Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1140 E. 2026/1267 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1140
- Karar No
- 2026/1267
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1140 - 2026/1267 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1140 KARAR NO : 2026/1267 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2024 NUMARASI : 2023/440 E. - 2024/119 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/03/2024 tarih ve 2023/440 E. - 2024/119 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı firmanın 2022/008830 başvuru sayılı “...” ibareli markasının ilanına müvekkilinin 2017 71544 sayılı “...” ibareli markasına dayalı olarak yaptığı kısmi itirazların nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduklarını, müvekkilinin tescilli markasının dava konusu edilen markada aynen geçtiğini, sadece başına bir “A” harfi eklenmiş olduğunu, bu haliyle dava konusu edilen markanın davacının tescilli markasının serisinin bir devamı olarak algılanabileceğini, ayrıca müvekkilinin markasının tescilli olduğu 05. Sınıfa giren emtianın dava konusu marka kapsamında 35. Sınıf altında satış hizmetlerine konu edildiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2023-M-7729 sayılı kararının 35. sınıfa dahil 05. sınıf mallarının satışı hizmetleri yönünden iptaline ve 2022/008830 sayılı markanın tescil edilmesi halinde aynı emtia yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan farklı olduklarını, zira benzerlik değerlendirmesi sırasında, markaların özellikle başlangıç kısımlarının tüketiciler üzerinde daha çok etki doğuracağını ve akıllarında daha çok kalacağını, taraf markalarının başlangıç kısmındaki farklılığın markaların karıştırılma ihtimalini bertaraf ettiğini, ayrıca da dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen ve dava konusu edilen emtiaların hitap ettiği tüketici/alıcı kitlesinin dikkat/bilinç seviyesinin yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markasının kapsamına giren 05. Sınıftaki emtia ile davalı firmanın markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen, 35. Sınıf altında satışa sunulan 05. Sınıftaki emtianın benzer olduğu, davacının “...” markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davalının “...” markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulmasının ihtimal dahilinde olduğu, marka kapsamındaki emtianın bir kısmının hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç seviyesinin düşük olmadığı değerlendirilse de; taraf markaları arasındaki bilhassa görsel ve işitsel açılardan gerçekleşen yakın benzerlik nedeniyle, bu emtiada “...” ve “...” ibarelerinin markasal hüviyette farklı firmalar/tacirler tarafından kullanılması halinde tüketicilerin ve alıcıların söz konusu emtiaların aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden/işletmelerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin ve karıştırma ihtimalini yarattığı, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2023/M-7729 sayılı kararının 35. Sınıfa dahil 5. Sınıf malların satışı hizmetleri yönünden iptaline, davaya konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin tescil ettirmek istediği markası ile davalı yanın markası tamamen farklı olup, iltibasın söz konusu olmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli marka başvurusu ile "..." ibareli itiraza mesnet tescilli marka arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira markalar arasında sadece bir harf faklılığı bulunduğu, bu farklılığın yeterli ayrıştırmayı sağlamadığı, diğer yandan davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markasının kapsamına giren 05. Sınıftaki emtia ile davalı firmanın markasının kapsamına giren ve dava konusu edilen, 35. Sınıf altında satışa sunulan 05. Sınıftaki emtianın benzer olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, karşı tarafın tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile mesnet marka arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şirketten ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumundan alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalı şirketten ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumundan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.