Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3600 E. 2026/4887 K. – Taksirle Yaralam
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3600
- Karar No
- 2026/4887
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/438 E., 2024/408 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 22/3. maddeleri uyarınca 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; kazanın araçtaki teknik bozukluktan dolayı meydana geldiğine, promil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, sanığın ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...’nın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, aydınlatmanın bulunduğu, 10,7 metre genişliğinde, asfalt kaplama, düz, eğimsiz, yer işaretlemesi ile bölünmüş yolda, kuru zeminde, açık havada ve gece vakti, azami hız limitinin 50 km/saat olduğu caddede önünde seyreden aracı solladıktan sonra kendi şeridine dönmek isterken yaptığı ani manevra nedeniyle direksiyon hâkimiyetini kaybederek karşı yol bölümüne geçtiği ve karşı istikametten gelmekte olan, katılan ... idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucunda katılan ... ve aynı araçta yolcu olarak bulunan katılan ...'un yaşamını tehlikeye sokacak, hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan ...'un yaşamını tehlikeye sokacak, hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları olayda; sanığın önünde seyreden aracı geçip kendi şeridine dönmek isterken yaptığı ani manevra ile aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip sevk ve idare hatasıyla kendi yol bölümünden çıkarak karşı yol bölümüne girmesi ve karşı istikametten gelmekte olan otomobil ile çarpışması sonucu meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu, kaza sonrasında yapılan ölçümde 1,28 promil alkollü olması sebebiyle eyleminin bilinçli taksir kapsamında kaldığı kabul edilerek, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesi uyarınca taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş, ancak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde yer alan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin güvenlik tedbirinin, aynı Kanun'un 3/1. maddesi gereğince işlediği fiilin ağırlığı ile orantılı, hak ve nesafet kuralları gözetilerek uygulanması gerekirken ve iddianamede de uygulanması talep edilmesine rağmen bu konuda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi biçiminde tespit edilen hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.