Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1915 E. 2026/859 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1915
Karar No
2026/859
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1915 Esas 2026/859 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1915 KARAR NO : 2026/859

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 25/09/2023 NUMARASI : 2021/363 Esas 2023/625 Karar

DAVA : Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/06/2021 KARAR TARİHİ : 26/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/06/2026

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; şirketin 2007 yılından itibaren yerleşik ...Ltd. isimli şirketten ülkemize yapıştırıcı ithal ettiğini ve bu ürünlerin satışını ülke genelinde gerçekleştirdiğini, şirket ile ...Ltd isimli şirket arasında verilen siparişlerin, yapılan ödemeler konularındaki tüm iletişimin şirketlerinin kurumsal mail adresleri üzerinden sağlandığını, 2019 yılı Şubat ayı içeresinde şirkete ödeme bilgileri ile ilgili sahte mailler gönderilerek sahte mail adresinden şirket mailine ödemelerin yapılacağı başka bir kişi adına kayıtlı IBAN numarası bilgisi gönderildiği ve yapılacak 113.022,00 EURO tutarındaki ödemenin bu hesaplara yapılmasının talep edildiğini, şirketin, bu sahte mail adresinden gönderilen maillerde yer alan IBAN numaralarından ... IBAN numaralı ... bünyesinde bulunan hesaba, 08/02/2019 tarihinde 59.170,00 EURO, ... IBAN numaralı ... bünyesinde bulunan hesaba 28/02/2019 tarihinde 53.852,00 EURO olmak üzere toplam 113.022,00-EURO tutarındaki ödemeyi ... Şubesinde bulunan hesabından, işlemin alıcı ihracatçı firma kısmına doğru şekilde "...Ltd" yazarak gerçekleştirdiğini, şirketin alıcı kısmına, doğru bir şekilde “...Ltd” ismini yazmasına rağmen alıcı ismi ve IBAN numarasının eşleşip eşleşmediği kontrol edilmeden davalı bankanın dolandırıcı olduğu iddia edilen kişilerin hesabına havale işlemini gerçekleştirdiğini, davalı bankanın alıcı ismi ve IBAN numarasının eşleşip eşleşmediğini kontrol etmeyerek kusurlu olduğunu, yapılan ödemelerin ardından ...şirketinden ödemelerin alınmadığına dair bildirim yapılması ve gerçekleşen dolandırıcılık eyleminin şirket tarafından tespit edilmesi üzerine davalı bankaya yazılı başvuru yapılarak iki transfer tutarı olan 113.022,00 EURO'nun iade edilmesinin talep edildiğini, davalı bankaya yapılan yazılı bildirim ve talebin ardından, 10/04/2019 tarihinde davalı bankaya gönderilen e-mail ile 08/02/2019 tarihli dolandırıcılık işlemlerine konu ödeme belgelerinin alıca banka tarafından korumaya alındığı ve iadesi için ... Bankası'ndan teminat mektubu istendiğinin bildirildiğini, davalı bankaca, korumaya alınan paranın iade edilmesi için alıcı ...'a teminat mektubu sunulmadığını, davalı bankanın dolandırıcılık eyleminin tespit edilmesinin akabinde alıcı bankanın indemnity (tazmin mektubu - teminat mektubu) verilmesi halinde ödemenin iade edileceğini bildirmesine rağmen alıcı bankaya bu mektubu sunmayarak zararının tazmin edilmesine engel olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 EURO zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek bankalarca fiilen uygulanan en yüksek Euro mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, alıcı hesap sahibi ile IBAN bilgilerinin kontrolünün davacı şirketin sorumluluğunda olduğunu, talimattaki alıcı hesabın davalı dışında bir bankaya ait hesap olduğundan davalı bankaca alıcı hesapla IBAN uyuşmazlığının kontrolünün mümkün olmadığını, davalı bankanın talimat ne yönde ise işlemleri buna göre gerçekleştirildiğini, alıcı unvanı ile hesap numarası uyumu ile ilgili kontrol yurtdışı bankalar tarafından tamamen insiyatif dahilinde yapılabileceğini, davacının zararı iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, dava konusu taleplerin işlem ve zenginleşen alıcı hesap sahibine yönetilmesi gerektiğini, talimattaki IBAN'a gönderim yapan bankanın herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı bankanın bir kusurunun bulunmadığını, Iban kontrolünün alıcı hesap bankası tarafından yapılması gerektiği ve alıcı bankanın kusuru olsa bile alıcının bankası ile gönderici banka arasında bir yardımcılık ilişkisi bulunmadığından gönderici bankanın sorumlu tutulamayacağını savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı yanın, davalı bankanın yurtdışındaki alıcı bankadan gönderilen e-posta gereğini yerine getirmediğinden kusurlu olduğunun ileri sürüldüğü, yapılan mail içeriği ve yazışmalarda; İngiltere ülkesindeki alıcı bankanın transfere konu paranın şüpheli olacağı inancıyla parayı blokeye aldığı ancak paranın hesap sahibine ödenmesinin durdurulması için tazmin mektubu talep ettiği, davalı bankanın da bu talebi davacı şirkete ilettiği, davalı bankanın kendiliğinden tazmin mektubu düzenleme yükümlülüğü bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiği, davalı bankanın resen indemnity (tazmin mektubu) düzenlemesini zorunlu kılacak herhangi bir düzenleme bulunmadığı, her ne kadar davacı yan, davalı bankanın basiretli bir tacir olarak gerekli önlemleri alması gerektiği ileri sürmüş ise de; davalı banka basiretli tacir olarak alıcı bankanın tazmin mektubu düzenlenmesi talebini davacıya iletmiş olmasına rağmen davacı şirketin tazmin mektubu düzenlenmesi için hiç bir girişimde bulunmadığı, kaldı ki, davacının da bu yönde bir iddiası bulunmadığı, davalı bankadan resen tazmin mektubu düzenlemesini beklemenin haklı olmadığı gibi olayda davalı bankanın özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı gerekçeleriyle "davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; toplam 113,022-EURO'yu mail dolandırıcılığıyla hatalı İBAN'a gönderdiğini ve dolandırıldığını, bankanın verilecek bir teminat mektubu karşılığı bedeli iade edebileceğini belirttiğini, ancak davalı bankanın parasını geri alabilme imkanı verilen özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, muhabir banka tarafından, davalıdan teminat mektubu istediği halde bankaca bu mektubun verilmediğinden dolandırıcılığa konu parasının iade edilmediğini, objektif özen borcunun aykırı davrandığını, mevduatı korumadığını, müşteriyi korumadığını, parayı geri alması sağlama imkanı varken yapmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Somut olayda; davacı şirketin, İngiltere'de yerleşik ...Ltd. isimli şirketten mal ithal ettiği, davacı şirket ile ... Ltd. arasındaki iletişimin mail adresleri üzerinden sağlandığı, ihracatçı firma olan ...Ltd. şirketinin mail adresinin; çalışanı olan ... isimli personelin “...” adresi olduğu, ancak 2019 yılı Şubat ayında ve izleyen aylarda mail adresindeki “...” yerine tek "..." harfi ile “... şeklindeki sahte mail adresinden davacı şirkete mal alış bedellerinin ödeneceği hesap numarası bilgileri ile ilgili sahte mailler gönderilerek ödemelerin gönderilen hesaplara yapılmasının istendiği, davacı şirketin de sahte mail adresinden gönderilen e postalarda belirtilen ve dava dışı ihracatçı şirkete ait olmadığı anlaşılan ... bünyesinde bulunan ... IBAN nolu hesaba 08/02/2019 tarihinde 59.170,00 Euro, ... bünyesinde bulunan ... IBAN numaralı hesaba 28/02/2019 tarihinde 53.852,00 Euro olmak üzere toplam 113.022,00 Euro tutarında para transferi yaptığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında, davacı yanın davalı bankanın ... şubesindeki hesabından dava dışı ... nezdinde bulunan ... IBAN numaralı hesaba 08/02/2019 tarihinde 59.170,00 Euro, ... nezdinde bulunan ... IBAN numaralı hesaba 28/02/2019 tarihinde 53.852,00 Euro olmak üzere toplam 113.022,00 Euro tutarında para transferi yaptığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; davacı yanın, davalı bankanın ... şubesindeki hesabından dava dışı ... nezdinde bulunan ... IBAN numaralı hesaba 08/02/2019 tarihinde gönderilen 59.170,00 Euro ile ... nezdinde bulunan ... IBAN numaralı hesaba 28/02/2019 tarihinde gönderilen 53.852,00 Euro olmak üzere toplam 113.022,00 Euro'nun, transfer edilen hesapların gerçek alıcı dışındaki kişilere ait olduğunun anlaşılması karşısında; transfer işleminde ve sonrasında davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı, oluşan davacı zararından bankanın sorumlu tutulup tululamayacağı noktasında toplanmaktadır. Davacı şirket tarafından yapılan para transferleri, davalı şirketin ... Şubesinde bulunan hesabına ait internet bankacılığı üzerinden bizzat gerçekleştirilmiş olup transfer işlemi gerçekleştirilirken alıcı/ihracatçı firma ismi kısmına doğru şekilde “...Ltd” yazıldığı, ancak hesap numaraları kısmına sahte e postalarla davacıya bildirilen IBAN numaralarının yazıldığı anlaşılmıştır. Davacı yanca, transfer yapılan hesap numaralarının alıcı/ihracatçı firma olan ...Ltd.'e ait olmadığının anlaşılması üzerine davalı bankaya 08/04/2019 tarihinde yazılı başvuruda bulunarak 113.022,00 Euro'nun iadesinin istenildiği, alıcı banka olan ... nezdindeki girişimler neticesinde bu bankaya gönderilen 59.170 Euro'nun, 20.990,94 Euro'luk kısmının 03/12/2019 tarihinde davacının hesabına iade edildiği, ancak kalan tutarın iadesi yönünden tazmin mektubu istendiğini belirten bir mesajın (indemnity) gönderildiği, gelen bu mesajın ise davalı bankaca davacı müşterisine mail yoluyla iletildiği tarafların kabulündedir.

Davacı yan, davalı bankanın, transfer yapılan IBAN hesabının ihracatçı firma olan ...Ltd. isimli şirkete ait olup olmadığını denetlemeyerek yine olayın ortaya çıkmasından sonra ise alıcı bankanın istediği tazmin mektubunu düzenlemediğinden bahisle kusurlu olduğunu ileri sürerek oluşan zararının tahsilini davalı bankadan talep etmektedir. Somut olayda mahkemece, davalı bankanın, davacı şirketin kendisine bildirdiği IBAN'ı aynen girmek suretiyle yaptığı transfer işlemi sırasında IBAN'ın ait olduğu hesap sahibi ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme veya denetleme imkânına sahip bulunmadığı, bu iki bilginin birbiriyle eşleşip eşleşmediği, sadece lehdar banka tarafından görülüp kontrol edilebilecek bir husus olduğu, paranın gönderildiği İngiltere'deki banka hesabının gerçekten alıcı ihracatçı şirkete ait olup olmadığının davalı banka tarafından tespitinin mümkün bulunmadığı, yurt dışına yapılan transferlerde, IBAN ile alıcı isminin uyuşup uyuşmadığı hususunda bankaların araştırma yükümlülüğünü öngören bir mevzuat kuralı da bulunmadığı, davalı bankanın, paranın gönderildiği hesabın ihracatçı firmaya ait olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığı gibi bu denetimi yapmasının da fiilen mümkün olmadığı, davalı bankanın, sahtecilik işlemine karşı yeterli güvenlik tedbiri almadığı iddiasının temelsiz kaldığı, yine davalı bankanın re'sen indemnity (tazmin mektubu) düzenlemesini zorunlu kılan bir düzenleme bulunmadığı gibi alıcı bankanın bu yöndeki talebinin davacıya iletildiği, bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davrandığından söz edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine yönelik yazılı olduğu üzere karar verilmiştir. Davacı tarafça, davalı bankanın müşterisine ait mevduatı bir teminat mektubu ile koruyabilme imkanı bulunduğu halde davalı tarafın bunu yapmayarak müşterisinin zarara uğramasına sebebiyet verdiği ileri sürülerek istinaf itirazında bulunulmuştur. Mahkemece alınan 07/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" davacı şirketin, sahte mail adresinden gönderilen e postalarda belirtilen ve dava dışı ihracatçı şirkete ait olmadığı anlaşılan; -... IBAN numaralı ... bünyesinde bulunan hesaba 08/02/2019 tarihinde 59.170,00-EURO, -... IBAN numaralı ... bünyesinde bulunan hesaba 28/02/2019 tarihinde 53.852,00- EURO olmak üzere toplam 113.022,00-EURO’yu davalı ... Bankası A.Ş.'nin ... şubesinde bulunan hesabından yurt dışına transfer ettiği, davacı tarafça transfer işlemleri gerçekleştirilirken alıcı/ihracatçı firma ismi kısmına doğru şekilde “...Ltd” yazıldığı, ancak hesap numaraları kısmına, sahte e-postalarla davacıya bildirilen IBAN numaralarını yazdığını, transfer yapılan hesap numaralarının alıcı/ihracatçı firma olan ...Ltd.’e ait olmadıklarının anlaşıldığı, IBAN ile yapılan havale/transfer işleminde, bu numaranın verilmesinden sonra banka ismi, ülke ismi, hesap numarası ve bunun gibi ek bilgilere ihtiyaç bulunmadığı, IBAN’ın yirmi iki adet harf ve/veya rakamdan oluştuğu, bu sistemde havale/transfer işlemi sırasında bir rakamın yanlış girilmesi halinde sistemin “hatalı IBAN” uyarısı vereceği, sistemin, IBAN’ı oluşturan rakamların ve harflerin değerinde veya sırasında yapılacak bir yanlışlığı kabul etmeyeceği, IBAN doğrulama zorunluluğundan kastedilen şeyin de, yukarda izah edilen doğrulama/kontrol yöntemi olduğu, davalı bankanın, davacı şirketin kendisine bildirdiği IBAN’ı aynen girmek suretiyle yaptığı transfer işlemi sırasında IBAN’ın ait olduğu hesap sahibi ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme veya denetleme imkânına sahip olmadığı, bu iki bilginin birbiriyle eşleşip eşleşmediğinin sadece lehdar banka tarafından görülüp kontrol edilebileceği, paranın gönderildiği İngiltere’deki banka hesabının gerçekten alıcı - ithalatçı şirkete ait olup olmadığının davalı banka tarafından tespitinin mümkün olmadığını, yurt dışına yapılan transferlerde, IBAN ile alıcı isminin uyuşup uyuşmadığı hususunda bankaların araştırma yükümlülüğünü öngören bir mevzuat kuralı bulunmadığını, davacı tarafın talebinin yerinde olmadığı" hususları bildirilmiştir. Mahkemece itirazlar üzerine alınan ek raporda; "tercümen bilirkişi tarafından sunulan tercüme metinleri kapsamına göre alıcı bankanın davacı yanca yapılan itirazlar çerçevesinde gerçekleştirilen para transferinin şüpheli olduğuna kanaat getirerek transfer edilen parayı bloke ettiği ancak şüpheli işlemin hukuken kendisini zora sokmaması amacıyla indemnity(tazmin mektubu) istediği, alıcı bankanın kendisini güvence altına alırken aracı olan bir bankadan böyle bir yükümlülük beklenmesinin basiretli bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği, sürecin davacı yanca davalı yada bir bir başka bankada talep edilen tazmin mektubunu düzenleterek aracı olan davalı banka aracılığı ile alıcı bankaya iletilmesi şeklinde işletilmesi gerektiği, tespit edilen maddi olgular ile somut verilere göre davalı bankanın re'sen indemnity (tazmin mektubu) düzenleme yükümlülüğünü doğuran herhangi bir hukuki sebep bulunmadığından davalı bankanın kusurlu olmadığı" hususlarının bildirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, bilirkişi raporları denetime ve hükme elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Davacı yanın istinaf itirazlarına nazaran somut dosya kapsamında yapılan değerlendirmelerde; davacı yan, davalı bankanın, davacı şirkete, “... ile giden ve dolandırıcılık olan işlemde alıcı bankanın bedeli korumaya aldığını ve iadesi için indemnity (tazmin mektubu) istendiğini belirten bir e-posta gönderdiğini, bu e postanın İngiltere'deki alıcı bankadan davalı bankaya gönderilmesine karşın davalı bankanın, e posta gereğini yerine getirmediğinden kusurlu olduğunu ileri sürdüğü, yapılan mail içeriği ve yazışmalarda; İngiltere ülkesindeki alıcı bankanın transfere konu paranın şüpheli olacağı inancıyla parayı blokeye aldığı ancak paranın hesap sahibine ödenmesinin durdurulması için tazmin mektubu talep ettiği, davalı bankanın da bu talebi davacı şirkete ilettiği, bilirkişi ek raporu kapsamına göre davalı bankanın resen indemnity (tazmin mektubu) düzenlemesini zorunlu kılan bir düzenleme bulunmadığı, alıcı bankanın tazmin mektubu düzenlenmesi talebininin, bankaca davacıya iletilmiş olmasına rağmen, davacı yanca da tazmin mektubu düzenlenmesi hususunda bir girişimde bulunulmadığı, davalı bankadan resen tazmin mektubu düzenlemesinin beklenemeyeceği gerekçesiyle; denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda ispatlanamayan davanın reddine yönelik verilen mahkeme kararında Dairemizce de bir isabetsizlik görülmemiştir (HGK 2017/941-2021/144 E.,K. Yargıtay 11. HD 19/12/2018 tarih 2017/2671- 2018/8089 E.,K.sayılı ilamları da göz önünde bulundurularak). Hal böyle olunca açıklanan tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1915, K. 2026/859, T. 25.09.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1915-e-2026-859-k-073e04558cee