Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2361 E. 2024/894 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2361
Karar No
2024/894
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2361 - 2024/894 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : 2023/2361 KARAR NO : 2024/894

BAŞKAN : ... ÜYE : .... ÜYE : ... KATİP : ....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/931 KARAR NO : 2023/891 KARAR TARİHİ : 23/06/2023 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 18/09/2023(Davacı)-25/09/2023(T.....) DAVACI : ... VEKİLİ : Av..... DAVALI : 1 -.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2 -... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 3 -... MİRASÇILAR : 1 -... 2 -.... 3 -... 4 -... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan ) B.A.M. KARAR TARİHİ : 25/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/04/2024

Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... adına kayıtlı, davalı ....'ın hız limitlerini ihlal ederek kullandığı ... plakalı araç ile müvekkiline çarparak hayati tehlikeye maruz kalacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin uzun süre yoğun bakımda kaldığını, 2 kez ciddi ameliyat geçirdiğini, aracın... Şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin yatalak bir hasta olarak hayatına devam ettiğini, ömür boyu sürecek devamlı bir sakatlığı ve uzuv kaybının meydana geldiğini, ailesi ve 3. kişilerin yardımı olmadan hayatını devam ettiremediğini, müvekkilinin günlük ihtiyaçları için SGK'nın verdiği ürünlerin yetmediğini beyanla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın davalılar ...ile ... açısından kaza tarihi olan 11/10/2015 tarihinden, davalı sigorta şirketi açısından ise dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ve poliçe kapsamı ile sınırlı kalmak kaydı ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 150.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi 11/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ....'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusurunun olmadığını, kaza tespit tutanağında da tüm kusurun davacıda olduğunun belirtildiğini, soruşturma aşamasında düzenlenen raporda araç sürücüsü ....'ın hafif kusurlu, yaya ...'in ise ağır kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacının davalının kusuruna dayalı olarak tazminat talep ettiğini, müvekkilinin tali (hafif) kusurlu olduğu sonucunun ortaya çıkması halinde tazminat miktarlarından bu oranda indirim yapılması gerektiğini, zorunlu trafik sigortasının davacının maddi tazminat taleplerini 290.000,00 TL'ye kadar karşıladığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde: KTK 97. maddesi gereği dava öncesi müvekkili şirkete başvuru yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle esasa girilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespit ile zarar görenin müterafik kusurunun bulunması durumunda tazminattan uygun bir oranda indirim yapılması gerektiğini, aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanı tarafından Yargıtay kararlarına uygun iskontolu hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının maddi tazminata ilişkin davasının KABULÜ ile, 127.648,01 TL'nin 11/10/2015 tarihinden (davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, takdir edilen 20.000 TL tazminatın 11/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde; müvekkiline atfedilen kusurun fahiş olduğunu, manevi tazminat miktarının az olduğunu, ... mirasçılarından tahsili yerine ...'dan tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı .... vekili istinafa başvuru dilekçesinde; Davacının asli ve ağır kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle tazminat talep edemeyeceğini, ağır ve asli kusur müterafik kusur olduğundan bu hususun değerlendirilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, davacının davalının tam kusurlu olduğu iddiası ile tazminat talep ettiğini, davalı sürücünün hafif kusurlu olduğu tespit edildiği için tazminat miktarlarından bu oranda indirim yapılması gerektiğini, zorunlu trafik sigortasının davacının maddi tazminat taleplerini 290.000,00 TL'ye kadar karşılaması gerektiğini, davacının maluliyet oranına ilişkin rapora itirazlarını tekrar ettiklerini, ATK genel kurulundan rapor alınarak çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, raporlarda illiyet bağının açıklanmadığını beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, dava trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 31.01.2017 tarihli raporunda davalı sürücü ....'ın % 15 , davacı yaya ...'in % 85 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup, ceza yargılaması sırasında düzenlenen raporlarla uyumlu rapora göre karar verildiğinden davacı ve davalı ... vekilinin tarafların kusuruna yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam). ATK 2. Üst Kurulunun 14.04.2022 tarih ve 815 sayılı raporunda davacının 11/10/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranını % 52 olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiş olup, kaza tarihi itibari ile maluliyet raporunun raporlar arası çelişkiyi giderir şekilde yöntemince düzenlendiği anlaşılmakla maluliyet raporuna itibar edilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı Tugay vekilinin maluliyet oranına ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir. 2918 sayılı KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu olduklarından davalı sigorta şirketinin de maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu tutulması yerinde olup, davalı Tugay vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde değildir. Araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecektir. Somut olayda, davacının kusuru gözetilerek tazminatlara hükmedildiği, davalı sürücü de kazada kusurlu olduğu için davalı Tugay vekilinin illiyet bağı ve müterafik kusura yönelik istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacının maluliyet oranı, davalının kusur durumu, paranın alım gücü, tarafların ekonomik sosyal durumu gözetildiğinde ilk derece mahkemesince, tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar manevi tazminata hükmedilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin tazminat miktarına ilişkin istinaf isteminin kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. Yargılama sırasında 16.09.2021 tarihinde araç maliki davalı Fatma Koz vefat ettiği için mirasçıları davaya dahil edilmesine rağmen hükmedilen tazminatların Fatma Koz mirasçılarından tahsili yerine Fatma Koz'dan tahsiline karar verilmesi hatalı olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi de yerindedir. HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2023 tarih ve ....-.... sayılı kararına yönelik .... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, -İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Tugay Altıntaş tarafından yatırılması gereken 10.085,84.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.521,46-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.564,38-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, B) Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2023 tarih ve 2016/931-2023/891 sayılı kararı hakkındaki davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 1- HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a)Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ ile, 127.648,01 TL'nin 11/10/2015 tarihinden (davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, b) Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 40.000 TL'nin 11/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, c)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.452,04 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 546,48 TL ve ıslah harcı 401,90 TL olmak üzere toplam 948,38 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.503,66 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına, d)Davacı tarafından yapılan 4.043,40-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre 2.441,40-TL'si ile 546,48-TL peşin harç, 401,90-TL ıslah harcı ve 29,20-TL başvurma harcı toplamı 3.418,98-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, f)Davacı vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye 13. Maddesine göre belirlenen 20.147,20 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, g)Manevi tazminat talebi yönünden, davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar Tugay Altıntaş ve Fatma Koz mirasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, h)Davanın reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalı ... yargılama sırasında vekil ile temsil edildiğinden A.A.Ü.T' nin 10. Maddesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, ı) Karar kesinleştiğinde artan avans bulunması halinde yatıran tarafa iadesine, 2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacının istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine, 3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına, 4- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 125,10-TL yargılama giderinin davalılar Tugay Altıntaş ve Fatma Koz mirasçılarından alınarak davacıya verilmesine, 5- Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 25/04/2024 tarihinde karar verildi.

.... Başkan ....

... Üye ....

... Üye ...

.... Katip ....

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2361, K. 2024/894, T. 23.06.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2361-e-2024-894-k-18b6030e71cd