Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/39 E. 2026/1290 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/39
Karar No
2026/1290
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/39 Esas

KARAR NO : 2026/1290 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

NUMARASI : 2021/223 Esas - 2023/442 Karar

TARİHİ: 31/10/2023

DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 25/06/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... A.Ş. dava dışı müvekkil sigortalısı ...A.Ş. ' ye ait hava nemlendirici cihazı aksamı emtiası, 19.07.2019 tarih ve ... nolu konşimento tahtında Çin' den Türkiye' ye, taşınmak üzere "..." gemisine hasarsız olarak yüklendiğini, ve taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile teminat altına alındığını, Emtianın tahliye işlemleri sırasında, konteyner içerisindeki emtianın yer aldığı kolilerin en alt sırada olanların ıslak olduğu fark edildiğini, -Hasarın fark edilmesi akabinde ekspertiz yapıldığı ve raporda; hasarın taşıma sırasında yağmur suyunun konteyner alt kapaklarından sızarak konteyner tabanındaki ve konteyner yakınındaki emtianın bir kısmına sirayet etmesi sebebiyle meydana geldiği, hava nemlendirici cihazı aksamında kullanılacak olan güç kartı ve güç kablosunun yer aldığı toplam 21 adet emtia karton kolisinin ıslanmadan dolayı deforme olduğu/yırtıldığı ve koliler içinde yer alan güç kartları üzerinde ıslaklığa bağlı oksitlenme meydana geldiğinin tespit edildiğini belirtilerek, İstanbul Anadolu 27. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasına Borçlu/Davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, Haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren Borçlu/Davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat alacağının rücu edilmesi talebi, TTK 1188/3 maddesine göre tazminat bedelinin ödenmesinden itibaren hak düşürücü süre olan 90 gün geçtiği için artık talep edilemez hale geldiğini, Dava konusu taşıma işini yerine getiren ... olmakla birlikte müvekkil şirketin kesinlikle fiili taşıyan olmadığını, Müvekkili şirketçe emtianın hasarlandığı bilgisi edinilince ...ile iletişime geçildiğini, ve müvekkili şirkete fiili taşıyan firmanın acentesi ... A.Ş. tarafından "şirketimizin acentesi bulunduğu ... tarafından tanzim olunan ... nolu konşimento kapsamında taşınan ... nolu konteyner muhteviyatı emtiaNIN; ... olarak taşınmış olduğu, söz konusu taşımanın dayanağı olan KLonşimento üzerindeki ..., ... (yükleyici yükler, istifler, tartar ve sayar) kaydından da anlaşılacağı üzere; emtialar yükleyici tarafından konteynere yüklenmiş, istiflenmiş ve konteyner mühürlenerek gemiye teslim edildiği, Teslim edilen konteyner, mührü bozulmaksızın, sağlam ve hasarsız bir şekilde tahliye limanından tahliye edildiğinin belirtildiğini, hak düşürücü süre itirazının gözetilerek haksız davanın usulden reddine, dava şartı yokluğundan davanın reddine itirazlarının reddi halinde davanın ... A.Ş.'ne ihbarına, ... A.Ş. acene olduğundan davanın aktif husumet itirazımız yönünden reddine, davanın pasif husumet itirazları yönünden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi 31/10/2023 tarih ve 2021/223 Esas - 2023/442 Karar sayılı kararında;

".....Dosya içeriğinden hasarın denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğine dair, tahliye limanındaki liman ve gümrük yetkilileri tarafından düzenlenmiş herhangi bir hasar tespit tutanağına rastlanmadığı buna karşılık maddi vakıa olarak emtianın ıslanmış olduğudur. Fakat hasarlanmanın taşımanın hangi safhasında gerçekleştiği tespit edilemediğinden davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile,

''1-Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hasar ve sebebinin ekspertiz raporu ve dosyada mübrez deliller ile ortaya konduğunu, yerel mahkemece hasarın taşımanın hangi evresinde meydana geldiğinin tespit edilemediği ve bu sebeple davalıların sorumlu olmadığı şeklinde hüküm kurulduğunu, ancak hasarsız ve eksiksiz bir şekilde gemiye yüklenen emtianın, davalıların sorumluluğunda hasara uğradığının eksper raporuyla tespit edildiğini, eksper raporlarının hukuken geçerli belge niteliğinde olduğunu ve davalının hasar tespiti yapılmadığı yönündeki gerçekdışı iddialarının reddinin gerektiğini, hasar tespiti yetkili uzmanlar tarafından yapıldığından ayırca bir ihbara gerek olmadığını, TTK md. 1184/1 gereği, her iki tarafın katıldığı bir tespit gerçekleştirilmesinin zorunlu olmadığını, TTK md. 1184 uyarınca sigorta eksperlerinin resmi tayin olunmuş eksper statüsünde olduklarını,

Davalının hasardan haberdar olmadığı düşünülse dahi Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca hasar ihbarının yapılmaması halinde bile dosyanın diğer deliller göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, somut olayda da hasarın ekspertiz raporu ile ve dosyaya sunulan diğer deliller ile de belgelendiğini, hasar bildirimi olmasa dahi, hasara davalının sebep olduğu ve bundan dolayı sorumlu olduğu her türlü delil ile ispat edildiğinden, TTK'nun 1185. maddesinde yer alan karinelerin de aksinin ispat edilmiş olacağını, davalının haksız itirazlarının reddinin gerektiğini,

Dava konusu taşımaya ilişkin düzenlenen konşimentoda hiçbir şekilde hasar / eksiklik kaydı olmadığının görülmekle, bu kapsamda emtianın gemiye hasarsız / eksiksiz yüklendiğinin kabulünün gerektiğini, hasar konteyner kapaklarının kusurlu olması sebebiyle meydana geldiğinden işbu hasardan davalıların sorumlu olduğunu, dava konusu somut olay için düzenlenen konşimentoda hiçbir hasar / eksiklik kaydı bulunmadığını, bu durumda emtianın gemiye eksiksiz / hasarsız bir şekilde yüklendiğinin kabulünün gerektiğini, hasarın, konteyner kapaklarında olan çatlak / kırık sebebiyle kapaklardan sızan suyun emtialara sirayet etmesi sonucu gerçekleşmesi dolayısıyla meydana geldiğine göre konteyner kapaklarının hangi aşamada çatladığının / kırıldığının bir önemi olmaksızın zarardan davalı taşıyanın sorumlu olduğunu, taşıyanın geminin gerek genel olarak yük taşımasına elverişli olması, gerekse yükün gerektirdiği özel donanıma sahip olması hususunda özen gösterme yükümlülüğü altında olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini istemiyle başlatılan icra takibine itirazların iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

HMK 282 maddesindeki "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir," yasal düzenlemeleri de gözetildiğinde; Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.

Dosya kapsamında mevcut delillere göre; Dava konusu emtianın bulunduğu gemi 19.07.2019 tarihinde Çin'den hareketle 09.08.2019 tarihinde İstanbul / ... Limanı'na yanaştığı, emtianın gümrük işlemleri Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün düzenlemiş olduğu 28.08.2019 tarih ve ... nolu beyanname ile tamamlanmıştır. Konteynerlerin gemiden tahliye edildiği tarihe ilişkin bir tespit ve delil olmadığı, emtia hasarının ilk defa alıcının Kocaeli Gebzedeki tesislerinde 04.11.2019 tarihli tutanak ile tespit edildiği, dava konusu yükün gemiden tahliyesi esnasında düzenlenen bir tutanağın olmadığı, kara taşıması sonrası 04.11.2019 tarihinde alıcının deposunda konteyner açıldığında 16 koli (1 koli:180 adet) 2.880 adet .../güç kartı ve 5 koli (1000 adet ... olmak üzere toplam 21 koli emtianın ıslanarak hasar gördüğü tespit edilmiş, hasar tespit tutanağı 04.11.2019 tarihinde alıcının deposunda düzenlendiği, konteynerdeki delinme hasarının denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğine dair, gerek yükleme ve tahliye limanında liman yetkilileri tarafından, gerekse gemide görevliler tarafından düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağının olduğu iddia edilmediği gibi bu yönde delilde olmadığı, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere davalı tarafça kara taşıması üstlenilmediğinden, davalı tarafa yasal sürede usulüne uygun bir ihbarda bulunulmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının hasarın deniz taşıması esnasında meydana geldiğini ispat etmesi gerekir. Ekspertiz raporuna göre gümüş nitrat testi de negatif çıkmış olup, davacı tarafça dava konusu zararın deniz yolu taşıması sırasında meydana geldiğinin ispat edilemediği anlaşılmıştır.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle davanın reddine yönelik hüküm kurulduğu da gözetildiğinde mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/06/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/39, K. 2026/1290, T. 31.10.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-39-e-2026-1290-k-d3377ceefc49