Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1893 E. 2026/1054 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1893
Karar No
2026/1054
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1893

KARAR NO: 2026/1054

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/05/2022

NUMARASI: 2020/493 Esas - 2022/347 Karar

DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/05/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında ‘...Mahallesi ...Caddesi No:...’’ adresinde ve "... ili, ...ilçesi, ...Mahallesi, Büyükalan Mevkii'nde kain ve tapuda . ada .... parselde kayıtlı’’ gayrimenkul üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işleticiliği hususunda 08.06.2015 tarihli ve 5 yıl (08.06.2020 tarihine kadar) geçerli Bayilik Sözleşmesi ve yine aynı tarihli Çerçeve Protokol akdedildiği, Çerçeve Protokol’ün “... Bedeli” başlıklı 7. maddesi uyarınca bayinin istasyondaki sözleşme süresi olan 5 yıllık dönemdeki faaliyeti için “istasyonun ve esasen istasyona özgü yatırım maliyetinin karşılanması amacıyla” ve “akaryakıt satış istasyonunun ... markası altında fiilen akaryakıt satışına başlamasını müteakip” müvekkil tarafından davalı bayiye ödenmesi öngörülmüş olan 21.000,00 USD+KDV tutarındaki ... bedelinin, davalı tarafından düzenlenen “... Bedeli” açıklamalı, 21.08.2015 tarihli ... nolu Faturaya istinaden ödendiğini, davalının mülkiyet hakkına haiz olduğu anılan akaryakıt istasyonunu dava dışı ...’e kiraladığını, bu firma da ... markası altında yürüttüğü bayilik faaliyetini 08.06.2018 tarihinde devralarak müvekkili markası altındaki faaliyetini 01.03.2019 tarihine kadar sürdürdüğünü, dava dışı ... şirketinin 01.03.2019 tarihinde herhangi bir haklı neden olmaksızın istasyonda yürüttüğü bayilik faaliyetine son verildiği ve bayilik lisansının sonlandırıldığını, dava dışı ...’ün bayilik sözleşmelerine ve eklerine aykırı söz konusu davranışları nedeniyle bayilik sözleşmelerinin fiilen devamı imkansız hale geldiğinden dava dışı şirket ile bayilik sözleşmeleri ve ekleri derhal hüküm doğurmak üzere sonlandırıldığı, müvekkilinin 5 yıl süre ile ... markası altında bayilik faaliyeti yürütülmesi karşılığında davalı ...’na ödediği 23.000,00 USD + KDV tutarın işlememiş süreye isabet eden kısmının davalı tarafından müvekkile iadesinin gerektiğini, bu kapsamda fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla davalının müvekkil nezdinde muaccel hale gelmiş olan 5.853,86 USD + KDV tutarında ... bedeli iade borcu bulunduğu, müvekkili tarafından keşide edilen .... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı 09.09.2019 tarihli ihtarnamesi ile davalı tarafa belirtilen iade borcunun ödenmesi ihtar edilmişse de söz konusu borç müvekkile ödenmediğini beyan ile Çerçeve Protokolü’nün 7. maddesi uyarınca davalı tarafça müvekkil şirkete ödenmesi gereken 5.853,86 USD+KDV= 6.907,55 USD ... bedeli alacağının 21.08.2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek Libor+3 faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının .... Noterliği aracılığıyla gönderdiği ihtarnameye hitaben, ... ... Noterliği 11.09.2019 tarihli ... Nolu ihtarname ile cevabi ihtarlarında hiçbir borçlarının olmadığını bildirdiklerini TTKın 5/A maddesinde öngörülen arabuluculuk oturumuna, pandemi seyahat kısıtlamaları sürecine denk gelmesi ve ilgili evrakının kargo firmasının ilgisiz şahsa teslim etmesi ve sonucunda evrakın eline geç gelmesi nedeniyle katılamadığını, davacı ... ... A.Ş. firmasından hiçbir zaman ve hiçbir şekilde Türk Lirası, Döviz ya da bedelsiz akaryakıt ürünü almadıklarını, eğer iddiaları bu şekilde ise banka dekontları ve hibe faturalarını ibraz etmelerini talep ettiklerini, dava dilekçesi ve protokolde adı geçen şişirilmiş dolar bedellerinin ... ... A.Ş.' nin kendilerine ve diğer tüm bayilerine yaptırmış olduğu, ... logoları ve renklerini taşıyan istasyon giydirmeleri, fiyat levhaları, giriş, çıkış tabelalarının bedelleri olduğunu, tüm bayilerine bu tutarı, ... Bedeli adı altında fatura ettirerek, söz konusu bedelleri ödemiş gibi göstererek izledikleri bir yöntem olduğunu, mülkiyeti taraflarına ait olan benzin istasyonunda, ... Firması adı altında satış yapmak için davacı taraf ile sözleşme imzaladıklarını, ... ... A.Ş, ile yapmış oldukları sözleşmenin bitimine yaklaşık 2,5 yıl kalmışken, ...' in kendi lehine ve daha uzun süreli 5 yıllık ... .... Şti. ile yeni bir sözleşme yapmak istemesi sebebiyle, ... firma yetkilisi Sn. ...' ın ... Dairesi'ne yazmış olduğu belgeleri imzalayarak, söz konusu sözleşmeye son verdiklerini, bu fesih sorasında şifahen, firma adına herhangi bir sorumluluğumuzun kalmadığını beyan ettiklerini ve mülkiyeti taraflarına ait olan istasyonu ... Firmasına kiraya verdiklerini, ... Firmasının, ... Firması ile yapmış olduğu sözleşmeye istinaden, benzin istasyonunu ... Firması adı altında işletmeye başladığını, buna istinaden de davacı taraf onlara karşı hiçbir sorumluluğumuzun kalmadığını beyan ederek, söz konusu çerçeve protokolünde madde 7 ve madde 10' da geçen döviz bedellerine karşılık ... ... A.Ş.' ne vermiş olduğumuz ... ... şubesi ... no'lu teminat mektubunu davacının iade ettiğini, ... Petrol arasındaki bayilik faaliyetinin sona ermesinden sonra ... ... A.Ş. nin talebi ve isteği doğrultusunda ... ....Şti ile ... arasında 5 Yıllık yeni bir sözleşme yapma isteklerinin davacı tarafça dile getirildiğini, ... firmasının İstasyon kira bedelini ilk 3 aydan sonra ödeyemediğini ve ... ... A.Ş. ile bayilik faaliyetine yaklaşık 9 ay devam ettikten sonra bayiliğinin davacı şirket tarafından fesh edildiğini, bu şirketin davacıya verdiği teminat mektubunun da davacı tarafça tahsil edildiğini beyan ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Taraflar arasında sözleşmenin ve protokolün varlığı hususunda bir ihtilaf bulunmayıp, uyuşmazlık yatırım katkı bedelinin davacı tarafça davalıya ödenip ödenmediği ve sözleşmenin süresinden önce feshi nedeni ile sözleşmenin işletilemeyen süresine denk gelen miktarının iadesinin istenilip istenemeyeceği hususundan kaynaklanmaktadır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde, taraflar arasındaki Çerçeve Protokolün 7. maddesinde kararlaştırılan yatırım katkı bedeli olan 21.000 USD + KDV nın 21/08/2015 tarihinde Türk Lirasından karşılığı olan 80.543,38 TL üzerinden faturalandırıldığı, davalı bayiye nakden ödenmeksizin cari hesap borcundan mahsubunun yapıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme 08/06/2015 tarihli olup, taahhüt edilen 5 yıllık süre 08/06/2020 tarihinde sona erecek iken akaryakıt istasyonunu kiralayan şirketin faaliyetine sebepsiz olarak 01/03/2019 tarihinde son vermesi nedeni ile ancak bu tarihe kadar sürdürüldüğünün 09/09/2019 tarihinde davalıya ihtar edildiği, davacının sözleşmenin feshinden sonra, 08/06/2020 tarihine kadar geçecek, bayiliğin işletilemediği bakiye süre bakımından peşinen ve madden davalı bayiye sağladığı yatırım desteğinin davalıdan iadesini istemekte haklı olduğu kanaatine varılmış, sözleşmenin kalan süresine denk gelen yatırım katkı bedelinin 6.907,55 USD olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden davacının davasının kabulüne, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının davalı şirkete usulüne uygun olarak yapılmadığını, Davacı tarafça .... Noterliğinden gönderilen ihtarnameye davalı şirket yetkilisince ... ... Noteri aracılığıyla 11.09.2019 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamede de davacıya herhangi bir borç bulunmadığını, davalı Müvekkil şirket davacıdan herhangi bir akaryakıt ürünü almamış, Davacı ürün bedeli olarak tahsili istenen dava konusu değer, esasında davacı firmanın kendi tanıtımları için kullandığı ürünlerin bedeli olup, bu tanıtım-afiş ve reklamların bedellerinden davalının sorumlu olmadığını, davacının şifahen yapılan karşılıklı görüşmeler neticesinde ... ... şubesine ait ... nolu teminat mektubu da iade edilmiş olup davalının hiç bir maddi yükümlülüğünün kalmadığı bu işlemlerden sonra her iki tarafça da kabul edildiğini, yerel mahkeme teminat iadesi hususunu dikkate almadan karar verdiğini, bayilik sözleşmesi çerçeve niteliğinde, sürekli öyle bir sözleşmedir ki; üretici malların tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede satmak üzere bayiye göndermeyi; buna karşılık olarak bayi de,üreticinin dağıtım ağına dahil olarak sözleşme konusu mal veya hizmeti kendi adına ve hesabına satmak ve bu mal ile hizmetlerin sürümünü arttıracak faaliyetlerde bulunmak yükümlülüğünü üstleneceğini, Bayilik sözleşmesi kanunda düzenlenmeyen atipik/isimsiz sözleşmelerden olup tarafların sözleşme hükümlerini serbestçe kararlaştırdıklarını ancak sözleşmede düzenlenmeyen ya da taraf iradeleri ile çözülemeyen bir konuda TMK m. 1 hükmüne göre, kanunda uygulanabilir genel bir hüküm bulunması halinde, Borçlar Hukukunun genel hükümleri uygulama alanı bulduğunu, Genel bir hüküm bulunmaması durumunda, örf ve adet hukukuna göre, bu da yoksa TBK m. 2 uyarınca hakim, sözleşme boşluklarını doldurma yoluna gitmesi gerektiğini, isimsiz sözleşmelerde, boşlukların tamamlanmasında, isimli sözleşmelere ilişkin tamamlama yöntemlerinin esas alınacağını, hakim, hukuk yaratarak sözleşmeye uygulanacak kuralları belirlerken, yaygın teamüllere göre yorumlayıp tamamlayacak ve ancak sözleşmelere nitelikleri izin verdiği ölçüde benzer sözleşme tiplerine ilişkin kuralları da uygulayacağını, bu sözleşmeler, öncelikle iyiniyet kurallarına göre yorumlanacağını, bu sözleşmelere, Borçlar Kanununun genel hükümleri uygulanabileceğini, Borçlar Kanunu’nda hüküm bulunmayan hallerde TMK'nın 1. Maddesi hükmü gereği, “Hakimin Hukuku” uygulandığını, Hakimin, hukuk yaratma yoluna giderken, kıyasen Borçlar Kanunu’nun özel hükümleri ve acenteye ilişkin hükümlerden yararlanabileceğini, taraflar sözleşmenin bitme anını, gün, ay, yıl olarak kararlaştırabilecekleri gibi, gerçekleşeceği belli olan bir olayın gerçekleşme tarihini, gerçekleşeceği kesin olan; fakat ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan bir olayı (ölüm, teminat iadesi vs) sözleşmenin sona ereceği tarih olarak belirlemeleri de mümkün olduğunu, sözleşmenin İkale Yoluyla Sona Ermesi

Henüz bütün borçlar sona ermemişken, tarafların borç ilişkisini sona erdirmek için anlaşmasına ikale dendiğini, bayilik sözleşmesinde taraflar, ikale anlaşması ile, aralarındaki sözleşmeden doğan alacaklarından ve borçlarından karşılıklı olarak vazgeçeceklerini, bu anlaşma kural olarak herhangi bir şekle tabi olmadığını, ikale anlaşması ileriye etkili sonuç doğuracak, sürekli borç doğuran bayilik ilişkisi son bulacak, yeni borç doğmayacak, ancak yerine getirilen edimler de geri verilmeyeceğini, yargılama sırasında delillerinin yeterince incelenmemiş, tarafların karşılıklı anlaşarak hiç bir sorumluğun kalmadığını birbirlerine beyan ettikleri hususu dikkate alınmadan afaki bir yargılama yapıldığını, bu sebeple toplanan deliller ve bilirkişi raporu da karar vermeye elverişli olmadığını, mahkemece yapılan yargılamada yeterli araştırma yapılmadan karar verilmiş olması bir yana tebligatlar ve özellikle gerekçeli kararın tebliği işlemleri de ya davalıya hiç yapılmamış ya da tebligatların davalının eline çok geç geçtiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, bayilik sözleşmesi gereği ödenen yatırım bedelinin sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle kullanılmayan süreye tekabül eden bedelin iadesi istemli alacak davasıdır.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, yatırım bedeli ödenip ödenmediği ve sözleşmenin uygulanmayan kısmına ilişkin bedelin iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.

Taraflar arasında 08/06/2015 tarihinde çerçeve protokol ve aynı tarihli standart bayilik sözleşmesi imzalanmıştır.

Davalı şirket tarafından davalıya 21/08/2015 tarih ve ..... nolu faturayı 80.543,38 TL bedel ve ... bedeli açıklaması ile düzenlemiştir. 5 yıllık ... bedeli ve 1 USD=2,9677 açıklamaları da faturanın altına eklenmiştir.

Davacı tarafça, bayilik sözleşmesine konu akaryakıt istasyonunda bayilik faaliyetine son verilmiş olması nedeniyle çerçeve protokolün 7. Maddesi uyarınca sözleşmenin uygulanmayan süreye isabet eden kısmın iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Taraflar arasında imzalanan çerçeve sözleşmenin 7. maddesinin 3. paragrafı, ...... bedelinin 5 yıllık anlaşma dönemi için tespit edilen miktarının, işlememiş anlaşma dönemine tekabül eden kısmını ödeme tarihinden itibaren işleyecek .... oranındaki faiziyle birlikte ... bu hususta ilk yazılı ihbar/ihtarını müteakip derhal nakden ve defaten ...'e iade etmeyi/ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir, şeklindedir.

Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin süresi dolmadan önce, aynı yerde dava dışı ...'ün bayilik faaliyetine başladığı ve bu firmanın 01/03/2019 tarihinde bayilik ilişkisini sonlandırdığı taraflar arasında ihtilafa konu değildir.

04/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davalının düzenlediği yatırım bedeli faturası bedelinin davalı tarafından davacı cari hesabından mahsup edildiği tespit edilmiştir. Buna göre, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin ve sonrasında üçüncü kişilerle yapılan bayılık sözleşmesinin sona ermesi ve bundan sonra davacının sözleşmeye konu istasyonda bayilik tesis edememesi nedeniyle kalan süreye ilişkin yatarım bedelinin davacıya iadesi gerekir.

Davalı tarafça, davacıdan bir ödeme almadığı ve aralarındaki bayilik sözleşmesinin anlaşma yoluyla sona erdiği, davacının sonrasında başka şirketler ile bayilik sözleşmesi akdettiği ve kendisinin borcunun bulunmadığına ilişkin kendisine şifai olarak beyanda bulunulduğu savunulmuştur. Ancak, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere ... bedeli davacının cari hesabından mahsup edilmiştir. Taraflar arasında borcun sona erdiğine ilişkin ikale anlaşması yapıldığı veya davacı tarafın şifai beyanı bulunduğu hususlarını ispatlayacak delil bulunmamaktadır. Ayrıca, davalıdan sonra dava dışı üçüncü şirketler ile de bayilik ilişkisi kurulmuş ise de, yatırım destek bedeli davalıya ödenmiş olup, davalı tarafça yatırım destek bedelinin bayilik ilişkisi kurulan diğer bayilere aktarıldığı iddia ve ispat edilemediğinden ve davalıya yatırım destek bedelinin 5 yıllık süre için verilmiş olduğundan, yatırım destek bedelinin kapsadığı 5 yıllık süreden dava konusu istasyonda davacının bayilik tesis edemediği süreye tekabül eden kısmın iadesinden davalı sorumludur. Davalının sunduğu teminat mektubu ve uzatılan süresinin davacı ile dava dışı ...'ün bayilik ilişkisinin sona erdiği 01/03/2019 tarihi itibariyle dolmuş olması nedeniyle teminat mektubunun iade edilmesinin davalının borçlu olmadığının kabul edildiği sonucunun çıkarılması mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince, davanın hükümde yazılı olduğu gibi kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 880,50 TL harcın, alınması gerekli olan 3.522,01 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.641,51 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1893, K. 2026/1054, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1893-e-2026-1054-k-f3b794bd9295