Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3044 E. 2026/2471 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/3044
Karar No
2026/2471
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3044 - 2026/2471 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/3044 KARAR NO : 2026/2471

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2022/895 Esas, 2024/359 Karar TARİHİ : 21/05/2024

DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 06/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2024 tarih 2022/895 Esas, 2024/359 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 16/10/2018 tarihinde tek taraflı kaza meydana geldiğini müvekkillerinin desteği ...'in hayatını kaybettiğini, meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'in tam ve asli kusurlu olduğunu, müvekkilleri eş ... kızları ... ve ..., oğulları ... ve ... ... için 6100 destekten yoksun kalma tazminatının belirlenerek 100,00 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktar açıklanacak destekten yoksun kalma tazminatının Güvence Hesabından limiti aşmamak üzere temmerüd tarihinden işleyecek faizi ile birlikten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazası nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarara ilişkin açılan tazimant davasının görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafça açılan iş bu davada sayın mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının davasını kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazının karayolunda meydana gelmediğini, tarla içerisinde meydana gelen kazanın, trafik kazası olduğu kabul edilse dahi müvekkil ... Sigorta A.Ş.'nin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik)sigortası genel şartlarının A.6 maddesinini d bendinde de, "destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri"nin sigorta himayesi kapsamı dışında olduğunun açıkça belirtildiğini, zarar görenin müterafik kusurunun onun lehine hükmedilecek tazminattan indirim sebebi olmasını, sigorta şirketinin zarar görenin kusuruna denk düşen tazminat miktarını ona ödeme gibi bir yükümlülüğü olmadığını, bu sebeple .... Asliye Ceza Mahmesi'nin 2018/553 Esas sayılı dosyasındaki yargılama neticesinde davacıların trafik kazasında kusurlu oldukları tespit edilecek olursa müvekkil şirket aleyhine hükmedilecek tazminat da bu nispette tenzilata tabi tutalacağını, davanın usul yönünden reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri, ilgili masraf ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve arz etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 21/05/2024 TARİHLİ KARARI: Mahkemece 1-... tarafından açılan davanın reddine, 2-Diğer davacılar tarafından açılan davanın kabulü ile, ... için 115,00 TL, ... ... için 1.313,00 TL, ... için 49.460,00 TL ve ... için 309.112,00 TL olmak üzere toplam 360.000,000 TL'nin 10/12/2018 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; mahkeme dosyasında müvekkilleri arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olduğunu, müvekkilleri adına ayrı ayrı destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiğini, ancak A.A.Ü.T. gereğince her bir davacı müvekkili yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine hükmedildiğini, oysa her bir müvekkili için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilse 67.694,80 TL ye hükmedilmesi gerekirken, toplam tazminat miktarı üzerinden hükmedilince 56.000,00 TL ye hükmedildiğini, kararın bu yönüyle yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak, her iki müvekkil açısından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; mahkemece hüküm kurulurken, müterafik kusur indirimi yapılmadığını ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, meydana gelen kazada sigortalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu kazanın karayolu dışında, tarım arazisinde gerçekleştiğini, tarlaların kamunun yararlanmasına açık alanlar olmadığını, tarla üzerinde trafiğe ilişkin herhangi bir bileşen örneğin trafik levhaları, yaya ve araçlara ilişkin trafik kuralları vb. Uygulanmadığını, KTK'ya göre sorumluluk doğabilmesi için, o yerden, en azından taşıt trafiği için faydalanılması gerektiğini, o arazinin taşıtların gelip gitme amacıyla kullandığı bir yer olması gerektiğini, üzerinde tarım yapılan bir tarlanın da taşıt trafiğine ve kamuya açık bir alan olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu olayda gerçekleşen kazanın meydana geldiği tarlanın keşif sonucu konusunda uzman bilirkişiden alınan rapor ile en yakın yola 735 m. uzaklıkta olduğu tespit edildiğini, bilirkişi tarafından karayolu ile bağlantısının bulunmadığı saptandığını, davanın bu sebeple de reddi gerekirken mahkemece kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kabul kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/3 ve 55. maddeleri kapsamında, ölümlü trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin olayın gerçekleştiği yerin karayolu olmadığı yönündeki istinafının incelenmesinde: İlk derece mahkemesinin 2019/781 Esas sayılı dosyasında 16.03.2021 tarihli karar ile olay yerinin karayolu olmadığı ve bu nedenle davalının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar Dairemizin 08.11.2022 tarih, 2021/1574 Esas ve 2022/2127 Karar sayılı ilamla, olay yerinin karayolu bağlantısı olduğu ve davalının sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılmıştır. Dolayısıyla olayın gerçekleştiği yerin karayolu bağlantısı olduğu ve davalının sorumluluğu bulunduğu sabit olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinafı reddedilmiştir. Davalı vekilinin kusur oranlarına ve müterafik kusur bulunduğuna yönelik istinafının incelenmesinde: Mahkemece alınan 26.01.2021 tarihli kusur raporunda, ... traktör sürücüsü ...'in %70 (yüzde yetmiş), müteveffa ...'ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, bu sebeple, davacının %30 kusur indirimi akabinde davalı tarafın %70 kusur oranında sorumluluğu bulunduğu değerlendirilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Kusur raporu olay ve oluşla ceza dosyası ile uyumlu olup mahkemece itibar edilmiş olması yerindedir. Diğer yandan davalı vekili müteveffanın müterafik kusuru olduğunu da iddia etmişse de müteveffa olay sırasında yol kenarında dinlenmekte olup yukarıda kabul edilen kusuru dışında bir müterafik kusuru olduğuna dair bir delil yoktur. Bu sebeple mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olması yerindedir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilinin hükmedilen vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirmesinde; Her bir davacı tarafından talep edilen tazminat talepleri için davacılar arasında HMK 57 ve 58. md.leri gereği ihtiyari dava arkadaşlığı vardır. İhtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır. Buna bağlı olarak, iş bu uyuşmazlıkta her bir davacı yönünden talep edilen tazminat ayrı ayrı uyuşmazlıklardır. Mahkemece davacılar lehine hükmedilen tüm tazminatlar üzerinden tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olup yukarıda belirtildiği gibi her davacının davası ayrı olduğundan, kabul edilen tazminatlar üzerinden de her davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Davacılar vekilinin istinafı yerindedir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİ ile; 3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2024 tarih 2022/895 Esas, 2024/359 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-... tarafından açılan davanın REDDİNE, 5-Diğer davacılar tarafından açılan davanın KABULÜ ile, ... için 115,00 TL, ... ... için 1.313,00 TL, ... için 49.460,00 TL ve ... için 309.112,00 TL olmak üzere toplam 360.000,000 TL'nin 10/12/2018 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 6-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 24.591,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.701,58-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 22.890,02-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 115,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı ... ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 1.313,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 49.457,92-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 20,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine, 12-Davacı tarafından yapılan; 44,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.657,18-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 1.701,58‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13-Davacı tarafından yapılan; 44,40-TL Başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 14-Davacı tarafından yapılan; 3.415,00-TL Bilirkişi ücreti, 419,90-TL Keşif Harcı, 2.680,70-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.515,60-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.515,24-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 15-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 16-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,

İstinaf giderleri açısından; 17-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 18-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacılara iadesine, 19-Davacılar tarafından yapılan 458,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalı alınarak davacılara ödenmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.06.10.2026

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/3044, K. 2026/2471, T. 21.05.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-3044-e-2026-2471-k-7238390722ca