Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/798 E. 2024/803 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/798
Karar No
2024/803
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : 2023/798 KARAR NO : 2024/803

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/18 KARAR NO : 2023/14 KARAR TARİHİ : 09/01/2023 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 23/03/2023 davalı ...- 28/03/2023 davalı ...- 28/03/2023 davacılar vekili DAVACI - MÜTEVEFFA : ... - ... MİRASÇILARI : 1 -... - ... 2 -... -... 3 -... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALILAR : 1 -... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... 2 -.. VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...... 3 -.... ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : 04/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/04/2024

Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içindedavacılar vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde; davalı ... Şti adına kayıtlı olan ve diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki otobüs ile müvekkili ...'a çarparak sürüklenmesine neden olduğunu, müvekkilinin bu kaza neticesinde basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek düzeyde yaralandığını, olayın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle maddi ve manevi zararların meydana geldiğini, müvekkilinin sağ kolunun kopma noktasına geldiğini, kolunu ve bacağını kaybetme tehlikesinin sürmekte olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminat ile 70.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteminin sigorta şirketi de dahil davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu, Türk Ticaret Kanuna göre mahkememizin görevli olduğunu, müvekkil ... Sevk ve idaresindeki 16 CTT 84 plakalı Temenyeri Heykel hattında çalışan halk otobüsü 08/10/2015 tarihinde iki yönlü yolda Temenyeri İstikametine doğru giderken Eşrefiler Caddesinde Mollaarap Otobüs durağında yolcu indirdikten sonra, gerekli yol kontrollerini yapıp hareket ettiği sırada davacının yaralandığı kazanın meydana geldiğini, davacı yaya olarak, kontrolsüz şeklilde, yolcu indirmek için durakta durmuş olan aracın önünden ve yolu kontrol etmeden karşıya geçmek istediği sırada müvekkilin otobüs sürücüsünün göremeyeceği şekilde kör noktadan geçiş yaptığı için kaza meydana geldiğini, olayın oluşumunda ağırlıklı olarak davacının kusurlu olduğunu, davacının mali ve sosyal koşullarına göre maddi tazminat koşullarının oluşmadığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, öncelikle görevsizlik kararı verilmesini, tarafların kusur durumları gereğince davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 59.254,93-TL iş göremezlik maddi zarar bedelinin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 08/10/2015 tarihinden itibaren davalı ... şirketi yönünden 23/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya (davacının mirasçılarına) verilmesine, (davalı .... Şti.’nin ve davalı ... şirketinin sorumluluğunun usuli kazanılmış haklar gözetilerek 18.882,17 TL ile sınırlı olması kaydıyla), 50.640,00 TL bakıcı giderinin, 74.637,06-TL gerçekleşecek bakıcı giderinin davalılar ...Şti ve ... yönünden kaza tarihi olan 08/10/2015 tarihinden itibaren davalı ... şirketi yönünden 23/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya (davacının mirasçılarına) verilmesine, ( davalı Ayazlar Taşıma Turizm Ltd. Şti.’nin ve davalı ... şirketinin sorumluluğunun usuli kazanılmış haklar gözetilerek 2.880,00-TL ile sınırlı olması kaydıyla), 15.000,00-TL manevi zarar miktarının davalılar.. Şti ve ...'dan kaza tarihi olan 08/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı ... şirketi yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; mahkemece daha önce alınan Adli Tıp Kurmu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan rapor ile bozma ilamına uyularak yeniden Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulun'dan alınan rapor arasında fahiş miktarda çelişki (raporlardan ilkinde %60 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, ikincisinde ise tüm vücut engellilik oranının %23 olduğu kanaatine varılmıştır) bulunduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacı müteveffa ...'ın dava konusu haksız eylem nedeniyle yaşadığı ağır sürecin de göz önünde bulundurulması gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının günümüz ekonomik koşullarında davacı müteveffanın ve davacı mirasçıların çektiği acı ve ıstırabı karşılar nitelikte olmadığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; davacının dava devam ederken vefat ettiğini, mahkemece hükme esas alınan ATK raporunun usulüne uygun olmadığını, davacı ...'nin 07/11/2019 tarihinde vefat ettiği somut gerçeğinin bulunduğu durumda, varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı, başka bir ifade ile tazminat hesabının kaza tarihi olan 08/10/2015 tarihi ile davacının ölüm tarihi olan 07/11/2019 tarihi aralığı için tazminata hak kazanılabileceğinin gözetilip hesaplama yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oranının, iyileşme süresinin, iyileşme süresi için ve iyileşme süresi sonrası sürekli bakıma ihtiyacı bulunup bulunmadığının tespiti bakımından rapor alındıktan sonra manevi tazminat talebi yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verildiğini, yargılama süresince dava ve taraf ehliyetine sahip bulunmasının dava şartı olduğunu, yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin veya vekilinin davaya devam etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacı yararına usuli kazanılmış haktan bahsedilemeyeceğini, mahkemece yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücreti gibi hesaplamaların da hatalı olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; işbu davada dava şartı olan başvuru şartının yerine getirilmeden ikame edildiğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, davacının kaza tarihinde 75 yaşında ve emekli olduğunu, bu nedenle davacı için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplaması yapılmaması gerektiğini, karara esas alınan raporun Erişkinler İçin Engellik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre hazırlanmadığını, raporun tanzim tarihi itibariyle erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik ve ekleri uyarınca hazırlanması gerektiğini, alınan maluliyet, iş göremezlik, aktüerya raporlarına itirazlarının bulunduğunu, ıslah ile arttırılan taleplerin zaman aşımına uğradığını,faize hatalı olarak hükmedildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine (diğeri aleyhine) doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu hakka, usule ilişkin kazanılmış hak (usuli kazanılmış hak veya usuli müktesep hak) denir. (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El kitabı, Mart 2020, C. II, s.1445) Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukukî alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmekte olup, bu noktada bir mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukukî esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğacağı gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulî kazanılmış hak gerçekleşebilir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar yönünden yeniden inceleme yaparak aksine karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulî kazanılmış hak oluşturur (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 E., 1959/5 K. sayılı kararı). Ancak mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı çıkması, uygulanması gereken Kanun hükmünün karar kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi, görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ile bozma kararının maddi hataya dayanması hâllerinde usulî kazanılmış hak oluşması mümkün değildir (Yargıtay 11. H.D. 2020/1610 E. 2022/8355 K.). Hukukumuzda kabul edilen istinaf kanun yolu açısından da, HMK'nın 355. maddesinde; "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir." hükmü kabul edildiğinden, bir tarafın istinaf başvurusu üzerine, diğer taraf lehine karar verilemeyeceği gibi, istinaf eden taraf lehinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması sonrasında, yeniden yapılacak yargılama neticesinde, kaldırılan karara göre daha aleyhine bir karar verilemez. İlk kararı diğer tarafın istinaf etmemesi nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hakları, kaldırma kararından sonra korunarak, davanın esası hakkında karar verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta, davalı ... vekiline ilk derece mahkemesinin 30/09/2019 tarih ve 2016/1270 - 2019/1332 sayılı gerekçeli kararı e- tebliğ vasıtasıyla 11/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu davalının istinaf başvurusunda bulunmadığı anlaşıldığından davacı taraf lehine usuli kazanılmış hakka ilişkin açıklamalar kapsamında ilk kararda hüküm altına alınan tazminat miktarının, istinaf etmeyen taraf açısından bağlayıcı, diğer taraf için ise usuli kazanılmış hak oluşturmasına göre karar verildiğinden davalı ... vekilinin istinaf istemi yerinde değildir. 08/10/2015 Tarihinde davalı sürücü... sevk ve idaresinde olan, davalı... Şti adına kayıtlı, davalı ...Ş. tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan 16 CTT plakalı aracın davacı (müteveffa) Şükriye'ye çarpması neticesinde müteveffanın yaralandığı uyuşmazlık konusu değildir. Dairemiz 2021/362 E-2021/486 K sayılı ilamıyla eksik incelemeye işaret edilerek, istinafa gelenin sıfatına ve istinaf sebeplerine göre usuli müktesep hak gözetilerek karar verilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam). Davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı varsa hangi sebeple ve hangi yaşamsal faaliyetleri için bakım ihtiyacının olduğu, bu ihtiyacın günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu ve süresi hususlarında rapor alınmalıdır (Yargıtay 17 HD 2021/1932 E- 2021/3168 K sayılı ilam). Somut olayda, müteveffa Şükriye'nin yaralanmasına neden olan kazanın 08/10/2015 tarihinde meydana geldiği, bu durumda Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasının gerekeceği, ATK 2 İhtisas Kurulu 12/08/2022 tarihli raporunun yöntemince düzenlendiği anlaşılmakla rapora itibar edilmesinde isabetsizlik yoktur. Geçici iş görmezlik tazminatı, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) kişilerin talep edebileceği (efor tazminatı) tazminat türüdür. Geçici iş göremezlik zararı; kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebilecektir. 6098 Sayılı TBK 54 maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı KTK 90 maddesi gereğince, sigortacının sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı KTK 92 maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi sorumlu tutulabilecektir. 2918 Sayılı KTK 98 maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu ileri sürülmüş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı KTK 98 maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. 6111 Sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır. (Yargıtay 17 HD 2020/11295 E- 2021/780 K sayılı ilam). Davalı ...Ş. vekilinin, geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadıkları yolundaki istinaf sebebi yerinde değildir. Hükme esas alınan 21/11/2022 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporunda, kaldırma gereklerine uygun şekilde hesaplama yapıldığı anlaşılmakla ek raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur. 6098 Sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şeklidir. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının (müteveffa) yaralanmasının derecesi, tarafların kusur durumu, 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi ve 4721 sayılı MK 25/4 maddesi kapsamında manevi tazminat talebinin mirasçılara geçeceği birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatta isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/01/2023 tarih ve 2022/18-2023/14 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılması gereken 427,60.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ...Ş. tarafından yatırılması gereken 2.880,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 372,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.508,00-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılması gereken 13.630,03-TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.407,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.222,52-TL harcın davalıdan ...'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

5-Karar tebliğ, gider avansı iadesi, harç tahsil/ iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7- İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... Başkan ...

... Üye-...

... Üye ...

... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/798, K. 2024/803, T. 09.01.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-798-e-2024-803-k-a6e9512a499c