Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1919 E. 2026/1100 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1919
Karar No
2026/1100
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1919 KARAR NO : 2026/1100

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/10/2021 (Dava) - 23/05/2023 (Karar) NUMARASI : 2021/693 Esas - 2023/380 Karar DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 10/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2023 tarih ve 2021/693 Esas - 2023/380 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı banka şubesinden 2017 senesinde oldukça yüksek meblağlı kredi kullandığını, kredinin KGF destekli olduğunu, müvekkili tarafından 23.07.2019 tarihinde kredi taksit ödemesi yapıldığını, bu taksitin Mayıs 2019 taksiti olduğunu, kredi sözleşmesi gereği 2 aylık periyodlarda gecikmeli ödeme yapabilme imkanının müvekkiline tanındığını, kredi sözleşmesinin müvekkiline verilmediği gibi icra dosyasına da sunulmadığını, davalı tarafından 08.08.2019 tarihinde İzmir 28. İcra Müd. 2019/11032. Sayılı dosyasında 324.253,86-TL Asıl alacak, 4.060-TL Çek yaprağından kaynaklı G.Nakit Risk, 43.301,79-TL faiz ve 2.165-TL BSMV olmak üzere toplam: 373.780,74-TL üzerinden takibe geçildiğini, davalının banka takibe geçmeden evvel firmaya ödeme yapılmasına dair ihtarname göndermediğini, muaccel hale gelmeyen kredi taksitlerini muaccel hale gelmiş gibi takibe koyarak 7.959.57-TL fazla alacak oluşturduğunu, temerrüt oluşmadığı halde 43.301,79-TL işlemiş faiz, 2,165.09-TL BSMV' nin tahsil edildiğini, müvekkili firmaya ödeme emri tebliğ edilmeden haciz baskısı ve diğer bankalar nezdinde itibar zedelenmesi ve takip riski nedeniyle ihtirazı kayıtla dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla 415.432,19-TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.959,57-TL fazla ödenen asıl alacak, temerrüt olmadığından haksız alınan 43.301,79-TL Faiz, 2.165.09-TL BSMV olmak üzere toplam: 53.426,45-TL'nin ödeme tarihi olan 20.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari temerrüt faizi ile tazmini haksız icra takibi başlatılması nedeniyle ticari itibarı zedelenen müvekkil lehine 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğundan davacının taleplerin öncelikle usulen reddinin gerektiğini, davacı borçlu aleyhine davacının bankaya olan çek taahhüt kredisi, TKMH, Taksitli ticari kredisine bağlı olarak 118/TT/1531 il 118/8362208/4 referans numaralı kredilerden kaynaklanan bakiye ile 2 adet çek yaprağından kaynaklı gayrinakit riske bağlı borçla ile ilgili olarak İzmir 28. İcra Müd.' nün 2019/11032 sayılı dosyasında takibe geçildiğini, ödeme emrine itiraz olmadan takibin kesinleşmiş olduğunu, davacı firmaya 26.03.2019 tarihinde Kahramanmaraş 2. Not. 9312 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 500.923.34-TL Nakdi, 4.060-TL Gayrinakdi borcun ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, ihtar sonrası takibe başlandığını, 30.08.2019 tarihinde davacı tarafa yapılan indirim ile borcun 392.818,43-TL olarak ödendiğini, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu, mahkemece tüm bu itirazlarına rağmen davanın kabulü halinde karar tarihi itibariyle ancak yasal faize hükmedilmesinin gerektiğini beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddinine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...08.08.2019 Takip Tarihi İtibariyle; 287.473.99-TL Ticari kredi asıl alacağı, 36.779.871-TL KMH Asıl alacağı, 324.253.86-TL Asıl alacak toplamı, 35 347.49-TL Ticari kredi İşlemiş akdi/temerrüt faizi,3.309.87-TL KMH akdi/temerrüt faizi,1.932.87-TL Faizlerin % 5 gider vergisi, 364.844.09-TL Toplam Nakdi,4.060.00-TL Gayri nakdi depo Banka alacağının tespit edildiği, 29.08.2019 Tarihi itibariyle : 324.253.86-TL Asıl alacak, 46.821.36-TL İşlemiş faiz 2.341.07-TL Faizin Ve % 5 gider vergisi 373 .416.29-TL Toplam Nakdi 4.060.00-TL Gayri Nakdi Depo 377.476.29-TL Genel Toplam alacak 17.007.02-TL Tahsil harcı 44,40-TL Başvurma harcı 21.282.63-TL Vekalet ücreti 179.90-TL Masraf miktarı 415.990.24-TL Toplam Banka alacağının tespit edildiği, 415.990.24-TL Banka alacağına karşılık davacı şirketten 415.332.18-TL Tahsilatta bulunulmuş olup iade edilecek bir tutar bulunmadığı, Davacı şirketin 2 taksitinin ve KMH dan doğan dönemsel faiz ve eklerinin ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek davacı borçluya ihtarname keşide edildiği ve temerrüdünün oluştuğu, ihtar sonrası 4 aylık kredi taksitlerinin de gecikmeli olarak ödendiği, 15.06.2019 ve 15.07.2019 tarihli taksitlerinin gününde ödenmemesi üzerine taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı bankanın davacı aleyhine icra takibine başladığı, davalı bankanın bankacılık mevzuatına uygun işlemler yaptığının tesbit edildiği, davacı şirketin davalı bankanın yaptığı takip nedeniyle itibarının diğer bankalar nezdinde zedelendiği yönünde dosya içerisinde herhangi bir delil belgenin bulunmadığından isbat edilemeyen manevi tazminat talebinin reddinin gerektiği, Davacı vekilinin itirazları genel olarak kök raporda bilirkişi tarafından açıklandığı, Buna göre ; davacı şirketin 2 taksitinin ve KMH dan doğan dönemsel faiz ve eklerinin ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edilerek davacı borçluya ihtarname keşide edildiği ve temerrüdünün oluştuğu, ihtar sonrası 4 aylık kredi taksitlerinin de gecikmeli olarak ödendiği, 15.06.2019 ve 15.07.2019 tarihli taksitlerinin gününde ödenmemesi üzerine taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı bankanın davacı aleyhine icra takibine başladığı, davalı bankanın bankacılık mevzuatına uygun işlemler yaptığı..." gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat talepli davalarının REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının, davalı bankadan 2017 yılında yüksek meblağlı, garanti fonu desteği ile bir kredi kullandığını, müvekkili firma tarafından davalıya en son 23/07/2019 tarihinde kredi taksit ödemesi yapıldığını, bu ödemenin Mayıs ayı kredi taksit ödemesi olduğunu, davalı banka tarafından müvekkiline 26/03/2019 tarihinde kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davalı banka tarafından kat ihtarnamesinden 5 ay sonra toplam 373.780,74 TL üzerinden takibe geçildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kat ihtarının tebliğinden sonra taksit ödemelerinin de davalı banka tarafından ihtirazi kayıt olmaksızın kabul edildiğini, bu durumun kat ihtarını hükümsüz kıldığını, davalı bankanın aylar sonra müvekkili firmaya karşı kötü niyetle icra takibi başlatmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davalı bankanın ihtarına rağmen müvekkili firmanın ödemelerini kabul etmesinin kat iradesinden döndüğü anlamına gelmediğini, sonrasında da icra takibine geçmeden önce yeni bir kat ihtarı gönderilmediğini, toplam dört ödemenin kat ihtarından sonra icra takibinden önce davalı banka tarafından kabul edildiğini, ancak kalan tüm kredi borcunun muaccel hale gelmiş gibi tek seferde icra takibine konulduğunu, dava konusu kredinin KGF kredisi olmasına rağmen, davalı banka tarafından, takibe geçilmeden önce KGF'ye yapılan bir başvuru olmadığını, davalı banka tarafından öncelikle KGF'ye başvuru yapması gerektiğini, bilirkişi raporunda da kredi garanti fonuna başvuru yapmadan takibe geçen bankanın haklı bulunmasını anlayamadıklarını, KGF kredisinin amacının şirketleri icra baskısı ve tehditlerinden korumak olduğunu, bilirkişi raporunda kredi garanti fonu süreci ile ilgili hatalı tespitlerde bulunulduğunu, bilirkişinin tespitlerinin eksik ve hatalı olduğunu, davalı bankanın hukuki süreçleri işletmediğini, KGF sisteminin asıl olarak kredi kullananların yararlanmaması amacıyla oluşturulduğunu ve kredi kullananlar lehine olan bir uygulama olduğunu, davalı banka tarafından icra takibine geçilmesinin müvekkili firmayı oldukça büyük bir sıkıntıya soktuğunu, müvekkilinin hem takibe konu meblağı tamamen kapatmak zorunda kaldığını hem de tüm diğer bankalar nezdinde itibarının zedelendiğini, müvekkili firma tarafından ödeme emri tebliğ dahi edilmeden 20/08/2019 tarihinde icra baskısı ve keza diğer bankalar nezdinde itibar zehirlenmesi veya takip riski nedeniyle ihtirazı kayıtla ve her türlü dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla 415.432,19 TL ödeme yapıldığını, müvekkili firmanın muaccel olmayan alacaklar için tahsil harcı ve vekalet ücreti gibi çeşitli kalemlerini de icra dosyasına ödemek zorunda kaldığını, haksız icra takibi nedeniyle itibarı zedelenen müvekkili firmanın diğer bankalarca kredibilitesinin sorgulandığını, müvekkili aleyhine takibe geçildiğini öğrenen diğer bankalarında kendi alacakları için takip hazırlığını başlattıklarını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haciz baskısı altında fazladan ödenen bedelin istirdatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş olup hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi asıl ve ek raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edildiği, ödenmeyen taksitler uyarınca alacağın muaccel olduğu, temerrüt halinde kredi veren davalının tahsile yetkili olduğu, buna göre davacıdan fazladan tahsil edilen bir bedel olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/693 Esas - 2023/380 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1919, K. 2026/1100, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1919-e-2026-1100-k-65a94d95fba5