Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1667 E. 2026/1607 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1667
Karar No
2026/1607
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1667 KARAR NO : 2026/1607

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/06/2023 NUMARASI : 2022/776 Esas 2023/234 Karar

DAVACI : ... -.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/06/2026 YAZIM TARİHİ : 12/06/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih ve 2022/776 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 2012 yılında galeriden araç satın aldığını, satış karşılığında teminat olarak galericiye üzerinde yalnızca imzasının bulunduğu geri kalan kısımlarının boş olduğu senet verdiğini, borcun tamamını ödedikten sonra müvekkilinin eski eşi teminat olarak verilen senedi galericiden aldığını, o dönem evli olduklarından aralarındaki güven ilişkisi sebebiyle müvekkilinin senedin eşinde olmasına aldırış etmediğini, daha sonra bu senedin üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında doldurularak ...'e teslim edildiğini, müvekkili ile davalı arasında senet düzenlenmesini gerektirir herhangi bir münasebetin bulunmadığını, takibe dayanak senedin müvekkilinin bilgisi dışında doldurulduğunu, bildirerek açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davacının 01/09/2020 vade tarihli 15/07/2017 tanzim tarihli senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, ... İcra Dairesi'nin 2021/45281 Esas sayılı dosyasının davacı yönünden iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının senetteki imzaya itiraz etmediği gibi süresinde takibe itiraz etmediğinden takip kesinleştiğini, bu yönden davanın reddi gerektiğini, davalı kendisine gönderilen ödeme emrinde borçlu olduğunu bildiği için itiraz dahi etmediği halde sırf borçtan kurtulmak için dava dilekçesindeki soyut ve mesnetsiz iddialar ile iş bu kötü niyetli davayı ikame ettiğini, davacının müvekkiline borcu olduğunu, bu nedenle de davacı senedi imzalayarak müvekkiline imzalayarak verdiğini, davacının tanık deliline dayandığını, davaya konu alacak tanıkla ispatın çok üzerinde bir bedel olduğundan davacının hiçbir gerekçe gösteremediği davasında tanık dinletmesine muvakkati bulunmadığını, senetteki imzaya itiraz etmediği gibi icra dosyasına da itirazda bulunmadığından ve takibin kesinleşmesi ile davaya konu takibe konu senedin kambiyo senedi olması nedeniyle tanık dinlenmesine muvafakati olmadığını, işbu davada tanık dinlenemeyeceğinin kanun gereği olduğunu, davacının bu talebinin de reddini talep etmiştir İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih ve 2022/776 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı ile; Takibe ve davaya konu belgede keşide yeri bulunmaması nedeniyle bono vasfı bulunmadığı, davacı (borçlu) taraf belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, davaya ve takibe konu belgenin imzası borçlu tarafından ikrar edilmiş adi senet olduğu, imzasına itiraz etmeyen davacının, borçlu olmadığı, teminat amacıyla verildiği ve senedin imza dışındaki kısımlarının taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yönündeki iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini, davacı bu yönde bir delil sunmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf talebi ile; adi senetlerin dayanak olduğu icra takiplerine yönelik açılan menfi tespit davalarında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı müvekkilin, davalı ...'e herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili 2012 yılında galeriden araç satın aldığını, satış karşılığında teminat olarak, galericiye üzerinde yalnızca imzasının bulunduğu geri kalan kısımları boş olan senet verdiğini, borcun tamamı ödendikten sonra müvekkilin eski eşi teminat olarak verilen senedi galericiden aldığını, o dönem evli olduklarından, aralarındaki güven ilişkisi sebebiyle davacı müvekkil senedin eşinde olmasına aldırış etmediğini, müvekkilinin yalnızca imzasının bulunduğu, geri kalan tüm kısımların boş olduğu senet, aradan uzun bir süre geçtikten sonra, müvekkilin bilgisi ve rızası dışında doldurularak, davalı ...'e teslim edildiğini, takibe dayanak senet üzerinde mürekkep yaşı incelemesi yapıldığı takdirde, müvekkile ait imzanın atılması ile geri kalan kısımların doldurulması arasında uzunca bir zaman farkı olduğu hususu açıkça ortaya çıkacağını, davacı müvekkili le davalı arasında borç ilişkisi bulunmadığını, müvekkili aleyhine başlatmış olduğu icra takibini, aralarında mevcut hukuki ilişki neticesinde başlatmış olduğunu ispatla mükellef olduğunu, bu nedenlerle; istinaf talebinin kabulü ile; usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının müvekkil lehine kaldırılmasıyla haklı davanın kabulüne, davacı müvekkilin 01/09/2020 vade tarihli, 15/07/2017 tanzim tarihli, 12.600,00 Euro bedelli senet sebebiyle borçlu bulunmadığının tespitine, ... İcra Dairesi'nin 2021/45281 Esas sayılı dosyasının davacı müvekkil yönünden iptaline, davalının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masraflarının ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/776 Esas, 2023/234 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı, HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. TTK’nın 776. maddesine göre bono veya emre muharrer senet, senet metninde bono veya emre yazılı senet kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dilde yazılmışsa o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, ödeme yerini, kime ve kimin emrine ödenecek ise onun adını, düzenleme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını içermelidir. Sıralanan bu kayıtlar bononun zorunlu ve geçerliliğini etkileyecek olan zorunlu unsurlardır. Zorunlu unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz. TTK’nın 777. maddesinin 3 ve 4. fıkraları uyarınca bononun alternatif zorunlu unsurları ise düzenleme yeri ve ödeme yeridir. Kanun koyucu bu unsurların bonoda yer almasının zorunlu olduğunu ancak bunların bonoda bulunmaması hâlinde alternatif olarak bonodaki başka unsurların bunların yerine geçeceğini, böylece senedin bono niteliğini kaybetmeyeceğini kabul etmiştir. Davaya ve takibe konu belge incelendiğinde; düzenleme yeri bulunmadığı, yine keşidecinin adresinin de belgede yazılı olmadığı bu sebeple bono vasfı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacının belge altındaki imzaya itiraz etmediği, dava konusu belgenin bono vasfı bulunmadığından imzası ikrar edilmiş adi yazılı belge olarak kabul edilmesi gerektiği, adi senette borç ikrarı söz konusu olduğundan ispat yükü senet alacaklısında değil senet borçlusunda olduğu, davacı tarafın adi yazılı belgeye karşı alacaklıya borcu bulunmadığını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği ancak davacı tarafından yazılı bir delil ibraz edilmediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarih ve 2022/776 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 462,15.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 12/06/2026 tarihinde karar verildi.

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1667, K. 2026/1607, T. 12.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1667-e-2026-1607-k-26df4703dc59