Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1702 E. 2026/957 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1702
- Karar No
- 2026/957
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1702 KARAR NO : 2026/957
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2021 (Dava) - 13/12/2022 (Karar) NUMARASI : 2021/975 Esas - 2022/1185 Karar DAVA : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 21/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/05/2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2022 tarih ve 2021/975 Esas - 2022/1185 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... ve ... plakalı araç ile davalı şirkete ait poliçenin tarafı olan ....’ın sevk ve idaresindeki ....'a ait.... plakalı araçların karıştığı 27.02.2020 tarihli Konya ili Akşehir ilçesi Karabüyük köyü civarında Akşehir istikametinden Konya istikametinde trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine sigortalı olan 0001025100923 poliçe numaralı ....’a ait .... plakalı araç sürücüsü olan .....'ın alkol ve uyuşturucu etkisinde olduğundan soruşturma dosyasındaki trafik bilirkişisinden alınan 20/03/2020 tarihli rapora göre 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesinde belirtilen asli kusurlardan (g) "şeride tecavüz etme" kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, ..... plakalı çekici şoförü ...'nin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kural ihlalinin tespit edilemediği, kusur ve kabahatinin bulunmadığı yönünde görüş belirtildiği, Akşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2020/139 Esas ve 2021/108 Karar sayılı dosyasında....'ın, asli kusurlu olarak taksirle adam öldürme nedeniyle ceza aldığını ve kararın kesinleştiğini, işbu kaza sonucunda müvekkiline ait araçta hem değer kaybı oluştuğunu hem de kaza nedeniyle maddi zarar doğduğunu, kaza sonucu konteynerda 185.000.000,00 Riyal (On Sekiz Milyon Beş Yüz Bin Tümen), araçta 2.850.000.000,00 Riyal (İki Yüz Seksen Beş Milyon Tümen) hasar meydana geldiğini, yine 2.124,00 TL araç kurtarma bedeli ve 16.520,00 TL araç çekme bedeli müvekkilinin uğradığı zararlar içerisinde olduğunu, ayrıca tamir sürecinde müvekkilinin 9 ay araçtan yararlanamadığını, bu da bir zarar kalemi olarak davalı şirketin sorumluluğunda olduğunu, bununla birlikte araçta meydana gelen kaza sonucu araçta değer kaybı meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, müteveffa ...'nin ise 27.02.2020 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin aracında ise hem değer kaybı hem de hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin sigortalısının olayda %100 kusurlu olduğunu kabul ettiğini, bu durumda kusur indiriminin söz konusu olmadığını, araç sürücüsü hakkında Akşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılamada verilen mahkumiyet kararı istinaf aşamasından da geçerek kesinleştiğini, alınan raporda kaza tarihi itibariyle müvekkilinin aracında meydana gelen zararın 448.269,50 TL olduğu; aracın kaza tarihindeki 2. el piyasasında emsal bedelinin ise 360.000,00 TL olduğunu, gelinen süreçte aracın pert/total kabul edilmesi gerektiğinin bilirkişi tarafından ifade edildiğini, davalının poliçe kapsamında sorumlu olduğu toplam miktarın, 410.000,00 TL olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nca hükmedilen 500,00 TL'lik miktarın düşülmesi ile davalının müvekkili yönünden 409.500,00 TL'lik kısım ile sorumluluğu bulunduğunu, davalının İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2021/12319 E. Sayılı dosyasında hasar bedeli ve faizine ilişkin kısmı, kendi hesaplaması doğrultusunda kabul ettiğini, ancak diğer hususları reddederek itiraz ettiğini, araçtaki hasarın toplam bedelinin 448.268,50 TL olduğunu ve aracın, pert/total kabul edilmesi gereken bir araç olduğunu ileri sürerek, İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2021/12319 Esas sayılı dosyasına yapılan kısmi itirazın iptaline ve takibin takip talebinde belirtilen faiz ve ferileri yönüyle devamına, davalı tarafın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutularak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı kısmi/belirsiz dava olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, başvurucu tarafından araçta ekspertiz incelemesi yapıldığını, bu sebeplere istinaden huzurdaki uyuşmazlığın konusunu oluşturan talebin HMK 114/h maddesi uyarınca hukuksal yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde 0001-0210-25100923 poliçe no ile 08/03/2019-08/03/2020 tarihleri arasında ZMMS ile sigortalanan ... .plaka sayılı aracın 27.02.2020 tarihinde karıştığı iddia edilen kazada hasarlanan.... plaka sayılı aracın hasarının karşılanması amacıyla, davacı yanca işbu davanın açıldığını, usul eksikliğine ilişkin beyanlarımız saklı kalmak ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına sigorta limiti 36.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin bu teminat ile sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin başvuruya konu kaza sonucunda yürürlükte bulunan yasa ve mevzuatlara ve objektif kriterlere uygun olarak 11.11.2021 tarihinde 40.691,00 TL, 15.11.2021 tarihinde 248,83 TL ve 248,83 TL olmak üzere toplamda 41.188,66 TL hasar ödemesi yaptığını, bu nedenle bakiye herhangi bir zararının kabulünün mümkün olmadığını, ancak mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirketin başvuru öncesi ödemiş olduğu tazminatın bilirkişice takdir edilen miktardan karar tarihine dek işlemiş olan faizi ile tenzili gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin dava dışı bulunan Karayolları 3. Bölge Müdürlüğü'nün hasarlarını karşılamak amacıyla 3.420,96 TL ödeme yaptığını, yapılan bu ödemenin de poliçe teminatından tenzili gerektiğini, yapılan ödemelerin neticesinde teminat limitinin kalmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yine uzman kişilerce hazırlanmamış olan yalnızca trafik görevlisinin kusur isnadı üzerinden düzenlenen kaza tespit tutanağının esas alınarak müvekkili sigorta şirketine sorumluluk yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, tazminata konu kazanın, haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini savunarak, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...27.02.2020 tarihinde saat 04:30 sıralarında davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı çekici ve buna bağlı yarı römorku kullanan dava dışı ...'ın Konya ili Akşehir ilçesi Karahöyük Mahallesi D.300-10 Afyon-Konya Devlet Karayolu km 7+700 m'sine geldiğinde aracının hakimiyetini kaybedip savrularak orta refüj demir bariyerleri aşarak karşı şeride aracının kasa ve römork kısımlarını, karşı şeritte Konya istikametine seyir halinde dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki davacıya ait ....çekici ve buna takılı yarı römorkuna çarpması sonucu sürücü ....'nin hayatını kaybettiği, araçta yolcu olan davacının ise yaralanması ile sonuçlanan ölümlü yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; dosyada mevcut denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kazada davalıya sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... ..'ın yola dikkat ve özeni göstermediği, uyuşturucu ve uyarıcı madde etkisi altında araç kullanıp kural ihlali yaptığı, aracının hızını teknik özelliğine, görüş,hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı tamamen kendi hatası ve tedbirsizliğinden dolayı aracın hakimiyetini kaybetttiğinden 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5, 52/b ve 84/g maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu, davacıya ait aracı kullanan dava dışı sürücü ....'nin kazanın oluşumunda atfedilecek her hangi bir hatası ve kural ihlali görülmediği, davacı yolcunun da meydana gelen kazanın oluşumunda etken faktörü ve kural ihlali olmadığının rapor edildiği, meydana gelen kaza nedeniyle davacıya ait aracın tamirinin ekonomik olmadığı pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, araçta meydana gelen gerçek hasarın | 360.000,00 TL. (aracın piyasa değeri) — 60.000,00 TL(aracın sovdajı)= 300.000,00 TL. olarak olduğu, davacı aracı pert olduğu için değer kaybının talep edilemeyeceğinin rapor edildiği görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin .... plakalı aracı 08.03.2019 - 08.03.2020 tarihleri arasında kaza tarihini kapsayacak şekilde araç başına maddi hasar bedeli olarak 41.000,00 TL limitle Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortaladığından KTK.nun 85-91.maddeleri gereğince hasar bedelinden poliçe limitiyle sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 41.000,00 TL limitle sınırlı olduğu, bu bedelden başka davacı tarafın davalı sigorta şirketine yönelemeyeceği, davalı sigorta şirketinin başlatılan icra takibi üzerine 11.11.2021 tarihinde 47.691,57 TL'yi İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2021/12319 Esas sayılı takip dosyasına yatırdığı ve takipte istenen bakiyeye süresi içinde 18.11.2021 tarihinde itiraz ettiği, davacı tarafça takipte istenen toplam alacak olan 415.356,41 TL'den ödeme yapılan 47.691,57 TL mahsup edilerek bakiye 367.664,84 TL yönünden iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, buna göre davalı sigorta şirketinin 41.000,00 TL azami poliçe limitine karşılık ferileri dahil olmak üzere davacıya toplam 47.691,57 TL ödeme yaptığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketinin 41.000,00 TL ana para için yatırılan 47.691,57 TL yönünden hesaplama yapıldığında davalı sigorta şirketinin 11.11.2021 tarihi itibariyle 106,93 TL fazla ödeme yaptığının belirtildiği, buna göre davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında poliçe limiti olan 41.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından poliçe limitine göre davacıya ödeme yapılmakla sorumluğunu sona erdiği, bu nedenle davalının takibe itirazında haklı olduğu..." gerekçesiyle davacının davasının REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazada asli ve tek kusurlu olanın sigorta olduğunu, sigortalının uyuşturucu madde etkisinde kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonucunda aracın kullanılmaz hale geldiğini, araçta yer alan sürücünün ise vefat ettiğini, yaşanan trafik kazasında müvekkili ....'ye ait olan mütevefa ....nin mirasçıları tarafından davalı taraf hakkında yürütülen yasal süreç sonrası destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini ve davalı tarafın kusuru ve zararının bir kez daha kabul ettiğini, ancak müvekkili tarafından zararın tazmini yoluna gidilmediğini, davalı tarafın sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu kabul ettiğini, sigortalı araç sürücüsü olan ....'ın alkol ve uyuşturucu etkisinde olduğundan asli kusurlu kabul edildiğini, Akşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2020/139 Esas ve 2021/108 karar sayılı dosyada ....'ın asli kusurlu olarak taksirle adam öldürme nedeniyle ceza aldığını ve kararın kesinleştiğini, davalı tarafın müvekkilinin uğradığı zarardan sorumluğu bulunduğunu, bu dava öncesinde yapılan başvuru sonrası Sigorta Tahkim Komisyonu Başkanlığınca görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından rapor aldırıldığını, davalı sigorta şirketinin sigortalısının olayda %100 kusurlu olduğunu kabul ettiğini, bu noktada bir kusur indirimi durumunun söz konusu olmadığını, nitekim, araç sürücüsü hakkında Akşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılamada verilen mahkumiyet kararının istinaf aşamasından geçtiğini ve kesinleştiğini, ....'ın ceza ve %100 kusurlu olduğunun sübuta erdiğini, raporda yer alan kusur değerlendirmesinin de müteveffa .....'nin kusursuz olduğunu, ....'ın tam ve asli kusurlu olduğunu ortaya koyduğunu, verilen kararı kabul etmemekle birlikte davanın reddi yoluna gidilmesi halinde davalı lehine hükmolunacak vekalet ücretinin maktu olması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle araçtaki hasar bedeli, değer kaybı ve çalışılmayan sürede oluşan kar kaybının zorunlu mali mesuliyet sigortacısından tahsili amacıyla yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. 1-) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Buna göre; davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumluluğuna esas poliçe teminat limitinin 41.000,00 TL'dir. Davalının eldeki davaya konu icra takibinde teminat limiti uyarınca sorumlu olduğunu bedeli ferileriyle 47.691,57 TL olmak üzere takip dosyasına 11/11/2021 tarihinde yatırarak talep edilen borcun bakiye kısmına kısmi olarak süresi içinde itiraz ettiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada 41.000 TL teminat limiti için ferileri ile birlikte yatırılması gereken miktarın 47.584,64 TL olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davalının 106,93 TL fazla dahi ödeme yapmış olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-) İlk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT''nin 13/4 maddesi "maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur" şeklindedir. Buna göre mahkemece davanın tümden reddolunmuş olmasına göre maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekalet ücretine karar verilmesi hatalı olmuş, bu konudaki davacı istinaf başvurusu haklı bulunmuştur. Bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının yalnızca vekalet ücreti yönünden davacı lehine kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından Dairemizce davanın esası hakkında HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıda yazılı şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE; İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/975 Esas - 2022/1185 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-1-b-2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE, "a-Davanın REDDİNE, b-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin yatırılan 4.202,02 TL'den mahsubu ile kalan 3.470,02-TL 'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, c-Dava reddedildiğinden, davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ç-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davacıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına, d-Dava reddolduğundan; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, f-HMK' nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine," ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 2-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının REDDİNE, 3-İstinaf İncelemesi Yönünden Harç ve Yargılama Masrafları; a-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafından yapılan istinaf başvuru harcı 492,00 TL ve tebligat gideri 30,00 TL olmak üzere toplam 522,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ç-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, d-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026