Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2261 E. 2026/1105 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2261
- Karar No
- 2026/1105
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2261 KARAR NO : 2026/1105
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ :DİYARBAKIR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU :İtirazın İptali
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ :17/09/2026
Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; müvekkillerinden ... ve ...'in oğulları ... ve ...'in, davalının ... poliçe nolu zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi kapsamında sigortaladığı ....'ne ait ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulundukları esnada aracın kaza yapması sonucu yaşamlarını yitirdiklerini, poliçe teminat limiti olan ve ölümlerde herhangi bir eksiltme ve hesaplama yapılmaksızın ödenmesi gereken kişi başı ... TL'den toplam ... TL'nin mirasçılara ödenmesi için ... tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, başvuru dilekçesinin ... tarihinde şirkete ulaştığını, davalı şirketten başvuruya ilişkin olarak uzun süre dönüş olmadığını, ... tarihinde telefonuna bir mesaj geldiğini, şirketle iletişim kurma, sağlıklı bilgi alma gibi tüm çabalarının karşılıksız kalınca ... tarihinde, yani başvurunun şirkete ulaşmasından itibaren 26 gün sonra şirket hakkında Diyarbakır İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlattıklarını, ... tarihinde itiraz edildiğini, durdurma kararı üzerine itirazın iptali için zorunlu olarak arabuluculuk sürecine başvurduklarını, ... nolu dosya üzerinden arabuluculuk sürecinin başladığını, ... tarihinde ilk toplantı yapıldığını, ... tarihine ikinci toplantı için gün verildiğini, ancak ... tarihinde icra dairesine bir kısım ödeme yapıldığını beyan ederek; borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamını, borçlunun takip konusu ana alacak olan ... TL'nin % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirket aleyhine Diyarbakır İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile yapılan takibe itirazdan sonra, itirazın iptali davasından önce; ... tarihinde müvekkili şirketçe icra dosyasına, asıl alacak ve diğer ferileri ile birlikte toplamda ... TL ödeme yapıldığını, davacı vekilinden vekalet ücretine ilişkin SMM kesmesi talep edildiğini, ilk önce icra dosyasından ödeme yaptıkları tarihe dayanarak kapak hesabı düzenlenmesini, stopaj ve KDV tevkifatı (... TL) düşüldüğünde farkın çıkması halinde bakiye kısmın da ödeneceğinin davacı vekiline bildirildiğini, ... tarihinde dairece kapak hesabı düzenlendiğin,, bakiye kaldığı tespit edilen ... TL'nin ise ... tarihinde dosyaya yatırıldığını, yine bu tarihte alacaklı vekiline dosyaya yatan paranın ödenmesine muvafakatleri olduğuna dair dilekçe gönderildiğini, davacı vekilinin dosya hesabının yaptırılması hususundaki e-maili görmezden gelerek kötü niyetli olarak eldeki davayı açtığını, borcun, itirazdan sonra, itirazın iptali davasından önce ödendiğinin açık olduğunu, dolayısıyla dava açmakla sağlanacak sonuç elde edildiğinden davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı/borçlunun dava açılmadan önce itirazına konu borcu tamamen ödemiş olduğundan alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı, buna bağlı olarak da icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar tarafından açılan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebi bakımından ise davacı/borçlunun icra müdürünün işlemi neticesinde bu davayı ikame ettiği, kötü niyeti gösterir bir delilin de dosyada bulunmadığı gerekçesiyle davalının kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili; bahse konu dosyaya yatan paranın müvekkillerine ödenmesi için gerekli işlemlerin davalı tarafından yerine getirilmediğini, müvekkilerinin alacaklarına kendilerinden kaynaklanmayan nedenlerle kavuşamadıklarından ötürü dava açtıklarını, dosyaya giren icra takip dosyası içerisinde bulunan icra müdürünün kararında takibin itiraz üzerine durmuş olması nedeniyle, devamına dair herhangi bir karar veya muvafakat dosyaya sunulmadığından ötürü ödeme yapılamayacağı doğrultusunda talebin reddine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay uygulamasına uygun bir karar olduğunu, duran takibin devamı için itirazdan açıkça feragat edilmesi gerektiğini, icra dosyasına yapılan bir ödemenin takibin devamına yol açmayacağının belirtildiğini, yapılan bu tespitin birebir dosya konusu olay ile uyumluluk sağlamadığını, paranın ödenmiş olmasının müvekkilinin itirazın iptali davası açmakla elde etmek istediği sonucu elde etmesini sağlayamadığını, dava tarihi itibariyle muvafakatin de verilmemiş oluşu dikkate alındığında itirazın iptali davası açmak suretiyle elde etmek istedikleri alacak miktarını temin etme yolunda davacı/alacaklıların ellerinde başvurabilecekleri başkaca bir done bulunmayışının bu davayı açmakta hukuki yararlarının olduğunu gösterdiğini, aksi durum davacı/alacaklıları ne zaman gerçekleştirileceği belli olmayan bir tarihe kadar davalı/borçlunun insafına bırakmak anlamına geleceğini, davalı/borçlunun ne zaman isterse dosyaya muvafakat sunabileceğini ve ona göre icra dairesinin ödeme yapacağını, muvafakat sunmaz ise icra dairesinin dosyaya sunulan bir itirazın iptali kararı da olmadığı için ödeme yapmayacağını, dolayısıyla davacı/alacaklıların bu davayı açmamaları veya başka deyişle davalı/borçlunun insafa gelmesini beklemeleri dışında üçüncü bir alternatifleri bulunmadığını, ayrıca icra inkar tazminatı talebinin reddinin yerinde olmadığını, itirazın ortadan kaldırılması yargılamalarında borçlunun, tazminatlara ve para cezasına mahkûm edilir itirazın geri alınmasının itirazı ortadan kaldırmayı amaçlayan yargılamalarda icra inkâr tazminatına hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceğini, borcun tamamının ödenmesi halinde icra inkâr tazminatının durumu bakımından da bir değişiklik söz konusu olmayacağını, borçlunun yaptığı ödemenin itirazın iptali davasında hükmedilecek icra inkâr tazminatını bertaraf etmeyeceğini, itirazın iptali davasında borçlu aleyhine hükmedilen tazminatın borçlunun haksız yere takibi durdurmak suretiyle alacaklının alacağını geç almasına sebep olmasının bir yaptırımı olduğunu belirterek davalı/borçlunun dosyadaki verilere göre kötüniyetli oluşu dikkate alınarak hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu taleplerinin reddedilmiş olmasının taraflarınca ortadan kaldırma nedeni olduğunu ve kararın bu yönüyle de ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi gereğince ilâmsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2004 sayılı İİK m. 67/1 hükmüne göre; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra dosyasında; davacı/takip alacaklılar tarafından davalı/takip borçlusu aleyhine ... TL para alacağı için ... tarihinde Örnek No:... ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı/takip borçlusuna ... tarihinde tebliğ edildiği, davalı/takip borçlusu tarafından ... tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiği, itirazın yasal (7) günlük sürede olduğu, ancak davalı tarafından itiraz tarihinden sonra ve dava tarihinden önce ... tarihinde ... TL ödeme yapıldığı, davacı/takip alacaklısı vekili tarafından yasal (1) yıllık hak düşürücü sürede ... tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, ... tarihinde ise ... TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler soncunda Diyarbakır İcra Müdürlüğü tarafından ... tarihinde dosyanın infazen kapatılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararın mevcut olmayacağı kuşkusuzdur. Dolayısıyla takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır (Yargıtay HGK'nun 23/05/2018 tarih ve 2017/19-910 E., 2018/1111 K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/05/2024 tarihli 2023/6920 E. 2024/4321 K. Sayılı ilamı). Ayrıca dava açılmadan önce ödenen kısım için icra inkar tazminatına hükmedilemez. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan ödemenin takipten (ve itirazdan) sonra ancak davadan önce yapıldığı, davacının yapılan ödeme sebebiyle itirazın iptali davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı, davacı tarafça da istinaf dilekçesinde bakiye alacak kaldığına dair bir iddia ileri sürülmediği, icra dosyasına yatan paranın reddiyat yapılarak alacaklı vekilinin hesabına gönderildiği, icra dosyasının alacaklı vekilinin talebi üzerine infazen kapatıldığı, ayrıca icra inkar tazminatının da itirazın iptali davasında kabul edilecek miktar üzerinden hesaplanması gerektiği, davacının itirazın iptalini isteyebileceği asıl alacak tutarı bulunmadığından icra icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen sebeplerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından yatırılan 179,90 TL'nin MAHSUBUNA, bakiye 552,10 TL'nin davacılardan alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, 3-)İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 4-)İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davalı yararına vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-)6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca kararın kesin olmaması nedeniyle Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. ve 7550 sayılı Kanun ile değişik Ek 1. maddesinin 2. fıkrası hükümleri gereğince, dava değerinin (... TL) davanın açıldığı 2022 yılında geçerli olan temyiz kesinlik sınırının (107.090,00 TL) üzerinde olması nedeniyle, Dairemizin kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Yargıtay nezdinde TEMYİZ KANUN YOLU AÇIK olmak üzere,