Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/48 E. 2026/905 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/48
Karar No
2026/905
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/48 KARAR NO : 2026/905

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2022 NUMARASI : 2022/46 Esas 2022/777 Karar DAVA : RÜCUEN TAZMİNAT KARAR TARİHİ : 09/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/46 Esas ve 2022/777 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı .... Şirketi tarafından Konya'da bulunan... Şirketine ait işlenmiş asansör ray emtiasını 25.05.2021 tarihinde satıldığını, bu emtianın Konya'dan İzmir'e getirilmesi için davalı ile 19.05.2021 tarihinde taşıma sözleşmesi imzaladıklarını, davalının maliki olduğu ve hakimiyetindeki .... plaka sayılı araç ile 19.05.2021 tarihinde yola çıktığını ve aynı gün Konya-Afyonkarahisar yolu 10 km'de seyir halindeyken aracın sol ön lastiğinin patlamasıyla emtianın zarar gördüğünü, davalı tarafından hasarın gerçekleşmesi nedeniyle ilgili yük gönderici firmaya geri götürüldüğünü, akabinde taşıma sigortacısı olan .... Şirketi tarafından düzenlenen 4612810007209-7 nolu poliçe kapsamında sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, alınan ekspertiz raporuna göre 42.273,25-TL hasar belirlendiğini ve sigorta şirketinin davalı fiili taşıyıcının tüzel kişiliğe sahip olmaması sebebiyle hasarın teminat kapsamında kaldığını bildirdiğini, yükte oluşan hasar nedeniyle müvekkilinin dava dışı .... Şirketine 48.000,00-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek müvekkilin ödemek zorunda kaldığı 48.000,00-TL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 01.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı rücu davasında zaman aşımı süresi geçtiğini, taşıma konusu emtia asansör rayı olup söz konusu rayların yapılı olarak araca yüklendiğini, yükü gönderen şirketin eşyayı taşıma güvenliğine uygun olacak şekilde araca yüklemesi gerekirken rayların düzgün yüklenmediğinden hasarın meydana geldiğini, tekerin patlaması ile rayların hasar görmesi arasında uygun illiyet bağından söz edilmeyeceğini, müvekkilinin dava konusu taşıma faaliyeti öncesinde aracın bakımlarını gerçekleştirdiğini ve araçtan kaynaklı bir sorun olamayacağını, aracın sol ön lastiğinin patlamasıyla frene basmamasının hayatın olağan akışın aykırı olacağı sebebiyle taşıma konusu emtiada meydana gelen zarardan müvekkilin sorumlu olamayacağını, taraflar arasında taşıma sözleşmesi akdedildiğini ancak müvekkiline ödeme yapılmadığını, araçtaki yükün zarar görmesi sebebiyle müvekkilinin emtiayı geri götürerek teslim ettiğini, davacının gönderen şirkete 48.000,00-TL ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiğini, söz konusu yükü gönderen şirketin emtianın araca yüklenmesinde ağır kusulu bulunduğunu, aksi kanaat oluşması halinde müvekkili ile davacının müteselsil sorumlu olup sözleşme bedelinin müvekkiline ödenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2021/5347 Dosya 2021/102741 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Davalıya ait sürücü belgesi, 3-Dava dışı ...Şirketi nezdinde davacı ... ile düzenlenen 461281007209-7 numaralı Yurtiçi Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi, hasar dosyası, 4-İzmir 31. Noterliğinin 25/05/2021 tarihli 12247 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin muhataba tebliğine ilişkin tebligat evrakı, 5-... plakalı araca ait olarak 19/05/2021 tarihi ve mevcut durum itibariyle tescil kayıtları, 6-Taraflara ait vergi sicil kayıtları, 7-Taraflara ait ticaret sicil kayıtları, 8-Taraflara ait esnaf sicil kayıtları, 9-Davacı ile dava dışı ... Şirketi arasındaki 19/05/2021 tarihli taşıma sözleşmesi ile sözleşme kapsamında dava dışı .... Şirketi tarafından düzenlenen 25/05/2021 tarihli TRY2021000000149 numaralı mal faturası, 01/06/2021 tarihli Teslim Belgesi, 10-Dava dışı .... Şirketi Üretim Sorumlusu ile davalı tarafından tutulan bila tarihli tutanak, 11-Davalı ... tarafından düzenlenen 19/05/2021 tarihli Tutanak, 12-Davalı tarafından düzenlenen 19/05/2021 tarih ve A-026984 numaralı Taşıma İrsaliyesi, 13-Kaza akabinde çekilen fotoğrafların renkli suretleri, 14-Bilirkişi heyetinin 02/06/2021 havale tarihli raporları, 15-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, davacı ile dava dışı ... Şirketi arasındaki 19/05/2021 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında dava dışı ....Şirketinden alınarak dava dışı... Şirketine teslim edilmek üzere fiili taşıyıcı sıfatını haiz davalı tarafından teslim alınan ve İzmir İlinden Konya İline taşınacak olan asansör ray emteasının, davalı sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Konya-Afyonkarahisar yolu 10 kilometrede seyir halinde iken aracın sol ön lastiğinin patlaması akabinde ani fren yapması neticesinde zarar görmesi üzerine, davacı tarafından dava dışı .... Şirketine ödenen hasar bedeli 48.000,00-TL tutarındaki maddi tazminatın fiili taşıyıcı olan davalıdan rücuen tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlığın, davacı ile dava dışı ... Şirketi arasındaki 19/05/2021 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında dava dışı ....Şirketinden alınarak dava dışı .... Şirketine teslim edilmek üzere fiili taşıyıcı sıfatını haiz davalı tarafından teslim alınan ve İzmir İlinden Konya İline taşınacak olan asansör ray emteasının, davalı sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın Konya-Afyonkarahisar yolu 10 kilometrede seyir halinde iken aracın sol ön lastiğinin patlaması akabinde ani fren yapması neticesinde zarar görmesi üzerine, davacı tarafından dava dışı ... Şirketine ödenen hasar bedeli 48.000,00-TL tutarındaki maddi tazminatın fiili taşıyıcı olan davalıdan rücuen tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu görülmüştür. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 863. madde hükmüne göre, sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. Aynı Kanun'un 864. madde hükmünde de, gönderenin kusursuz sorumluluk halleri düzenlenmiş olup, buna göre, gönderen kusuru olmasa da yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden kaynaklanan, taşıyıcının zararları ile giderlerini tazminle yükümlüdür. Ambalaj ve işaretlemenin nasıl yapılması gerektiğine ilişkin 862. madde hükmüne göre, eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. Ayrıca gönderen, eşyanın sözleşme hükümlerine uygun şekilde işleme tabi tutulabilmesi için işaretlenmesi gerekiyorsa, bu işaretleri de koymakla yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na tabi taşımalarda eşyanın ambalajlanması kural olarak gönderene aittir. Taraflar arasındaki taşımanın niteliği ve sözleşme ise ambalajlama ve işaretlemenin niteliğine ilişkin olarak belirgin bir rol oynar. Yetersiz ambalajlama ya da işaretlemenin hem gönderenin hem de taşıyıcının sorumluluk alanında gerçekleşen iş ve işlemlerden kaynaklanması halinde zarar, sebep olma oranına göre paylaşılacaktır. Bu yaklaşım 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 864/3. hükmüne de uygun olacaktır. Buna göre, zararın veya giderlerin doğmasında taşıyıcının davranışlarının da etkisi olmuşsa, tazmin yükümlülüğü ile ödenecek tazminatın kapsamının belirlenmesinde, bu davranışların ne ölçüde etkili oldukları da dikkate alınır. Taşıma nedeni ile meydana gelen zıya, hasar ve gecikme sonucu oluşan zararın tazmininden sözedilebilmesi için öncelikle taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi, sorumluluğun doğması halinde ise tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırlarının belirlenmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasında genel sebepler ve özel sebepler ayrımı yapılmış olup taşıyıcı ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875/3, 876 ve 878. maddesinde gösterilen hallerin mevcudiyetini ispat etmek suretiyle mesuliyetten kurtulabilir. Eşyanın taşıma süresini taraflar aralarında kararlaştırabilirler. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 873. maddesi uyarınca taraflar arasında taşıma süresinin kararlaştırılmış olması halinde taşıyıcı bu süre içerisinde, her hangi bir sürenin belirlenmemiş olması durumunda ise şartlar dikkate alındığında özenli bir taşıyıcıya tanınabilecek makul süre içerisinde teslim etmekle yükümlüdür. Taşıyıcının eşyanın geç tesliminden sorumlu tutulması halinde tazmin edilecek zararın kapsamı ve sınırları belirlenmelidir. Taşıyıcının sorumluluğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 882. maddesinin 3. fıkrası uyarınca taşıma ücretinin üç katı tutar ile sınırlıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 882. maddesine göre, 880. ve 881. maddeleri uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 886. maddesi uyarınca taşıyıcı veya 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 879. maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır. Yapılan açıklamalar kapsamında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 875. maddesi gereğince taşıyıcı eşyanın kararlaştırılan sürede, böyle bir sürenin kararlaştırılmamış olması halinde makul süre içerisinde teslimi ile sorumludur. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun Tanımlar başlıklı 3. maddesinde kargo, tek parçada en fazla yüz kilogramı geçmeyen genellikle ambalaj ve kap içerisinde olan küçük boyutlu koli, sandık, paket gibi parça eşya olarak tanımlanmıştır. Kural olarak, eşyanın ambalajlanması gönderene ait olsa da, kargo taşımasının niteliği gereği, davalının da eşyanın ambalajı hususunda nezaret yükümlülüğü olduğunun kabulü gerekir. Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından alıcıya teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Her ne kadar davalı vekilince, davacının borcu ifa ettiği tarihten itibaren 3 ay geçmekle zamanaşımına uğradığından bahisle zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 855/1. maddesinde; ''Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar.'' hükmünün düzenlendiği, aynı Kanun'un 855/3. maddesinde; ''Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar.'' hükmüne yer verildiği, davalı vekilinin dolduğunu iddia ederek zamanaşımı itirazında bulunduğu sürenin zamanaşımı süresinin başlamasının zarar hakkında rücu borçlusuna bulunulacak bildirime ilişkin şarta ilişkin olduğu, kaldı ki iş bu davanın rücuen tazminat davası olduğu, dava konusu rizikonun 19/05/2021 tarihinde vuku bulduğu, davacının ise taşımaya konu emteanın hasar görmesi sebebiyle dava dışı .... Şirketine 01/06/2021 tarihinde ödemede bulunduğu, davacının İzmir 31. Noterliğinin 25/05/2021 tarih ve 12247 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya bildirimde bulunduğu, ödemeden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin henüz sona ermediği anlaşılmakla reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin zorunlu arabuluculuk dava şartının usulüne uygun şekilde yerine getirmediği iddiası çerçevesinde davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin ise, davalı ... adına PTT (aps) yolu ile çıkartılan toplantı yer gün ve saatini bildirir arabuluculuk toplantı davet mektubunun davalıya 10.11.2021 tarihinde teslim edildiği, bu kapsamda zorunlu arabuluculuk dava şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilmiş olduğu anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın mahkememizce resen belirlenecek bir trafik alanında uzman ve bir makine mühendisi bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalıya ait sürücü belgesi, dava dışı .... Şirketi nezdinde davacı .... ile düzenlenen 461281007209-7 numaralı Yurtiçi Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi, hasar dosyası, İzmir 31. Noterliğinin 25/05/2021 tarihli 12247 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin muhataba tebliğine ilişkin tebligat evrakı, ... plakalı araca ait olarak 19/05/2021 tarihi ve mevcut durum itibariyle tescil kayıtları, davacıya ait vergi sicil kayıtları, davacıya ait ticaret sicil kayıtları, davacıya ait esnaf sicil kayıtları, davalıya ait vergi sicil kayıtları, davalıya ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait esnaf sicil kayıtları, davacı ile dava dışı ..... Şirketi arasındaki 19/05/2021 tarihli taşıma sözleşmesi ile sözleşme kapsamında dava dışı .... Şirketi tarafından düzenlenen 25/05/2021 tarihli TRY2021000000149 numaralı mal faturası, 01/06/2021 tarihli Teslim Belgesi, dava dışı ... Şirketi Üretim Sorumlusu ile davalı tarafından tutulan bila tarihli tutanak, davalı ... tarafından düzenlenen 19/05/2021 tarihli Tutanak, davalı tarafından düzenlenen 19/05/2021 tarih ve A-026984 numaralı Taşıma İrsaliyesi, kaza akabinde çekilen fotoğrafların renkli suretleri ve sair deliller göz önünde bulundurularak, davacı ile dava dışı .... Şirketi arasındaki 19/05/2021 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında dava dışı .... Şirketinden alınarak dava dışı ... Şirketine teslim edilmek üzere fiili taşıyıcı sıfatını haiz davalı tarafından teslim alınan ve İzmir İlinden Konya İline taşınacak olan dava dışı .... Şirketi tarafından düzenlenen 25/05/2021 tarihli TRY2021000000149 numaralı mal faturasında belirtilen asansör ray emteasının, davalı sevk ve idaresindeki ... . plakalı aracın Konya-Afyonkarahisar yolu 10 kilometrede seyir halinde iken aracın sol ön lastiğinin patlaması olayında kim veya kimlerin kusurlu olduğu, birden fazla kusurlu gerçek veya tüzel kişi var ise bu kişilerin kusur oranlarının ne olduğu, lastik patlaması sonucunda davalı araç sürücüsünün ani fren yapmasının kurallara uygun ve hasarı önlemeye yönelik olup olmadığı, davalı araç sürücüsünün aracın sol ön lastiğinin patlaması olayında aracı ve araçta bulunan yükü hasarsız bir şekilde emniyete alma ihtimali bulunup bulunmadığı, var ise araç ve içinde bulunan yükün hangi yollarla hasarsız bir şekilde emniyete alınabileceği, lastiğin patlaması sebebiyle ani fren yapan davalının hasarın oluşumunda kusurlu olup olmadığı, araçta yüklü bulunan asansör ray emteasının aracın lastiğinin patlaması akabinde davalı sürücünün ani fren yapması neticesinde hasar görüp görmediği, hasar görmüş ise hasarın mahiyetinin ne olduğu ve hasar sebebiyle oluşan zarar bedelinin ne kadar olduğu, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, zararın dava dilekçesi ekinde bulunan 01/06/2021 tarihli Teslim Belgesinde yer alan veriler ile uyumlu olup olmadığı, hasar gören emteanın sovtaj bedelinin ne kadar olduğu, netice itibariyle oluşan hasar bedelinden varsa sovtaj değerinin düşülmesi sonucunda zararın ne kadar olduğu, davacı tarafından dava dışı .... . Şirketine ödenen 48.000,00-TL bedelin makul olup olmadığı, kusur durumu gözetildiğinde davacının dava dışı ... . Şirketine ödediği bedeli davalıya rücu edip edemeyeceği, edebilecek ise ödediği bedelin ne kadarını davalıya rücu edebileceği hususlarının belirlenmesi suretiyle düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, bilirkişi heyeti 02/06/2022 havale tarihli raporlarında sonuç olarak, davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki kamyonun sol ön lastiğinin patlaması sonucu frene basması hayatın olağan akışı içinde her sürücünün yapması gereken ve olması gereken durum olduğunu, bu nedenle lastik patlaması sonucu sürücü ...'nın kazaya sebebiyet vermemesi, kendi can güvenliği ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürmemnesi sebebi ile atfi kabil kusurunun olmadığını, 19.05.2021 tarihinde ... plaka sayılı çekicinin sol ön lastiğinin yolda seyir halinde patlaması ve parçalanması sebebiyle dorse içerisinde zarar gören emtialardan sorumlu olamayacağını, sürücü ... sevk ve idaresindeki .... çekici ve .... plakalı dorseye yüklenmiş olan emtia ile seyir halindeyken Konya-Afyonkarahisar yolu 10.km'de aracın sol ön lastiğinin patlaması sonucu dorse içerisinde bulunan emtia hasar bedelinin 48.864,75-TL ve sovtaj bedelinin de 5.791,50-TL olması sebebiyle meydana gelen toplam zararın 42.273,25-TL olabileceğini mütalaa etmişlerdir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/2784 Esas 2022/4796 Karar sayılı ilamında aynen; ''...araca dış bir müdahale olduğuyla ilgili dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, dolayısıyla yangının aracın bakım eksikliğinden kaynaklandığı, davalı şoförler ... ve...'in kullandıkları aracın bakımı hususunda görevli olmadıkları ve buna dair bir sorumlulukları bulunmadığı, bu hususun davalı/taşıyıcı.... tarafından da kabul ve beyan edildiği, bu durumda yangının oluşumunda davalılar .... ve ....'e atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığının anlaşıldığı, davacının müşterilerine yaptığı mal bedellerinin ödenmesinden kaynaklanan zararından taşıma sözleşmesinin tarafı olan davalı ....'ın TTK'nun 877 ve 879. maddeleri uyarınca sorumluluğunun bulunduğu, davacı ve davalı ... arasındaki ticari ilişki taşıma sözleşmesine dayandığından davalı ....'ın sorumluluğunun sözleşmeye dayanan sorumluluk olup temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği...'' ibarelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2021/5347 Dosya 2021/102741 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davalıya ait sürücü belgesi, dava dışı ... . Şirketi nezdinde davacı ... . ile düzenlenen 461281007209-7 numaralı Yurtiçi Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi, hasar dosyası, İzmir 31. Noterliğinin 25/05/2021 tarihli 12247 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin muhataba tebliğine ilişkin tebligat evrakı, .... plakalı araca ait olarak 19/05/2021 tarihi ve mevcut durum itibariyle tescil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait esnaf sicil kayıtları, davacı ile dava dışı.... Şirketi arasındaki 19/05/2021 tarihli taşıma sözleşmesi ile sözleşme kapsamında dava dışı .... .. Şirketi tarafından düzenlenen 25/05/2021 tarihli TRY2021000000149 numaralı mal faturası, 01/06/2021 tarihli Teslim Belgesi, dava dışı .... Şirketi Üretim Sorumlusu ile davalı tarafından tutulan bila tarihli tutanak, davalı ... tarafından düzenlenen 19/05/2021 tarihli tutanak, davalı tarafından düzenlenen 19/05/2021 tarih ve A-026984 numaralı Taşıma İrsaliyesi, kaza akabinde çekilen fotoğrafların renkli suretleri, bilirkişi heyetinin 02/06/2021 havale tarihli raporları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın davacı ile dava dışı .... Şirketi arasındaki 19/05/2021 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında dava dışı ... Şirketinden alınarak dava dışı .... Şirketine teslim edilmek üzere fiili taşıyıcı sıfatını haiz davalı tarafından teslim alınan ve İzmir İlinden Konya İline taşınacak olan asansör ray emteasının, davalı sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın Konya-Afyonkarahisar yolu 10 kilometrede seyir halinde iken aracın sol ön lastiğinin patlaması akabinde ani fren yapması neticesinde zarar görmesi üzerine, davacı tarafından dava dışı ... Şirketine ödenen hasar bedeli 48.000,00-TL tutarındaki maddi tazminatın fiili taşıyıcı olan davalıdan rücuen tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, her ne kadar bilirkişi heyetince tanzim olunan raporda davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki kamyonun sol ön lastiğinin patlaması sonucu frene basması hayatın olağan akışı içinde her sürücünün yapması gereken ve olması gereken durum olduğu, bu nedenle lastik patlaması sonucu sürücü ...'nın kazaya sebebiyet vermemesi, kendi can güvenliği ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürmemnesi sebebi ile atfi kabil kusurunun olmadığı mütalaa olunmuş ise de, davaya konu tazminat talebinin dayanağının davacı ile dava dışı .... Şirketi arasındaki 19/05/2021 tarihli taşıma sözleşmesi olduğu, davalının da fiili taşıyıcı sıfatını haiz olduğu dikkate alındığında uyuşmazlık açısından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 877 ve 879. maddelerinin uygulanması gerektiği, yukarıda yer verilen Yargıtay içtihadı ile yasa maddeleri dikkate alındığında, taşıma sözleşmesine konu emteanın sağlam ve eksiksiz olarak teslim alınması ile taşımanın başlaması akabinde davalıya ait ... plakalı aracın sol ön lastiğinin patlaması olayının meydana gelmesinde lastiğin patlaması açısından araca dış bir müdahale olduğu hususunda dosya muhteviyatında herhangi bir delil bulunmadığı gibi tarafların da bu yönde herhangi bir iddia ve beyanlarının olmadığı, dolayısıyla aracın sol ön lastiğinin patlamasının aracın bakım eksikliğinden kaynaklandığının kabulünün gerektiği, taşıma sözleşmesine konu emteanın meydana gelen kaza neticesinde hasar gördüğü, taşımaya konu asansör ray emteasında oluşan hasar bedelinin 48.864,75-TL olduğu, davacı ... ile dava dışı ... Şirketi arasında düzenlenen 01/06/2021 tarihli Teslim Belgesinden anlaşıldığı üzere asansör ray emteasında oluşan hasar bedeli açısından davacı ...'in dava dışı ... Şirketine 48.000,00-TL ödeme yaptığı, ödeme tarihinin 01/06/2021 olduğu, bu kapsamda rücuen tazminat talebi açısından fiili taşıyıcı ...'nın ödemenin yapıldığı 01/06/2021 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, davalı ... ile dava dışı .... Şirketi üretim sorumlusu ... arasında tanzim olunan tutanakta ise hasar gören emteanın kaza akabinde hasarlı şekilde dava dışı ... Şirketine geri getirilerek teslim edildiği, hasarlı emteanın sovtaj bedelinin 5.791,50-TL olduğu, belirtilen gerekçeler dahilinde dava dışı ... Şirketinin zararının (48.864,75-TL-5.791,50-TL) 42.273,25-TL olduğu, davacı tarafından dava dışı ... Şirketine 48.000,00-TL ödenmiş ise de, ödeme neticesinde fiili taşıyıcı sıfatını haiz davalıya rücu edilebilecek tazminat miktarının gerçek zarar miktarı olan 42.273,25-TL ile sınırlı olduğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Hükmün tashihi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesinde; ''Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıdaki madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların mahkemece re'sen veya tarafların talepleri üzerinde düzeltilebileceği belirtilmiştir. Davaya konu rücuen tazminat talebi açısından fiili taşıyıcı ...'nın, davacı ...'in dava dışı .... . Şirketine yapılan 48.000,00-TL bedelli ödeme tarihi olan 01/06/2021 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, mahkememizin kabulünün de bu yönde olduğu, ancak gerekçeli kararın hüküm kısmının 1 numaralı maddesinde faiz başlangıç tarihinin 01/06/2021 olarak yazılması gerekirken sehven 01/06/2022 olarak yazıldığı, bu durumun basit, açık ve anlaşılabilir bir hatadan kaynaklandığı ..." gerekçesi ile, açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, rücuen tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 42.273,25-TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 01/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'e verilmesine, 5.726,75-TL'ye yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğini, arabuluculuk faaliyetinin usulüne uygun gerçekleştirilmediğini, rücu davası açılması için 3 aylık zamanaşımı süresinin geçtiğini, kanun hükümleri gereğince, gönderenin, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek zorunda olduğunu, taşıma konusu asansör rayı emtiasının niteliği gereği yağlı olup, o şekilde araca yüklendiğini ve taşıma esnasında en ufak bir hızda veya frende rayların hareket edeceğinin aşikar olduğunu, gönderen şirket tarafından rayların düzgün şekilde paketlenmediğini, ambalaj ile yahut hareket etmesini engelleyecek bir şekilde sabitlenmediğini, yaşanan teker patlaması sonucu da müvekkilinin fren yapması üzerine doğal olarak rayların ileri doğru gittiğini ve hasar gördüğünü, normal veya ani bir fren hareketi gerçekleştiğinde dahi rayların hasar göreceği değerlendirmesi yapıldığında, tekerin patlaması ile rayların hasar görmesi arasında uygun illiyet bağının varlığından söz edilemeyeceğini, hasarın teker patlamasından kaynaklanmadığını, göndericinin yeterli ambalajlama yapmaması neticesinde gerçekleştiğinin aşikar olduğunu, bilirkişi raporunda da müvekkilinin sorumlu olmayacağının belirtildiğini, mahkemenin bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne rağmen müvekkilinin sorumluluğuna karar verilmesinin hatalı olduğunu, taşıma işi için müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığını, müvekkiline sözleşmeden doğan ücretin yanında emtiayı tekrar geri götürmesi sebebiyle de ücret ödenmesi gerektiğini, davacı tarafından ödeme yapılırken müvekkiline herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, adi yazılı ödeme belgesini kabul etmediklerini belirtmelerine rağmen bu hususta herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığını, emtia hasar bedelinin yüksek, sovtaj bedelinin ise düşük belirlendiğini, bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik inceleme yapıldığını, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, karayolu taşımasıyla taşınan emtianın zarara uğraması sebebiyle oluşan zararın taşıma sözleşmesine dayalı rücuen tazmini istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun; B) Taşıyıcının sorumluluğu I - Zıya veya hasar ile gecikmeden doğan zarardan sorumluluk MADDE 875- (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun. II -Sorumluluktan kurtulma 1. Genel olarak a) Taşıyıcının özeni MADDE 876- (1) Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. b) Araç arızası ve kiraya verenin kusuru MADDE 877- (1) Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. 2. Özel hâller MADDE 878- (1) Zıya, hasar veya teslimdeki gecikme, aşağıdaki hâllerden birine bağlanabiliyorsa taşıyıcı sorumluluktan kurtulur: a) Sözleşme veya teamüle uygun olarak üstü açık bir aracın kullanılmış olması yahut güverteye yükleme yapılması. b) Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama. c) Eşyanın gönderen veya gönderilen tarafından işleme tabi tutulması, yüklenmesi veya boşaltılması. d) Eşyanın; özellikle kırılma, paslanma, bozulma, kuruma, sızma, olağan fire yoluyla kolayca zarar görmesine yol açan doğal niteliği. e) Taşınacak paketlerin gönderen tarafından yetersiz etiketlenmesi. f) Canlı hayvan taşıması. g) 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile diğer kanun ve düzenlemelerde yer alan hükümlerin taşıyıcının sorumluluktan kurtulmasını haklı gösterdiği hâller. (2) Herhangi bir zararın hâl ve şartlara göre birinci fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda, o zararın bu sebepten ileri geldiği varsayılır. Birinci fıkranın (a) bendinde öngörülen olağanüstü zıya veya hasar hâlinde bu karine geçerli olmaz. (3) Zıya, hasar veya gecikme, gönderenin eşyanın taşınmasına ilişkin özel talimatlarına taşıyıcının uymamasından ileri gelmişse, taşıyıcı birinci fıkranın (a) bendine dayanarak sorumluluktan kurtulamaz. (4) Taşıyıcı, sözleşme uyarınca eşyayı sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, neme, sarsıntılara ya da benzer etkilere karşı özel olarak koruma yükümlülüğü altında ise, birinci fıkranın (d) bendine ancak, hâl ve şartlara göre, özellikle de gerekli donanımın seçimi, bakımı ve kullanımına ilişkin kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir. (5) Taşıyıcı birinci fıkranın (f) bendine ancak hâl ve şartlara göre kendisine düşen tüm önlemleri almış ve özel talimatlara uygun davranmış bulunması hâlinde dayanabilir. III - Yardımcıların kusuru MADDE 879- (1) Taşıyıcı; a) Kendi adamlarının, b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. IV -Tazminatta esas alınacak değer MADDE 880- (1) Taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. (2) Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir. Zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığı karine olarak kabul edilir. (3) Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. V- Zarar saptama giderleri MADDE 881- (1) Taşıyıcı, eşyanın zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 inci madde uyarınca ödenmesi gereken tazminattan başka, zararın saptanması için yapılması zorunlu olan giderleri de tazminle yükümlüdür. VI - Sorumluluk sınırları MADDE 882- (1) Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı hâlinde, 880 ve 881 inci maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (2) Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı hâlinde taşıyıcının sorumluluğu; a) Gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, b) Gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. (3) Taşıyıcının, taşıma süresinin aşılmasından doğan sorumluluğu, taşıma ücretinin üç katı ile sınırlıdır. (4) Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir. VII - Diğer giderlerin tazmini MADDE 883- (1) Taşıyıcı, zıya veya hasardan sorumlu olduğu hâllerde, 880 ilâ 882 nci maddelere göre ödenmesi gereken tazminatı ödedikten başka, taşıma ücretini geri verir ve taşıma ile ilgili vergileri, resimleri ve taşıma işi nedeniyle doğan diğer giderleri de karşılar. Ancak, hasar hâlinde, birinci cümle uyarınca yapılacak ödemeler 880 inci maddenin ikinci fıkrasına göre saptanacak bedel ile orantılı olarak belirlenir. Başkaca zararlar karşılanmaz. VIII - Diğer zararlarda sorumluluğun en yüksek tutarı MADDE 884- (1) Taşıyıcı, taşıma işinin yapılmasında, sözleşmeden doğan bir yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle meydana gelen ve eşyanın zıyaından, hasarından veya taşıma süresinin aşılmasından kaynaklanmayan ve eşya veya kişi zararları dışında kalan zararlardan, tam zıya hâlinde ödenmesi gereken tazminat miktarının üç katı ile sınırlı olmak üzere sorumludur. IX - Sözleşme dışı istemler MADDE 885- (1) Bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtuluş hâlleri ve sınırlamaları, gönderen veya gönderilenin, zıya, hasar veya gecikme nedeniyle taşıyıcıya yöneltebileceği, sözleşme dışı istemleri için de geçerlidir. (2) Taşıyıcı, eşyanın zıyaından veya hasarından dolayı, üçüncü kişilerin sözleşme dışı istemlerine karşı, sorumluluktan kurtulma sebeplerine ve sınırlamalara dayanabilir. Ancak, bunlar; a) Üçüncü kişi taşımaya onay vermemişse ve taşıyıcı, gönderenin eşyayı gönderme konusunda yetkili olmadığını biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa, b) Eşya, taşıma için teslim alınmadan önce, üçüncü kişinin veya ondan zilyetliği elde etmiş olan kişinin onayı olmaksızın elinden çıkmışsa, ileri sürülemez. X - Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı MADDE 886- (1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. XI - Yardımcı kişilerin sorumluluğu MADDE 887- (1) Taşıyıcının yardımcılarından birine karşı, eşyanın zıyaı, hasarı veya geç teslimi sebebiyle, sözleşme dışı sorumluluktan doğan istemler ileri sürülmüşse, o kişi bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma sebeplerine ve sorumluluk sınırlamalarına dayanabilir. Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiille veya ihmalle sebebiyet verilmişse birinci cümle hükmü uygulanmaz. XII - Fiilî taşıyıcı MADDE 888- (1) Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiilî taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir. (2) Fiilî taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def’ileri ileri sürebilir. (3) Asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar. (4) Fiilî taşıyıcının yardımcılarına başvurulursa 887 nci madde hükmü uygulanır. (5) Fiilî taşıyıcı taşıma senedinde veya diğer bir belgede kendisine teslim olunan eşyanın ne hâlde bulunduğunu tespit ettirebilir. Bu hükme uyulmadığı takdirde 858 inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır. XIII -Bildirim MADDE 889- (1) Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. (2) Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. (3) Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer. (4) Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabilir. Bildirimde bulunanın kim olduğu herhangi bir şekilde anlaşılıyorsa, imzaya gerek yoktur. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir. (5) Zıya, hasar veya gecikme teslim sırasında bildirilirse, bu bildirimin yukarıdaki hükümlere uygun olarak eşyayı teslim edene yapılması yeterlidir...'' Yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle fiili taşıyıcı davalının sorumluluğunu azaltıcı veya kaldırıcı nedenlerin varlığını ispatlayamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2022 tarih ve 2022/46 Esas 2022/777 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 2.887,68.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 722,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 2.165,68.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/48, K. 2026/905, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-48-e-2026-905-k-8cae59b639b4