Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1993 E. 2026/1850 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1993
- Karar No
- 2026/1850
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/1993
KARAR NO:2026/1850
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:27/12/2022
NUMARASI:2020/626 Esas - 2022/909 Karar
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)
DAVA TARİHİ:09/11/2020
KARAR TARİHİ:17/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/11/2019 tarihinde ... plakalı aracın ...'nun sevk ve idaresinde iken müvekkili ... ve kızına çarptığını, müvekki ...'nun yaralandığını, kazayla ilgili Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/279 esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, bahsi geçen dosya kapsamındaki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin kazadan dolayı ağır yaralandığını, ameliyat olduğunu ve uzun bir süre tedavisinin devam ettiğini, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan raporda müvekkilinin %4 oranında malul kaldığının tespit edildiğini, müvekkilinin maddi zararının karşılanması için 02/07/2020 tarihli dilekçe ile ... Şirketine başvuru yaptıklarını, sigorta şirketi sadece 07/10/2020 tarihinde 6.818,77 TL ödeme yapıldığını belirterek, 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından 07/10/2020 tarihinde davacı taraf vekili Av. ...'e 6.818,77 TL ödeme yaptıklarını, yapılan bu ödeme ile müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğun kalmadığını, kazada kusur durumunun ve maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesi gerektiğini, tazminatın hesaplanması için dosyanın aktüer uzmanına gönderilmesi gerektiğini, SGK'dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığının, alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesini dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını ve ticari iş niteliğinde olmadığını, bu nedenle avans faizine yönelik taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'na usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edilmesine rağmen, bu davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının, sulh nedeniyle konusuz kalmasından dolayı, esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin redddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ...'nun sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu kaza geçirdiğini ve kazadan dolayı ağır yaralandığını, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığını, akabinde ameliyat olduğunu ve uzunca bir süre tedavilerine devam ettiğini, kaza nedeniyle müvekkilin sol ayağında dizinin altında kırıklar meydana geldiğini, dizine platin takıldığını, belinde ezilmeler meydana geldiğini ve kafasına 5 dikiş atıldığını, kaza sebebi ile meydana gelen vücuttaki kemik kırıklarının müvekkilin hayati fonksiyonlarını ağır (5). derecede etkileyecek nitelikte olduğunun tespit edildiğini, bununla birlikte ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi‘nden alınan raporda müvekkilinin malul kaldığının tespit edildiğini, kazadan hemen sonraki süreçte ve öngörülen iyileşme döneminde yaşamını tek başına idame ettiremediğini, uzun süre kızı, oğlu ve eşinin yardımıyla hayatını sürdürdüğünü, kaza anında yanında olan skolyoz hastası kızının da yaralandığını, müvekkilinin manevi zararının, mahkemece tespit edilenden oldukça fazla olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 15/11/2019 tarihinde, davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın, yaya davacı ... ve kızına çarpması sonucunda yaralanan davacının maddi ve manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.Olayla ilgili Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/279 esas sayılı dosyası ile yapılan ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 20/04/2022 tarihli raporuna göre; davacının 15/11/2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında, kişinin tüm vücut engellilik oranının %11 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği; Makine Mühendisi bilirkişinin 12/09/2022 tarihli raporuna göre; kazanın meydana gelmesinde ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...'nun %40 oranında tali kusurlu olduğu, davacı ...'nun %60 oranında asli kusurlu olduğunun belirtildiği; davacı ile davalı sigorta şirketinin sulh olması nedeniyle maddi tazminat hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde,İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı, 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür.Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,
Buna göre:
1-Davacı tarafça açılan maddi tazminat davasının, sulh nedeniyle konusuz kalmasından dolayı, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacı tarafça açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin redddine,
3-Maddi tazminat bakımından alınması gereken 80,70 TL nispi karar ve ilam harcının peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 458,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 377,50 TL'nin davacıya iadesine,
4-Tarafların maddi tazminat davası yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Manevi tazminat bakımından alınması gereken 2.732,40 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ...'ndan alınıp, Hazineye gelir yazılmasına,
6-Yargıma giderleri maddi ve manevi tazminat bakımından ortak yapıldığından, maddi tazminat davasında yargılama giderleri dahil sulh olunup yargılama gideri talep edilmediğinden, ibraname ve sulh protokol tarihi olan 28.11.2022 tarihinden sonra yargılama gideri yapılmadığından, manevi tazminat yönünden yapılan yargılama gideri olmadığından, bu hususta hüküm tesisine yer olmadığına,
7-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; manevi tazminat bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ndan alınıp davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 264,00 TL'sinin davacıdan, 1.056,00 TL'sinin davalı ...'ndan alınarak Hazineye gelir kaydına,
9-HMK 333. maddesi gereğince; taraflarca yatırılan gider avansı ile varsa delil avansının arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,
2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 490,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalı ...'ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/09/2026