Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1187 E. 2025/1325 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1187
Karar No
2025/1325
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

K A R A R

BAŞKAN : ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/11/2022 NUMARASI :.....

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/11/2022 tarih ve 2022/20 E. - 2022/290 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin, 38 ve 42.sınıflarda tescilli 2018/17712 ve 2020/80958 sayılı “...” ibareli markaların sahibi olduğunu, dava konusu 2020/87070 sayılı "..." ibareli markanın 9,38,41,42,35.sınıf mal ve hizmetlerde tescili için davalı Kurum nezdinde başvuruda bulunduğunu, davalı tarafın 2017/20184 sayılı "..." ibareli markasına dayalı olarak ... nezdinde gerçekleştirdiği itirazın .... tarafından SMK'nın 6/1.maddesi yönünden kabul edilerek başvuru kapsamından 41.sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, müvekkilinin bu karara itirazının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." markasını uzun süredir kullandığını ve tanınırlık kazanmasını sağladığını, müvekkilinin bilgi teknolojileri sektöründe uzun yıllardır hizmet verdiğini, müvekkili şirketin halihazırda kendi adına tescilli olan “...” markasının yanı sıra “...” markasını tescil ettirmek ve kullanmak istemesinin sebebinin çalışmalarını yürüttüğü alanda eğitim ve konferans çalışmaları gerçekleştirmek olduğunu, müvekkilinin 41.sınıfta sayılan diğer hizmetlerden davalının “...” markasını kullandığı spor, kültür ve eğlence (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet rezervasyonu ve bilet sağlama hizmetleri dahil) hizmetleri ile ilişkisinin bulunmadığını, bu anlamda iki markanın hedef kitlesinin de farklı olduğunu, müvekkilinin bilfiil tüm faaliyetlerinde ve dahi ticaret unvanında “...” ibaresini kullandığını ileri sürerek, 2021-M-9207 sayılı YİDK kararının iptaline, müvekkili şirkete ait “...” markasının 41.sınıfta tesciline, mahkeme aksi kanaatteyse 41. sınıftaki tescilin yalnızca "eğitim ve öğretim hizmetleri; sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri" ile sınırlı olacak şekilde yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, 6769 s. SMK’nın m. 6/1 hükmü kapsamında markaların benzer olduğunu, müktesep hakka dayalı tescil koşullarının oluşmadığını, SMK’nin m. 6/1 hükmünün uygulanmasında tarafların faaliyet alanının gözetilemeyeceğini, kötü niyete dayalı iddiaların ispatlanamadığını, tescil talebinin HMK m.114/1-h uyarınca reddedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin '...' markasının, tüm harf dizilimi ile '...' markası içinde birebir yer aldığını, bu hususun, markalar arasında sessel, yazımsal ve anlamsal benzerliğin bulunmadığı yönündeki davacı iddiası ile çeliştiğini, davacının ticari unvanının, diğer mal ve hizmet alanlarındaki markasının da '...' olmasının, müvekkiline ait '...' markası yönünden iltibası kuvvetlendiren bir unsur olduğunu, davalı markasının müzik grubu tarafından, tüm sosyal medya hesaplarında 2012 yılından bu yana '...' olarak yer aldığını, davalının '...' markası ile bu yönden de ses, içerik, fonetik olarak iltibasın mevcut olduğunu, davacının ilgili alanda hizmet vermesi halinde, müvekkiline ait marka ile karıştırılacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... ... vekili, davacıya ait marka başvurusu ile müvekkiline ait marka arasında iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunduğunu, "..." kelimesinin müzik sektöründe de kullanıldığını, davacının iddiasının aksine "..." kelimesinin müzik sektöründe aktif şekilde kullanıldığını, davacı yanın talebinin kabul edilmesi halinde müvekkili aleyhine haksız rekabet oluşacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, markalarda müşterek olarak bulunan "..." kelimesinin davaya konu 41.sınıfta yer alan hizmetlerden hiçbirini tanımlamadığı veya bu hizmetlerin karakteristik özelliklerinden herhangi birini hemen ve ilk bakışta ilgili tüketici kesiminin aklına getirmediği, dolayısıyla "..." sözcüğünün davaya konu hizmetler bakımından somut ayırt edici niteliği haiz bir ibare olduğu, dava konusu marka başvurusunda yer alan "..." ibaresinin gerek markanın son kısmında yer alması, gerekse ilgili tüketici kesimi nezdinde "..." olarak ticari hayatta herkes tarafından kullanılabilen ve bu nedenle markasal ayırt ediciliği olmayan veya oldukça düşük olan kavramsal karşılığının bulunması nedeniyle dava konusu marka başvurusunun bir bütün olarak redde mesnet markadan farklılaştığının söylenemeyeceği, karşılaştırılan markalar kapsamında 41.sınıfta birebir aynı hizmetlerin bulunduğu da dikkate alındığında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı yanın müktesep hak iddiasına mesnet gösterdiği 2018/17712 ve 2020/80958 sayılı markaların tescil tarihleri ile dava konusu marka başvuru tarihi karşılaştırıldığında, önceki tarihli markaların her ikisinin de dava konusu marka başvuru tarihi itibariyle potansiyel olarak hükümsüzlük tehdidi altında bulundukları, ayrıca önceki tarihli markaların her ikisinin de tescil kapsamlarında dava konusu 41.sınıfta yer alan hizmetlerin yer almadığı, bu nedenlerle davacı yanın müktesep hak iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilin 38 ve 42.sınıfta tescilli "..." ibareli seri markalarının bulunduğunu, eğitim faaliyetlerinde kullanılmak üzere “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu ancak başvurunun 41.sınıf yönünden 2017/20184 sayılı "..." ibareli 41.sınıfta tescilli marka nedeniyle reddedildiğini, redde mesnet marka ile başvuru markası arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, yeterli düzeyde ayırt ediciliğin sağlandığını, müvekkilinin önceki markaları ile aynı font ve renkler kullanılarak "..." markalarının bilgi teknolojileri alanındaki bilinirliğinden faydalanmayı amaçladıklarını, taraf markalarının fiilen kullanıldıkları alanlar yönünden emtia benzerliğinin oluşmadığını, davalının markasını kullandığı spor, kültür ve eğlence hizmetleri ile müvekkilinin eğitim faaliyetlerinin ilgisinin bulunmadığını, hedef tüketici kitlesinin farklı olduğunu, "..." ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanını oluşturduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2020/87070 sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davalılara ait redde mesnet "..." ibareli 2017/20184 sayılı marka arasında, uyuşmazlık konusu 41.sınıf hizmetler açısından, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvuru markasında redde mesnet markadan farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin "..." kelimesinin kısaltması olarak yaygın kullanılan bir ibare olduğu ve başvuruya karıştırılma tehlikesinin önüne geçecek düzeyde ayırt edicilik sağlamadığı, redde mesnet markanın kapsamında uyuşmazlık konusu 41.sınıf hizmetler yer aldığından emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, davacının önceki tarihli 2018/17712 ve 2020/80958 sayılı "..." ibareli markaları 41.sınıfta tescilli olmadığı gibi süre yönünden de müktesep hak koşullarını sağlamadığını, redde mesnet markanın tescil tarihi itibariyle fiili kullanım alanlarının işbu davada tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1187, K. 2025/1325, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1187-e-2025-1325-k-62c1380ff32f