Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1715 E. 2026/572 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1715
- Karar No
- 2026/572
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRES
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1715 Esas
KARAR NO : 2026/572
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/02/2024
NUMARASI : 2021/809 Esas, 2024/120 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/07/2021
KARAR TARİHİ: 15/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı/borçlu ile aralarında ticari ilişki neticesinde cari hesap ve faturadan kaynaklanan 236.121,08-TL alacağı olduğunu, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla takibin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamınına, borçlu aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki anlaşma uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olarak belirlendiğini, davacının, davalı şirket ile imzalamış olduğu Franchise Sözleşmesi'ni 30.04.2019 tarihi itibariyle sona erdirmeyi talep ederek sözleşme kapsamındaki franchise haklarını ve kalan 106.198,56-TL bakiye alacağını, dava dışı ... ...'e devrettiğini, alacaklarını temlik eden davacının davalı şirket nezdinde başlatmış olduğu icra takibinin tamamen haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini davacı aleyhinde % 20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında akdedilmiş olan Franchise Sözleşme'nin 30/04/2019 tarihinde feshedildiği, alınan bilirkişi raporunda davacının davalıdan olan alacağının 123.686,28 TL olması gerektiği ancak bu tutarın da 106.198,56 TL'sini dava dışı ... Ltd.Şti.'ne temlik etmesi sebebiyle 106.198,56-TL yönünden alacak talep etmesinde aktif husumeti bulunmadığından usulüne uygun açılmış bir takipten bahsedilemeyeceği kanaatine varılmakla davacının neticeten davalıdan takip tarihi itibari ile 17.488,10-TL alacaklı olduğu, dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürüldüğüne yönelik bir delilin ibraz edilmediği, 17.488,10-TL alacak yönünden itirazın haksız alacağın likit olduğu, davacının 3.kişiye devretmesine rağmen alacağın 106.198,56 TL'lik kısmını takibe koymakta kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; avalının İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 17.488,10-TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden davamına, davacının fazlaya dair isteminin reddine, davacının icra takibine geçmiş olduğu 106.198,56 TL'lik kısım yönünden usulüne uygun bir takip bulunmadığından bu miktara yönelik talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 17.488,10 TL'nin %20'si oranında olan 3.497,62 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 106.198,56-TL'nin %20'si oranında olan 21.239,71-TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kök rapora yaptıkları itiraz neticesi ek rapor alınmışsa da ek bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya elverişli olmaması nedeni ile farklı bir heyetten yeniden rapor alınması taleplerinin eğerlendirilmediğini, yerel mahkeme tarafından delillerinin yeterince ve doğru değerlendirilmediğini, hatalı ve usule aykırı hüküm verildiğini, müvekkil şirketin hali hazırda fiili olarak faaliyetine son verildiğini 01/01/2020 tarihli cari hesap ekstresinde görülen müstenit faturaların ödenmediğini, temlik edilen 106.198,56-TL'nin dava konusu faturalar ve cari hesap ekstresi ile ilgi ve alakası olmadığını, buna itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkil şirket sigortadan ödeme almadığı gibi fesih tarihinden öncesinde onarımını yaptığı ancak dosyaları kapandığı ve şifresi iptal edildiği için göremediği ödemeler nedeni ile de alacaklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davacının müvekkili şirketten 17.488,10-TL alacağı olduğu yönündeki yerel mahkeme kararının;fesih protokolüne, temlik sözleşmesine ve dosyadaki somut delillere aykırı olduğunu, davacının haksız davasının tüm talepleri ile birlikte reddi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı tarafından davalı aleyhine, İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile cari hesap alacağının tahsili talebiyle 209.183,66 -TL asıl alacak, 26.937,42-TL işlemiş faiz toplamı 236,121,08-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine itirazın iptali davası açılmıştır.
Davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 24/08/2022 tarihli ek raporda, davacının kendi ticari defterlerinde, 16/07/2020- icra takip tarihi itibariyle 209.183,66-TL alacaklı olduğu, davacının davalıdan olan alacağının 106.198,56-TL'lik kısmını dava dışı ... Ltd. Şti.’ne temlik ettiği, temlik edilen bu miktarın davalının borcundan mahsup etmediği, davalı tarafından 10/09/2020 tarihinde (icra takibinden sonra) düzenlenen 85.497,37-TL.ve 14.834,81-TL.bedelli 2 adet faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan 04/05/2023 tarihli raporda, davalının incelenen ticari defterlerinde, 16/07/2020-icra takip tarihi itibariyle, davalının davacıya 195.182,85-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyetine franchise ve sigorta konusunda uzman eklendikten sonra alınan 18/01/2024 tarihli ek raporda, davacı tarafından kesilen 30/04/2019 tarih ve ... numaralı faturanın sigorta şirketleri tarafından ilgili ay içerisinde üretilen poliçeler kapsamında teminat altına alınan sigortalı araçlara 1 yıl boyunca sağlanacak mini onarım hizmetlerine karşılık düzenlendiği, davalı tarafından sunulan primi yaşlandırma tablosunda poliçelere ait işlemeyen günlerin hizmet primi toplamının 85.497,38-TL tutarında olduğu, anlaşmanın sona ermesi sebebi ile ilgili poliçelerden kaynaklı mini onarım işlemlerinin davacı tarafından yapılmayacağının sabit olması sebebi ile ilgili tutarın, davacı tarafından, davalıya iade iade edilmesinin uygun olduğu, davalı tarafından 10/09/2020 tarihinde (icra takibinden sonra) kesilmiş 2 faturadan; 14.834,81-TL.bedelli faturanın ispata muhtaç olduğu, diğer 85.497,38 TL tutarın davalı tarafından davacıya yansıtılabileceği, 85.497,38-TL düşüm yapıldıktan sonra davacı alacağının (209.183,66 TL-85.497,38 TL) 123.686,28-TL olarak hesaplanmıştır. İlk derece mahkemesince 18/01/2024 tarihli ek raporda hesaplanan 123.686,28-TL'den, davacının dava dışı ... Ltd. Şti.’ne temlik ettiği 106.198,56-TL düşüldükten sonra kalan 17.488,10-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalının temerrüde düşürüldüğüne yönelik bir delilin ibraz edilmemiş olması sebebiyle takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01/04/2013 tarihinde imzalanan ve 01/04/2018 tarihinde yenilenen 5 yıl süreli, Denizli ilinde yetkili olmak üzere ... Anlaşması, 02/05/2019 tarihinde düzenlenen Fesih ve İbra Protokolü ile sona ermiştir. Davaya konu ilamsız icra takibi taraflar arasındaki sözleşme uyarınca faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili ile başlatılmıştır.
Davacı şirketin ticari defterlerine göre davacı, tarihli icra takip tarihi olan 16/07/2020 tarihi itibariyle davalıdan, 209.183,66-TL alacaklı görünmekte olup, davacı davalıdan olan alacağının 106.198,56-TL'lik kısmını dava dışı ... Ltd. Şti.’ne temlik etmiş, temlik edilen bu miktarı davalının borcundan mahsup etmemiştir. Buna göre 209.183,66-TL'den temlik edilen 106.198,56-TL düşüldüğünde, davacının ticari defterlerine göre davacı, davalıdan 102.985,10-TL alacaklıdır.
Davalı şirketin ticari defterlerine göre davalı, tarihli icra takip tarihi olan 16/07/2020 tarihi itibariyle davacıya 195.182,85-TL borçlu görünmekte olup, bu miktardan davacının 3.kişiye temlik ettiği 106.198,56-TL düşüldüğünde, davalının ticari defterlerine göre davalı, davacıya 88.984,29-TL borçludur. Davacı kendi ticari defterlerinde yer alan cari hesaba konu faturaları ibraz etmiş, ancak faturalara konu tüm işleri yaptığını ispata yarar dair delil ibraz etmemiştir. Bu durumda alacak miktarının davacının ticari defterlerine göre değil, davalının ticari defterlerine göre belirlenmesi gerekir, Zira ister usulüne uygun tutulsun, ister usulüne uygun tutulmasın, ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil teşkil eder. (Emsal Yargıtay 11. HD'nin 2021/3327 E., 2022/7125 K.ve 2020/2505 E., 2022/2800 K.sayılı kararları) Bu nedenle takip tarihi itibariyle davacının 3.kişiye yaptığı temlik düşüldüğünde davalı, kendi ticari defterlerinde davacıya 88.984,29-TL borçlu göründüğüne göre, bu miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklandığı üzere, ilk derece mahkemesince alacağın tespiti yapılırken davacının ticari defterlerinde kayıtlı 209.183,66-TL'nin esas alınması doğru görülmediği gibi, davalının icra takibinden yaklaşık 2 ay sonra düzenlediği 85.497,38-TL'yi takip tarihindeki borç miktarına mahsup etmesi de doğru görülmemiştir. Zira davalı; davacının düzenlediği faturaları itirazı kayıtsız olarak defterlerine kaydetmiş, takip tarihinden sonra kendi düzenlediği 1 adet iade ve 1 adet alacak faturasına ilişkin takas mahsup talebinde de bulunmamıştır. Yargıtay 11.HD'nin 2017/2642 E., 2018/8096 K.sayılı kararında belirtildiği üzere; "adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez." Taraflar arasındaki sözleşme 02/05/2019 tarihinde feshedilmiş olmasına rağmen, söz konusu 85.497,38-TL bedelli iade faturası takip tarihinden yaklaşık 2 ay sonra 10/09/2020 tarihinde kesilmiş olup, davacının ticari defterlerinde de yer almamaktadır. Ayrıca 02/05/2019 tarihli fesih ve ibra protokolünde, davacının 30/04/2019 tarihine kadar verdiği mini onarım hizmetlerinin ödeneceği belirtilmiş, davalıya yapılacak iade ödeme vb. bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yine 18/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda 85.497,38 TL iade faturasının davalı tarafından davacıya yansıtılabileceği yönündeki görüş, davacının davalıya kestiği 30/04/2019 tarihli ve 15.704,84-TL faturası baz alınarak, davacının ibraz ettiği yaşlandırma tablosuna dayandırılmıştır. Bu nedenlerle davalı defterlerinde yer alan davacı alacağından, takip tarihinden sonra düzenlenen 85.497,38 TL iade faturasının mahsup edilmesi doğru görülmemiştir.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulü ile; takip tarihinde davalının ticari defterlerinde yer alan 195.182,85-TL davacı alacağından, davacının 3.kişiye temlik ettiği 106.198,56-TL'nin mahsubu sonrası, 88.984,29-TL üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. İtirazın iptaline karar verilen miktar davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu nedenle alacak likit olduğu için itirazın iptaline karar verilen 88.984,29-TL'nin %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Takipten önce temerrüt ispatlamadığından, takip öncesi işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Davacı, davalıdaki alacağının 106.198,56-TL'lik kısmını 3.kişiye temlik etmesine rağmen davalı aleyhine takibe koymakta kötü niyetli olduğundan, 106.198,56-TL'nin %20'si oranında davalı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmiştir. Reddedilen fazlaya ilişkin kısım taraflar arasındaki ticari defter farkından kaynaklandığı, bu nedenle davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, davalının fazlaya ilişkin kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,
2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,
3-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2024 gün ve 2021/809 Esas, 2024/120 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
4-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
a-)Davalının İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında, 88.984,29-TL'lik asıl alacak miktarına yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, davacının fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine,
b-)İtirazın iptaline karar verilen 88.984,29-TL'nin %20'si oranında (17.796,858-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-)Davanın reddedilen 106.198,56-TL'lik kısmının %20'si oranında (21.239,71-TL) kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalının fazlaya ilişkin kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
5-İlk derece yargılaması yönünden;
a)Alınması gereken 6.078,51 TL harçtan, peşin alınan 2.851,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.226,76 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b)Davacı tarafından yatırılan 2.851,75 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Davacı tarafından yapılan 67,80 TL (başvurma, vekalet harcı) , davetiye, posta gideri 537,50 TL, bilirkişi ücreti: 8.500,00 TL olmak üzere toplam 9.105,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 4.151,12 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
d)Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre belirlenen 108,81 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
e)Davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
f)Davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
g)Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin kabul-red oranına göre hesaplanan 601,80 TL'sinin davalıdan, 718,20 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-İstinaf yargılaması yönünden;
a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,
b)Davalıdan alınması gereken 1.194,61 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 767,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
c)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 310,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.479,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
e)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/04/2026