Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1503 E. 2026/1776 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1503
Karar No
2026/1776
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1503 - 2026/1776 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1503 KARAR NO : 2026/1776 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2024 NUMARASI : 2023/293 E. - 2024/190 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/04/2024 tarih ve 2023/293 E. - 2024/190 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı tarafından 2021/045022 sayılı "... ..." ibareli, 25, 35. sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, bu başvuruya müvekkilinin 2015/79254, 2020/167900, 2020/73747 sayılı ve ".......... şekil", .................", "............." ibareli markalarına dayanılarak itirazda bulunduğunu, itirazlarının reddine karar verildiğini, bunun üzerine davacının yeniden itirazda bulunduğunu, bu itirazın da, YİDK’nın 05.04.2023 tarih ve 2023/M-4100 sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiğini, “...” ibaresi markanın bütününde bağımsız ayırt ediciliği haiz bir ibare olduğunu, itiraza konu marka ile benzerlik bakımından karşılaştırılması gereken unsurun “...” ibaresi olduğunu, itiraza konu markanın esas unsuru olan “...” ile müvekkiline ait “... ...” markası karşılaştırıldığında, “...” ile “...” ibarelerinin okunuşlarının aynı olduğunu, itiraza konu markanın müvekkili markasında ayırt edilemeyecek kadar benzer şekilde yer aldığını ileri sürerek, YİDK’nın 05/04/2023 tarih ve 2023/M-4100 sayılı kararının iptaline, 2021/045022 sayılı ve "... ..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı gerçek kişi vekili; taraf markalarının karıştırılması, tüketiciyi yanıltması söz konusu olmadığını, müvekkili markası ile davacıya ait markalar arasında "görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu markalar görsel, işitsel ve kavramsal olarak değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davacı markalarının ilk kelimeleri arasındaki tek farkın “H” harfi olduğu, davacının markasının ortalama tüketici tarafından bütüncül olarak “... ...” olarak algılanacağı, davacı markasında yer alan “...” ibaresinin markaları işitsel ve görsel olarak farklılaştırmaya yeterli olduğu, ibareler arasında kavramsal benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla bu durumun işletmeler arasında bir farklılığa yol açacağı hususları dikkate alındığında, dava konusu marka ile davacının redde gerekçe markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu markanın kapsamındaki mallar/hizmetler davacının redde gerekçe markalarının kapsamında aynı/aynı tür olarak yer alsa da, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali koşullarının oluşmadığı, başvuru markasının hükümsüzlük ile terkin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markanın başvurusu kapsamındaki 25. sınıfta yer alan mallar ile davacının 2015/79254 ve 2020/167900 tescil numaralı markalarının kapsamındaki malların aynı olduğunu,bu hususun mahkemece de tespit edildiğini, itiraza konu markanın 35. sınıf içeriğinin, müvekkilimin 2015/79254 ve 2020/167900 tescil numaralı markalarının kapsamı ile benzer olduğunu, itiraza konu markanın kapsadığı 35. sınıfın müvekkiline ait 2020/73747 tescil numaralı markanın 35. sınıf kapsamı ile birebir aynı olduğunu, müvekkili markasının tüketici nezdinde “... ...” olarak bilinmekte ve tanınmakta olduğunu, bu bakımdan müvekkiline ait markanın esas unsurunun “... ...” kelime unsuru olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu ve işletmesel bağlantı algılanacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının markasının ortalama tüketici tarafından bütüncül olarak “... ...” olarak algılanacağı, davacı markasında yer alan “...” ibaresinin markaları işitsel ve görsel olarak farklılaştırmaya yeterli olduğu, davalı markasının ise "..." ibaresinden oluştuğu, taraf markalarının SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1503, K. 2026/1776, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1503-e-2026-1776-k-029a84224444