Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1924 E. 2026/867 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1924
- Karar No
- 2026/867
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1924 Esas 2026/867 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1924 KARAR NO : 2026/867
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2023/109 Esas 2023/613 Karar
DAVA : İtirazın İptali (GKS'den Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/02/2023 KARAR TARİHİ : 29/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/06/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükme karşı, taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 16/10/2017 tarihli kredi çerçeve sözleşmesinin düzenlendiğini, davalıların da bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, asıl kredi borçlusu şirketin davacı bankaya olan kredi borcunu ödeyememesi üzerine asıl kredi borçlusu şirkete ve kefillere ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin tüm borçlulara tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı kefillere karşı Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2019/4857 sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalı kefillerin borca itiraz ettiğini belirterek takibe vaki itirazın iptali ile davalıların takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde özetle; kredi müşterisi dava dışı ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/940 esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, mahkemece 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiğini, devam eden yargılama neticesinde 27/03/2020 tarih, 2020/196 sayılı karar ile konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne karar verilerek bu kararın kesinleştiğini, davacı banka lehine, 472.925,01-TL alacağın ödeme tablosunda gösterildiğini, ödemelerin aksatılmadan yapıldığını, anılan şirketin konkordato mühletinin verildiği tarih itibariyle alacaklı bankaya karşı muaccel bir borcunun bulunmadığını, asıl borçlu için muaccel olmayan alacağın kefiller için de muaccel olamayacağını, konkordato dosyasından verilen kesin mühlet kararı doğrultusunda yapılan icra takibinin, mahkeme kararlarına, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılara gönderilen ödeme emirleri ekinde genel kredi sözleşmelerinin tasdikli örneği bulunmadığından ödeme emrinin usulsüz olduğunu belirterek davanın reddini, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesini istemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bilirkişi raporundaki faiz oranına ilişkin belirlemenin sözleşme hükümleri ve dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, takip tarihi itibariyle yıllık %33 temerrüt faiz oranı, yıllık %22 akdi faiz oranı (taksitli ticari kredi ve BCH yönünden) yıllık %27 akdi faiz oranı, yıllık %33 temerrüt faiz oranı (KMH yönünden) yapılan hesaplama yerinde olup bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takip tarihi itibariyle borcun 490.823,12-TL asıl alacak, 15.224,39-TL işlemiş faiz, 775,24-TL BSMV olmak üzere toplam 506.822,75-TL olduğu, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce konkordato projesi kapsamında ve satışı yapılan ipotekli taşınmaz dolayısıyla 28/09/2022 tarihi ile 27/01/2023 tarihleri arası yapılan tahsilatların (takipten sonra davadan önce) mahsubu sonucu, son tarih de gözetilerek dava tarihi itibariyle borcun 490.823,12-TL asıl alacak, 256.645,11-TL işlemiş faiz, 12.071,03-TL BSMV olmak üzere toplam 759.539,26-TL olduğu, takiple dava tarihi öncesi ödemelerin düşümü gerekmekle buna göre yapılan hesap sonucu rakamın yükselmesinin talebi aşma olarak değerlendirilemeyeceği, takip tarihi itibariyle borç miktarı da gözetilerek "davanın kısmen kabulü ile, takip tarihi itibariyle Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2019/4857 sayılı takip dosyasında 490.823,12-TL asıl alacak, 15.224,39-TL işlemiş faiz, 775,24-TL BSMV olmak üzere toplam 506.822,75-TL borçlu oldukları, takipten sonra, davadan önce yapılan tahsilatlar da gözetilerek, dava tarihi itibariyle 490.823,12-TL asıl alacak, 256.645,11-TL işlemiş faiz, 12.071,03-TL BSMV olmak üzere toplam 759.539,26-TL üzerinden davalıların itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa 02/02/2023 dava tarihinden itibaren yıllık %33 oranında faiz ve faize yıllık %5 oranında BSMV işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 506.822,75-TL alacağın %20'si oranında hesaplanan 101.364,55-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların tazminat talebinin reddine, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/940 esas, 2020/196 karar sayılı dosyada asıl borçlu yönünden konkordato kapsamında yapılacak ödemeler sebebiyle tahsilde tekerrüre yer verilmemesine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı ile davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan temerrüt faiz oranının %50 olması gerektiğini, oranın %33 olarak belirlenmesi suretiyle alacağın eksik hesaplandığını ileri sürmüştür. Davalılar istinaf dilekçesinde özetle; asıl borç yönünden konkordato projesinin ve tasdik kararının dikkate alınmadığını, asıl borcun hiç muaccel olmadığını, Ankara Batı ATM'nin 2018/940 Esas sırasında konkordato tasdik projesinin kabul edilerek bu kararın 13/07/2021 tarihinde kesinleştiğini, bankaca, asıl borçluya çekişmeli alacak yönünden açılan davada Ankara Batı ATM'nin 2020/309 Esas sayılı kararının Ankara BAM 21 HD'nin 2021/1992 Esas 2023/246 Karar sayılı kararıyla kaldırılması üzerine yargılamasının mahkemenin 2023/343 Esas sırasında devam ettiğini, İİK'nın 296 maddesi gereği borçlunun konkordatoya başvurması gerekçesiyle sözleşme ilişkisinin sonlandırılamayacağını, asıl borçlu için geçerli olmayan bir durumun kefil için de geçerli olmayacağını, verilen kararın kefalet hükümlerine aykırı olduğunu, geçici mühlet sonrası faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle 28/12/2018 tarihinden sonra hesaplanan tüm faizlere itiraz ettiklerini, kat tarihi 03/01/2019 olup temerrüt tarihinin 10/01/2019 olarak belirlendiğini, kredinin kat edilmesi ile muacceliyet oluşmasının mümkün bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kredi çerçeve sözleşmesine dayalı alacağın tahsili isteğiyle girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/4857 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular hakkında 492.293,85-TL asıl alacak, 15.224,39-TL faiz, 775,24-TL masraf olmak üzere toplam 508.293,48-TL alacağın tahsili istemiyle 11/04/2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde sunulan dilekçe ile borca itiraz edildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın iddiasına dayanak dava dışı asıl borçlu şirket ile ilgili Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/03/2020 tarih 2018/940 Esas 2020/196 Karar sayılı dosyasında; davacı ... ... Ltd. Şti. tarafından hasımsız olarak açılan konkordato talebine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, davacının konkordato projesinin tasdiki talebinin kabulüne, konkordato tasdik projesi kapsamında kalan tüm borçlarını 27/09/2020 tarihinden itibaren başlamak üzere 48 ayda eşit taksitler halinde revize projede gösterilen şekilde alacaklılar arasında eşitliği bozmayacak şekilde aşağıda belirtilen miktarda ödenmesine, diğer alacakların yanı sıra davacının 472.925,01-TL alacağının 48 ay taksitle ödenmesinin yer aldığı ödeme tablosuna göre konkordatoya dahil 19.890.755,70-TL'nin, alacaklılar tarafından kabul edilen konkordato ödeme teklifi kapsamında konkordatonun tasdikinden itibaren 6 ay ödemesiz, 48 ay taksitle eşit tutarlarda ödenmesine yönelik karar verildiği ve bu kararın 07/06/2021 tarihinde kesinleştiği, bu dosya kapsamında mahkemesince, 28/12/2018 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı, 27/03/2019 tarihinde ise 1 ay süreyle kesin mühlet kararı verilmiş olduğu, dosyamız davalıları olan kefiller yönünden ise verilen bir konkordato tasdik kararı bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yine davalıların savunmalarında sözü edilen ve dava dışı asıl borçlu şirkete karşı davacı ... tarafından İİK 308/b madde kapsamında çekişmeli alacağın tahsili istemiyle açıldığı belirtilen Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/309 Esas sırasında verilen konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine, çekişmeli alacaktan fazla tahsil edilen tutarın konkordato projesindeki 48. taksitten düşülerek ödenmesine yönelik kararının Dairemizin 2021/1992 Esas 2023/246 Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak mahkemesine iade edildiğine ilişkin Dairemizin 23/02/2023 tarihli ilamının incelenmesinde; "...Hal böyle olunca mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun mahkeme ara kararına aykırı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme ile hazırlandığı, rapor içeriğinde tespit edilen asıl alacağa hangi oran üzerinden faiz işletildiğinin anlaşılamadığı, işlemiş faiz hesabı, faiz hesap tekniğine aykırı olarak doğru orantı uygulanmak suretiyle yapıldığı, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmadığı gözetilerek banka kayıtları üzerinde yerinde yapılacak inceleme ile, davacının kesin mühlet karar tarihi ve konkordato tasdik karar tarihi itibarıyla çekişmeli bir alacağı bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı hususunda, davalı vekilinin kök rapora itirazlarını da karşılar ek rapor alınması gerekirken denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir..." gerekçesiyle, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak ilk derece mahkemesine iadesine yönelik karar verildiği, yargılamasının mahkemesinde 2023/343 Esas sırasında kayıtlı olarak sürdürüldüğü görülmüştür.
Davacı ile dava dışı borçlu şirket arasında 06/10/2017 tarihli, 1.350.000,00 TL limitli kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığı, kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla davacı tarafından kredi hesabı kat edilerek dava dışı asıl borçlu şirket ile dosyamız davalıları olan kefillere 04/01/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilerek toplam 488.683,03-TL'nin 1 gün içinde ödenmesinin talep edildiği, anılan hesap kat ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı kefillere 08/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 1 gün atıfet süresi eklenmesi ile borçluların temerrüdünün 10/01/2019 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece aldırılan 19/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "takip tarihi itibariyle, yıllık %57 faiz oranına göre alacağın 492.184,71-TL asıl alacak, 15.224,39-TL işlemiş faiz, 775,24-TL BSMV olmak üzere toplam 508.184,34-TL, fiilen uygulanan en yüksek ticari kredi faiz oranı olan yıllık %33 oranına göre 490.823,12-TL asıl alacak, 15.224,39-TL işlemiş faiz, 775,24-TL BSMV olmak üzere toplam 506.822,75-TL, takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce olmak üzere toplam 405.360,71-TL kısmi tahsilat sağlandığı, kısmi tahsilat tutarının öncelikle faiz ve ferilere mahsup edilmesi sonucunda dava tarihine göre alacak miktarının yıllık %57 faiz oranına göre 492.184,71-TL asıl alacak, 667.820,48-TL işlemiş faiz, 32.629,80-TL BSMV olmak üzere toplam 1.192.634,99-TL, fillen uygulanan en yüksek ticari kredi faiz oranı üzerinden %33 oranına göre; 490.823,12-TL asıl alacak, 256.645,11-TL işlemiş faiz, 12.071,03-TL BSMV olmak üzere toplam 759.539,26-TL alacak bulunduğu" hususlarının bildirildiği görülmüştür. Davacı bankanın temerrüt faizinin %57 olması gerektiğine yönelik istinaf itirazının incelenmesinde; Bilirkişi raporu kapsamı ile taraflar arasındaki GKS ve davacı banka tarafından sunulan belgeler kapsamından; dava dışı asıl borçlu ... Şirketine kullandırılan kredilerin, taksitli ticari kredi ve BCH kredisi, KMH kredisi olduğu, tarafları arasında düzenlenen sözleşmenin 4.2 maddesinde temerrüt faiz oranının, bankaca Merkez Bankasına bildirilen en yüksek ticari faiz oranının %100 fazlasıyla belirleneceğinin hükme bağlandığı, ancak davacı bankanın 05/11/2018 tarihli genel mektubunda sözleşmede yer alan %100 oranının %50 olarak uygulanacağının belirtildiği, bankaca ticari krediler için fiilen uygulanan akdi faiz oranının %22 olup, temerrüt faiz oranının %33 olduğu, hesap kat tarihi itibariyle Merkez Bankası tarafından kredi kartları için uygulanması gereken azami akdi faiz oranının %27 ve azami gecikme faiz oranının %33 olduğu mahkemece, Yargıtay ve Dairemiz uygulamaları doğrultusunda fiili faiz oranlarına göre usulünce tespit edilmiş olduğu anlaşılmakta olup davacı banka tarafından, uygulanması gereken temerrüt faizinin daha fazla olması gerektiği hususu ispatlanamadığından davacı bankanın yerinde olmayan istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalıların istinaf itirazlarının incelenmesinde; Tüm dosya kapsamı ve deliller, yukarıda incelenen ve ilgili olduğu belirtilen dosyalar kapsamı, mahkemece alınan denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu kapsamına göre; bilirkişi raporundaki faiz oranına ilişkin belirlemenin sözleşme hükümleri ve dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, takip tarihi itibariyle yıllık %33 temerrüt faiz oranı, yıllık %22 akdi faiz oranı (taksitli ticari kredi ve BCH yönünden) yıllık %27 akdi faiz oranı, yıllık %33 temerrüt faiz oranı (KMH yönünden) esas alınarak yapılan hesaplamada bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup dava dışı asıl borçlu şirketin ödenmemiş kredi taksit borcu bulunduğunun ve borcun asıl borçlu şirket yönünden muaccel hale geldiğinin anlaşıldığı, bilirkişi raporu kapsamına göre takip tarihi itibariyle 490.823,12-TL asıl alacak, 15.224,39-TL işlemiş faiz, 775,24-TL BSMV olmak üzere toplam 506.822,75-TL davalıların borcu bulunduğu, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce dava dışı asıl borçlu yönünden verilen konkordato projesi kapsamında ve satışı yapılan ipotekli taşınmaz dolayısıyla 28/09/2022-27/01/2023 tarihleri arasında yapılan tahsilatların (takipten sonra davadan önce) mahsubu sonucu dava tarihi itibariyle borç tutarının, 490.823,12-TL asıl alacak, 256.645,11-TL işlemiş faiz, 12.071,03-TL BSMV olmak üzere toplam 759.539,26-TL olarak hesaplanması ile takip tarihi itibariyle borç miktarı da gözetilerek mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararda Dairemizce de bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2025 tarihli 2024/2757 Esas 2025/1295 Karar sayılı onama ilamı kapsamında; dava dışı ...... Ltd. Şti. ile dava dışı ... Bankası arasındaki GKS'ye dayalı kefiller ... ve ... hakkında Ankara 2. ATM'nin 2019/430 Esas sırasında görülen itirazın iptali davasında, davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline yönelik verilen kararın Dairemizin, 07/02/2024 tarihli 2021/524 Esas 2024/199 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan istinaf incelemesinde; geçici mühlet karar tarihinden önce vadesinde ödenmeyen kredi taksiti ile birlikte davacı banka alacağının muaccel hale gelerek davacının geçici mühlet karar süresi içerisinde dava dışı asıl borçlunun kredi hesabını kat etmesinin yasaya ve GKS hükümlerine uygun olduğuna yönelik kabulü yerinde görülmüş olup somut olayda da emsal karar doğrultusunda ödenmemiş taksit alacağı bulunması gözetilerek asıl borçlu yönünden borcun muaccel hale geldiği rapor kapsamında tespit edilmiş olmakla, davalı kefillerin de haklarında verilen bir konkordato tasdik kararı bulunmaması göz önünde bulundurularak rapor kapsamında hesaplanan ve mahkemece hüküm altına alınan tutarlardan davalı kefillerin sorumlu olduğu anlaşılmakla; yerinde bulunmayan ve somut olaya uygun düşmeyen davalı kefillerin, alacağın muaccel olmadığı, geçici mühlet tarihinden sonra faiz yürütülemeyeceği, kredi ilişkisinin sonlandırılamayacağı, davanın reddi gerektiği yönündeki tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı ile davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı taraftan alınması gerekli olan 34.621,06-TL harçtan peşin alınan 25.968,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.653,06-TL harcın davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Taraf vekillerince yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/06/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -