Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1010 E. 2026/1138 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1010
- Karar No
- 2026/1138
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1010 KARAR NO : 2026/1138
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2025 NUMARASI : 2023/1535Esas, 2025/1481 Karar DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI :.... VEKİLİ :.... DAVANIN KONUSU : Tazminat
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.06.2022 tarihli trafik kazasında davacının yaya olarak yolun karşısına geçerken davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı 18 yaşından küçük sürücü Miraç Kenan Atmaca'nın sevk ve idaresindeki .... plakalı motosikletin çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, uzun süre yataktan kalkamadığını, kaza tespit tutanağındaki kusur tespitini kabul etmediklerini, taraflarınca alınan uzman mütalaasında sigortalı araç sürücüsünün kusur oranın %50, davacının %50 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, kaza sonrasında Gazi Devlet Hastanesinden alınan raporda müvekkilinin sol el bileğinden dolayı %3 malul bulunduğunu, nihai engel oranının mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, davacının yaralanması sebebi ile sürekli ve geçici iş güçten mahrum kaldığını, iyileşme sürecinde başkasının bakımına muhtaç olduğunu, tedavisi için hastahaneye devamlı olarak gidip geldiğini, bu durumunda yemek, yol, ilaç masrafı gibi giderlere sebebiyet verdiğini belirterek HMK madde 107 uyarınca 28.000-TL sürekli iş göremezlik, 100-TL geçici işgöremezlik, 100-TL bakıcı gideri, 100-TL tedavi ve ulaşım giderlerinden oluşan toplam 28.300 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili şirkete kaza sonrasında usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, kaza tespit tutanağına göre müvekkili şirkete sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kendi sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olması nedeniyle herhangi bir sorumluluklarının olmadığını, davacının maluliyet durumunun ATK marifeti ile tespit edilmesi gerektiğini, davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, tıbbi raporlar arasındaki çelişki giderilmeden mahkemece özel ve teknik bilgi gerektiren hususta resen değerlendirme yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, dosyadan alınan raporun hatalı düzenlendiğini, dava konusu kaza sonucu müvekkilin hayat kalitesinin ciddi oranda düştüğünü, faizde temerrüt tarihinin yanlış hesaplandığını, arabuluculuk ücretinin yanlış tarafa yüklendiğini, kararın yargılama giderleri yönünden de hatalı olduğundan bahisle, mahkemece verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, trafik kazası sebebiyle oluşan maluliyete dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı.... plakalı motosikletin yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması sebebi ile oluşan geçici- sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı-tedavi gideri talebinde bulunmuştur. Yerel mahkemece "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden açılan davanın reddine, 2.371,50 TL tedavi ve yol gideri tazminatı, 5.375,65 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.471,10 TL bakıcı gideri tazminatından oluşan toplam 9.218,25 TL'nin dava tarihi olan 27/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" dair karar verilmiştir. Karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davacı hakkında OMÜ tarafından düzenlenen 14/08/2025 tarihli raporun, kaza tarihinde yürürlükte olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre düzenlendiği ve davacının 18/06/2022 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması sebebi ile sürekli maluliyetinin oluşmadığı, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiş olup, davacı tarafın Gazi Devlet Hastahanesi'nce hazırlanan 25/09/2023 tarihli raporda davacının maluliyet oranının %3 olarak tespit edildiğini raporlar arasında çelişki oluştuğunu belirtmiş ise de, OMÜ tarafından davacının tedavisine ilişkin tüm evraklar dikkate alınarak ve davacı bizzat muayene edilerek gerekli konsültasyonların yapılarak raporun düzenlenmiş olması ve mahkemece diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilerek açıklanması nedeniyle denetime açık hüküm kurmaya elverişli OMÜ tarafından düzenlenen 14/08/2025 tarihli raporun hükme esas alınmasında, davanın zorunlu arabuluculuk dava şartı hükümlerine tabi olmadığından davadan önceki zorunlu arabuluculuk ücretleri davacı üzerinde bırakılmasına, temerrüt tarihinin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE. 2.Karar adli yardımlı istinaf edilmiş olup, davacının istinaf başvurusu reddedildiğinden alınması gerekli 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 732,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına. Harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesi'nce yazılmasına. 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/06/2026
.... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 22/06/2026
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!