Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1906 E. 2026/937 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1906
- Karar No
- 2026/937
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1906 KARAR NO : 2026/937
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2023 NUMARASI : 2021/400 Esas - 2023/146 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 20/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 tarih ve 2021/400 Esas - 2023/146 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile sigortalanan .... plakalı davacıya ait aracın 25.01.2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde yüksek maddi hasara uğradığını, kasko poliçesi gereği davalı yana hasarın tazmini için başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından 10650451 nolu hasar dosyasının açıldığını, aracın kiralık araç olarak kullanıldığından bahisle zararın %20' lik kısmının ödenmek istendiğini, müvekkili tarafından bu öneri kabul edilmediğinden zarar tanziminin gerçekleşmediğini, aracın kiralık araç olarak kullanıldığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, davacının dava dışı ... A.Ş. ile yaptığı sözleşme gereği aracın kargo hizmetinde kendisi ve SGK'lı çalışanı tarafından kullandığını, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında kira ilişkisinin bulunmadığını, poliçedeki %80 rent a car muafiyet klozunun bu nedenle uygulanamayacağını, aracın bu şekilde ticari faaliyette kullanıdığını davalı sigorta şirketinin poliçeyi tanzim ettiği tarihte bildiğini, araç üzerinde Esnaf ve sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi lehine ipotek mevcut olduğu, davalı sigorta şirketinin aracın daha önceki küçük hasarlarını rent a car klozunu ileri sürmeksizin tam olarak karşıladığını, hasar büyük olunca bu kez söz konusu klozu ileri sürdüğünü, arabuluculuk yoluna gidildiğini, sonuç alınamadığını, belirsiz alacak olarak açtıkları davada şimdilik 100,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama giderleri, arabuluculuk vekalet ücret ve dava vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konusunu teşkil eden hasar bedeli ile ilgili davacı taraf davasını aldırdığı bir eksper raporuna dayandırdığını ve araçta oluşan hasarın 35.000 TL olarak tespit edildiğini dilekçesinde açıkça beyan etttiğini, davacının talebi artık kendisi yönünden belirli ve en azından belirlenebilir iken bu şekilde açıkça kabul ve ikrar edildiği gibi davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasını kesinlikle kabul etmediklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığından açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, usuli açıdan davaya konu araç üzerinde mevcut kasko poliçesinde yazılı olduğu üzere Dain-i mürtehin sıfatıyla Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi'nin rehin hakkı bulunduğundan, davacı tarafın aktif husumet noksanlığı nedeniyle reddi gerektiğini, kasko poliçesi gereği yanlış muafiyet uygulaması doğrultusunda davacının aracı uzun süreli .... firmasına kiraladığı, ruhsatında da logosunun işlendiği, bu kapsamda %80 muafiyet uygulanması gerektiğini, hasar miktarının fahiş ve gerçek zararı yansıtmaktan uzak olduğunu, taraflar arasında akdedilen mevcut kasko poliçesi gereğince davacı tarafça yapılan hasar başvurusu üzerine müvekkil sigorta şirketince açılan hasar dosyasında toplanan delil ve belgeler, kasko poliçesinde hüküm altına alınan şartlar, kloz ve muafiyetler, aracın özellikleri ve geçmişi dikkate alınarak Sigortacılık Kanunu 22. maddesi uyarınca aldırılan yasal delil değeri taşıyan ekspertiz raporu ile aracın riziko tarihi itibariyle toplam hasar bedeli parça ve işçilik kalemleri 31.355,93 TL olarak belirlendiğini ve tespit edilen bu gerçek hasar bedeli üzerinden %80 muafiyet düşülerek davacıya ödenmek istendiğini ancak davacının bu rakamı kabul etmeyerek ve kendisine ödeme yapılabilmesi için iban bilgilerini de vermeyerek müvekkilinin ödeme yapmasına engel olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin temerrüdünden ve dava açılmasına sebebiyet verilecek herhangi bir tutum ve davranıştan söz edilmesinin mümkün olmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece; "... davacı ile dava dışı .... arasında hizmet sözleşmesi bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen kasko poliçesinde sigortalı aracın davacı tarafından kendisinin kullanımında olduğunun beyan edildiği, ancak davaya konu meydana gelen kazada araç kullanan kişinin davacı dışında bir kişi olduğu, bu kişinin davacının çalışanı olmadığı, davacı sigortalının poliçe ve teminatları konusunda aydınlatma yükümlülüğünün yapılmadığı durumda 14 gün içerisinde sigorta poliçesine itiraz etme hakkı bulunduğu, itiraz etmediği takdirde sigorta sözleşmesinin poliçe de yazılmış şartlarda yapılmış sayılacağı, davacının 14 gün içinde itiraz ettiğine dair herhangi bir iddia ya da belge ileri sürülmediği, bu durumda sigorta poliçesinin mevcut şartlarda davacı yönünden bağlayıcı olduğu aydınlatma yükümlülüğünü ihlal etmesinden dolayı davalıdan talep hakkı bulunmadığı, davacının aracını kiralamada kullandığı, poliçede yer alan yanlış beyan muafiyeti uygulaması gereği %80 muafiyet klozunun uygulanmasının gerektiği, denetime açık bilirkişi raporu tespitlerine dayanılarak; hasar bedelinden %80 indirim yapılarak belirlenen ödenecek sigorta tazminatının 7.400,00.-TL olacağı..." gerekçesiyle "...Davanın KISMEN KABULÜ ile; 7.400,00-TL maddi tazminatın 04/03/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen hasara ilişkin olarak %80 oranında uygulanan muafiyet indirimini kabul etmediklerini, davacının aracını kiralamada kullandığı şeklinde belirtildiğini, kapsamlı olarak herhangi bir değerlendirmede bulunmadan hüküm tesis edildiğini, kararın, eksik, teknik ve kapsamlı değerlendirmeden uzak, soyut ve hatalı olduğunu, dosya kapsamına söz konusu aracın kiralama amacıyla kullanıldığını ispatlar nitelikte herhangi bir somut delil bulunmadığını, aracın kasko poliçesi kurulduğu sırada dava dışı .... A.Ş. hizmetinde olduğunu, ancak kiralama gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı aracını,... . A.Ş. ile yaptığı iş sözleşmesi gereği kendisi veya işçisi marifetiyle kargo taşımada kullandığını, dava dışı ....A.Ş. ile yapılan hizmet sözleşmesinden aracın kiralama amacıyla kullanılmadığının anlaşıldığını, yerel mahkeme tarafından uygulanan %80 oranındaki fahiş muafiyet uygulamasının kabul ile indirim yapılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konu kloz kapsamında, aracın ticari amaçla kullanılması hususu ile ilgili olarak, davacı aracı en başta ve poliçe kurulmadan önce dahi ticari olduğunu, davacı aracının ticari kayıtlı olduğunun yeni ortaya çıkan bir durum olmadığını, davalı sigorta şirketinin, sigortaladığı araç hakkında kasko poliçe sözleşmesi kurulduğu sırada tüm bilgilere haiz olduğunu, bu hususları kasko poliçe sözleşmesi kurulduğu sırada öne sürmeyen ve riziko meydana gelene kadar poliçeyi ayakta tutan davalı tarafın, riziko gerçekleştiğinde bu hususu tazminat yükümlülüğünü azaltmak veya kaldırmak amacıyla kötü niyetli olarak öne sürdüğünü, açıklanan nedenlerle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle araç hasar bedelinin kasko sigorta poliçe kapsamında tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; 6102 sayılı Kanun'un 1423 üncü maddesi gereğince sigorta poliçesini alan sigortalının 14 gün içerisinde poliçe içeriğine itiraz etmemesi nedeniyle poliçedeki şartların geçerli olduğu, poliçenini "Yanlış Beyan Muafiyet Uygulaması" başlıklı klozunda sigortalana racın kullanım tarzının kapalı kasa kamyonet/panelvan otomobil olarak beyan edildiğinin açıkça belirtildiği, aracın her ne ad adı altında olursa olsun hususi amacın dışında ticari amaçla kullanılmasının yasaklandığı, davacı sigortalının aracı kargo taşıma hizmetinde ticari amaçla kullandığının sabit olduğu, bu nedenle hesaplanan hasar bedelinden poliçedeki "Yanlış Beyan Muafiyet Uygulaması" başlıklı kloz uyarınca %80 oranında muafiyet indirimi yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde olmadığından esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/03/2023 tarihli, 2021/400 Esas ve 2023/146 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 462,15-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/05/2026