Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1900 E. 2026/1705 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1900
Karar No
2026/1705
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1900 Esas

KARAR NO:2026/1705 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2023/157 Esas - 2024/615 Karar

TARİHİ:23/09/2024

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:24/09/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şirketi ile davalı ... Şirketi arasında 08.02.2022 tarihinde jeneratör alımına ilişkin Satış Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket ile ... Bankası arasında 16.02.2022 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı şirketin müvekkili şirkete teslim etmekle yükümlü olduğu jeneratörlerin ifa zamanında teslim edilmemesi ve faturanın geç kesilmesi nedeniyle müvekkili şirkete zarara uğradığını, müvekkili şirket tarafından Beyoğlu .. Noterliği'nin 05.05.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirketin jeneratörleri ifa zamanında teslim etmemesi ve faturanın zamanında kesilmemesi nedeniyle uğranılmış olan zararların taraflarına ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların giderilmemesi üzerine 12.09.2022 tarihinde İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibine davalı şirket tarafından 20.09.2022 tarihinde borcun tamamına, alacak aslına ve fer'ilerine ve faize itiraz edildiğini, bunun üzerine davalı şirket ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığını, gerek müvekkili şirketin gerekse davalı ... 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2. Fıkrası uyarınca basiretli bir tacir olarak, imzaladıkları sözleşme tahtında uhdelerinde bulunan sorumluluklara riayet etmekle yükümlü olduğunu, bu kapsamda teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ...'ün Sözleşme tahtında temerrüde düştüğünü, temerrüte düşen davalının edimini geç ifa etmesi nedeniyle nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğramış olup işbu zararın tazmin edilebilmesini, öncelikli olarak davalı yana ait bulunan ve sayın mahkemece tespit edilecek davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kaydına ihtiyat-i tedbir koyulmasına, davanın kabulü ile,İstanbul 8. İcra Müdürlüğü .... sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamına, davalının işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan tarafından müvekkili şirket ile yapılan sözleşme dava dosyasına delil olarak sunulmuşsa da sözleşme öncesinde, 03.02.2022 tarihinde müvekkili tarafından davacıya sunulan satış teklifinin sunulmadığı, dava dilekçesinde bu teklifin bahsinin dahi geçmediği, satış teklifi sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğundan, sözleşmenin diğer hükümleri bu teklifte yer alan hükümlerden ari olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkili tarafından stoklar uygun hale gelir gelmez ürün üretime alındığını ve mümkün olduğu en kısa sürede davacı yana teslim edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğü ve teslimde gecikmede kusuru bulunmamasına rağmen, iyi niyet çerçevesinde davacı yana ait işletmede muadil jeneratör kurulumu dahi yapıldığnı, bu kurulumdan kaynaklanan tüm giderler müvekkili tarafından karşılandığını, arz ve izah ettikleri sebeplerle haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama harç, masraf ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, haksız ve kötüniyetli icra takibi sebebiyle davacının %20'den aşağı olmamak tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/09/2024 tarih ve 2023/157 Esas - 2024/615 Karar sayılı kararında;"......Tüm dosya kapsamı ve denetime uygun gerekçeli bilirkişi kök ve ek raporları incelendiğinde; taraflara arasında asansör satımı teslim ve monte edilmesine dair sözleşme bulunduğu, davacının ödemeyi dava dışı firma ile yapmış olduğu finansal kiralama sözleşmesi kapsamında yaptığı davalının sözleşmede belirlenen sürede teslimatı yapmaması nedeniyle teslim tarihi kur değeri esas alınarak belirlenen ödeme tutarının arttığı geç teslim nedeniyle davacının toplam 212.308,26 TL fazla ödeme yapmak durumunda kaldığı bu bedelin ödenmesi için davalıya noterden gönderilen ihtarnamenin 09.05.2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen bedelin ödenmediği takip tarihi itibariyle bu bedele işleyen avans faizi tutarının 11.359,95 TL olduğu, davalının geç tesliminden dolayı davacının artan külfetinden davalının sorumlu olduğu gözetilerek,Davanın kısmen kabulüne, İstanbul 8 . İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın kısmen iptaline, 212.308,26 TL asıl alacak ve takip önceki döneme ilişkin 11.359,95 TL faiz olmak üzere toplam 223.668,21 TL bedel üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, uyuşmazlık tutarının tespiti, bilirkişi incelemeli yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,

''1-Davanın kısmen kabulüne, İstanbul 8. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına davalının yaptığı itirazın kısmen iptaline, 212.308,26 TL asıl alacak ve takip önceki döneme ilişkin 11.359,95 TL faiz olmak üzere toplam 223.668,21 TL bedel üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,

2-Uyuşmazlık tutarının tespiti, bilirkişi incelemeli yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya cevaplarının göz ardı edildiğini, stok durumuna ilişkin gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığını, bu eksiklik giderilmeden dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, eksik inceleme ve araştırma neticesinde usule, yasaya ve dosya münderecatına aykırı bir karar verildiğini, davacı ile müvekkil şirket arasında akdedilen sözleşme öncesinde, 03.02.2022 tarihinde müvekkil tarafından davacıya sunulan satış teklifinin taraflarca imza altına alındığını, sözleşmenin diğer hükümlerinin, bu teklifte yer alan hükümlerden ari olarak değerlendirilemeyeceğini, satış teklifindeki teklif geçerliliği hükmü incelendiğinde fiyat teklifinin ve stok şerhinin ayrı ayrı ifade edildiğinin görüleceğini, zaten fiyat teklifine ilişkin bir uyuşmazlığın da söz konusu olmadığını, davacı tarafın tacir olduğunu ve davacının satış teklifindeki bu şerhin sonuçlarını TTK gereği bilmesi gerektiğini, teklifte de jeneratör için kullanılacak alternatör ve motorun menşeinin Çin olduğunun yazılı olduğunu,Mahkemece müvekkilin temerrüde düştüğü kabul edilerek hüküm tesis edilmiş ise de; temerrüt iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, zira Covid-19 pandemi krizi sonrasında global ölçekli tedarik sorunları yaşandığını, bu hususta yapılan haberlere ilişkin örneklerin dosyaya sunulmuş olduğunu, Covid-19'un başladığı 2019 yılından yaklaşık iki buçuk yıl sonra ortaya çıkan bu durumun müvekkilce öngörülebilmesinin imkansız olduğunu, pandemi süresince müvekkile atfedilebilecek öngörülebilirliğin sadece kendi kontrolünde olan alan ile sınırlı olduğunu, bahsi geçen ve pandeminin ortaya çıkışından çok uzun bir süre sonra karşılaşılan gelişmeleri, dünyada hiçbir kurum ön göremediğinden bütün dünyada tedarik krizi yaşandığını, sadece jeneratör değil, başta otomobil olmak üzere tüm sektörlerin bu durumdan etkilendiğini, ithalata dayalı ticaretin durma noktasına geldiğini, ikinci el araç fiyatlarının sıfır araç fiyatlarının üzerine çıktığını, yerel mahkemeden bilirkişi tayininde bu tedarik zincirindeki krizleri ve süreci dikkate alabilecek bilgi ve yeterlilikte olan bir uzmanın görevlendirilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece sadece nitelikli hesap uzmanı görevlendirildiğini ve alınan rapor doğrultusunda hüküm ihdas edildiğini, bilirkişi raporu incelendiğinde de tedarik sürecine ilişkin hiçbir inceleme ve araştırmanın yapılmadığı ve sözleşmede yer alan ve yükümlülüğe ilişkin "stoklarla sınırlı olma durumunda" herhangi bir incelemede bulunulmadığının görüleceğini, müvekkil şirketin sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğü ve teslimde gecikmede kusuru bulunmamasına rağmen, iyi niyet çerçevesinde davacı yana ait işletmede muadil jeneratör kurulumu yapıldığını, bu kurulumdan kaynaklanan tüm giderlerin müvekkil tarafından karşılandığını, muadil jeneratörün sevkine ilişkin irsaliye ile devreye alınmasına ilişkin servis formlarının dosyada mevcut olduğunu, hal böyleyken müvekkil şirketin ürünleri teslimde temerrüde düştüğü ve bu temerrüt sebebiyle zarara uğranıldığı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, dolayısıyla yerel mahkeme kararının bu sebeple de kaldırılması gerektiğini,Davacı yanın, üçüncü şahıs konumundaki ... Bankası ile arasında akdettiği sözleşmeden kaynaklanan zararından müvekkilin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı yanın tacir olduğunu, ürünü Amerikan Doları cinsinden belirlenen tutar ile almayı, ödeme yöntemi olarak finansal kiralamayı kendisinin tercih ettiğini, bu seçimlerinden kaynaklanan riskleri bilmediğini iddia edemeyeceğini, üstelik finansal kiralama ile ilgili olarak çalışacağı bankayı ve sözleşme koşullarını da kendisinin tayin ettiğini, dava dilekçesinde müvekkilden zarar olarak talep edilen tutarın kur farkından kaynaklandığının ifade edildiğini, müvekkil şirket ile akdedilen sözleşme incelendiğinde bu hususta bir hükmün yer almadığı, ürünün tesliminde gecikme olması halinde doğacak kur farkının müvekkil tarafından karşılanacağı yahut herhangi bir ceza-i şart uygulanacağı şeklinde düzenleme bulunmadığının da görüleceğini, finansal kiralamaya ilişkin şartların banka ile davacı arasındaki sözleşmeden kaynaklandığını ve müvekkil şirketin bu sözleşmenin tarafı olmadığını, davacı tarafından kiralanan jeneratörün bedelinin de müvekkilden istenmesinin mümkün olmadığını, davacının, ürünün tesliminde gecikme meydana gelebileceğini bildiğini ve bu riski sözleşme ile kendi üzerine aldığını, müvekkilin yükümlülüklerinin tamamını sözleşme hükümleri çerçevesinde eksiksiz olarak yerine getirmiş olduğunu, temerrüde düşmediğini, dolayısıyla yerel mahkeme kararının bu yönleriyle de usule, yasaya ve dosya münderecatına aykırılık teşkil ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taraflar arasında imzalanan 08/02/2022 tarihli satış sözleşmesine konu jeneratörün geç teslim edilmiş olması sebebiyle ... Bankası ile imzalamış olduğu Finansal Kiralama Sözleşmesi'nden kaynaklı 165.108,22-TL. + ... ....A.Ş.'den kiralanan jeneratör için ödenen 47.200,00-TL kiralama bedelinden kaynaklı oluşan zararın tazmini talebiyle başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, taraflar arasında davacının alıcı, davalının ise satıcı olduğu 08.02.2022 tarihli jeneratör satışına ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 3.2. Maddesine göre davalı satıcının 6-8 hafta içerisinde ürünleri teslim etmesi gerektiğinin düzenlendiği, sözleşmede belirtilen 8 haftanın 05/04/2022 tarihinde dolduğu halde, bu tarihte ürünün teslim edilmemesi üzerine davacı taraf ilk olarak 05.04.2022 tarihinde davalı ...'e mail göndererek sözleşmede taahhüt edilen teslim süresinin 05.04.2022'de dolduğunu, sözleşme bedeli kendilerine 15.02.2022'de ödenmiş olmasına rağmen malın hala teslim edilmediğini belirtip, sözleşmeye aykırılık sebebiyle ortaya çıkan zararlarının ödenmesini talep etmiştir. Davalı ... bu maile aynı gün verdiği cevabi mailde; global olarak tedarik süreçlerinde gecikmeler yaşandığını, jeneratörlerin motorlarının ellerinde olmasına rağmen alternatörlerin ellerine ulaşmasını beklediklerini,alternatörlerin 15 Nisanda ellerinde olacağını, ... gelir gelmez derhal jeneratörlerin üretimine geçilip 25 Nisan da teslimin yapılacağının belirtildiği, ürünlerin mailde belirtilen 25/04/2022 tarihin de teslim edilmemesi üzerine davacı ... Beyoğlu ... Noterliği vasıtasıyla davalı ...'e gönderdiği 05.05.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede; sözleşme konusu malın aslında 05.04.2022'de teslim edilmesi gerektiğini, kendilerine 25.04.2022' ye kadar süre vermelerine rağmen bu tarihte de malın teslim edilmediğini, temerrüde düştüğünü, sözleşme bedeli olan 119.247,67 TL'nin sözleşme m.3.6.'ya uygun olarak Banka tarafından ...'e ödendiğini, Banka ile ... arasında imzalanan kiralama sözleşmesi kapsamında jeneratörlerin mülkiyetinin Banka'ya ait olduğunu, jeneratörlerin teslim edilmemesine rağmen Banka'ya kira ödemelerinin yapıldığını,ayrıca sözleşmeye konu jeneratörlerin teslim edilmemesi sebebiyle kur farkından dolayı zarara uğranıldığını, ayrıca ... ile ... arasında imzalanan jeneratör kira sözleşmesinin, ...'in geç teslimi sebebiyle uzadığını, bu sebeple ...'e 2022 yılı Nisan ayı için 47.200 TL ödenmek zorunda kalındığını ihtar ederek, jeneratörlerin en geç 10 gün içinde teslim edilmesini, ihtarnamenin kendilerine ulaşmasından itibaren 3 gün içerisinde ise sözleşme konusu jeneratör teslim edilinceye kadar kendilerine ikame jeneratör verilmesini, 7 gün içerisinde ise sözleşme konusu jeneratörlerle bunların değiştirilmesini, aksi takdirde zararlarının tazmini yoluna gideceklerini ihtaren bildirilmiş, ihtarnamede verilen süre içerisinde zararın giderilmediği anlaşılmıştır.Davalı taraf savunmasında, Covid-19 pandemi krizi sonrasında global ölçekli tedarik sorunları yaşandığını, Covid-19'un başladığı 2019 yılından yaklaşık iki buçuk yıl sonra ortaya çıkan bu durumun öngörülebilmesinin imkansız olduğunu ileri sürüp mücbir sebep nedeniyle geç teslim edildiğini ileri sürmüş ise de, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin Covid-19'un sona ermesinden sonra 08.02.2022 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin 3.2. Maddesinde açıkça davalı satıcının 6-8 hafta içerisinde ürünleri teslim edeceğinin belirtildiği, yukarıda yazılı taraflar arasındaki mail yazışmalarına göre davalı tarafın talebi üzerine davacı tarafça 25/04/2022 tarihine kadar süre verildiği halde davalı tarafın istediği süre içerisinde de teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı tarafın mücbir sebep olarak ileri sürdüğü Covıd 19 sözleşme tarihinden sona ortaya çıkan bir durum olmadığından mücbir sebep savunmasının dinlenemeyeği, davalı tarafın basiretli tacir olarak sözleşme hükümlerine uyması gerektiği, davaya konu 08/02/2022 tarihli sözleşme, davalının savunmasında belirttiği 03/02/2022 tarihli satış teklifinden sonra imzalanıp sözleşmenin 3.2. Maddesinde açıkça ifa zamanı düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşme yürürlükte olduğundan tarafların sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, buna göre davalının temerrüd şartlarının oluşmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı taraf cevap dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde, davacı tarafa muadil jeneratör verildiği belirtilip buna dair belgeleri cevap dilekçesi ekinde ibraz ettiğini savunmuş ise de, davacı tarafın ...'den 05/04/2022 tarihinde jeneratör kiraladığı, davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgelere göre 27/04/2022 tarihli sevk irsaliyesi ile muadil jereratörün teslim edildiği ve 29/04/2022 tarihinde servis hizmeti verildiği görülmekle, davalı tarafın muadil jeneratörü davacı tarafın jeneratör kiralamasından yaklaşık 24 gün sonra verdiği gözetildiğinde davacı tarafın kira bedelini talep etmekte haklı olduğu anlaşılmıştır.Yukarıdaki açıklamalar ve dosya kapsamına göre, temerrüde düşen davalı satıcının temerrüde düşmesinde kusuru olmadığını ispat edemediğinden TBK 118 madde uyarınca borcun geç ifasından dolayı davacı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte ilk derece mahkemesince sunulan deliller, bilirkişi heyet raporundaki tesbitler gözetildiğinde, davalı vekilinin eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp,değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne yönelik hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.278,78 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 3.819,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.459,08 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1900, K. 2026/1705, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1900-e-2026-1705-k-5de69353d62d