Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1115 E. 2026/1365 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1115
- Karar No
- 2026/1365
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1115 - 2026/1365 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1115 KARAR NO : 2026/1365 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/07/2023 NUMARASI : 2022/50 E. - 2023/56 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/07/2023 tarih ve 2022/50 Esas - 2023/56 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, redde gerekçe markaların tescil edilmiş oldukları alt sınıf kodlarının davacı marka başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin alt sınıf kodları ile aynı yahut benzer olmadığı, sınıf kodlarından bağımsız olarak da markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin farklı olduğu, redde gerekçe markaların başvuru sahipleri tarafından fiilen kullanılmadığı, uyuşmazlık konusu markaların asli unsurları her ne kadar işitsel anlamda aynı olsa da şekli unsurlar bakımından farklılaşmış oldukları, davacı şirketin ... markasını 30 yılı aşkın süredir kullandığı, uluslararası dağıtım kanallarına sahip olduğu ve ürünlerin Avrupa'ya gönderilmek üzere Türkiye'de fasılasız ve ciddi bir şekilde üretildiği, davacı şirketin 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun 6/3. maddesi gereğince ... markasının gerçek hak sahibi olduğu ve ... ibaresini kısmi red kararına dayanak gösterilen 2002/13769, 2013/100437, 2014/28476, 2018/20114, 2018/34438 numaralı markalardan yıllar önce yurt dışında kullanmaya başladığını ve ... ticaret unvanının da Paris Sözleşmesi gereğince korunması gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-10708 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, bütünsel bakış açısıyla başvuru ve redde mesnet marka arasında ilk bakışta hiçbir inceleme ve araştırma yapmayı gerektirmeyecek şekilde ayırt edilemeyecek bir benzerliğin olmadığı, söz konusu markaların SMK'nın 5/1-ç maddesi çerçevesinde karıştırılmasının ve ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 2021-M-10708 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı TÜRKPATENT vekili, tescili talep edilen "..." yazı ve şekil ibaresinden oluşan işaret ile 2002/13769, 2013/100437, 2014/28476, 2018/20114, 2018/34438 sayılı "...", "...", "...", "...", "..." ibaresini içeren markalar arasında başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden ayniyet veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararı hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarih, 2020/1019-5419 E.K. sayılı ilamının da bu yönde bulunduğu, buna göre “...+şekil" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 2002/13769, 2013/100437, 2014/28476, 2018/20114, 2018/34438 sayılı "..." ibareli markalar arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, başvurunun tertip tarzı ve şekil unsuru ile anılan madde anlamında dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL bakiye harcın davalı Türk Patent ve Marka Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3- İstinaf aşamasında davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.