Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/802 E. 2025/873 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/802
- Karar No
- 2025/873
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/802 - 2025/873 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/802 KARAR NO : 2025/873
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24.03.2023 NUMARASI : 2018/844 Esas 2023/201 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 26.06.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.06.2025
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ...Gen. Müdürlüğü vekili ve davalı ...Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 02.04.2015 tarihinde davalı ...’ın idaresinde olan ve davalı ...Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı özel halk otobüsünün davalı ... Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan rögar kapağının açık olması nedeniyle çukura düşmesi sonucunda meydana gelen kazada otobüste yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, davalı araç sürücüsü ve davalı şirketlerin kusurlu olduğunu, yolcu olan davacının kusuru bulunmadığını, davacının maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, 500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... Genel Müdürlüğü ve ...AŞ’den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 221.687,26 TL’ye artırmıştır. Davalı ... vekili, davaya bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı ... Genel Müdürlüğünün tam kusurlu olup davalının kusuru bulunmadığını, bu durumun trafik kazası tespit tutanağında belirtildiğini, davalı ... Genel Müdürlüğünün kaza günü rögar kapaklarında çalışma yaptığını, kazanın rögar kapağının üzerinden geçildiği esnada kapağın açılarak kazaya sebebiyet verdiğini, kazaya sebebiyet veren yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, somut olayda kaçınılmazlık durumunun söz konusu olduğunu, kusur tespiti bakımından Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davalı ... Genel Müdürlüğünün ağır kusuru bulunduğunu, davacının öğrenci olduğunu ve çalıştığı iddiasını kabul etmediklerini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olup yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, davanın hizmet kusurundan kaynaklandığını, görev ve husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu olayda davalı idarenin kusuru bulunmadığını, kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığını, kusur durumunun ve sürücünün ve yolcuların emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, zararın ispat edilmesi gerektiğini, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...Şirketi vekili, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, kusur durumunun tespiti ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacıya SGK tarafından yapılmış ödeme varsa araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...ve ... AŞ vekili, kazada davalı şirkete atfedilebilecek bir kusur olmadığını ve sorumluluğu bulunmadığını, davalı şirketin kazanın gerçekleştiği bölgenin alt yapı işlerini üstlendiğini, yol yapım ve asfalt işlemlerinin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi tarafından gerçekleştirildiğini, kaza öncesi, sonrası olay yerinde yaşananların illiyet bağını kestiğini gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Ankara 2. Tüketici Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli ve 2018/702 Esas, 2018/522 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkemeye tevzi edildiği, 26.06.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %15 oranında, davalı ... Genel Müdürlüğünün %85 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen 31.03.2022 tarihli raporda davacının özür oranının %13,1 olduğu, iyileşme süresinin 3 ay ve bakıcı ihtiyacının 3 hafta olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar ile manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre davanın kısmen kabulü ile 221.687,26 TL geçici ve sürekli işgücü kaybı ile bakıcı gideri tazminatının davalılar ... ve ...’tan kaza tarihi olan 02.04.2015 tarihinden, davalı sigorta şirketinden 23.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve ...’tan kaza tarihi olan 02.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalı ... AŞ yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili ve davalı ...Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasında kusur ve sorumluluk oranlarının açıkla belirli olmasına ve bilirkişi raporunda ayrı ayrı hesaplama yapılmış olmasına rağmen davalı sigorta şirketinin tam kusur üzerinden sorumlu tutulmuş olmasının doğru olmadığını, sigortalı işletenin kusur oranında zarardan sorumlu olacağını, müteselsil sorumluluk uyarınca karar verilmesinin yerinde olmadığını, kusur oranlarına göre hesaplama yapıldıktan sonra hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumundan kusura ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının müterafik kusurunun sabit olup müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, hükme esas alınan maluliyete ilişkin rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu kazanın iş kazası niteliğinde olup davacının SGK’dan aldığı veya alması muhtemel rücuya tabi ödemelerin tazminattan mahsubunu, Genel Şartlar uyarınca tazminat hesabının 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili, olayın meydana gelmesinde davalı idarenin kusuru ve kusursuz sorumluluğu bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, yollarım bakım ve onarımı sırasında yol seviyesinin kapak sevilesi ile eşitlenmemesi durumunda ...Dairesinin sorumlu olduğunu, rögar kapağının diğer davalı şirkete yaptırılan iş kapsamında montajının yapıldığının tespit edildiğini, yapılan işin kesin kabulünün yapılmadığını, diğer davalı şirketin rögar kapağının imalatını ve montajını yaparak üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getirmediğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ve cezalandırılmasına karar verildiğini, davalı idarenin olayda sorumluluğu bulunmadığını, hükme esas alınan raporda Yargıtay içtihatları uyarınca kazanın meydana geldiği tarihteki yönetmelik hükümlerine göre hesaplama yapılmadığını, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm vermeye elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 02.04.2015 tarihinde davalı ...’ın idaresinde bulunan ve davalı ...Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı özel halk otobüsünün, davalı ... Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan rögar kapağının açık olması nedeniyle çukura düşmesi sonucunda meydana gelen kazada otobüste yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içeriğinden, özel halk otobüsünde yolcu konumunda olan davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebiyle davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.07.2017 tarihli ve 2017/84 Esas, 2017/292 sayılı kararı ile davaya bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, Ankara 2. Tüketici Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli ve 2018/702 Esas, 2018/522 Karar sayılı kararı ile davaya bakmaya ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, her iki kararın da yargı yoluna başvurulmadan kesinleştiği ve mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Taşıma sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmiş ise de; 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca iş bu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de iş bu dava, özel halk otobüsü sürücüsü olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. Bu durumda davanın, davacı yolcunun, davalı ... idaresinde olan ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı özel halk otobüsünün seyir halinde iken davalı ... Genel Müdürlüğüne ait rögar kapağının üzerinden geçerken kapağın yerinden çıkması ve sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olması, uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davacı ile taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olması ve uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü ve davalı ...Şirketi vekili istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak göre hususunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Genel Müdürlüğü ve davalı ...Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olduğundan, görev konusunda karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2023/15940 esasına yatırılan 525.000,00 TL teminat mektubunun ...Şirketine iadesine, 6-Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2023/15940 esasına yatırılan 610.000,00 TL teminat mektubunun ... Genel Müdürlüğüne iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 26.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.