Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/610 E. 2026/838 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/610
Karar No
2026/838
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/610 - 2026/838 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/610 KARAR NO : 2026/838

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2025 NUMARASI : 2025/87 ESAS - 2025/560 KARAR

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.04.2017 tarihinde saat 04.00 sıralarında davalılardan ...' in sürücüsü olduğu, diğer davalı ...'e 473732716 Poliçe numarası ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalısı olduğu, diğer davalı ... Otomotiv....A.Ş'nin maliki ve işleteni olduğu 2016 modeli ... marka ... plakalı özel aracın, olay mahalli olan ... sokak üzerindeki ... Bar içinde çıkan tartışma sonucu, davalı sürücünün aracını kalabalık olan topluluğun üstüne sürerek yol üzerindeki müvekkili yaya ...'a, aracıyla kasten vurduğunu, Ankara 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/251 E. 2019/793 K. Sayılı dosyası kapsamında davalı ... hakkında müvekkiline yönelik anılan eylemi nedeni ile olası kast ile yaralama suçundan hüküm verildiğini, olay nedeni ile müvekkilinin vücudunda yaşamsal fonksiyonların ağır derecede etkileyecek nitelikte birden fazla kemik kırıkları ve diğer yaralanmaların oluştuğunu, ceza davası kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu, Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 26/04/2017 gün ve "2017/8347" sayılı raporunda yaşam fonksiyonlarının 5 ağır derecede etkilediğini, müvekkilinin dava konusu olay nedeniyle; beden gücü kayıp oranının olaydan 1 yıl sonra 17.04.2018 tarihli Marmara Üniversitesi İstanbul Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Özürlü Sağlık Kurulu Raporu ile % 8 olarak belirlendiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000.00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden ise sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi müşterek ve müteselsilen işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 27.02.2023 tarihli beyan dilekçesi ile; maddi tazminat yönünden tüm davalılar bakımından davadan feragat ettiklerini, manevi tazminat bakımından ise davaya devam ettiklerini belirtmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini dilemiştir. Davalı ... Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemelerden açılması sebebi ile davanın yetki yönünden reddini, dava konusu taleplerin haksız fiil kaynaklı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, bu sebepten de davanın görev yönünden de reddi gerektiğini, müvekkilinin kazaya konu olan aracı Uzun Dönem Kira Sözleşmesi ile ... Organizasyon Ltd. Şti isimli firmaya kiraladığını, kazaya konu ... plakalı araç kira sözleşmesini müteakip ...'e teslim edildiğini ve kaza tarihinde de aracın kiracı tarafından kullanıldığını, kazaya karışan kişinin de bahsi geçen kiracı firmanın sahibi olduğunu, bu sebepten davanın aracı müvekkilinden kiralayan firmaya ve haksız fiilin oluşumuna sebep olan kişiye karşı açılması gerektiğini, davacının maluliyet oranını %8 olarak beyan etmesinin ispatla dayalı olması gerektiğini, bu oran üzerinden tazminat talebinde bulunulmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, buna istinaden Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin ... plakalı aracının kaza tarihinde ... Sigorta tarafından kasko poliçesi ile ... Sigorta tarafından ise trafik poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, bu sebepten söz konusu davanın tarafı olmayan kasko sigorta şirketi olan ... Sigorta'ya ve aracı uzun dönem kiralayan ve yasal olarak işleten sıfatına sahip ... Organizasyon Ltd.Şti. 'ye davanın ihbar edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olay ile ilgili olarak müvekkili ...'in ... Bar isimli restaurantın önüne saatin geç olması nedeniyle kardeşini almak için ... plakalı ... marka araç ile gittiğini, kardeşini bulamayınca arabasına binip ayrılacakken dükkan çalışanları ile tartışan ve hakaret eden kişileri gördüğünü, aşırı derecede alkollü olan davacının ve yanında bulunan şahısların mekanda bulunan diğer müşterileri rahatsız ederek işletmede huzuru bozacak davranışlar sergilediğini, akabinde bu şahısları, güvenlik görevlileri ve bir kısım müşterilerin dışarı çıkarmaya çalıştığını, aynı hareketler dışarıda da devam edince müvekkilinin yalnızca tartışmayı yatıştırmak maksadıyla araçtan indiğini, sonrasında tartışma ortamından uzaklaşarak aracına doğru yöneldiğini, bu esnada müşteki ve arkadaşlarının müvekkilini tehdit ve tahrik etmeye devam ettiğini, müvekkilinin kalabalıktan kurtulmak ve hakaret eden şahısların saldırılarına maruz kalmamak için olay yerinden uzaklaşarak aracına bindiğini, ardından saldırgan şahısların müvekkilinin aracının üzerine doğru gelerek olay yerinden ayrılmasına engel olmaya çalıştıklarını, müvekkilinin olay yerinden ve kalabalığın içinden ayrıldıktan sonra olay gününün sabahında kendisine gelen telefon aracılığıyla müştekinin yaralandığını öğrendiğini, söz konusu dava süresinde açılmamış olduğundan davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, alınan maluliyet raporunun geçerli sayılamayacağını, bu nedenle uygun rapor hazırlanması gerektiğini, davacının aşırı alkol etkisinde olması sebebi ile kusurlu olduğunu ve manevi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini, dava şartları gerçekleşmediğinden, davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 08.04.2017 tarihinde, davalılardan ...' in sürücüsü olduğu, davalı ... Otomotiv....A.Ş'nin maliki ve işleteni olduğu diğer davalı ... Sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın, davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu, davaya konu olay nedeniyle Ankara 47.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/251 E., 2019/793 Karar sayılı dosyasında açılan kamu davasında, davalı ...'in davacıya yönelik eylemi nedeni ile kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olduğu, mahkemece aldırılan adli trafik bilirkişisi tarafından tanzim edilen raporda da davalı ...'in %100 kusurlu ve kasta varan şekilde davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunun anlaşıldığı, yine mahkemece aldırılan ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ATK ABD tarafından düzenlenen 04.01.2023 tarihli maluliyet raporunda davacının olay neticesinde %4 kalıcı maluliyet, 12 ay süreyle geçici iş göremezlik, 2 ay bakıcı ihtiyacı oluşacak şekilde yaralandığı, buna göre davacının meydana gelen olay nedeni ile manevi olarak zarara uğradığının kabulü gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın kasten meydana gelmiş olması, davacının uğradığı maluliyetin derecesi nazara alındığında mahkemece takdiren 200.00,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsiline karar verilmesi gerektiği, KTK'nın 3. maddesinde işleten tanımı yapılarak; "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." denilerek, araç maliki işleten olarak kabul edilmekle birlikte, araç malikinin aksini ispatlaması durumunda işleten olarak sorumluluğuna gidilemeyeceğinin kabul edildiği, davalı ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş tarafından dosyaya araç kiralama sözleşmeleri ve davaya konu aracın plakasını da içeren şekilde faturalar sunulduğu, davaya konu aracın uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile ihbar olunan ... Organizasyon Limited Şirketine kiralandığı, bu nedenle davalı ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş'nin işleten sıfatının bulunmadığı, en nihayetinde maddi tazminat talebi bakımından davacılar vekilince mahkemeye sunulan 27.02.2023 tarihli dilekçe ile maddi tazminat taleplerinden tüm davalılar yönünden feragat ettiklerini bildirdikleri anlaşıldığından maddi tazminat talebi bakımından tüm davalılar yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar verildiği, manevi tazminat bakımından davalı ... Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verildiği, davacı ve davalı Sigorta Şirketi arasında varılan anlaşma uyarınca, maddi tazminat ödemesi yapılması neticesinde davadan feragat edilmiş olduğu, bu bakımdan davanın açıldığı tarih itibariyle davacının eldeki davanın açılmasında haklı bulunduğu anlaşılmakla, davalılar ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... vekilince lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi talep edilmiş ise de, bu yöndeki talebin az yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "1-Maddi tazminat yönünden; tüm davalılar bakımından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 2- Manevi tazminat talebi bakımından; A) Davalı ... Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, B) Davalı ... aleyhine açılan davanın KABULÜNE, 200.00,00 TL manevi tazminatın 08.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkemenin husumet yönünden ret kararının Kanuna aykırı olduğunu, yerel mahkemenin delilleri eksik ve hatalı incelediğini, sözleşmenin sonradan düzenlenmiş olması ihtimali ve damga vergisi yönünden inceleme eksikliği bulunduğunu, bu sözleşmenin, dava konusu trafik kazası sonrasında, sorumluluktan kurtulma amacıyla geriye dönük olarak düzenlenmiş olması ihtimali bulunduğunu, bu nedenle, sözleşmenin geçerliliğinin en temel göstergelerinden biri olan damga vergisinin ödenip ödenmediği hususunda araştırmasının yapılması gerektiğini, dava dosyasında, mahkemece sözleşmeye ilişkin olarak Damga Vergisi Ödeme Bildiriminin veya Damga Vergisi Beyannamesinin ibrazının istenmediğini, yerel mahkemenin davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin işleten sıfatının bulunmadığına ilişkin kararının, sadece kira sözleşmesinin varlığına dayanması sebebiyle hatalı olduğunu, davalı tarafından sunulan sözleşme ve faturaların hukuki geçerliliğinin ve gerçeğe uygunluğunun detaylıca incelenmediğini, faturanın düzenlenme tarihi ile kira sözleşmesindeki dönemin uyuşup uyuşmadığı, faturanın düzenlendiği tarihte Vergi Usul Kanunu'na uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, faturadaki seri ve sıra numaralarının, Vergi Dairesi kayıtlarında o dönemde davalı şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığı, faturanın içeriğinde, kiralama hizmetine ilişkin açık ve net ifadelerin yer alıp almadığı, faturanın ve kira sözleşmesinin birbirine atıfta bulunarak tutarlılık gösterip göstermediği, fatura bedelinin, kaza tarihindeki araç kiralama piyasa koşullarına uygun olup olmadığı gibi hususların araştırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi, gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemidir. 2918 sayılı KTK.nın hükümlerine göre trafik kaydı, işleteni kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir Yasa hükmü de yoktur. Aynı Yasa'nın 3. maddesinde; "İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görünen veya aracın uzun süreli kiralama ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse bu kimse işleten sayılır" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85. maddesinde ise; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler karşısında kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamalarında kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Somut olayda , taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, kira bedellerinin ödenip ödenmediğinin, gerektiğinde davalı malik ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin belirtilen bu deliller ile fatura ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 18/07/2025 tarihli, 2025/87 Esas - 2025/560 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilin vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden tarafından yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde istinaf edene iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/610, K. 2026/838, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-610-e-2026-838-k-0df5711f8cea