Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1504 E. 2026/1777 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1504
Karar No
2026/1777
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1504 - 2026/1777 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1504 KARAR NO : 2026/1777 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/04/2024 NUMARASI : 2023/159 E. - 2024/160 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/04/2024 tarih ve 2023/159 E. - 2024/160 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilleri şirketin bilgisayar oyunlarının yazılımı, programlanması, satışı veya kiralanması, internet ve online sistemler içinde oynanan oyunlarda kullanılan oyun kodlarının ve pin kodlarının alımı, satımı ve komisyonculuğu alanında faaliyet gösterdiğini, davalının 2021/114347 başvuru numarası ile "v ..." ibareli marka adının tescili başvurusunda bulunduğunu, davalılar tarafından yapılan itirazlar sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesi uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, davalının faaliyeti kapsamında tüketicinin, günlük kullanım için aldığı veya fiyatları sebebiyle de alabileceği ürünler olmadığını, "..." kelimesinin anlamı gereği sık kullanılan bir ibare olduğunu, "v ..." ibaresinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim ile diğer markalardan ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek, YİDK'nın 30.01.2023 tarih ve 2023/M-1063 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Bilgisayar Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili; müvekkili şirketin internetten “...” alan adı ile 7/24 satış hizmeti veren bir şirket olduğunu, dava ya konu başvuru markası ile müvekkilleri şirkete ait “...” ibareli seri markalar ile tescili talep edilen markanın esas unsurlarının birebir aynı olduğunu, kötü niyet ve müvekkilleri şirkete ait markanın taklit edildiğini, tanınmışlığı ve ününün herkesçe malum olduğunu, tanınırlığından haksız kazanç sağlayacağı gibi müvekkilleri şirkete ait markaların itibarını zedeleyeceğin, davacı şirketin tescilini talep ettiği "v ..." ibareli markasının müvekkillerine ait 2016/80676 numaralı “... bilgisayar yayınları” ve 2020/27545 numaralı “... ...” ibareli markalar ile benzer olduğu, ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu 2021/114347 sayılı "v ..." ibareli marka için davacı tarafından, 35.(01-05)Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun ilanına karar verildiği, ilana karşı davalı şirketler tarafından 2016/80676, 2020/27545, 2019/101649 sayılı ve "... bilgisayar yayınları", "... ...", "..." ibareli markalarına dayanarak itirazda bulunduğu, benimsenen bilirkişi raporu kapsamında davaya konu 2021/114347 sayılı markanın tescil başvurusu yapılan 35. sınıftaki hizmetlerinin tamamı, davalıların itirazına mesnet markalarında yer alan mal ve hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğunun tespit edildiği, davaya konu davacı markası ile davalı şirketlerin itirazına dayanak markaları arasında SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil şirketin ve davalı şirketlerin sundukları mal ve hizmetlerin mahiyetleri gereği potansiyel müşterilerin/alıcıların günlük tüketim ürün ve hizmetlerinden daha fazla dikkat ve özen göstereceklerini, benimsenen bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, taraf markalarının bütünsel olarak benzer olmadığını, ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu davacı markası ile davalı şirketlerin itirazına dayanak markaları arasında SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.04.2026 tarihli 2025/4825 Esas ve 202672025 Karar sayılı ilamında da 2020/27545 sayılı "..." esas unsurlu marka ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali doğurduğu, bu haliyle davalının "... ..." markasal fiili kullanımının davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1504, K. 2026/1777, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1504-e-2026-1777-k-978296c16d03