösterdiğini, eksik inceleme ve araştırma sonucunda yetersiz gerekçe ile verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, ... adlı bir araştırma firmasından aldığı raporu sunarak, daha önceden yayınlamış 3 adet patent belgesi karşısında Müvekkili tasarımındaki "...-..." ürün görünümünün yeni ve ayırt edici olmadığını iddia ettiğini, Davacı şirketin dayanak olarak sunduğu ... adlı firmaya ait raporda Müvekkili tasarımının, tescil edildiği 2003 tarihi itibariyle, görünüm özellikleri yönünden yeni ve ayırt edici olup olmadığı incelenmediğini, anılan rapor, “Karbon içeren bir... (strafor) ısı yalıtım malzemesi” üretilmesi için üretim tekniği yani buluşun patentlenebilirliğine ilişkin bir rapor olduğunu, dolayısıyla zaten raporun sonucu işbu dava konusuyla alakasız olduğunu, anılan patent belgelerindeki teknik uygulandığında, Müvekkili tasarımından farklı bir görünüm elde edildiğini, Davacı şirketin sürekli vurguladığı ... dokümanında dahi farklı renk pigmentlerinin kullanılması halinde farklı renk görünümleri elde edilebileceği belirtildiğini, dolayısıyla ilgili tekniklerin uygulanmasında Müvekkili tasarımına konu görünümün elde edilmesinin zorunlu olmadığının açıkça kayıt altına alındığını, ek olarak, taraflarınca Avrupa ve Türk Patent Vekili ve Makine Yüksek Mühendisi ... ve ...Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. ...'dan ayrı ayrı iki adet uzman görüşü alındığını, anılan uzmanların kaleme aldıkları mütalaalarda da ilgili tekniklerin uygulanması sonucunda Müvekkili tasarım görünümünün oluşmasının bir zorunluluk olmadığı, ilgili tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu tespit edildiğini, sunulu onlarca ürün görselinden, piyasada başkaca şirketlerin de “Karbon içeren... (strafor) ısı yalıtım malzemesi” ürettiği, bu ürünlerde farklı renk ve desenlerin kullanılabildiği, ancak hiçbirinin Müvekkili gibi "...-..." görünümünü kullanmadığı, dolayısıyla ilgili ürünün üretiminde görsel farklılık açısından seçenek özgürlüğü bulunduğu ispatlandığını, davaya konu edilen ... raporu ve 3 adet patent belgesinin Müvekkile ait tasarımın, tescil tarihi olan 2003 tarihi itibariyle, yeni ve ayırt edici olduğu gerçeğini değiştiremediğini, Faydalı model ve patent belgelerinin aksine, endüstriyel tasarım tescilinin, ürünlerin fonksiyonları değil, sadece görsel öğelerini kapsadığını, dosyaya sunulu raporda Davacının sunduğu delillerdeki tekniğin uygulanmasında oluşan görünüm özelliklerine ilişkin görsel ve/veya yazılı açıklamaların değerlendirilmesi gerektiği ve bunlar değerlendirildiğinde; Müvekkili tasarımındaki görünümde kaotik bir dağılım ile yer yer ... renklerde ve geri kalan kısımda ise beyaz renkte hücrelerin olduğu, Davacının sunduğu ... ve ... sayılı patent kayıtlarında ise desenin tek renkten homojen olarak oluştuğu ve rengin ise görsellerde tanımlanmamış olduğu, davacının sunduğu ...A sayılı patent kaydında ise herhangi bir görsel öğe bulunmadığı ve evrak içeriğinde ürünün deseninin rengine ilişkin de herhangi bir yazılı tanımlama yer almadığı, Müvekkili tasarımındaki farklı renklerdeki hücre ögesinin karakteristik bir tasarım öğesi olduğu, kıyaslanan desen özelliklerinin birbirlerine ve tasarımın geneline göre olan ilişkilerinin birbirleri ile farklı olduğu, bu doğrultuda Davacı tarafından dayanak olarak sunulan görsellerin ve açıklamaların Müvekkili tescilli tasarımı ile bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, birbirleri ile farklı olarak algılandıkları kanaatine ulaştıklarını, re’sen araştırma yetkisini de kullandığını, daha önce dosyaya sunulan Avrupa ve Türk Patent Vekili ve Makine Yüksek Mühendisi ..., ...Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. ... ve ...Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. ... tarafından kaleme alınmış uzman mütalaaları da yine aynı doğrultuda olduğunu, bilirkişi heyeti, davacının dayandığı tüm patent belgelerindeki tekniklerin uygulanmasından kaynaklı oluşan görünümleri tespit ettiğini ve bu görünümler üzerinden incelemeler yaptığını, aynı zamanda re'sen incelemeler neticesinde ürünün müvekkili tasarımı gibi oluşmasının zorunlu olmadığı da tespit edildiğini, Bilirkişi heyeti, her bir patent evrakı bakımından, evrak içerisinde yer alan tekniklerin uygulanması sonucunda nasıl bir görünüm oluşacağını tek tek incelediğini ve sonuç olarak teknik uygulamalar ışığında Müvekkille aynı görsel özellikler oluşmasının zorunlu olmadığını ve hatta özellikle ... sayılı patent belgesinde, desendeki tüm hücrelerin aynı renk ile renkleneceğini; ... sayılı patent belgesinde, desenin nihai halinin ürün içinde tek renkten homojen olarak oluştuğu, dış yüzeyinde bir kaplama tabakasının yer aldığı ve rengin ise görsellerde tanımlanmamış olduğunu; -sadece yazılı ifade ile anlatılan- farklı sıcaklıklarda kalıplama denemeleri yapıldığı ve çoklu renk elde edilen halde dahi "... kalıplanan parçanın 5 yüzeyde beyaz opak renkte olduğu, 6. yüzeyde ise ... opak renkte olduğu..."nun belirtildiğini ve bu doğrultuda tasarımların farklı görsel sonuca ulaştığını; ...A sayılı patent kaydında ise herhangi bir görsel öğe bulunmadığı ve evrak içeriğinde ürünün deseninin rengine ilişkin de herhangi bir yazılı tanımlama yer almadığını ifade ettiğini, Bilirkişi Heyeti, bu görünümün bir teknik zorunluluk olmadığını, karakteristik bir desen olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacının davasına dayanak olarak 3 adet patent belgesi sunduğunu, bu belgelerin tasarım özelliklerinin Müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt ediciliğini ortadan kaldırmadığı şüpheye mahal vermeyecek şekilde kesinleştiğini, bir an için Davacı tarafın dosyaya sunduğu patentlerin Müvekkilimizin ürünüyle aynı teknik fonksiyona hizmet ettiği kabul edilse dahi, bu teknik fonksiyonu ortaya koyacak ürünlerin farklı görsel özellikte olacağı kanıtlandığını, Müvekkilinin sahip olduğu tasarımın, ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı bir tasarım olmadığını, Davacı şirketin bilirkişi heyetine, "uygulayıcı bir endüstri mühendisi bulunması" gerektiği yönünde afaki iddialarda bulunduğunu Endüstri Mühendisi, başta üretim sistemleri olmak üzere çeşitli hizmet ve servis sistemlerini en verimli hale getirebilecek sistemi tasarlayan ve sistem iyileştirmeleri üzerine çalışan bir mühendislik koludur. Endüstri Mühendisliğinin ise "endüstriyel tasarımla" alakası olmadığını, dosyaya teknik incelemeleri yapabilecek sektör bilirkişisi makine mühendisi ve endüstri ürünleri tasarımcısı atandığını, raporu düzenleyen heyet üyeleri, son derece yeterli ve hatta zaten Davacının istediği yeterliliğe sahip kişilerden oluşturulduğunu, Davacı şirketin anılan rapora itirazlarının yine yukarıda belirtildiği gibi zaten incelenmiş hususlar yönünden olduğunu, usul ekonomisi gereği yargılamada gecikmeye sebebiyet vermeksizin doğrudan dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğuna ve iddia edilen diğer hükümsüzlük iddialarının da ispatlanamadığına karar vermesinde herhangi bir eksiklik veya hukuk aykırılık bulunmadığından istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, davalı adına tescilli... numaralı tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasıyla hükümsüzlük davasıdır.

Mahkeme dosyasından aldırılan 10/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak: Davalı taraf ... Anonim Şirketi'nin... no'lu endüstriyel tasarım tescil belgesinde yer alan ürün tasarımının başvuru tarihi itibari ile yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olduğuna dair raporunu sunmuşlardır.

6769 sayılı SMK'nun 56/4. Maddesine göre bir tasarımın aynısı tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.

Yenilik tanımındaki küçük ayrıntının sınırları somut olaya göre farklılık göstermektedir. Aynı tasarımlardaki renk, malzeme veya boyutsal farklılıklar çoğu zaman tek başına bir ürünü farklılaştırmada yeterli olmadığından küçük ayrıntı olarak nitelendirilir. Zira bu özellikler tasarımın görünüm özellikleri açısından asli unsuru oluşturmamakta ve istisnai bazı durumlar haricinde tasarımın kimliğini etkilememektedir.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği, 6769 sayılı SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü olup, kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahşettiği, Hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebileceği, Davacı şirketin dayanak olarak sunduğu ... adlı firmaya ait raporun görünüm özellikleri yönünden incelemeye tabi tutulmadığı, “Karbon içeren bir... (strafor) ısı yalıtım malzemesi” üretilmesi için üretim tekniğine ilişkin bir rapor olduğu, dosyaya sunulu raporda, Davacı tarafından sunulu ... ve ... sayılı patent kayıtlarının incelendiği ve desenin tek renkten homojen olarak oluştuğunun belirtildiği, ...A sayılı patent kaydında ise herhangi bir görsel öğe bulunmadığı için değerlendirme yapılmadığının belirtildiği, davalının farklı renklerdeki hücre öğesinin farklı tasarım olduğu, re’sen araştırma yapıldığı, dosya sunulu uzman mütalaasında da tasarımın farklı olduğunun tespitinin yapıldığı, karbon elementinin strafor ürününe eklenmesi neticesinde oluşan sabit formun tekniğin zorunlu kıldığı unsur olmadığının rapor içeriğinden anlaşıldığı, bu nedenle yeniden rapor alınmasını gerektirir bir durum da bulunmadığı istinaf istemlerinin yerinde bulunmadığı anlaşılmıştır.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../01/2024 tarih ve 2022/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/615, K. 2026/904, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-615-e-2026-904-k-4253d4fe20f6