Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1134 E. 2026/1268 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1134
Karar No
2026/1268
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1134 - 2026/1268 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1134 KARAR NO : 2026/1268 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2024 NUMARASI : 2023/208 E. - 2024/139 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli, Manevi Tazminat İstemli)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/03/2024 tarih ve 2023/208 E. - 2024/139 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının herhangi bir belge ve müracaatı bulunmaksızın, hiçbir izin ve onay talebi olmadan müvekkiline ait marka ve logoyu hukuka aykırı olarak kullanmış olduğunu, “...” marka ve logosunun davalı tarafından üretilen peletlerin paketleri üzerinde yer aldığını, davalının müvekkilinin ... marka ve logosunu izinsiz bir şekilde kullanarak tüketicileri aldatmaya yönelik haksız bir rekabete yol açtığını ileri sürerek davalı tarafından haksız olarak kullanılan markanın ve logonun tecavüzünün ref'ine, ...'nin uğramış olduğu zarar nedeniyle 5.000,00.-TL manevi tazminatın tazminine, arttırılmak üzere 100,00.-TL maddi tazminatın ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek en yüksek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerini 39.620,00.-TL yükseltmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin izin almaksızın davacının marka ve logosunu kullandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili tarafından üretilen ürün üzerinde yer aldığı iddia edilen marka ve logonun gerçekte müvekkiline ait olduğunun ispata muhtaç olduğunu, bahse konu facebook sayfasının da müvekkiline aidiyetinin şüpheli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “...” ... markasının sahibi olduğu ve bu markaların özel sicile kayıtlı bulunduğu, 6769 sayılı SMK’nın 31. maddesinin 2. fıkrası gereğince ... markalarının adı geçen SMK hükümlerine göre korunacağı, yine 6769 sayılı SMK’nın 5/1-g maddesi gereğince de kamusal mercilere “koruma markası belgesi” verilmekte olup, bu belgeye sahip olanların dışında başka bir kişinin, söz konusu işaretlerin aynısını veya benzerini kullanamayacağı, ... ... markasını almak üreticiler için zorunlu olmamakla beraber, bu markayı mamullerinde kullanmak isteyenlerin, davacı Kurum'a başvurarak tahlil ve kontrol ücreti ödemek, madde ve mamullerin Kurumca belirlenmiş Türk Standartlarına uygunluğunu tespit ettirip aidatları, teminatları ve ayrıca tarifeye göre hesaplanacak primi ödeyerek sözleşme yapmak zorunda olduğu, böylece, ... markasını taşıyan mamullerin kalite yönünden kontrol edilerek Türk Standartlarına uygunluğunun saptanmış olduğu kamuoyunda öncelikle kabul edilmiş bulunacağından, ... ... markasının izinsiz kullanılması halinde kamuoyunun bu konuda ciddi bir biçimde yanıltılmış olacağının da kuşkusuz bulunduğu, davacının markası koruma markası olduğundan ve tüm sınıflar yönünden korunması gerektiğinden, davalının davacıya ait koruma markasının birebir aynısı olan “...” ibaresini kullanmak şeklinde gerçekleşen eyleminin, davacıya ait koruma markalarına 6769 sayılı SMK’nın 29. maddesine göre tecavüz oluşturduğu ve haksız rekabete yol açtığı, davacı tarafından, şimdilik 100 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminata karar verilmesi talep edilmiş olmakla birlikte, maddi tazminat hesabının, 6769 sayılı SMK’nın 151/2 maddesinde belirtilen yöntemlerden hangisinin talep edildiğinin dava dilekçesinde belirtilmediği, davacı daha sonra beyan dilekçesi sunmuş ve yoksun kaldığı kazancın hesaplanmasında SMK 151/2-(c) bendini seçtiğini bildirdiği, davalı firmanın davacıya ait markayı haksız kullanımı nedeniyle davacı kuruma müracaat ederek uzlaşma istediğini bildirmesi üzerine, uzlaşma şartlarının taraflara tebliğ edildiği ancak davalı firmanın uzlaşma şartlarını yerine getirmediği, dosyada bulunan belgelere göre davalının ... markasını kullanabilmesi için ödemesi gereken ücretin 39.620 TL olarak hesaplandığı, söz konusu tutara KDV tutarı eklenmeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı tarafından haksız olarak kullanılan davacıya ait markaya yapılan tecavüzün ref'ine, 39.620,00.-TL maddi tazminatın 28.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000,00.-TL manevi tazminatın 28.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tecavüzün ref'i davasının şartlarının oluşmadığını, ortada bir marka tecavüzü olmadığından davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini, kaldı ki müvekkili tarafından üretilen ürünlerin ... yeterliliğinin bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte aksi kanaatte olunsa dahi müvekkili tarafından anılan mallarda baskı hatası fark edilir edilmez üretim durdurularak hatalı olan ürünlerin imha edildiğini, müvekkilinin izin almaksızın davacının marka ve logosunu kullandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, arabuluculuğa başvurma şartının gerçekleşmediğini, uyuşmazlık konusu ürünlerin müvekkiline ait olup olmadığı, müvekkiline ait olduğu varsayımında ne kadar süre ile kullanılıp fayda sağlandığı hususlarının gözetilmediğini, ürünlerin müvekkili tarafından kullanıldığı veya satışının yapılıp müvekkilinin herhangi bir kazanç elde ettiğine dair dosyada hiçbir somut veri bulunmadığını, haksız rekabetin oluşması için gereken dürüstlük kuralına aykırılık şartının gerçekleşmediğini, yapılan tazminat hesabında hataya düşüldüğünü, zamanaşımı def'inin bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, markala tecavüzün giderilmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının “...” ... markasının sahibi olduğu ve bu markaların özel sicile kayıtlı bulunduğu, ... markasını kullanmak isteyenlerin sözleşme yapmak zorunda olduğu, davalının davacıya ait koruma markasının birebir aynısını sözleşme yapmadan kullanması şeklinde gerçekleşen eyleminin 6769 sayılı SMK’nın 29. maddesine göre tecavüz oluşturduğu ve haksız rekabete yol açtığı, dava konusu eylemin davalı tarafça gerçekleştirildiğinin dosya kapsamına yansıyan belgelerden ve bilgilerden anlaşıldığı, hesaplanan maddi tazminatın dosya kapsamı ile hakkaniyete uygun bulunduğu, manevi tazminatın da hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.048,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 1.100,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.948,00-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1134, K. 2026/1268, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1134-e-2026-1268-k-eafbfb06d7b3