Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1595 E. 2026/1853 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1595
Karar No
2026/1853
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1595 KARAR NO : 2026/1853

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/10/2026

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACININ İDDİASI VE İSTEMİ: Davacı vekili dava dilekçesinde;davalı şirket tarafından müvekkil şirkete ait ... tesisat nolu abonelik hakkında tahakkuk ettirilen ... TL bedelli faturanın haksız olduğunu, faturanın tebliğinden sonra tahakkukun neden kaynaklandığını anlayamadığını, müvekkili tarafından faturaya yapılan itirazın davalı tarafından reddedildiğini, arabuluculuk aşamasından da sonuç alınamadığını, müvekkilinin faturaya konu edilen tahakkuka dair elektrik kullanımı olmadığını bu nedenle tahakkuk ettirilen bedelden sorumlu olmadığını ileri sürerek ve harca esas değeri ... TL göstererek davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen ... TL'den dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği yargılama aşamasında sunduğu ... tarihli ıslah dilekçesi ... TL harca esas değer gösterilerek açılan davada talep sonucunu ... TL'ye yükselterek ... tarihli dilekçe ile tahakkuka konu borcun yargılama sırasında ödendiğini ileri sürerek toplamda ödenen ... TL'nın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. B) DAVALI CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ : Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle husumet, derdeslik, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, müvekkil şirketten celp edilecek olan belgelerden anlaşılacağı üzere davacının sayacın ölçü devresine müdahale etmek suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, hal böyle iken kaçak elektrik tüketimi nedeniyle kendisine tahakkuk ettirilen kaçak tahakkuku ile ek tahakkuk bedelleri yönünden davacı tarafından dava açılmış olmasının davacının kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu, davacının sayaca müdahale ederek sayacın doğru tüketim yapmasını engellediğini, bu nedenle davacının eyleminin kaçak elektrik tüketimi anlamına geldiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli, ... esas, ... Karar sayılı kararıyla;"... Dava, kaçak elektrik kullanımına dayalı tahakkuk ettirilen borçtan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından ... nolu abonelik kapsamında kullanılan sayacın ölçü devresine müdahale ederek elektrik enerjisi kullanıp kullanmadığı, davalı tarafından yapılan tahakkukun yerinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının tahakkuk ettirilen borçtan dolayı borçlu olup olmadığına ilişkindir. Davalı tarafın; davaya konu uyuşmazlığın kaçak elektrik kullanımına dayalı davalı tarafından davacıya tahakkuk ettirilen borçtan dolayı menfi tespit istemine ilişkin olması nedeniyle davalı vekilinin husumet itirazı, aynı hususta açılmış ve görülen başka bir dava olmadığı anlaşılmakla derdestlik itirazı, davanın menfi tespit davası olması nedeniyle hak düşürücü süreye yönelik itirazı, usulüne uygun yapılmış bir yetki itirazı bulunmadığı anlaşılmakla yetki itirazı ve davanın menfi tespit davası olması nedeniyle dava açılmadan önce yapılan bir ödeme bulunmadığından zamanaşımı defi yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Dosyanın incelenmesinde. davacı şirket görevlileri tarafından ... tarihinde “... Yolu 27. km ... Köyü ... Mah." adresindeki ... Tesisat nolu tarımsal sulama grubu elektrik aboneliği ile ilgili olarak ... seri nolu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiği, Tutanakta tespit anındaki sayaç endekslerinin yer almadığı, Açıklama kısmında " Ölçü Devresine Müdahale " ile Kaçak Elektrik Kullanım Şekli bölümünde " İlgili tesisatta kaçak elektrik kullanımı tespit edilmiştir. Dağıtım sistemindeki kayıpların azaltılmasına dair tedbirler yönetmeliği kapsamında teknolojik veriler, sayaç yük profili ve otomatik sayaç okuma sistemi dikkate alınarak kaçak tutanağı tanzim edilmiştir." şeklinde kaçak kullanım tutanağı düzenlendiği, taçak tutanağı kapsamında yapılan kaçak kullanım tahakkukunda; .../... dönemi için ... kWh tüketim miktarı, .../... dönemi için ise ... kWh tüketim miktarı üzerinden toplam ... TL tutarlı davaya konu kaçak tahakkukunun yapıldığı yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi ve değerlendirme gerektirdiğinden alınanda uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda; tarafların uymakla yükümlü olduğu, E.P. Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. maddesi (c) bendine göre; "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi," kaçak elektrik kullanımı içermekle birlikte, yapılan tespitlerin 43. madde (5) bendine göre tespitin doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esas " olduğu gibi bu tür tespitlerin yerinde (7) fıkra hükmüne uygun olarak fotoğraflanmasının zorunlu olduğu, davaya konu kaçak tutanağının bizzat yerinde fiilen yapılmış bir tespite dayanmadığı, tedbirler yönetmeliğinin verdiği yetki kapsamında uzaktan düzenlendiğinın anlaşıldığı, E.P.D.K. tarafından yürürlüğe konulan Dağıtım Sistemindeki Kayıpların Azaltılmasına Dair Tedbirler Yönetmeliğinde Yüksek kayıplı dağıtım şirketine uzaktan kaçak tutanağı düzenleme yetkisi verilmiş olmakla birlikte, bu tespitlerin "elektrik tüketilen ve güvenlik nedeniyle kaçak kontrolü yapılamadığı ilgili kurum tarafından belgelendirilen kullanım yerlerinde" yapılmasının yanı sıra, "elektrik kullanmadan tarımsal ürün üretilemeyeceğinin resmi kurum yazıları ve kayıtları, teknolojik uygulamalar ile otomasyon sistemi verileri esas alınarak tespit edilen kullanıcılara," yapılmasının esas olduğu, düzenlenen kaçak tutanağında, bu yönde her hangi bir belgenin yer almadığı, davacı davalı dağıtım şirketi ile 31.12.2015 tarihinde Dağıtım Sistemi Bağlantı Anlaşması imzalamış olup, tarımsal sulama abonesi olduğu, tarımsal sulama aboneliklerinde, arazi üzerinde yetiştirilen ürünlerin sulanabilmesi için elektrik enerjisi tüketimi söz konusu olup, yetiştirilen ürün cinsleri, miktarları, ürünlerin su ihtiyacı ve sulama dönemleri itibariyle, elektrik tüketimlerinde azalma veya çoğalmaların olması , dönemsel farklılıkların oluşmasının teknik bir gereklilik olduğu, bu çerçevede, her hangi bir doğru bulgu ve belge bulunmadan kurulu güç veya kıyas yoluyla tüketimin tespit edilmesinin engellendiği yönünde bir sonuca gidilmesinin mümkün olmadığı, dosya ekindeki CD kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacı aboneliğinde; kaçak tahakkuk dönemi itibariyle .../ ... döneminde ... kWh, .../... döneminde ... kWh, .../... döneminde ... kWh ve .../... döneminde ... kWh elektrik tüketim kaydı mevcut olduğu, buna karşılık 1 yıl önceki aynı dönemler itibariyle; .../... döneminde ... kWh , .../... döneminde ... kWh, .../... döneminde ... kWh, .../... döneminde ... kWh elektrik tüketim kaydı mevcut olduğunun görüldüğü, buna göre kaçak tespitine konu dönemlerde gerçekleşen elektrik tüketim kayıtları, aynı döneme ilişkin 1 yıl önceki tüketim değerlerinin çok üzerinde olduğu sabit bulunmakta olup, yapılan tespitin doğru bulgu ve belgelere dayalı olmadığı, diğer yandan, davacının aboneliği ile ilgili olarak okunan sayaç endekslerine göre yapılan tüketimlerin dava dışı perakende satış şirketi tarafından faturalandırıldığı anlaşıldığından, davalı ...'ın davacıdan talep edebileceği bir elektrik bedeli hesaplamasının söz konusu olmadığı mütalaa edilmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davalı şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanağının doğru bulgu ve belgelere dayalı olmadığı ve Yönetmeliğin 43. maddesine aykırı düzenlendiği, davacı aboneliğinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek tüketimin tespitinin engellendiği konusunda hiç bir bulgu bulunmadığı, bu haliyle kaçak elektrik tutanağı mevzuata uygun olarak düzenlenmediğinden davaya konu edilen kaçak kullanım tahakkukununda mevzuata uygun olmadığı ve davacının davaya konu kaçak tutanağı kapsamında herhangi bir borcu bulunmadığının kabulü gerekir. Dava menfi tespit davası olarak açılmıştır. Elde ki dava açıldıktan sonra davalı tarafından davaya konu kaçak elektrik kullanımına dayalı tahakkuk ettirilen bedelin tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sonucu davalı şirket vekili tarafından ... tarihli dilekçe ile takibe konu borcun haricen ödendiği ve dosyanın haricen tahsil nedeniyle kapatılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Takibe konu borca ilişkin davacı tarafından ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olma üzere toplamda ... TL ödendiği anlaşılmaktadır. Açılan menfi tespit davasında yargılama devam ederken dava konusu edilen kaçak elektrik kullanımına dayalı tahakkuk ettirilen borcun davacı tarafından ödenmiş olması nedeniyle dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür. Davacı vekili de ... tarihli dilekçe ile ödenen ... TL'nın istirdadına karar verilmesini istemiştir. Bu halde, davaya konu edilen kaçak elektrik kullanımına dayalı tahakkuk ettirilen bedelden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tahakkuk ettirilen bedelin ödenmiş olması nedeniyle istirdat davasına dönüşen davadan dolayı davacı tarafından ödenen bedellerin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve Davanın kabulüne, davacının, ... tesisat, ... sözleşme ve ... sayaç numaralı aboneliğine ilişkin ... tarihli ve ... seri numaralı kaçak elektrik tutanağı nedeniyle tahakkuk ettirilen ... TL ve ferileri yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Yargılama devam ederken davalı tarafından kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen bedelin tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibi sonucu davacı tarafından takip dosyasına konu borca ilişkin ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere toplamda ... TL ödendiği ve yapılan bu ödemeyle birlikte menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmakla, davacı tarafından ödenen ... TL'nın ... tarihinden itibaren, ... TL'nın ise ... tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir. D) İSTİNAF SEBEPLERİ : Hükme karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde; Yerel mahkemenin verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü hususların hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, müvekkil şirket teknik ekiplerince ... tarihinde yapılan incelemeler sonucunda sayacın giriş çıkışını şöntlemek suretiyle kaçak enerji kullanım yapıldığının tespit edildiğini ve bu durumun ... seri nolu kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağıyla zabıt altına alındığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri ve yük profili analiz sonuçları doğrultusunda kaçak tahakkuk ile ek tahakkuk hesaplamalarının usulüne uygun olarak yapıldığını, nitekim Yargıtay ve ilgili yüksek mahkeme kararlarında açıkça belirtildiği üzere kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli resmi evrak niteliğinde olduğunu, davacının bu tutanağın aksini kanıtlayabilecek hiçbir delil sunamadığını, ayrıca yargılama aşamasında söz konusu bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilimsel gerçeklikten uzak ve varsayıma dayalı bulunduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Yargıtay kararları gereğince konunun teknik ve uzmanlık gerektirmesi nedeniyle en az iki elektrik elektronik mühendisi ve bir elektrik alanında uzman hukukçu bilirkişiden oluşan üçlü ya da beşli uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırılması gerekirken eksiklikler tamamlanmadan ve tek bilirkişi tarafından hazırlanan rapora dayanarak karar verildiğini, bu itibarla yerel mahkeme kararının bozulması ve icranın geri bırakılması ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımına dayalı tahakkuk ettirilen borçtan dolayı menfi tespit istemi iken, dava devam ederken icra takibi nedeniyle borcun ödenmesi nedeniyle istirdada dönüşmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede; Davacı vekili, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmamasına rağmen davalı tarafça kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tahakkuk edilen faturadan dolayı menfi tespit talebinde bulunduğu, davalı vekilinin ise, davacının kaçak elektrik kullandığını yapılan tahakkukların usulüne uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunduğu, Mahkemece, kaçak elektrik tutanağının usulüne uygun düzenlenmediği tespiti ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı ..., tarafından ... tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ile “Ölçü Devresine Müdahale, İlgili tesisatta kaçak elektrik kullanımı tespit edilmiştir. Dağıtım sistemindeki kayıpların azaltılmasına dair tedbirler yönetmeliği kapsamında teknolojik veriler, sayaç yük profili ve otomatik sayaç okuma sistemi dikkate alınarak kaçak tutanağı tanzim edilmiştir." şeklinde tespiti yapılmıştır. Davalı ..., dava konusu kaçak tahakkukunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-c maddesine ve Dağıtım Sistemindeki Kayıpların Azaltılmasına Dair Tedbirler Yönetmeliğinin 14/1.maddesine dayandırmış, ... muta numaralı kaçak kayıt dökümü ile ...-... dönemi için ... kWh tüketim miktarı, ...-... dönemi için ise ... kWh tüketim miktarı üzerinden toplam ... TL tutarlı kaçak elektrik bedeli hesaplamış ve borç tahakkuku yapmıştır. Davalı tarafından davaya konusu borç tahakkukunun tahsili amacıyla, davacı hakkında Diyarbakır İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile, ... TL asıl alacak, ... TL gecikme zammı, ... TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplamda ... TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından davalıya icra takibi ve dava konusu borç tahakkuku nedeniyle toplamda ... TL ödendiği hususu sabittir. Dava konusu kaçak tespit tutanaklarının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve 30/05/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi -Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42/1-c. maddesine göre; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. maddesinin (5). ve (7). fıkraları gereği Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespitinde, ilgili tüzel kişi tespitinin doğru bulgu ve belgelere dayandırılması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespit edilmesi ve kullanım yerini içerecek şekilde fotoğraflandırma yapılması / görüntü alınması yöntemiyle kaçak elektrik kullandığı hususunda tespit yapılması gerekir. Öte yandan Dağıtım Sistemindeki Kayıpların Azaltılmasına Dair Tedbirler Yönetmeliğinin 6.Bölümünün 14/1.maddesinde; "Yüksek kayıplı şirketlerde; mevsimsel olarak tarımsal sulama amacıyla elektrik tüketilen ve güvenlik nedeniyle kaçak kontrolü yapılamadığı ilgili kurum tarafından belgelendirilen kullanım yerlerinde, elektrik kullanmadan tarımsal ürün üretilemeyeceği resmi kurum yazıları ve kayıtları, teknolojik uygulamalar ile otomasyon sistemi verileri (Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ait Çiftçi Kayıt Sistemi ve benzeri) esas alınarak tespit edilen kullanıcılara, 8/5/2014 tarihli ve 28994 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğindeki yerinde tespit şartı aranmaksızın kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenebilir. Söz konusu tutanağa, güvenlik gerekçesiyle yerinde tespitin yapılamadığına ilişkin ifadenin eklenmesi zorunludur." düzenlemesi yer almaktadır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin uygulanamadığı durumlarda Dağıtım Sistemindeki Kayıpların Azaltılmasına Dair Tedbirler Yönetmeliği uygulanabilir. Dağıtım Sistemindeki Kayıpların Azaltılmasına Dair Tedbirler Yönetmeliği istisnai bir yönetmelik olup kayıp kaçağın yüksek olduğu dağıtım bölgelerinde uygulanmaktadır. Yukarıda belirtilen Dağıtım Sistemindeki Kayıpların Azaltılmasına Dair Tedbirler Yönetmeliğinin 14.maddesinden anlaşılacağı üzere Yönetmelik, güvenlik nedeniyle kontrol yapılamaması, kontrol yapılamadığının belgelenmesi ve teknik veriler (teknolojik veriler) incelendiğinde abonede kaçak kullanım olduğunun ispat edilebilmesi halinde uygulanabilmektedir. Somut olayda, dava konusu tahakkukun, davacının kaçak elektrik tükettiği iddiasına dayalı olduğu, dosya kapsamında davalı tarafça kaçak elektrik kullanıldığına dair görüntü yada video kaydının bulunmadığı, kaçak elektrik tespit tutanağında kaçak kullanım şekli olarak "ölçü devresine müdahale" olduğu belirtilmiş ise de tutanakta da teknolojik veriler ve osos kayıtlarına dayanıldığı, davalıya ait abonelikte güvenlik nedeniyle kontrol yapılamadığının dosya kapsamıyla sabit olmadığı, ispat külfeti üzerinde olan davalının davacı tarafın kaçak elektrik kullandığını ispatlayamadığı, dolayısıyla davacının kaçak elektrik tahakkukundan dolayı davalıya borçlu olmadığı ve davacının icra takibine istinaden davalıya ödediği toplamda ... TL'nin davalı tarafından davacıya iadesinin gerektiği anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu itibarla, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 4.659,86 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.025,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.634,86 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nin 333.maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, HMK'nin 359/3.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine,

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1595, K. 2026/1853, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1595-e-2026-1853-k-a60ebf183dc6