Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2034 E. 2026/1972 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2034
Karar No
2026/1972
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO:2023/2034

KARAR NO:2026/1972

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ:25/01/2023

NUMARASI:2021/333 Esas - 2023/58 Karar

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)

KARAR TARİHİ:24/09/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/07/2012 tarihinde sürücü ...'nın sevk ve idaresinde olan ... plakalı otobüsün direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otomobilin çarpışması sonucu çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilin kaza sırasında yolcu konumunda olduğunu, kaza nedeniyle Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2012/5711 numaralı soruşturma dosyası açıldığı, müvekkilinin kaza sonucu L-1 kemiğinin kırıldığını, müvekkilinin Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan 14/08/2020 tarihli adli kurul raporu ile sürekli engel oranının %9,3; geçici iş göremezlik süresinin 4 ay; bakıma muhtaç süresinin ise 15 gün olarak belirlendiğini, kazaya asli kusuruyla sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı ... Şirketi tarafından ... numaralı sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu belirterek, 5.900,00 TL daimi maluliyet, 50,00 TL sürekli bakıcı gideri, 5,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, müvekkilinin başvurudan 15 gün sonra temerrüde düştüğünü, temerrüde düşürülen tarih itibariyle zamanaşımı süresinin kaldığı yerden devam ettiğini, bu hususun dikkate alındığı zaman 30/04/2019 tarihinde yapılan başvurunun zamanaşımı süresinin durduğunu, 16/05/2019 temerrüt tarihi itibariyle kaldığı yerden devam ettiğini, arabuluculuğun ise 09/02/2021 tarihinde yapıldığından dolayı zamanaşımı süresinin sona erdiğinin sabit olduğunu, kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkil şirketin sorumlu olabildiği tutarın 225.000,00 TL olduğunu, dosyanın maluliyet ve kusur incelemesi için Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerektiğini, davacının bakım ihtiyacının aile içerisinden karşılanıyor olması halinde tazminattan %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının karşılıksız taşınması nedeniyle olayda hatır taşıması söz konusu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 04.11.2022 tarihli ATK raporunda, müvekkilinin kaza sebebiyle L1 kemiğinde meydana gelen yüksekliği değerlendirilmediğini, müvekkilinin maluliyet oranının %0 olmasının asla mümkün olmamakla birlikte en az %5 maluliyet oranı belirlenmesi gerektiğini, tüm hastane evraklarının Adli Tıp Genel Kurulu'na gönderilerek rapor alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 12/07/2012 tarihinde, davalı sigorta şirketine ... poliçesi sigortalı olup, dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kaza neticesinde, otobüste yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığı, davacının, sürekli iş göremezlik ile sürekli ve geçici bakıcı zararlarının tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı; olayla ilgili ceza yargılamasının yapıldığı Bolu 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/659 Esas sayılı dosyasında Ankara ATK'dan alınan 12/03/2013 tarihli rapora göre kazanın meydana gelmesinde ... plakalı otobüs sürücüsü ...'nın tam kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 31/10/2022 tarihli maluliyet raporunda, davacının tazminata konu edilen kaza nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre %0 oranda meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, bu sürede bakıcı ihtiyacının olmayacağı bildirilmişken; davacı vekilince sunulan Karadeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14/08/2020 tarihli rapora göre; Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre, davacının trafik kazası sonucunda meydana gelen yaralanması nedeniyle beden çalışma gücü azalma oranının %9,3, iyileşme süresinin 4 ay, bakıcı ihtiyacının 15 gün olduğu belirtilmiş; bu suretle davacıya ait maluliyet raporları arasında açık bir çelişki oluşmuştur.Bu durumda, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak, davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı kalıcı ve geçici maluliyet oluşup oluşmadığı, kalıcı ve geçici maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranları, bakıcı ihtiyacı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise süresi, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, davacının muayenesi de yapılarak dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile taraflarca sunulan deliller irdelenerek dosyada mevcut maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde yeni bir maluliyet raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.Kabule göre ise;2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.5237 sayılı TCK'nın 89.maddesinde düzenlenen ve somut olayda eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza zamanaşımı süresi aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir. Ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için 8 yıllık zamanaşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır. (HGK'nın 15.11.2000 gün ve 2000/21-1609, 2000/1699 EK sayılı kararı, 4.HD 13.05.1980 gün ve 1980/3493-6206 EK sayılı kararı)Zararın veya failin uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenildiği durumlarda, tazminat talebi, öğrenme tarihinden itibaren 2918 S.K.nun 109.maddesindeki iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir; öğrenme tarihinden itibaren yeni bir uzamış zamanaşımı süresi işlemez. (Yargıtay HGK'nun 2008/4-326 Esas, 2008/325 Karar sayılı ve 16/04/2008 t.kararı)Somut uyuşmazlıkta, yaralamalı trafik kazası 12/07/2012 tarihinde gerçekleşmiş; dava 25/05/2021 tarihinde açılmış olup, İlk Derece Mahkemesince, kaza nedeniyle davacının gördüğü tüm tedavilere ilişkin belgelerin ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edilerek, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan veya bir üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı bölümünden, davacıda bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, davacının yaralanması nedeniyle tedavileri tamamlanarak hangi tarihte sağlığına kavuşmuş sayılacağı, gelişen bir durum bulunup bulunmadığı, tedavisinin ne zaman sona ereceği, vücut çalışma gücü kaybının hangi tarihte kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği konusunda rapor alındıktan sonra, gelişen durumun olup olmadığı da dikkate alınarak, davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının değerlendirilmesi ve zamanaşımı defi hakkında karar verilmesi gerekirken bu araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın davanın esası hakkında karar verilmesi de isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2034, K. 2026/1972, T. 25.01.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2034-e-2026-1972-k-6ebadfd985b5