Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/273 E. 2026/572 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/273
- Karar No
- 2026/572
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/273
KARAR NO: 2026/572
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 03/10/2022
NUMARASI: 2015/719 Esas - 2022/886 Karar
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/03/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ortaklarından ... tarafından ... Polis Merkezi Amirliğinde verilmiş olan ifade tutanağında ve ... tarafından... Asayiş Büro Amirliğinde verilmiş olan ifade tutanağında da belirtildiği üzere, davacı şirket yetkilileri 20 Eylül 2014 Cumartesi günü akşam saat 20.00 sıralarında yukarıda adresini belirtmiş oldukları iş yerindeki muhasebe bürosu kapatılarak iş yerinden ayrıldıklarını, 22/09/2014 pazartesi günü sabah saat 08.00 sıralarında muhasebe bürosuna girildiğinde çelik kasanın kilitlerinin kırılarak açılmış olduğunun görülmesi üzerine polisin arandığını, olay yeri inceleme tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını, davacı şirketin meşru hamili olduğu çekler ile şirkete ait çek koçanlarında yer alan boş çekleri, nakit parayı, bulunan ziynet eşyalarını, ruhsatlı silah, pasaportla ve kredi kartının çalındığını, Bakırköy 1. ATM'nin 2014/936 E. sayılı dosyası ile dava konusu çek ile birlikte toplam 17 çek hakkında ödeme yasağı kararı alındığını, yargılama sonunda 14 çek hakkında iptal kararı verildiği dava konusu olan ...Şubesi ... nolu hesabına keşide edilen 30/11/2014 tarih 13.000,00 TL bedelli ... nolu çek hakkında ayırma kararı verildiğini ve mahkemenin 2015/207 E. sayılı dosyası ile ile dava devam etmekte iken dava konusu çekin ... tarafından bankaya ibraz edildiğinin bildirilmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığını, dava konusu çekin .... A.Ş.' den alındıktan sonra davacı şirket tarafından ciro edilmemiş bir halde kasada muhafaza edilmekte iken çalındığını, ciro ve imza yapılmış ise de bulunan kaşe ve imzanın sahte olduğunu bu duruma bağlı olarak ciro silsilesinin kopmuş olduğunu bu nedenlerle dava konusu çekin davalıdan istirdadı karar verilerek davacı şirkete iadesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava konusu edilen çekte ciro silsilesinde görünürde herhangi bir kopukluk olmadığı anlaşılmaktadır. Mevcut ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı anlaşılmakla çekin borçtan mücerret olma niteliği karşısında, davacının ciro imzasının sahte olduğu alınan bilirkişi raporu ile sabit ise de TTK'nın 677. maddesindeki düzenlemeye göre, imzaların istiklali prensibi benimsenmiş olup, ciro imzalarından biri sahte bile olsa, düzgün ciro silsilesine göre çeki iktisap edenin, çeki iktisapta ağır kusurunun bulunduğunun ayrıca kanıtlanması gerekir." denildiği, Mahkememizce yapılan yargılamada dava konusu çekteki ciro silsilesi düzgün olduğu, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin ancak kötüniyetle iktisap etmiş olması veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunması halinde çeki iade ile yükümlü olup davalının kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı için çek iptali yönünden davanın reddinin gerektiği gibi davalı tarafından çekin bir önceki cirantaya iade edilmiş olması karşısında, davacının menfi tespit talebi yönünden ise davalı yanda pasif husumet vasfı bulunmadığı anlaşılmakla bu yönüyle de davanın reddine , ..." karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekteki ciro silsilesi kopmuş olup, istinaf konusu kararda konu ile ilgisi olmayan durum ve içtihatlardan hareketle yanlış ve yanılgılı değerlendirme yapıldığını, dosyada mevcut dava konusu çekin fotokopisinin arka yüzünün incelenmesinden de görüleceği üzere; işbu çek, ciranta ....A.Ş. tarafından davacı şirketin ismine ve emrine ciro edildiğini, davacıya yapılan bu ciro şekline göre dava konusu çekin ciro silsilesinin normal ve meşru bir şekilde devam edebilmesi için ciranta ....A.Ş.nin cirosundan sonra davacı şirket tarafından ciro edilmiş olması gerektiğini, ....A.Ş.nin cirosundan sonra davacı şirket adı kullanılmak sureti ile basılmış olan kaşe sahte olduğu gibi, bu sahte kaşe üzerinde yer alan imza da davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, dolayısı ile dava konusu çek, son yetkili ve meşru hamil olan davacı şirket tarafından ....Şti.ne devir/teslim ve ciro edilmemiş ve bu nedenle ciro zinciri koptuğunu, kararda davacı şirkete yapılan cironun davacı şirketin emrine yapılan bir ciro olduğu ve bu cirodaki imzanın sahteliğinin ciro silsilesine olan olumsuz etkisi dikkate alınmadığını, sanki ortada sadece normal bir beyaz ciro varmış gibi yanlış ve yanılgılı bir değerlendirme yapıldığını, davalının dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusurunun bulunduğu hususu davalı tarafın kendi çelişkili ve tutarsız beyanlarından açıkça sübuta ermiş olmasına rağmen, bu durumun mahkemece dikkate alınmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 12/11/2014 tarihinde bankaya teslim edildiği belirtilen çekin, aradan yaklaşık 9,5 ay gibi bir süre geçtikten sonra bu kere başka bir nedenden dolayı ve başka bir şirket tarafından babasına verildiği beyan edilmiş ciro silsilesindeki kopukluk nedeni ile davalının dava konusu çek nedeniyle yetkili ve meşru hamil davacı şirketten alacaklı olabilmesi yasal olarak mümkün olmadığı gibi dava konusu çekin davalı tarafından cirolanmak suretiyle bankaya ibraz edilmiş olduğundan ibraz işleminden sonra artık davalının çeki önceki cirantaya iade etmiş olduğundan bahisle pasif husumet yokluğundan bahsedilemeyeceğini, ki davalının iade konusundaki beyanları da son derecede çelişkili ve ispata muhtaç olup, çekin iade edildiği isimde bir şahsın gerçekten var olup olmadığı dahi meçhul olup konu ile ilgili olarak şikayet üzerine açılmış olan soruşturma dosyasının sonuçlanmasının beklenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, yetkili hamilin rızası hilafına elden çıkan çekin istirdadı davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın ispatlanıp ispatlanmadığı, çekin davacıya iade edilip edilemeyeceği noktasındadır. Dava konusu ... A.Ş. ... Şubesine ait, 30.11.2014 keşide tarihli, ... numaralı 13.000,00 TL bedelli çek, dava dışı ... tarafından dava dışı .... A.Ş. lehine keşide edilmiş olup, .... A.Ş. tarafından .... A.Ş.'ye, onun tarafından da davacıya ciro edilmiş, sırasıyla .... Şti., onun tarafından davalı ...'e ciro edilerek, çekin ibrazı üzerine çek iptaline ilişkin Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/936 Esas sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı gereğince çek bedeli ödenmemiştir. Dosya içinde bulunan çek görüntüsünün incelenmesinde, çek örneğinde davacının ciranta olarak imzası yer almakta olup, .... Şti. tarafından da davalıya ciro edilmiş, davalı ciro yoluyla hamildir.
Davacı tarafça, çekin iş yerinde bulunan kasadan çalındığını ve davalının çeki haksız ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğinden bahisle ve kendisinin yetkili hamil olduğu iddiasıyla çekin istirdadına karar verilmesi istenmiştir.
TTK'nın 790. maddesinde cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi gereğince; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat ettiğinde, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.
Çek istirdadı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.
Davacı, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı TTK’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmez. Bu itibarla, çekin ciranta cirosunda bulunan imzaların davacı şirket yetkililerine ait olmadığı bu nedenle davalının yetkili hamil olarak addedilemeyeceği yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir.
Çek üzerindeki ciro silsilesi tam olup, davalının yetkili hamil olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, 6102 sayılı TTK’nin 792. maddesine gereği üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmesi halinde çek bedelinin istirdadını çeki kötüniyetle veya ağır kusurlarıyla iktisap etmiş olan hamilden talep edebilecektir. Bu madde hükmüne göre, davalının çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Davalının çekin rıza dışında elden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. Çekin rıza dışı elden çıkması halinde ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Somut olayda, dosya kapsamından davacının bu husustaki ispat külfetini yerine getirememiş, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğine veya iktisabında ağır kusurlu olsuğuna dair delil ibraz etmediği gibi, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde de, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğini gösterir bir emare bulunmadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenlerle, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin kanıtlayamadığı, bunu gösterir bir emare bulunmadığı, davacı delil listesinde delil olarak çek iptali dava dosyasını ve Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 2014/38783 soruşturma dosyasını bildirdiği, başkaca delili olmadığı anlaşılmakla, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmaması dosya kapsamına uygun olup, davalının davaya konu çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamadığı gözetilerek, Mahkemece davanın reddine, yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılarak, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 732,00 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.26/03/2026