Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1413 E. 2026/1725 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1413
Karar No
2026/1725
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1413 - 2026/1725 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1413 KARAR NO : 2026/1725 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2023 NUMARASI : 2022/217 E. - 2023/101 K.

DAVANIN KONUSU : Marka 2022-M-4459 Sayılı YİDK Kararı İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/03/2023 tarih ve 2022/217 E. - 2023/101 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." markalı gıda ürünlerinin üretimi ve satışı faaliyetlerini yürüttüğünü, "...” markalı ürünlerinin içerisinde ilave şeker, laktoz, glüten, tatlandırıcı, katkı ve koruyucu maddeler bulunmayan ve meyve, taze kuruyemiş, tahıl ve doğal liflerden oluşan tatlılar olması nedeniyle alışılmıştan oldukça uzak, yeni ve özgün ürünler olduğunu, markasının 2016 yılından beri Türkiye'de, İngiltere'de, ABD'de ve Avrupa Birliği kapsamında tescilli marka olarak kullanıldığını, tanınmış bir marka haline geldiğini, çatı markasına ürünün ismini nitelendirmek için 2020/108337 başvuru sayılı "... ...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin bu başvuruya itiraz ettiğini, itiraz hakkında nihai olarak verilen 2022-M-4459 sayılı YİDK Kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını ileri sürerek, 12.04.2022 tarihli ve 2022-M-4459 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davacının "...” markasının tanınmış bir marka olmadığını, zira davacı markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 ve 7/2(c) hükmünde öngörülen düzeyde olmadığını, başvuruya konu "... ...” markası ile davalının tescilli markaları olan "...” ve "... ... ...” markaları arasında yüksek derecede bir benzerliğin söz konusu olduğunu, davacının "...” ibaresinin cins isim olması nedeniyle marka olarak tek başına tescil edilemeyeceği yönündeki iddialarını huzurdaki davada ileri sürülemeyeceğini, davalı markalarının orijinallik içeren ve dolayısıyla ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın derecede benzediğini, ayrıca bu markaların birebir aynı emtialarda kullanılacağını, davacının haksız yarar sağlaması sonucunun ortaya çıkabileceğini, davalının tescilli markalarının ciddi kullanımı mevcutken davacının kullanımın varlığından bilgisinin olmadığını iddia etmesinin inandırıcı olmadığını, dava konusu edilen markanın tescili talebinin iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının ... ...+şekil ibareli marka başvurusunun 30. sınıf emtialara ilişkin olduğu, davalının 2013/90699 sayılı "..." ibareli markasının 30. sınıf ve 2015/80622 sayılı "Şekil+... ... ..." ibareli markasının ise 29, 30, 35 ve 43 sınıfta tescilli olduğu taraf markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ayrıca 2015/80622 sayılı markanın 27.06.2016 tarihinde tescil edildiği, bu durumda davacının başvuru markasının tarihi ile anılan marka bakımından 5 yıl dolmadığından kullanım ispatına da gerek olmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu tüm mallar için davacının "... ...+şekil” ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "Şekil+... ... ..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, taraf markaları arasında benzerlikten dolayı işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme algısı oluşabileceği SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararı yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluşmadığını, zira bir cins isim olan "lokum” ibaresindeki "k” harfinin, bu harf ile okunuşu aynı olan "q” harfi ile yer değiştirilmiş olmasının bu ibarenin cins isim olma vasfını ortadan kaldırmadığını, "..." ibaresinin ürünün ismi olması sebebi ile tek başına tescil edilemeyeceğini, istisnai olarak tescil edilse bile bu tescilin başkalarının kullanımına engel olamayacağını, "lokum” olarak okunan "...” ibaresinin tüketici nezdinde ürün isminden farklı olarak yeni bir marka olarak algılanmadığını, TÜRKPATENT nezdinde '...' kelimesi araştırıldığında yaklaşık 30 marka başvurusunun yapıldığının ve başvuranların 'lokum' yerine '...' yazmayı tercih ettiklerinin görülebileceğini, Yargıtay içtihatlarına göre bir sözcük yabancı dilde de olsa eğer toplumda o dil ve sözcük yaygın olarak biliniyor ise bu kelimelerin ayırt edici bir ek bulunmadan tescil edilemediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka 2022-M-4459 sayılı YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında ortak unsur olan "...", "..." ve" ...” ibareleri arasındaki harf ve harf dizini ortaklıklarının, işaretleri görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın derecede benzer kıldığı, davacının "..." çatı markası ile "..." ibaresi tertip tarzı itibariyle görsel mizanpajındaki farklılıkların benzerliği bertaraf edecek nitelikte olmadığı, diğer bir deyişle cins ibaresi olmaktan ziyade esas unsur olarak konumlandırıldığından itiraza mesnet markalara yakınlaştığı, dava konusu marka ile mesnet olan markanın bütünsel anlamda yapılan karşılaştırma sonucunda, markaların birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı niteliğinde olduğu, davalı markasıyla karşı karşıya kalan tüketicinin bu ibareyi davalının markası olarak yorumlama yoluna gidebileceği ve davalı markalarının serisi olarak algılanabileceği, davalının redde mesnet markalarının tescili kapsamında ki emtialar ile davacının markasının reddedildiği emtiaların benzer de olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1413, K. 2026/1725, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1413-e-2026-1725-k-80c8bedc2185