Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5876 E. 2026/3630 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5876
Karar No
2026/3630
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/546 E., 2025/1358 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/715 E., 2023/750 K.

Dava muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; muris ...'ın Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 65... parsel sayılı taşınmazını 04.08.1992 tarihinde mütveffa ...'a, 05.02.1993 tarihinde de ... tarafından ailenin damadı olan dava dışı ... ...'a, ... ...'ın da 13.05.2009 tarihde davalıya taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla satış suretiyle devrettiğini, taşınmazın ... ... tarafından hiçbir zaman kullanılmadığını, taşınmaz üzerindeki iki katlı binanın sağlığında muris tarafından yapıldığını, murisin maddi durumunun çok iyi olduğunu, başkaca taşınmazlarının olduğunu, hayır kurumlarına bağışladığı taşınmazlarının da bulunduğunu, murisin, davacı ve davacı eşi ile arasının iyi olmadığından satış suretiyle yapılan devirlerin muvazaalı olduğunu, gerçek bir satış olmadığını belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı vekili; muristen kalan başkaca taşınmazların da bulunduğunu, murisin mirasçılardan mal kaçırmak gibi bir amacının olmadığını, öyle bir amacı olsa diğer taşınmazlarını da devir yapabileceğini, davalının vefat eden eşi ...'ın ekonomik durumunun iyi olduğunu, taşınmaz üzerindeki binanın tamamının davalının eşi tarafından yapıldığını, murisin sağlığında 65... parsel sayılı taşınmazına, Kuranı Kerim talebelerinin okuması için bina yapılmasına izin verdiğini, kapatılınca da davacıya oturması için verdiğini, davacının eşinin murisi darp etmesi üzerine davalının eşinin, eniştesine müdahale ettiğini ve bu nedenle cezaevinde yattığını, bu olaydan sonra murisin davacıya verdiği taşınmazını Belediyeye bağışladığını, davalının alzhemir hastası olan murise 7 sene baktığını, taşınmaz üzerindeki binanın kira parasının da murise ödendiğini belirterek davanın reddine savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin taşınmaz satma ihtiyacında bulunmadığı, 1990'lı yıllarda muris ve ... ile davacının eşi arasında yaşanan olaylar sebebiyle davacı ile murisin arasının kötü olduğu, murisin eşinin vefatından sonra bakıma muhtaç hale geldiğinden, taşınmazın minnet duygusuyla devredilmediği, devirden sonra murisin ekonomik durumunda artış olmaması, taşınmazın satış bedelleri ile gerçek değeri arasında fahiş fark olması, ara malik olan ... ...'ın akraba olması, malik olduğu 16 yıl boyunca taşınmazı hiç kullanmamış olması, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı olarak yapıldığını gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/46 Esas sayılı 2018/52 Karar sayılı veraset ilamındaki miras payı oranında davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan payın davalı uhdesinde bırakılmasına, veraset ilamının kararın eki sayılmasına karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin mal satmaya ihtiyacının olmadığı, dava konusu taşınmazı satmasını gerektirecek haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığı, ilk el malik olan ...'in murisin oğlu ve davalının eşi olduğu, dava konusu taşınmazın akrabalık bağı da bulunan ara malik ... ... tarafından hiç kullanılmadığı, taşınmazın davalının kullanımda olduğu, davacı ile muris arasında husumetin bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde muris tarafından davalının eşi ...'e yapılan devir işleminin gerçek bir satış olmadığı, bağışlama iradesinin gizlenilmesine yönelik olduğu, murisin esasen davacı mirasçısından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği, muris tarafından davalının eşine yapılan davaya konu temlikin muvazaalı olduğu, davalının ve ara malikin durumu bilen/bilmesi gereken kişilerden olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 19.706,66 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5876, K. 2026/3630, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5876-e-2026-3630-k-631132aa0963