Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1016 E. 2024/932 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1016
- Karar No
- 2024/932
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1016 - 2024/932 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : 2023/1016 KARAR NO : 2024/932
BAŞKAN : MUHİTTİN PARLAK 41410 ÜYE : SEMİH DOĞAN 151521 ÜYE : ASİYE ŞULE GÖKDEMİR 120941 KÂTİP : HİLMİ ÖNGEN 122957
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/48 KARAR NO : 2023/220 KARAR TARİHİ : 27/02/2023 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 27/03/2023 (Davacı) DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2 -... VEKİLİ : Av. .. DAVALI : 3 -... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : 30/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2024
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde, davalı sigorta şirketine .. nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı, .. adına kayıtlı, 55 K 3543 plakalı aracın 17.02.2018 tarihinde ..sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu, maddi hasarlı, yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda 55 K 3543 plakalı araç sürücüsü ..'in tam kusurlu olduğunu, davacının kaza sonucu yaralandığını ve uzun süre tedavi gördüğünü, uzun süre çalışamamış ve raporlu sayıldığını, davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını, 40.000,00 TL manevi tazminat, 100,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 40.100,00 TL tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihi olan 17.02.2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı .. vekili cevap dilekçesinde, açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun hatalı tespit edildiği, mevcut kazanın meydana gelmesinde ve davacının yaralanmasında tamamen davacı tarafın kusurlu olduğunu, davacı tarafça ikame edilen davada usulüne uygun olarak fazlaya ilişkin hakların talep edilmediğinden bu aşamadan sonra davacının talebinin ıslah etmesine muvafakatlerinin olmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davacının olay sebebiyle malul hale geldiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Diğer davalılar tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkemece 09.03.2020 tarih, 2018/1028 - 2020/198 sayılı karar ile maddi tazminat isteminin reddine, 17.000,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 17.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .. ve ..'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 25.11.2021 tarih, 2021/374 - 2021/513 sayılı kararı ile "dosyada bulunan iki rapor arasında maluliyetin varlığı bakımından çelişki bulunduğu, bu çelişkinin giderilerek, maluliyet durumunun tespiti gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı hukuki değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, buna yönelik davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile belirtilen şekilde kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak çelişkinin giderilmesi için İstanbul ATK'dan maluliyete ilişkin rapor alınarak sonucuna göre karar vermek üzere kararın kaldırılması gerekmiştir. Davacının, sigorta şirketinden, yalnızca maddi tazminat yönünden sigorta poliçesi ile sınırlı olarak istediğine göre, reddedilen manevi tazminat istemi yönünden davacı aleyhine, sigorta şirketi lehine ücreti vekalet takdiri de dosya kapsamına uygun değildir. Kaldırma nedenine göre taraf vekillerinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf istemlerinin maluliyet raporu alındıktan sonra değerlendirilmesine" şeklinde kaldırma kararı verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, buna göre 17.000,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 17.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Mahmut Sarı ve Ümit Atasever'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, (davalı Mahmut’un manevi tazminattan sorumluluğunun usuli kazanılmış haklar gözetilerek 8.000,00 TL ile sınırlı olması kaydıyla), karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğu, davalı sürücünün %100 kusurlu bulunduğunu da gözeterek, tatmin duygusu yanında, caydırıcılık uyandıran oranda da manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, kaza sonucu davacının sağ elinde kalıcı olarak belirgin yara izi ve his kaybı meydana geldiği, ayrıca sağ elinde tedavi sırasında alınamayan yabancı cisim (cam) mevcut olduğu, Bursa Çekirge Devlet Hastanesi'nden düzenlenen 10.05.2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunda davacının sürekli maluliyetinin %5 olarak tespit edildiği, bu rapor ile ATK raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği, ATK raporunun hatalı yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, kaza tarihinin 17.02.2018 olmasına rağmen ATK raporunun 01.09.2013 tarihli yönetmeliğe göre hazırlandığı, rapor düzenlenirken 01.06.2015 tarihli yönetmelik hükümleri esas alınması gerektiği, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, haksız fiil nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, Dairemizin yukarıda belirtilen kaldırma kararı uyarınca 29.12.2022 tarihli ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan rapor doğrultusunda; kaldırılan karar yönelik (2018/1028 Esas 2020/198 Karar) davacı vekili, davalı .. vekili, davalı .. tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu ancak ilgili BAM ilamında "davacı vekilinin ve davalı.. vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf istemlerinin maluliyet raporu alındıktan sonra değerlendirilmesine karar verildiği" hususu gözetilerek davacı bakımından davalı .. yönündem usulü kazanılmış hak oluştuğu kanaatine varılarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, buna göre 17.000,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 17.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .. ve...den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, (davalı ..’un manevi tazminattan sorumluluğunun usuli kazanılmış haklar gözetilerek 8.000,00 TL ile sınırlı olması kaydıyla) karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporunun hazırlanması gerekmekte olup, 29.12.2022 tarihli ATK raporunda özetle; ...’in 17.02.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiş, anılan raporla davacının maluliyetinin bulunmadığı kesinleşmiş olmakla, maluliyete yönelik davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Her ne kadar yönetmeliğin yürürlük tarihi ATK raporunda hatalı olarak yazılmışsa da, sonuca etkili olmayan bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır. Takdir edilen manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf istemi değerlendirildiğinde; Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/17-1098 E., 2018/1384 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/17-41 E., 2021/182 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Somut olayda, tarafların kusur durumları, davacıda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, oluşan maluliyetin oranı, iyileşme süresi, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları ve davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı yerinde olup, davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2023 tarih ve 2022/48 - 2023/220 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken 427,60.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 247,70.-TL istinaf karar harcının davacı Tugay Dikmen'den alınarak hazineye gelir kaydına, 3- Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 30/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ....