Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/518 E. 2024/876 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/518
Karar No
2024/876
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/518 - 2024/876 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : 2023/518 KARAR NO : 2024/876

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KÂTİP :...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/310 KARAR NO : 2022/1435 KARAR TARİHİ : 20/12/2022 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 13/02/2023 (Davalı Burulaş, Davalı İhsan), 17/02/2023 (Davalı Anadolu Sigorta), 23/02/2023 (Davacılar) DAVACILAR : 1-... 2-... 3-.... 4-... 5-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2 -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3 -... VEKİLİ : Av.... İHBAR OLUNAN :... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : 22/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/04/2024

Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde; 21.04.2020 tarihinde müvekkillerinin oğlu ...ün yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isterken, sigortalı şirketin şoförü ...z'ın tedbirsiz ve dikkatsiz davranması sonucu ölümlü kaza meydana geldiğini, ölen davacıların çocukları ...'ün en son asgari ücret ile çalışmış ve işsizlik parası almakta olduğunu, üniversite okuduğu için geleceğinin parlak ve iyi bir gelire sahip olacağının belli olduğunu, babası ..ile annesi...ün oğullarının ölümüyle onun maddi ve manevi destekliğinden yoksun kaldıklarını, maddi destekle acılarının hafiflemesi için anne ve baba ve her bir kardeş için manevi tazminat talep ettiklerini, her bir kalem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik baba için 100,00 TL destek maddi, 100.000,00 TL manevi; anne için 100,00 TL destek maddi, 100.000,00 TL manevi; davacı kardeşlerin her biri için ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak ve sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan sorumlu olması hususu gözetilerek temerrüt tarihinden işletilecek yasal faizleri, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 07.11.2022 tarihli ıslah dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ..'ün destekten yoksun kalma tazminatı için 100,00.TL olan dava değerini 58.060,68.TL, davacı ...ün destekten yoksun kalma tazminatı için 100,00.TL olan dava değerini 30.769,78.TL arttırılmak suretiyle toplam 88.830,46 TL'lik ıslah talebinin kabulüne, destekten yoksun kalma için davalı sigorta yönünden temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava dilekçesindeki diğer taleplerle birlikte davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davayı kabul etmediklerini, müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, kusur durumunun tespitinin gerekmekte olduğunu, kusurun oranının tespiti halinde, alanında uzman bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kuralllar gözetilerek hesaplama yapılmasını, kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsü...'ın kusursuz olduğundan haksız davanın reddinin gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir tazminat sorumlulukları doğacak ise hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davayı kabul etmediklerini, söz konusu kazanın gerçekleşmesinde tam ve asli kusurlu olan tarafın yaya ...olduğundan haksız ve hakkaniyete aykırı olarak açılan davanın tümden reddinin gerektiğini, söz konusu kazanın gerçekleşmesinde müteveffanın yaya geçidinden geçmeyerek tamamen kendi kusuru ile sebebiyet verildiğini, otobüsü kullanan müvekkilinin tüm dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmesine rağmen kazanın oluşumuna engel olamadığını, kazanın gerçekleşmesinin ardından tanzim edilen kaza tespit tutanağında kusurun tamamen davacıya yüklenildiğini, otobüsü kullanan davalı şoförün kusursuz bulunduğunu, davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine, aksi kanaat halinde haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, davanın ....ye ihbar olunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı.. için 58.060,68.-TL, davacı ... için 30.769,78.-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan Anadolu .. A.Ş. yönünden 26.05.2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden 21.04.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin poliçede belirtilen miktarla sınırlı ve sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsiline, davacılar ... için 17.000,00.-TL, .. için 17.000,00.-TL, ... için 12.000,00.-TL,..için 12.000,00.-TL, ... için 12.000,00.-TL manevi tazminatların 21.04.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılar... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinafa başvuru dilekçesinde, dosyada alınan 04.11.2021 tarihli ATK raporunda;" Davalı sürücü .. idaresindeki otobüs ile gece vakti seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde seyir istikametine göre sağından orta refüj üzerinden karşıya geçmek için fren intikal mesafesi içerisinde aniden kaplamaya giren müteveffa yayaya çarptığı olayda, olayın oluşu üzerinde hatalı tutum ve davranışı görülmediğinden dolayı atfı kabil kusuru bulunmamaktadır." açıkça alınabilecek başka bir önlem olmadığı ortaya konduğunu, ATK genişletilmiş uzmanlar kurulunun raporunun esas alınmasının doğru olmadığını, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı... vekili istinafa başvuru dilekçesinde, dosyada alınan 04.11.2021 tarihli rapor doğrultusunda müvekkilimin kusursuzluğu ortada iken 18.05.2022 tarihli raporda %20 oranında kusurlu gösterilmesi hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olup 18.05.2022 tarihli raporun hükme esas alınması hukuka aykırı olduğunu, davacıların hakları zamanaşımına uğradığını, kusur oranları ve buna ilişkin hesaplanan tazminatların eksik ve hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili istinafa başvuru dilekçesinde, 04.11.2021 tarihli ATK raporunda ve Kaza Tespit Tutanağı'nda belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsü... kusursuz olduğundan haksız davanın reddi gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, müterafik kusur durumunun incelenmesi gerektiğini, müterafik kusur var ise %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacılar vekili istinafa başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporlarının eksik değerlendirme ile hazırlanmış olup, hukuka ve usule aykırılıklar içerdiğini, yerel mahkemenin eksik gerekçelendirme ile hüküm kurduğunu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını talep etmitşir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanmadan ötürü maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Öncelikle kusura ilişkin istinaf istemleri değerlendirildiğinde; Dava konusu ölüme neden olan trafik kazasının davalı sürücü ...sevk ve idaresindeki...plakalı otobüs ile Mimarsinan Bulvarı istikametine doğru çalışma nedeniyle bir bölümü kapatıldığından dolayı trafiğin iki yönlü olarak işlediği Kanuni Caddesini takiben seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde seyir istikametine göre sağından orta refüjden karşıya geçmek için kaplamaya giren müteveffa yaya ..'e idaresindeki otobüsün sağ ön tampon ve sağ ön köşe cam kısımlarıyla çarpması sonucu meydana geldiği, Bursa C.Başsavcılığına sunulmak üzere hazırlanan 21.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda; olay sırasında ... plaka sayılı otobüsün yaklaşık hızının yapılan hesaplamalar sonucunda 54 km/h olduğu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 04.11.2021 tarihli raporunda; sürücü ...’ın kusursuz olduğu, yaya ...'ün %100 (yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu, Bursa 30.Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere hazırlanan .... imzalı bilirkişi raporunda; yine ceza dava dosyasına sunulmak üzere hazırlanan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 27.05.2021 tarihli raporunda; sürücü ...’ın tali olduğu, yaya ...'ün asli kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu’nun 18.05.2022 tarihli raporunda ise sürücü ...’ın %20 olduğu, yaya ...'ün %80 kusurlu olduğu belirtilmiş olup, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 04.11.2021 tarihli raporu dışındaki tüm raporlarda davalı sürücü ...'ın az da olsa kusurunun olduğu, buna karşılık ölenin asli kusurlu olduğu belirtilmiş olmakla, Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu’nun 18.05.2022 tarihli raporu doğrultusunda, yerel mahkemenin kusur belirlemesinde bulunması bu nedenle yerinde olmakla, tarafların kusura ilişkin istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Maddi tazminata ilişkin hesaplamada teknik faiz uygulanması gerektiğine ilişkin davalı sigorta şirketinin istinaf istemine gelince, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih, 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK 90 maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 17 HD, 2019/3292 E-2021/1848 K sayılı ilam). Bu nedenle teknik faize ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Manevi tazminata ilişkin istinaf istemlerine değerlendirildiğinde; 6098 sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde zarar gören manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şeklidir. Bir ceza niteliğinde olmadığı gibi mal varlığına ilişkin zararın giderilmesini de amaç edinmez (Yargıtay İBK 1966/7 E- 1966/7 K sayılı ilam). Ancak, öğretide manevi tazminatın bir telafi görüşü olduğu da ileri sürülmüştür. Buna manevi tazminatın, maddi tazminatı tamamlayıcı denkleştirme işlevi de denilmektedir. Maddi zararın giderimindeki somutluk ve açıklık, manevi zararın gideriminde soyut ve belirsiz kalmıştır. Bu belirsizlik, manevi tazminata, maddi tazminatı tamamlayıp düzeltici veya maddi tazminatın eksikliğini giderici sosyal yardım benzeri bir denkleştirme işlevi yüklenmesiyle belirgin hale gelecektir. Manevi tazminatın, gelişmiş ülkelerde eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verildiğini, bu yaklaşımın, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi, zarar vereni de dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla caydırıcı olabileceğine işaret etmiştir. Cezaların temel işlevi suç işleyenleri tutsak almak değil, onları uslandırmak, caydırmak, yeniden topluma kazandırmaktır. Nasıl ki, trafik kurallarını çiğnediği için yüksek bir para cezası ödeyen sürücü, yeniden ceza vermemek ya da ehliyetini yitirmemek için daha dikkatli ve özenli davranmak gereğini duyacaksa, yüksek bir miktar üzerinden manevi tazminat ödeyen kişi de aynı sakınganlığı göstermeye çalışacaktır (Çelik Ahmet Çelik, Manevi Tazminatın Ölçüsü). Somut olayda, davacıların ölene yakınlığı, manevi tazminat miktarı tayin edilirken, özel hukuk ilişkileri bakımından çatı maddesi niteliğindeki 4721 sayılı MK 1 maddesinden hareketle, davalının eyleminin niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, 4721 sayılı MK 4 maddesindeki hakkaniyet ölçüleri gözetildiğinde; davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat miktarı yerinde olup, tarafların manevi tazminata ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarih ve 2021/310 - 2022/1435 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının ESASTAN REDDİNE, 2- İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılması gereken 427,60.-TL istinaf karar harcının peşin alınan 1.196,00.-TL harçtan mahsubu ile artan eksik kalan 768,40.-TL istinaf karar harcının talep halinde davacılara iadesine, 3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ....Şirketi tarafından yatırılması gereken 6.068,00.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.712,42.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.355,58.-TL istinaf karar harcının davalı ... Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 4- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... tarafından yatırılması gereken 10.849,71.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 542,48.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 10.307,23.-TL istinaf karar harcının davalı İhsan Yılmaz'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 5- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı... tarafından yatırılması gereken 10.849,71.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.712,42.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.137,29.-TL istinaf karar harcının davalı Burulaş A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 6- Karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 7- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8- İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 22/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/518, K. 2024/876, T. 20.12.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-518-e-2024-876-k-3e4385cbcba3