Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/255 E. 2026/644 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/255
- Karar No
- 2026/644
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2026/255 Esas
KARAR NO : 2026/644 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/01/2026
NUMARASI : 2023/72 E. SAYILI ARA KARAR
BİRLEŞEN İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİNİN 2023/193 ESAS SAYILI DAVASI
DAVA: Patent (Patent Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) TEDBİR
DAVA TARİHİ: 02/03/2023
KARAR TARİHİ: 16/04/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
TALEP: Davacı vekili talep dilekçesinde; dosya kapsamında tanzim edilen ilk rapor olan 02.08.2023 tarihli raporda, dava konusu lazer filtre makinesinin müvekkiline ait ... numaralı patentinin 1 numaralı bağımsız istemindeki tüm unsurları birebir içerdiğinin tespit edildiğini, bu unsurların davalı ürününde detaylı fotoğraflarda numaralandırma yöntemi ile gösterildiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda tedbir talebinin kabulüne karar verilmişse de, davalının karara karşı istinaf yoluna başvurması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından 21 Aralık 2023 tarihinde verilen 2023/1653 E. ve 2023/1942 K. sayılı kararla davalıların istinaf talebinin kabulüne karar verildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporu dayanak gösterilerek tedbir kararı verilmişse de bilirkişi raporunda yalnızca davalı işyerinde tespit edilen makinenin fotoğraflarına yer verildiğini ve her bir unsurun ayrı ayrı incelenerek makineler üzerinde gösterilmediğini, bilirkişiler tarafından bu makinelerin ürün isimlerinin dava dilekçesinde bildirilen isimlerle aynı olup olmadığına dair bir inceleme yapılmamasına rağmen Mahkemece ürün isimleri de yazılarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, 27.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu makinenin yedieminde çalıştırılamaması nedeniyle incelenemediği, ancak ilk rapordaki fotoğrafların incelenmesi akabinde, bu heyetin de ilk heyetin tespitlerine katıldıklarının belirtildiğini, heyete ... Vekili ... ...’nın da eklenmesi suretiyle hazırlanan 17.11.2025 tarihli raporda Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararında bilirkişi raporunda eksik olduğu belirtilen, her bir unsurun ayrı ayrı incelenerek makineler üzerinde gösterilmesi suretiyle değerlendirme yapıldığını ve müvekkilinin Türk Patent nezdinde tescilli ... numaralı (...) Bağımsız İstem 1 ile İstem 2- 10 olmak üzere tüm istemlerdeki tanımlı unsurların davalı makinesinde yer aldığının tespit edildiğini beyan ederek, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, halihazırda Fatih Mahallesi, .... Sokak, No:...Akyazı/Sakarya adresindeki ... yediemin deposunda bulunan makineye ilişkin el koyma kararının ihtiyati tedbir kararı kapsamında karar kesinleşinceye kadar devamına, müvekkilinin Türk Patent nezdinde tescilli ... numaralı (...) "..." adlı patentine tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden, "...", "...", "... ..." "...", "...", "..." veya "......" kodları veya isimleri ile anılan otomatik temizlemeli lazer filtre makinalarının üretiminin, satışının, pazarlamasının, dağıtımının, ithalinin, ihracının, tanıtımının ve ticarileştirilmesinin dava kesinleşinceye kadarDur durulmasına ve engellenmesine, hali hazırda davalılar tarafından üretilmiş, depolanmış,dağıtılmış ve ticari amaçla elde bulundurulan "..", "...", "...", "...", "...", "..." veya "......" kodları veya isimleri ile anılan otomatik temizlemeli lazer filtre makinalarının bulundukları "Köseköy Mah. ... Cad. No:... Kartepe / Kocaeli" adresinde ve ürünün bulunduğu tespit edilecek davalılara ait diğer adreslerde zapt edilmesine ve emin bir yerde muhafaza altına alınmasına, "...", "...", ".." "...", "...", "..." veya "..." kodları veya isimleri ile anılan otomatik temizlemeli lazer filtre makinalarının tanıtımı için hazırlanmış basılı materyallerin ve sair tanıtım malzemelerinin toplanarak el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TEDBİR TALEBİNİN KISMEN KABULÜNE DAİR KARAR: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarihli 05/01/2026 tarihli, 2023/72 E. Sayılı ara kararıyla; "...Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; somut uyuşmazlıkta; iddia, savunma, mevcut delil durumu, alınan bilirkişi raporu sonucu yapılan inceleme sonucunda, tedbir kararı verilmesini gerektirir yaklaşık ispat şartının bu aşamada gerçekleştiği anlaşılmakla, mevcut aşamada bilirkişi raporları ve uzman görüşleri çerçevesinde taraflar arasındaki menfaat dengesi ve somut olayın özellikleri dikkate alındığında davacı tarafın sair ihtiyati tedbir talepleri reddedilerek SMK'nın 159/2-c maddesi uyarınca ters teminat tedbirine hükmedilmesi gerekmiş; (İstanbul BAM 16. HD 2023/146 Esas, 2023/486 Karar sayılı ilamı) aşağıdaki şekilde ara karar tesisi yoluna gidilmiştir. (İstanbul BAM 44. HD 2024/845 Esas, 2024/1312 Karar sayılı ilamı.)
KARAR:
1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne,
-Davalı tarafın ihtiyati tedbir kararının TEBLİĞ TARİHİNDEN İTİBAREN 1 HAFTALIK KESİN SÜRE İÇERİSİNDE 6769 sayılı SMK'nun 159/2-c maddesi uyarınca toplam 1.000.000,00 TL (bir milyon tl) nakdi teminatı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubunu Mahkememize depo etmesine,
-Kesin süre içerisinde teminatın depo edilmemesi halinde ihtiyati tedbir kararının ağırlaştırılabileceğinin ihtarına, sair tedbir taleplerinin bu aşamada reddine..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; ters teminat kararı verilmesinin hükmün etkinliğini sağlamadığını, müvekkilinin ülkemiz de dahil olmak üzere uzun yıllardır harcamış olduğu sermaye, sarf etmiş olduğu emek ve azimli çalışmaları ile zaman içerisinde tüketici nezdinde geliştirdiği, inşa ettiği kalite ve güven imajını kaybetme ve/veya imajının ciddi anlamda zarar görmesi tehlikesi ile de karşı karşıya olduğunu,
Doktrinde de kabul gördüğü üzere, ters teminat tedbirinin, ancak ölçülülük ilkesi gerektiriyorsa ve patent hakkına tecavüz çok açık değilse, tarafların menfaat dengesini sağlamak amacıyla verilebileceğini,
Esas dava yönünden dosyada mevcut olan ve toplanmış delillerin, müvekkilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü için yaklaşık ispat şartının ötesinde bir ispatın dosyada mevcut olduğunu gösterdiğini,
Davalı-karşı davacının hükümsüzlük talepleri yönünden de, dosyada mevcut olan ve toplanan delillerle davalı-karşı davalı tarafın tüm iddialarının çürütüldüğünü,
Dolayısıyla, dosyadaki mevcut haklılık durumu ve toplanan deliller karşısında, ters teminat tedbirinin ölçülü olmadığını, zira, özellikle patent hakkının sınırlı süreli sağladığı koruma düşünüldüğünde, neredeyse kesin olarak ispat edilmiş ihlale, haklılığı yaklaşık olarak dahi ispat edilememiş bir hükümsüzlük talebi nedeniyle müvekkilinin katlanmasının beklenmesinin adil ve hakkaniyetli olmadığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 05.01.2026 tarihli kararının ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen reddine ilişkin kısım bakımından kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kaydı incelendiğinde; 29/04/2026 tescil tarihli, ... (...) tescil numaralı "..." buluş başlıklı patentin davacı şirket adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.
İlk derece mahkemesi'nce alınan 17/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacının Türkiyede de TR ... sayılı ve “...” Başlıklı olarak tescili yapılan patentte bulunan Bağımsız İstem 1 ve İstem 2, İstem 3, İstem 4, İstem 5, İstam 6, İstem 7, İstem 8, İstem 9 ve İstem 10 da tanımlı unsurların, davaya konu ve davalıya ait “... model” makinasında yer aldığı, dolayısıyla davalıya ait makinanın TR ... nolu Türkiye’de yıllık ücretleri ödenen ve koruması devam eden patentin koruma kapsamında yer aldığı, TR ... nolu patentte tanımlı teknolojinin ... ve ...belgeleri tarafından tek başına öğretilmemekte olduğu, birlikte düşünüldüğünde de uzman kişi tarafından açıkça çıkarılamadığı, TR ... nolu patentin ... ve ...dokümanları nezdinde tekniğin bilinen durumunu aştığı ve buluş basamağı içerdiği tespit edilerek, davalıya ait makinanın koruması devam eden TR ... nolu dava konusu patentin koruma kapsamında olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. Dosyada mevcut 12/02/2026 tarihli ara kararı incelendiğinde; Davalı tarafça verilen kesin süre içinde 1.000.000,00 TL teminat yatırılmadığından 05/01/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığına karar verildiği tespit edilmiştir.Dosyada mevcut 12/02/2026 tarihli ara kararı incelendiğinde; davacı vekili tarafından 05/01/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararı gereğince davalının süresinde teminat yatırmadığı beyan edilerek, önceki talepleri gibi ihtiyati tedbir talep edilmesi üzerine ilk derece Mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin 500.000,00 TL teminat karşılığında kabulüne karar verildiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E : Asıl dava, patent hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, birleşen dava ise patentin hükümsüzlüğü davasıdır.
Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık ise, asıl davada davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine dair karara ilişkin olup, karara karşı asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde; her ne kadar asıl davada davacı vekili Mahkemece 05/01/2026 tarihli ters ihtiyati tedbir kararının hükmün etkinliğini sağlamadığını ve ihtiyati tedbir taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesini talep etmişse de, ilk derece mahkemesince davacının istinaf başvurusundan sonra 12/02/2026 tarihli ara kararları ile 05/01/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığının tespitine ve davacı tarafın tüm ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verdiğinden, davacı vekilinin 05/01/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddi kararına karşı istinaf talebinin konusuz kaldığı anlaşılmakla, istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı taraf istinaf başvurusunda haklı olduğundan davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin asıl davada davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf istemi konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-İstinaf peşin harcının talep halinde asıl davada davacı-birleşen davada davalıya iadesine,
-İstinaf yargılaması sırasında asıl davada davacı-birleşen davada davalı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 100,00TL tebligat ve posta giderinin asıl davada davalı-birleşen davada davacıdan alınarak asıl davada davacı-birleşen davada davalıya verilmesine,
-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
3-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/04/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.