Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2016 E. 2026/1293 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2016
Karar No
2026/1293
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2016 KARAR NO : 2026/1293

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/05/2023 NUMARASI : 2021/329 Esas - 2023/287 Karar DAVA : Limited Şirket Ortağının Çıkarılması, Maddi Tazminat (Limited Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan ve Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 08/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2023 tarih ve 2021/329 Esas - 2023/287 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile davacı müvekkili ...'nın 06/06/2007 tarihinde %50 hisseli olacak şekilde .... Şirketi'ni kurduklarını, davalı ...'ın müvekkilinin dayısının oğlu olduğunu, bu sebeple şirketin güven ilişkisi üzerine kurulduğunu ve şirketin inşaat işlerinin idaresi ve müşterilere konut satışı bölümünün ...'a bırakıldığını, müvekkilinin ise şirket üzerine açılan İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde hala resmi adresi olan ...Sk. No:... Alsancak/İzmir adresinde Bar işletmesinin idaresini yürütme görevini üzerine aldığını, her ikisinin de münferiden şirketi temsile yetkili kılındıklarını, 2015 yılında arsa sahipleri .... - .... ve .... adına İzmir ili Menemen ilçesi ... Mahallesi .... Mevkinde bulunan....ada.... parsel ve İzmir ili Menemen ilçesi... Mahallesi .... Mevkinde bulunan ....ada ... parsel arsa sahipleri ile .... Şirketini temsilen davalı ...'la Foça Noterliğinin 14.03.2013 tarih 1241 yevmiye nolu ve devamında ek olarak imar değişiklinden sonra ilave taşınmazlarla ilgili Foça Noterliğinin 07.05.2014 tarih 1749 Yevmiye nolu imzalanan Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri yapılarak ... isimli konut projesinin yüklenici olarak yapımının üstlenildiğini, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde de belirtildiği üzere B ve C Bloklarda arsa sahibine verilecek bir taşınmazdan sonra kalan tüm taşınmazların davalı ...'la birlikte kurulan şirkete kalacağının kararlaştırıldığını ve şirket tüzel kişiliğinin kalan 37 adet bağımsız bölümü satarak kar amacı güttüğünü, ...'ın bu işlerle ilgilendiğini, şirket adına konutları satması ve konut satışından kazanılan bedellerin şirket hesabına aktarılması hususunda anlaştıklarını, bu proje kapsamında diğer ortak olan müvekkilinin tapudan yaptığı araştırmalar sonucunda proje kapsamında yapılan konutların bir kısmının satışının şirket üzerinden yapıldığını diğer kısmını satışlarının ise konut tapularının hiç şirket üzerine alınmadan arsa sahibi üzerinden yapıldığını öğrendiğini, sözü edilen inşaat sözleşmesi kapsamında şirkete düşen 37 adet bağımsız bölümün tamamının davalı ... tarafından satılmasına rağmen satışlarda elde edilen ticari kazançları şirket hesabına yatırmadığını, bunun üzerine davalı ...'la müvekkili arasında anlaşmazlıklar çıktığını ve şirketin zarar ettiğini şirket hesabına yatırılacak bedelin olmadığını ifade etmesi ile taşınmazlardan elde edilen gelirin açık ve net hesabını vermekten kaçınarak şirketi iflasa sürükleyen bir sürece sebebiyet verildiğini, bu 37 adet bağımsız bölümün satışından alınan satış bedellerinin ...'ın resmi olarak boşanmış olarak görülen ancak aynı evde birlikte yaşadıkları eşi davalı ... ve babası davalı ... üzerine yatırıldığının öğrenildiğini, davalı ... ve ...'ın bilerek satışlardan elde edilen satış bedellerini kendi hesabına almak suretiyle davalı ...'la ... birliği içinde hareket ettiklerinden haksız fiil hükümlerine göre sorumlulukları doğduğunu, tapudan istenilen kayıtlar sonucunda taşınmaz bedellerinin tapuda çok düşük miktarlar gösterilerek taşınmazların satılmış olduğunun öğrenildiğini, her bir dairenin ortalama satış bedeli 250.000,00-300.000,00 TL olmasına rağmen daha düşük olan belediye rayici üzerinden satışların yapıldığını, ortalama 100.000,00-150.000,00 TL arasında değişen rakamların satış bedeli olarak gösterildiğini, resmi taşınmaz resmi senetleri dışında kalan B ve C bloklarda bulunan tüm bağımsız bölümlerin arsa sahipleri olan .... - ....ve ...'den alınan satış vekaletine istinaden yine şirket ortağı ... tarafından bedelleri bağımsız bölümleri alan müşterilerden alınmak suretiyle vekaleten satışların gerçekleştirildiğini, bu bedellerin de banka kayıtları incelendiğinde şirket hesabına ödenmediğinin görüleceğini, bu nedenle taşınmazların gerçek satışlarının ne kadar fiyat üzerinden yapıldığının net olarak tespit edilemediğini, 20.02.2014 tarih 2210 yevmiye nolu İzmir ili Menemen İlçesi.... Mah. ... Ada ...parselde bulunan taşınmaz satış değerine bakıldığında 427.000,00 TL olduğunun görüldüğünü, ancak bu arsa niteliğindeki taşınmazın gerçek satışının ise 750.000,00 TL üzerinden yapıldığının haricen öğrenildiğini, şirket ortağı ...'ın satışların birçoğunu nakit olarak yaptığını ve satış bedellerini elden veya davalı akrabalarının şahsi hesapları üzerinden yapıldığını düşündüklerini, tahsil ettiği taşınmazlardan elde edilen gelirleri ..., babası ... ve akrabalarının hesaplarına gönderdiğini, bir kısım parayı ise nakit olarak kasada bulundurduğunu, yine davalı ...'ın babası diğer davalı ...'a 02.02.2016 tarihinde İzmir ili Menemen İlçesi ... Mah. ... Ada ... parsel ...Blok... nolu taşınmazı bedelsiz 135.250,00 TL bedel satış değeri göstermek suretiyle babasına devrini yaptığını, bu hususun aynı aileden kişiler olmasına rağmen müvekkili ...'nın bilgisi dahilinde olmadığını, sözü edilen taşınmazların aynı yıl içinde 05.12.2016 tarihinde 135.500,00 TL bedelle satış göstererek fakat gerçekte taşınmaz satış bedeli 250.000,00 TL-300.000,00 TL bedele satarak şirketi ... birliği içinde hep birlikte zarara uğrattıklarını, davalıların ... birliği içerisinde hareket etiklerini ve şirketi kusurlarıyla zarara uğrattıklarını, bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, ayrıca, davalı ...'in yukarıda belirtilen eylemlerinin aynı zamanda şirket ortaklığından çıkarılması için bir sebep oluşturduğunu bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1/3 lük kısmı İzmir ili, Menemen ilçesi, ... mahallesi, .... ada, ....parsel ya da... ada ...parsel sayılı yerlerdeki tüm bağımsız bölümler için; 1/3 lük kısmı İzmir ili, Menemen ilçesi, ...mahallesi, .... ada....parsel sayılı taşınmaz için; 1/3 lük kısmı İzmir ili, Menemen ilçesi, ....mahallesi,... ada, ... parsel ... blok, ... nolu bağımsız bölüm için olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın konut satışlarının gerçekleştiği tarihten itibaren ayrı ayrı işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, .... Şirketi'ne ödenmesine, davalı ...'ın .... Şirketi ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ... vekili cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile; dava değeri 10.000,00 TL olarak gösterildiğinden ilgili taşınmazların belirtilen değerleri üzerinden harcın tamamlattırılması gerektiğini, taraflar arasındaki akrabalık ilişkisinin doğru olduğunu, inşaat işi ile müvekkilinin uğraştığını ve dava konusu son projenin arsa sahibi ...'i ve diğer arsa sahiplerini tanıdığını ve doğrudan iletişim içinde olduğunu, davacı tarafın şirkete ait dairelerin satışına aracılık eden tüm emlakçılarını ve tüm yüklenici çevresini de bizzat tanıdığını, bunların tamamının Alsancak'ta merkez ofisinde bulunduğu ve davacı ...'in de başında bulunduğu işyerine gelip gittiklerini, dava konusu .... ada ...parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazın inşaat firması olarak inşaat yapmak üzere satın alındığını, 2008 yılından beri dava konusu şirketin Çiğli ve Menemen'de inşaat yapıp sattığını, bu arsanın 2008 ila 2012 yılları arasında yapılan işlerden elde edilen karlar ile alındığını, dava dayanağı kat karşılığı inşaat sözleşmesine başlandıktan sonra şirketin ödemeleri yapmakta zorlanması üzerine arsanın satılmak durumunda kalındığını, bu arsanın 750.000,00 TL ye değil 715.000,00 TL ye satıldığını, ancak tapu bedelinin 427.000,00 TL olarak gösterildiğini, bu ödemenin bir kısmının çek olup sonra tahsil edildiğini, zira komisyon masrafları ve tapu giderleri sonrasında şirkete bu miktarda bir giriş olduğunu, satış bedeli olan ve bankaya doğrudan yatan 427.000,00 TL nin tamamının hemen ... Bankasında bulunan 318.080,00 TL lik kredinin 21/02/2014 tarihinde kapatılmasında, ....ta bulunan 39.000,00 TL lik kredinin 26/02/2014 tarihinde kapatılmasında, ....ta bulunan 90.000,00 TL lik kredinin 07/03/2014 tarihinde kapatılmasında, ... Bankasında bulunan 46.300,00 TL lik kredinin 12/03/2014 tarihinde kapatılmasında kullanıldığını, bu durumlardan davacının bilgisi olduğunu, kalan para ve 1 adet çekin yüklü olduğu için para taşımamak gayesiyle .... .. Şubesinde şirket adına kasa kiralanıp bu kasaya konulduğunu, davacının bu kasaya ulaşıp parayı alma yetkisinin bulunduğunu, şirket merkezi ve merkez ofisinin davacının yönetiminde olan bar işletmesinin bulunduğu işyerinde olduğunu, davacı ...'in tüm muhasebe kayıtlarının tutulduğu, işlemlerin ve sözleşmelerin bulunduğu yerde bizzat kendisinin bulunduğunu, şirketin tüm banka hesapları, hesap hareketleri, internet bankacılığı hesapları, tüm şifrelerin bizzat kendisinde olduğunu, şirkete giren tüm parayı ve tüm ödemeleri görebildiğini, davacının iddia ettiği gibi yurt dışında olmadığını, son 10 yıldır İzmir'de yaşadığını, şirket merkezindeki işleri takip ettiğini, kaldı ki şirketin merkezinde davacının yeğeni .... ve diğer yeğeni ....'nın ön muhasebe görevinde bulunduğunu, barın kasasında durduklarını, tüm mal alımlarını, ödemeleri ve muhasebe kayıtlarını takip ettiklerini, kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle şirkete 37 adet değil 36 adet bağımsız bölüm düştüğünü, tapudaki satışlarda miktar düşük gösterilmişse de dava dilekçesinde belirtildiği kadar değerlerinin bulunmadığını, ortalama 250.000,00 TL civarında gerçek bir değere sahip olduklarını, dairelerin yüksek bedelle satıldığı ve satışlardan davacıya bilgi verildiği ortalama satış rakamlarından haberdar olduğunu, taraflar arasındaki iletişim kayıtları, whatsapp yazışmaları, mail trafiği, diğer iletişim kayıtları, tanık beyanları ve diğer belgelerden bu durumun anlaşılacağını, kaldı ki sözü edilen projeden zarar edildiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava değeri 10.000,00 TL olarak gösterildiğinden ilgili taşınmazların belirtilen değerleri üzerinden harcın tamamlattırılması gerektiğini, davalılardan ....'ın, davalı müvekkili ...'un eski eşi olduğunu, tarafların Karşıyaka 3.Aile Mahkemesi'nin 2018/742 esas sayılı dosyası ile boşandıklarını, tarafların müşterek 2 çocukları bulunduğunu, müvekkilinin dava dilekçesinde bahsedilen inşaat işlerinden, bar işletmesi işlerinden, bu İnşaat işletmesinin yapmış olduğu projelerden, yine bu projelerden elde edilen gelirlerden, bu projelerin kimlere nasıl hangi bedelle satıldığından, paralarının nasıl tahsil edildiğinden, bu paraların nerelerde kullanıldığından hiçbir şekilde haberi ve bilgisi olmadığını, davacı ve diğer davalı ...'ın ortak olduğu .... Şirketi'nden müvekkilinin herhangi bir bankadaki herhangi bir hesabına tek bir kez dahi para transferi gerçekleştirilmediğini, müvekkilinin ev hanımı olup, hayatı boyunca adına kayıtlı tek bir gayrimenkul ve tek bir aracı dahi olmadığını, son dört yıldır çok ağır şekilde seyreden hastalıklar, müşterek çocuklarını da etkilediğini, tarafların bu süreçte sadece hastalıklar ve müşterek çocuklarının menfaati için bir araya geldiklerini, bunun dışında fiilen ayrı yaşadıklarını, bu hastalık sürecini beraber yönetmek durumda kaldıklarından bazen bir araya gelindiğini, bunun dışında tarafların gerçek bir boşanma gerçekleştirdiklerini, davalı ...'in Karşıyaka’da, diğer davalı ...'in Menemen’de ikamet ettiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "...I-Davalı ... hakkında açılan ortaklıktan çıkarma davasının REDDİNE, II-A)Davalı ... hakkındaki maddi tazminat davasının REDDİNE, B)Davalı ... ve ... (ölümü ile mirasçısı diğer davalı ...) haklarında açılan tazminat davası ile ilgili olarak; 1-İzmir ili, Menemen ilçesi, ...,...ada, ... parsel, ...blok ... nolu bağımsız bölüm ve aynı il, ilçe, mahalle, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak 6.666,66 TL tazminatın davalı ...'dan alınarak ilgili ... . . Şirketi'ne verilmesine, Bu tutarın 3.333,33 TL lik bölümüne bağımsız bölümün satışının gerçekleştiği 25/03/2016 dan itibaren, diğer 3.333,33 TL lik bölümüne arsanın satışının gerçekleştiği 20/02/2014 ten itibaren ticari faiz yürütülmesine, Bu bağımsız bölüm ve arsa ile ilgili fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, 2-Hüküm altına alınan... ada ... parsel ... blok ... nolu bağımsız bölüm dışında kalan aynı parseldeki ya da ... ada ... parseldeki taşınmazlar yönünden tazminat talebinin REDDİNE, III-Ticari defter kayıt ve belgelerin gerçeğe ve usulüne uygun tutulmaması nedeniyle ... ... Şirketi ve yetkilileri hakkında gereğinin takdir ve ifası için Karşıyaka C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Müzekkereye ara kararı ile bilirkişiler raporu örneğinin eklenmesine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının şirket ortağı tarafından açılıp şirket tüzel kişiliğinden çıkarma yetkisi bulunduğunu, TTK.'nun 621.madde hükmünde ise, bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması konusundaki genel kurul kararının, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy ... bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması ile alınabileceği açıklanmış olmasına rağmen iki ortaklı bir şirkette 2/3 karar çoğunluğunun sağlanmasının mümkün olmadığını, şirketi zarara uğratan davalı şirket ortağı ...'ın şirketten çıkarılmasını isteme yetkisinin diğer şirket ortağı davacı müvekkilinde bulunduğunu, davalı ... ve dava sırasında vefat eden davalı ...'ın mirasçısı sıfatıyla ...'ın şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle alınan bilirkişi raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, söz konusu rapora yapılan itirazlar neticesinde ek rapor alınması için dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilerek ek rapor alındığını, ancak bilirkişi heyetinin hükme esas olabilecek bir rapor sunmadığını, eksik rapora rağmen yerel mahkeme tarafından denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bir rapor alınmadan karar verildiğini, bilirkişi tarafından davalı ...'ın tahsil ettiği taşınmazın bedellerinin ne kadarını şirket hesabına yatırdığı yönünde bir tespit yapılmadığını, yerel mahkeme hükmüne esas alınan ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında davalının şirketi ne kadar zarara uğrattığı, şirket hesaplarında ne kadar bedel yatırıldığı beyan edilen toplam satış bedelinin raporda belirtilmediğini, mahkemece hükme esas alınan ek rapordaki tespitleri kabul etmediklerini, yerel mahkemece itirazları incelenmeden karar verildiğini, yerel mahkemece toplanması gereken delillerin toplanmadığını, yerel mahkemece, eksik bilirkişi raporuna rağmen raporun sonuç kısmında davacı taraf olarak lehe sonuç olduğunu bilmeden dava değeri arttırım hakkın vermeden bilirkişi raporlarında zarar tespiti yapılmadan doğrudan karar verilmesinin müvekkilinin alacak hakkının kısıtlanmasına neden olduğunu, dava değerini bilirkişi raporunda bir açıklık olmaması nedeniyle kullanamadıklarını, gerekçeli kararda kabul edilmesi gereken tutarın 240.000,00 TL olduğu belirtilmesine rağmen harçlandırılan tutar 3.333,33TL dava değeri arttırımı yapılamadığından bu bedel üzerinden davanın kısmi kabulü yoluna gidildiğini, şirketin uğradığı zararların tazminini pay sahiplerinin de isteyebildiğini, müvekkilinin de şirketin %50 hissedarı olduğunu ve şirketin uğradığı zarardan dolayı dolaylı yoldan zarara uğradığını ve şirketin uğradığı zararın tazminini isteme hakkına sahip olduğunu, şirkete ait 2016 yılı ticari defterleri davalı şirket müdürü ve 1/2 ortağı davalı ... tarafından verilen ihtaratlı kesin süre içinde sunulmadığını, şirkete ait banka kayıtları da bilirkişi heyeti tarafından resmi tapu satış senetleri tarihleri ile örtüştürerek ayrıntılı şirket hesabına satış tutarlarının yatırılıp yatırılmadığı belirtilmesi gerekirken bu konuda bir değerlendirme yapılmaması iş bu bilirkişi heyetinin içi boş hukuki uyuşmazlığı çözmekten uzak bir rapor hazırladığını, 2016 yılı ticari defterlerini sunmayan ve kötüniyetle hareket eden hala gerçekleri saklayan taraf şirket müdürü 1/2 ortak davalı ... olmasına rağmen bu hususun davalının lehine olacak şekilde raporda belirtmenin HMK ispat kurallarına da aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi heyetinin satışların 2014-2015-2016 yıllarına yayılması sebebiyle maliyet hesabı yapmanın zor olduğunu belirttiğini, heyetin uyuşmazlığı çözebilecek deneyimden uzak olduğunu, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının kanuna, usule ve yargı kurallarına aykırı olduğunu, davacı ...'nın toplam 1/2 hisseye sahip olsa dahi davacının ortak olarak, davalı ortak ...'ın şirket ortaklığından çıkartılmasını isteme yetki ve hakkının olmadığını, T.T.K. İlgili maddesinde şirket müdürünün sorumluluğunun, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiğini, zararlandırıcı ... olarak bahsedilen satışlar son olarak 2017’de son bulduğunu, davanın ise çok sonradan açıldığını, zaman aşımına yönelik şikayetin mahkemece ön inceleme duruşmasında reddedildiğini, bu nedenle zamanaşımı talebini yenilediklerini ve davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini,.... Şirketinin, bahse konu İzmir İli Menemen İlçesi,.... Mah. ...Ada, ... parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazı inşaat firması olarak inşaat yapmak üzere satın aldığını, 2008 yılından beridir dava konusu şirketin Çiğli ve Menemen’de inşaat yapıp sattığını, bu arsanın 2008 ile 2012 yılları arasında yapılan işlerden elde edilen kârlar ile alındığını, bu arsanın şirketin bedelini ödeyerek aldığı tek arsa ve tek yatırım olduğunu, davada bahsi geçen kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandıktan ve işe başlandıktan sonra, şirketin ödemeleri yapmakta zorlandığını ve hatta hiçbir ödeme yapamaz hale geldiğini, projenin bitirilmesinde para yetmediği için şirketin tek yatırımı olan arsanın satılması gerektiğini, ancak arsanın, 20.02.2014 tarihinde 750.000,00-TL değil, 20.02.2014 tarihinde 715.000 TL’ye satıldığını, zira komisyon masrafları ve tapu giderleri sonrasında şirkete bu miktarda bir giriş olduğunu, ancak tapu bedelinin 427.000 TL olarak gösterildiğini, bu ödemenin bir kısmının çek olduğunu, sonra tahsil edildiğini, satış bedelinin 377.000.-TL’sının aynı gün yani 20.02.2014 tarihinde ... Şti’nin ....Bankası ... Şubesinde bulunan hesabına yatırıldığını, aynı gün 563,75 TL ödenerek kiralık kasa tutulduğunu, kalan paranın 29.804 TL’si ile firmanın kredi kartı borcu ödendiğini, 24.02.2014 tarihinde 346.100.-TL .... bankası .... Şti’nin hesabına EFT yapıldığını, bu işlemlerin aynı gün yapıldığını,...bankasının aynı gün 319.079.-TL kredi geri ödemesi yaparak .... Şirketinden kredi geri ödemesini tahsil edip krediyi kapattığını, kalan paranın kasada tutulduğunu, birkaç ay içerisinde de şirketin giderlerinde kullanıldığını, yapılan ödemelerin tamamının, ... Şti.'ne ait olduğunu, yatırma işlemini bizzat ...'ın yaptığını, yani arsa nedeniyle tahsil edilen 715.000 TL'nin fatura bedeli olan kısman anında kredi ödemelerinde kullanıldığını, geriye kalan kısmın ise kasaya alınarak şirketin genel olarak kredileri, kredi kartlarının, çeklerin ve aylık yüksek miktar tutan SGK ödemelerinde kullanıldığını, yerel mahkemece 715.000 TL arsa bedelinin ... tarafından şirkete ödenmediğinin dile getirilerek bu miktarın şirkete ödenmesi gerektiğine karar verildiğini, ancka davacının bu yönde bir iddiasının olmadığını, davacı tarafın kötü niyetle resmi satış bedeli dışında olan bedeli sonradan öğrendiğini, ancak mahkemece taraf iddiasının dahi aşılarak değerlendirme yapıldığını, ...'ın, arsanın satıldığını kaça satıldığını e-mail atarak davacıya bizzat bildirdiğini, bu durumun dahi davacının arsa satıldığından ve kaça satıldığından haberdar olduğunu, davacının iddia ettiği gibi yurt dışında olmadığını, son on yıldır İzmir'de yaşayıp şirket merkezinde işleri takip ettiğini, dosyada alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığını, müteveffa ...'ın dava konusu konutun bedelini satıştan tam üç yıl önce şirket hesabına ödediğini, üstelik kendi arsasını ve iki evini satarak ödediğini, parasını da aynı gün şirket hesabına yatırdığını, 2016 yılı defter kayıtları mevcut olmadığından bazı belgelerin usulsüz ve eksik olduğundan yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilen taşınmazlar yönünden satış bedelinin şirket hesabına iade edildiği ya da şirket işlerinde harcandığı hususunun davalı ... tarafından ispatlanamadığının dile getirildiğini, yerel mahkemeden kat karşılığı inşaat sözleşmesi konusu imalatların gerçekleştirildiği tarihlerdeki maliyetinin net şekilde ortaya koyulmasını sağlayacak hesaplamanın yapılmasını ve giderlerinin tespitini talep ettiklerini, ancak yerel mahkemece bu talebin reddedildiğini, cevap dilekçesinin ekinde sunulan ve dava konusu projenin gider maliyetlerini gösteren tablodaki gider kalemlerine ait pek çok fatura, makbuz ve gider pusulası gibi evraklar belirtilen adreste yer alan sonrasında bilirkişilere teslim edilen kolilerde bulunmadığını, bu belgeler aracılığı ile bu talebimiz doğrultusunda araştırma yapılmamasına da itiraz ettiklerini, açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, limited şirketi yöneticisinin sorumluluğu ve haksız fiile dayalı maddi tazminat ve haklı nedenle limited şirketi ortağının çıkarılması istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalı ... hakkındaki maddi tazminat davasının haksız fiil teşkil eden eylemi ispatlanamadığından reddine, davalı ... ve yargılama sırasında ölen davalı ... mirasçısı sıfatıyla davalı ... yönünden maddi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine, davalı ...'ın limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkarılması isteğinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 1.Zamanaşımı, bir talep ve dava hakkının kanunda belirtilen süre içinde kullanılmaması halinde, usul hukukunca öngörülen şekilde ileri sürülmek koşuluyla borçluya borcunu ödememe olanağı veren bir hukuki savunma yoludur. Usul hukuku anlamında ise bir def'idir. Savunmanın genişletilmesi yasağının başladığı ana kadar ileri sürülebilir. Bu bakımdan, zamanaşımı def'inin, cevap ve ikinci cevap dilekçesi ile (dilekçeler aşamasında) serbestçe, ön inceleme aşamasında ancak karşı tarafın açık muvafakati ile, ön inceleme duruşmasına karşı tarafın mazeretsiz gelmemesi durumunda ise onun muvafakati aranmadan ileri sürülmesi mümkündür. Davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde sunulan ikinci cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürülmüş olup, ilk derece mahkemesince davalının zamanaşımı savunması hakkında olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmaması doğru olmamış, davalı ... vekilinin bu konudaki istinaf itirazı haklı görülmüştür. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 640/3 hükmünde "...Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararı ile haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hali saklıdır." düzenlemesinin getirildiği, limited şirket ortağının haklı sebeple ortaklıktan çıkartılmasını talep hakkının münhasıran bu hakkın sahibi olan şirkete verildiği, TTK'nın 621/1-h hükmü uyarınca genel kurulun nitelikli çoğunlukla onayının alınması gereken hallerden olan mahkemeye müracaat ile limited şirket ortağının ortaklıktan çıkartılmasını ortaklardan birisinin kendi adına haklı sebep bulunsa dahi talep edemeyeceği, dolayısıyla ilk derece mahkemesince limited şirketi ortağının haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması isteği yönünden davacı ortağın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı vekilinin bu husustaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. 3. Somut olayda, davacı ... ile davalı ...'ın, .... Şirketi'nin %50 şer payla ortağı oldukları, her iki ortağın da dava dışı şirketi ve şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, dava dışı şirket ile İzmir ili Menemen ilçesi ....mahallesi ... mevkii ... ada ... parsel sayılı taşınmaz ile ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 14.02.2013 ve 07.05.2014 tarihlerinde imzalanan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmeleri imzalandığı, dava dışı şirketin bu taşınmazlar üzerinde "...." isimli inşaat projesi yapım işini üstlendiği, şirkete bu projeden 36 adet bağımsız bölümün isabet ettiği, davalı.... tarafından proje kapsamındaki bağımsız bölümlerin daha yüksek fiyata satıldığı halde tapuda satış değerlerinin düşük gösterildiği, bağımsız bölümlerin satış bedellerinin üçüncü kişilerden nakten alınarak veya davalı ...'ın boşandığı eşi olan diğer davalı ... ile babası olan müteveffa davalı ...'ın banka hesaplarına yatırtıldığı, bağımsız bölümlerin satışından elde edilen gelirin şirket hesaplarına aktarılmayarak şirketin zarara uğratıldığı, yine bu projeden şirkete isabet eden zmir ili Menemen ilçesi ... mahallesi .... mevkii ... ada... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ... Blok... numaralı bağımsız bölümün tapuda satış olarak gösterilmesine rağmen bedelsiz şekilde davalı ... tarafından babası olan diğer davalı ...'a devredildiği, şirkete ait İzmir ili Menemen ilçesi .... mahallesi... ada .... parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından tapuda 427.000,00 TL satış bedeli gösterilmiş olmasına rağmen gerçekte 750.000,00 TL'ye satılarak, satış bedelinin şirket hesaplarına aktarılmayıp, diğer davalıların banka hesaplarına yatırıldığı, bu şekilde davalıların .... Şirketi'ni zarara uğrattıkları iddiasıyla limited şirketi yöneticisinin sorumluluğu ve haksız fiile dayanılarak talep edilen maddi tazminatın dava dışı şirket ödenmesi, davalı ...'ın haklı nedenle şirket ortaklığından çıkarılması için eldeki davanın açıldığı görülmektedir. Davalı ... cevap dilekçesinde, dava dışı şirketin feshi ve tasfiyesi için İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/584 esas sayılı dosyasında dava açtığını, bu dava dosyasına delil olarak dayandığını, İzmir ili Menemen ilçesi .... mahallesi ... ada ...parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilen paranın şirketin...Bankası A.Ş., ...sbank A.Ş., ...Bankası A.Ş. ... A.Ş. ve ... Bankası A.Ş.ye olan kredi borçlarının ve kredi kartı borçlarının kapatılmasında kullandığını, bakiye satış bedeli ve bir adet çekin şirket adına ... Bankası A.Ş. ..Şubesinde açılan kiralık kasa içerisine konulduğunu, kasa içindeki paranın şirket giderleri için kullandığını savunmuş olup, mahkemece İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/584 esas sayılı dosyası temin edilmemiş ve davalı savunmasında bahsi geçen bankalara dava dışı şirketin kredi borcu bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte kapatıldığı, ilgili banka nezdinde şirket adına kasa kiralanıp kiralanmadığı, kiralık kasadaki paranın kim tarafından ne için harcandığı konularında herhangi bir araştırma yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesince bir kısım deliller toplanıp, bir mali müşavir ve bir inşaat mühendisi bilirkişiden rapor ve ek rapor alındıktan sonra davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme yeterli olmamıştır. Zira hükme esas alınan bilirkişi heyet raporlarında; davanın dayanağı olan şirkete ait taşınmazların satışı nedeniyle dava dışı şirketin zararının bulunup bulunmadığı, varsa bu zararın miktarının ne olduğu, dava dilekçesinde belirtilen işlemlerin davalı yönetici .... tarafından münferiden yapılıp yapılmadığı, taşınmaz satış bedellerinin şirketin kredi borçlarının ödenmesi, şirket giderleri ve inşaat projesinin finansmanı kullanılıp kullanılmadığı konularında hiçbir inceleme, araştırma, değerlendirme ve hesaplama yapılmamış, banka hesapları denetime elverişli ve açık şekilde incelenmemiştir. O halde, mahkemece öncelikle İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/584 esas sayılı dosyasının tümünün temin edilmesi, şirkete ait 2016 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtların yerinin bildirilmesi veya sunulması için taraflara süre verilmesi, davalı ...'ın savunmasında bahsi geçen bankalardan şirketin kredi borçları ve kredilerin ödenmesine ilişkin tüm belgeler, şirket adına .... Bankası A.Ş. ... Şubesinde kiralanan kasaya ilişkin belgeler ve kiralık kasa içinde saklanan para-çek vs üzerinde yapılan işlemler ile bu işlemleri yapan kişileri gösteren kayıtların celp edilmesi, akabinde gayrımenkul değerleme uzmanı, inşaat mühendisi, bankacı, mali müşavir ve şirketler hukukunda uzman yeni bir heyetten, tarafların, dava dışı .... Şirketi'nin banka hesapları, şirkete ait tüm ticari defter ve kayıtlar üzerinde, gerektiği takdirde yerinde inceleme yapılarak dava dilekçesinde belirtilen ve şirketi zarara uğrattığı iddia edilen tüm işlemlerin davalı yönetici ... tarafından yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa bu işlemler nedeniyle .... Şirketi'nin zararının doğup doğmadığı, taşınmaz satış bedellerinin şirketin bankalara olan kredi ve kredi kartı borçlarının ödenmesi, şirket giderleri ve inşaat projesinin finansmanında kullanılıp kullanılmadığı, taraflarca sunulan e-posta, watsapp yazışmaları vs dosya kapsamındaki tüm deliller değerlendirilerek davacı ortağın taşınmaz satışlarından ve satış bedelleri ile yapılan harcama kalemlerinden haberdar olup olmadığı, müteveffa davalı ...’nın ... inşaat projesinde adına tescili yapılan bağımsız bölüm için Adana ilindeki taşınmazının satışından elde ettiği parayı dava dışı .... Şirketi'nin banka hesabına avans ödemesi olarak yapıp yapmadığı, bağımsız bölümün müteveffa ...'a bedelsiz devredilip devredilmediği hususlarında inceleme yapılmak sureti ile açık, net, anlaşılır ve denetime elverişli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/329 Esas ve 2023/287 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırılması sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 4-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf kanun yoluna başvuran taraflardan peşin alınan istinaf karar harcının talepleri halinde ilgili tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında istinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği, harç, teminat ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 08/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2016, K. 2026/1293, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2016-e-2026-1293-k-f9a595d2fa3f