Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1498 E. 2026/1778 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1498
Karar No
2026/1778
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1498 - 2026/1778 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1498 KARAR NO : 2026/1778 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2024 NUMARASI : 2023/235 E. - 2024/129 K.

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/03/2024 tarih ve 2023/235 E. - 2024/129 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/135506 sayılı "... bahçeden yöresel ortaya karışık ..." ibareli marka için 29, 30 ve 35. Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, başvuruya davalı şirket tarafından 2017/122497, 2018/06030, 2018/105512, 2019/55882, 2015/27590, 2015/50051, 2020/46619, 2020/150659, 2020/130275, 2020/153648, 2020/169387, 2011/105524, 2010/75634, 2005/07791, 2001/22219 ve 2000/21708 sayılı mesnet markalarına ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmüne dayanarak itirazda bulunduğunu, SMK 6/1 hükmü gereğince, 2018/06030, 2018/105512, 2015/27590, 2015/50051, 2010/75634 ve 2000/21708 sayılı markaları bakımından davalının itirazını kısmen kabul edildiğini, müvekkilinin başvuruya konu markasının kısmen reddine karar verildiğini, bu karar üzerine itirazda bulunduğunu, bu itirazı esnasında 2015/105834, 2015/105843, 2015/105849, 2015/105853, 2015/105859 ve 2016/108783 sayılı markaları bakımından müktesep hak iddialarında da bulunduğunu, ancak itirazın YİDK’nın 08.03.2023 tarih ve 2023/M-2606 sayılı kararı ile itirazın nihai olarak reddine karar verildiği, kararda maddi hata yapıldığı yönünde itirazda bulunduğunu, bu itirazlarının da yine 13.04.2023 tarih ve 2023/M-4647 sayılı kararı ile reddine karar verildiğini, davalının bu esnada dosyaladığı yeni marka başvurularına dayalı olarak davacının markasının tescilini engelleme çabasının kötü niyetli olduğunun kabulünün gerektiğini ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının ihtilaflı olmasına rağmen davacının sürekli olarak kötü niyetli şekilde marka başvurularında bulunmakta olduğunu, davacının sürekli ileri sürdüğü gerçek hak sahipliği ve müktesep hak iddialarının çekişmeli oldukları davlarda alınan bilirkişi raporları ve gerekçeli kararlar ile çürütülmüş olduğunu, davacının markalarının tanınmış markalar olmadığı gibi davacının böyle bir tanınmışlığı kazanmış olduğu kabul edilse dahi bu tanınmışlığın davalının marka haklarının ihlal edilerek kazanıldığının kabulünün gerektiğini, zira “...” ibaresinin ilk olarak davalı tarafından 2000/21708 sayılı marka tahtında 18.06.2002 tarihinde marka olarak tescil edilmiş olduğunu, davacının bu markayı ihtiva eden ilk markası olan 2009/32968 sayılı markanın başvurusunun ise 2009 yılında yapıldığını, Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşen Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2012/81 Esas ve 2013/262 Karar sayılı kararında, davacının “... ...” markaları ile davalının “...” markalarının karıştırılacak derecede benzer olduğuna hükmedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu başvuruya davalının itiraz etmesi üzerine, SMK 6/1 hükmü gereğince 2018/06030, 2018/105512, 2015/27590, 2015/50051, 2010/75634 ve 2000/21708 sayılı markalar açısından davalının itirazının kısmen kabul edildiği, davacının markasının kısmen reddine karar verdiği, bu meyanda davalının kullanmama def’ine muhatap 2011/105524 sayılı markasının kullanıldığının ispat edilemediğini, 2010/75634 ve 2000/21708 sayılı markaların “kuru meyveler, reçeller ve tahin” üzerinde kullanıldığının ispat edilebildiğini değerlendirdiği, bu karara davacının itirazda bulunduğu ve itirazı reddi üzerine iş bu davanın açıldığı, davaya konu başvurunun “...” davacının çatı markası altında orta kısmında “...” ibaresinin yazılı olduğu, küçük puntolarla “Yöresel Ortaya Karışık ...” ibarelerine yer verildiği, davacının markasında esas koruma altına alınmak istenilen unsurun, işaretin orta kısmına yerleştirilmiş ve işarette en büyük punto ile geniş yer kaplayan “...” ibaresi olduğu, davalının kısmi redde mesnet alınan markalarında da esas unsurun “...” ibaresi olduğu, taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzerlik bulunduğu, davacının markasının kısmen reddedildiği 29, 30 ve 35. sınıflara giren emtialar, davalının kısmi redde mesnet alınan 2018/06060 ve 2018/105512 sayılı markalarının kapsamında birebir yer aldığı, somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti şartının gerçekleşmiş olduğu, dava konusu emtialar üzerinde aynı/benzer markayı gören tüketicilerin markalar ve işletmeler arasında bağlantı kurması ihtimali olduğu, “...” ibaresinin marka olarak kullanılmasının taraflar arasında bir süredir çekişme konusu olduğu, gerek davacının, gerekse davalının önceki tarihlerde tescilli “...”li markalarına dayalı olarak ve müktesep hak hukuki müessesesinden yararlanarak çekişme konusu emtiaları kapsayan “...”li yeni marka tescilleri alabilmesinin mümkün olmadığı, davacının marka işlem dosyasına sunmuş olduğu kullanım ispatı talebinin, dava/marka işlem dosyasına sunduğu gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının, dava konusu edilen markanın tesciline bir etkisinin olamayacağı, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirket tarafından süresi içerisinde davaya cevap verilmemiş olmasına rağmen davalı tarafından bildirilen bir kısım delillerin celp edildiğini ve 25.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin sunulan deliller dikkate alınmadığını, bu husustaki beyan ve itirazların da dikkate alınmadığını, müvekkilin "Bahçe" ibareli seri markaları kapsamında yoğun emek ve mesai harcayarak tanınmış hale getirdiğini, davacının markasının tescilini engelleme çabasının kötü niyetli olduğunun kabulünün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu başvurunda yer alan"..." ibaresinin çatı marka olduğu, başvuru konusu olan markadaki "..." ibaresinin diğer ibarelere göre farklı ve büyük yazılarak ön plana çıkarılması nedeniyle "..." ibaresinin markada asıl unsur olarak bulunduğu, redde mesnet markaların da esas unsurunun "..." ibaresinden oluşması nedeniyle karşılaştırılan markalar arasında "..." ibaresinin müşterek varlığından kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik olduğu, her ne kadar davacı tarafça, davalının redde mesnet bir kısım markalarının kullanılmama nedeniyle iptal edildiği ve davalının markalarını kullanmadığı ileri sürülmüş ise de tescil tarihleri ile dava konusu başvuru tarihi arasında beş yıllık süre geçmediğinden kullanım ispatına tabi olmayan markalar yönünden de emtia ve işaret benzerliğinin gerçekleştiği, taraflar arasında çekişmeli bulunduğu, müktesep hak koşullarının oluşmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2024 tarih, 2023/1343 E., 2024/4488 K., 2023/1343 E ve 2024/4488 K., 2024/5461 E. ve 2025/3293 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1498, K. 2026/1778, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1498-e-2026-1778-k-2a3d8324b284