Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/3467 E. 2026/1167 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/3467
Karar No
2026/1167
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/3467 KARAR NO : 2026/1167

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 21/05/2026

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve duruşma talep edilmiş olmakla, duruşma yapılması talebinin reddine karar verilerek dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, müvekkilinin ... tarihinde ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Cad. .... Sok. ... Apt. altında bulunan ... Diyarı adlı işyerinde muhafaza edilen gazın bulunduğu kazandan kaynaklanan patlama sonucu meydana gelen kazada ağır yaralandığını ve iki bacağını tamamen kaybettiğini, olayın meydana gelmesinde, olay tespit tutanakları ve krokiler, ifade tutanakları ile bilirkişi raporları uyarınca iş yeri sahiplerinin asli derecede ve tam kusurlu bulunduklarını, kovuşturmanın ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini ve derdest olduğunu, işyeri sahiplerince, işyerlerinde yaptıkları işin niteliği gereği tehlikeli olmasına karşın, gerekli tedbirler alınmadığını, gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğini, idari makamlardan gerekli yasal izinlerin alınmadığını, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmaları nedeniyle iş yeri sahiplerinin de söz konusu olaydan müşterek ve müteselsil olarak sorumlulukları bulunduğunu, olay sonrası müvekkil tarafından ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine maluliyet durumunun tespiti amacıyla yaptığı başvuru üzerine düzenlenen ... tarihli ve ... nolu heyet raporu ile %67 oranında maluliyet durumu tespit edildiğini ayrıca müvekkilin olay nedeniyle tedavisi için bir çok harcama yapmak zorunda kaldığını (Muayene , protez alımı, harici tıbbi mazleme alımı, pansuman, iğne, ulaşım, iaşe , barınma ve sair giderler.), müvekkilin olaydan önce inşaat alçı ustası olduğunu ve aylık gelirinin ...- ... TL civarında olduğunu, olay sonrası iki bacağını kaybeden müvekkilin kişisel ihtiyaçlarını şahsi olarak karşılayamaz duruma geldiğini, geçen süre boyunca aile ve akrabalarının yardımı ile günlük ihtiyaçları için hayatını idame ettirdiğini ve bakıcı ihtiyacının devam ettiğini, olayın meydana geldiği işyerinde tehlikeli maddelerin/tehlikeli atıkların üretim, depolama, toptan satışı ve kullanımının yapıldığını, maliklerin, söz konusu işyeri ile ilgili olarak yasal zorunluluk uyarınca yapmaları gereken zorunlu sigortaları yaptırmadığını, davalı tarafa meydana gelen sakatlanma nedeniyle, Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında yapılan başvuru üzerine ... nolu hasar dosyası açıldığını ve yapılan değerlendirme sonucu başvurunun kanuna ve hukuka aykırı olarak reddedildiğini, dava açmadan önce dava şartı arabuluculuk kapsamında yapılan görüşmelerde de anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın red gerekçesinde, müvekkilin çalışan olduğu belirtilmiş ise de, patlamanın meydana geldiği işyerinde çalışan eniştesini ziyaret amaçlı olarak orada bulunduğunu, bu durumun kovuşturma dosyasındaki bilgi, belge, ifade tutanakları ve raporlarda sabit olduğunu, kaldı ki ... kayıtları da incelendiğinde görüleceği ... İlinde kayıtlı olarak çalıştığının görülmekte olduğunu, taziye nedeniyle çalışmakta olduğu ... ilinden memleketi olan ... İline geldiğini, akabinde tekrar işine dönmeden önce olayın meydana geldiği ... Diyarı adlı işyerinde çalışan ve aynı olayda hayatını kaybeden Eniştesi ...'yı ziyaret sırasında söz konusu olayın meydana geldiğini, olayın meydana gelmesinde müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ilgili işyerinin olay tarihi itibariyle geçerli Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığını, meydana gelen sakatlanma karşısında 2018 yılı Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat miktarlarının ölüm ve sakatlanma ile tedavi giderleri için kişi başı ... TL olarak belirlendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... TL sakatlanma tazminatı ve ... TL tedavi gideri ile ... TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda ... TL'nın temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. B) DAVALININ SAVUNMASI: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili, 11.03.2010 tarih 27518 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tehlikeli Maddeler İçin Yaptırılacak Sorumluluk Sigortaları Hakkındaki 2010/190 Sayılı Kararın 1.Maddesine göre ''Tabii veya sentetik, katı, sıvı veya gaz şeklinde bulunan her türlü yanıcı, parlayıcı, patlayıcı ve yakıcı maddelerin üretimi, depolanması, taşınması, satımı ve kullanımı faaliyetlerinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile 09.08.1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamındaki tehlikeli atıkların toplanması, taşınması, geçici ve ara depolanması, geri kazanımı, yeniden kullanılması ve bertarafı faaliyetlerinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu mesleki faaliyetlerinin icrasında meydana gelebilecek kazalar sonucu, kusurları olsun veya olmasın üçüncü kişilerin uğrayacakları maddi ve bedeni zararlara karşı, her faaliyeti için ilgisine göre tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.'' düzenlemesine yer verildiğini, söz konusu sigortaların bulunmaması halinde meydana gelebilecek bedeni zararların, sigorta mevzuatı çerçevesinde, kaza anında geçerli limitler dahilinde Güvence Hesabı tarafından karşılanmakta olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası üzerinden düzenlenen iddianamede, ... Diyarı isimli iş yerinde balonlara basılan gazın muhafaza edildiği kazanın patlaması sonucu iş yerinin çalışanı ...'un yaralandığının görüldüğünün ifade edildiğini, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E.-... K. Sayılı ilamında, yapılan araştırma sonucunda ...'un ... Diyarı isimli işyerinde çalıştığının tespit edildiğini, Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar A.4 (ç) maddesi ile ''Sigortalıya vekalet akdi veye hizmet akdiyle ya da başka bir şekilde bağlı olarak çalışan kimselere gelen zarar ve ziyanlar'' teminat dışı bırakıldığını, beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... Kararı ile; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kazanın meydana geldiği işyerinde kaza esnasında çalışan olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının Güvence Hesabına karşı tazminat talep edip edemeyeceğine ilişkindir. Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının; "Sigortanın Konusu" başlıklı A.1. maddesinde "Sigortanın konusu, 11/3/2010 tarih ve 2010/190 sayılı Tehlikeli Maddeler İçin Yaptırılacak Sorumluluk Sigortaları Hakkında Kararın ikinci maddesinde sayılan maddeler ve bu maddelerle ilgili faaliyetlerdir." düzenlemesine, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.2. maddesinde "Bu sigorta, Kararda belirtilen tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin söz konusu mesleki faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda, kusurları olsun olmasın üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını, poliçede yazılı tutarlara kadar, aşağıdaki şartlar dairesinde temin eder. Sigorta, sigortalının karar kapsamına giren tüm mesleki faaliyetlerini kapsayacak şekilde yapılır. Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Sorumluluk Sigortası bulunan bir işyerinde, kullanılmak üzere bulundurulan LPG tüpünün infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu verilecek zararlar, Tüpgaz Sorumluluk Sigortası limitleri dahilinde sigortacısı tarafından tazmin edilir. Ancak, kullanılmak üzere bulundurulan tüpgazın neden olduğu kaza, işyerinde bulunan yanıcı, parlayıcı, patlayıcı maddelerin de zarar vermesine yol açarsa, tazminat ödemelerinde Tüpgaz Sorumluluk Sigortasına öncelik verilir; bu sigortanın limitlerinin yetersiz kalması halinde Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Sorumluluk Sigortası, limitleri dahilinde işlemeye başlar. Hasara yol açan kazanın çıkış nedeninin yanıcı, yakıcı, parlayıcı, patlayıcı maddeler olması halinde öncelikle Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Sorumluluk Sigortası işlemeye başlar. " düzenlemesine yer verilmiştir. Öte yandan aynı Genel Şartların "Teminat Dışı Kalan Haller" başlıklı A.4. Maddesinin "ç" bendinde, sigortalıya vekalet akdi veya hizmet akdiyle ya da başka bir şekilde bağlı olarak çalışan kimselere gelen zarar ve ziyanlar, teminat dışı kalan hallerden sayılmıştır. Elde ki dava da, iddia ve savunmanın içeriği ile soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporları içeriğinden, davacıda meydana gelen yaralanmanın patlayıcı maddenin içinde bulunduğu kazanın patlaması sonucu meydana gelmiş olması nedeniyle patlamanın meydana geldiği iş yerinde Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının yaptırılmasının zorunlu olduğu, bu sigortanın yapılmamış olması nedeniyle davalı Güvence Hesabına husumet yöneltilebileceği kabul edilmiştir. Bu kabulden sonra davacının talebinin teminat dışı kalan hallerden olup olmadığının değerlendirilmesine gerekir. Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılan müzekkereye cevaben, davacıya ilişkin sigortalılık tescil ve hizmet kaydı tespit sorgulamasında ... tarihinde 4/a kapsamında herhangi bir işyerinde çalışmadığının ... hizmet dökümünden tespit edildiği, iş kazası yönünden herhangi bir bildiriminin yapılmadığı belirtilmiştir. Dosyaya kazandırılan davacıya ait hizmet döküm cetvelinden, davacının çalıştığı iş yerinden ... tarihinde çıkışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu kaza ... tarihinde gerçekleşmiştir. Tanık ..., eşinin uzaktan akrabası olan davacının aynı zamanda kendi arkadaşı olduğunu, ...'da inşaatta çalışırken bir yakınının vefatı nedeniyle ...'a geldiğini, taziye evinde karşılaştıklarını, burada uzun zamandır görüşmedikleri için akşam görüşmek istediğini beyan etmesi üzerine davacının ... Adli iş yerinde akrabası olan ...'yı ziyarete gideceğini söyleyerek taziye evinden ayrıldığını ve sonrasında ... adlı işyerinde meydana gelen patlamada yaralandığını öğrendiğini, davacının ...'da olduğu zamanlarda ara ara ...'ya yardıma gittiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya görgüsünün bulunmadığını beyan etmiştir. Tanık ..., halasının oğlu olan davacının patlamanın gerçekleştiği tarihten önce bir yakınının vefatı nedeniyle ... İlinden ... İline geldiğini ve taziye evinde karşılaştıklarını, taziye evinde beraberken uzun zamandır görüşmediği beyan ettiği eniştesi ...'yı aradığını ve sonrasında taziye evinden ayrıldığını, sonrasında meydana gelen patlamada davacının yaralandığını öğrendiğini, davacının ...'da olduğu dönemlerde ...'a yardım amaçlı ... adlı işyerinde herhangi bir yardım yada çalışması olmadığını beyan etmiştir. Tanık ..., davacının inşaat ustası olduğunu ve 3 yıl kadar davacı ile birlikte ... dışında farklı şantiyelerde birlikte çalıştıklarını, ...'da inşaatta birlikte çalışmaktayken patlamadan 3 gün önce davacının bir akrabasının vefatı nedeniyle ... İlinden ... İline geldiklerini, patlamanın gerçekleştiği gün davacı ile birlikte taziye evinde olduklarını, bu esnada davacının ... adlı işyerinde bir akrabasını ziyarete gidip geri döneceğini ve sonrasında sohbet amaçlı bir yerlere gidebileceklerini söylediğini, davacının yanından ayrılmasından yaklaşık 30-35 dakika sonra patlama sesini duyduğunu ve patlamanın olduğu yere gittiklerinde davacının yaralandığını öğrendiğini beyan etmiştir. Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı huzurunda beyanda bulunan ..., davacının babası olduğunu, davacının söz konusu iş yerinde daha öncede ara ara gidip çalıştığını, bu eylemi 3-4 sefer öncede yaptığını, şişirdikleri balonların ... tarafından ... düğün salonuna giderek teslim edildiğini, kaza günü iş var diyerek yine aynı yere çağırdıklarını, davacının oraya gittiğini ve patlamanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Davacı ... ise soruşturma aşamasında verdiği beyanında, inşaat işçisi olarak ...-...'da çalıştığını, bir yakınının vefat etmesi nedeniyle ... tarihinde ... İline geldiğini, ...'nın halasının damadı olduğunu, olayın meydana geldiği ... günü sabah saat ... sıralarında ...'ın kendisini arayarak ... Düğün Salonundan uçan balon siparişi aldığını, birlikte balonları şişirip yas evine yine beraber geçeceklerini söylediğini, bunun üzerine patlamadan yaklaşık 15 dakika önce saat ... sıralarında ... Mah. ... Sk. ... Apt altında bulunan iş yerine ...'ya yardım için geçtiğini, bahse konu işyerinde alüminyum tozu, kireç ve sıcak suyun karıştırılmasıyla elde edilen uçucu gazların bulunduğu 3 adet yaklaşık 1,5 metre yüksekliğinde yangın tüpüne benzer tüp bulunduğunu, bu tüplerden hava basmak suretiyle uçan balon şişirildiğini, kendisinin ...'a yardım etmeye başladıktan bir iki dakika sonra patlamanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Mahkememizce dinlenen tanık beyanları ile soruşturma aşamasında davacının babası ile davacının kendi beyanı karşılaştırıldığında, her ne kadar mahkememizce dinlenen tanıklar tarafından patlamanın meydana geldiği gün ve patlamadan önce davacı ile beraber taziye evinde bulundukları ve davacının akrabası olan ...'yı ziyaret için gittiği iş yerinde meydana gelen patlamada yaralandığı, davacının patlamanın meydana geldiği iş yerinde herhangi bir çalışması olmadığı beyan edilmiş ise de, davacının babası ...'un soruşturma aşamasında verdiği ifade de, davacının ara ara patlamanın meydana geldiği işyerinde çalışan ...'ya yardım amaçlı çalıştığını ve patlamanın meydana geldiği günde iş var denilerek çağrılması üzerine davacının patlamanın olduğu iş yerine gittiğini beyan etmesi ve bizzat davacının soruşturma aşamasında verdiği beyanında, patlamanın meydana geldiği iş yerinde çalışan ...'nın yardım amaçlı kendisini iş yerine çağırdığını ve iş yerine gidip çalışmaya başladıktan sonra patlamanın meydana geldiğinin beyan edilmesi karşısında, davacının patlamanın meydana geldiği iş yerine çalışma amacıyla gittiği ve çalışmaya başladıktan sonra davaya konu kazanın meydana geldiğinin kabulü gerekir. Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.2. maddesinde, sigortalının poliçe ve genel şartlar dahilinde yürüttükleri mesleki faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda, kusurları olsun olmasın üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarının poliçede yazılı teminat tutarları ile temin edileceği belirtilmek suretiyle sigortanın kapsamı belirtilmiş, aynı Genel Şartların A.4. maddesinde, sigortalıya vekalet akdi veya hizmet akdiyle ya da başka bir şekilde bağlı olarak çalışan kimselere gelen zararların teminat dışı olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, her ne kadar davacı patlamanın meydana geldiği iş yerinde sürekli çalışan olmasa da, patlamanın meydana geldiği iş yerine çalışma amacıyla yapılan çağrı üzerine gitmiş olduğunun ve patlamanın iş yerinde yürütülen faaliyet kapsamında çalışmaya başladıktan sonra gerçekleşmiş olduğunun anlaşılmasına karşısında, davacının sigortanın kapsamına dahil edilen üçüncü kişi konumunda olduğu kabul edilmemiş, iş yerinde çalışmaya başladıktan sonra iş yerindeki talimatlara uygun davranma yükümlülüğü bulunduğundan çalışan olarak kabul edilmiş ve davacının yaralanması sonucu meydana gelen zararın genel şartların A.4./ç bendi kapsamında teminat dışı olduğu ve davacının poliçe kapsamında tazminat talep edemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

D) İSTİNAF NEDENLERİ: Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinafında özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkilinin ... ... tarihinde ... ili ... İlçesi ... Mah ... Cad. ... Sok. ... apt. Altında bulunan ... adlı işyerinde muhafaza edilen gazın muhafaza edildiği kazandan kaynaklanan patlama sonucu meydana gelen kaza'da ağır yaralanmış olup, iki bacağını tamamen kaybettiğini, Olayın meydana gelmesinde, olay tespit tutanakları ve krokiler, ifade tutanakları ile bilirkişi raporları uyarınca, iş yeri sahipleri asli derecede ve tamamen kusurlu bulunduğunu, ...'yı olay günü saat ...-... arasında ziyaretinden yaklaşık .-.. dakika sonra söz konusu olay meydana geldiğini, ... adlı işyerinin sahibi olan ... da tüm aşamalarda verdiği ifadelerde de söz konusu işyerinin sahibi olduğunu kabul etmekle birlikte müvekkilim ...'un çalısan olmadığını ve bilgisi olmadığını açık ve net bir şekilde belirtildiğini, işyeri sahibi olan ..., müvekkilinin ...'un çalışmadığını ... (1.) Ağır Ceza Mahkemesindeki ifadesinde de belirtildiğini, Yaşanan acı elem dolu olayın getirdiği tüm hukuki yaptırım ve bedellerine karşın , işyeri sahibi ..., kendi işyerinde kimlerin çalıştığını kesinlikle bilmektedir. Kaldı ki söz konusu işyeri 2-3 kişinin çalışabileceği bir işyeri olup, çalışanlardan bi haber olması düşünülemeyeceğini, müvekkilimin, söz konusu işyerinde çalışmadığı gerek SGK kayıtları, tanık ve sanık beyanları, HTS kayıtları, taziye durumu dahil açık ve kesin olarak ortaya koymaktadır. Kaldı ki , iş kanunu itibariyle de müvekkilimin geçici ve ziyaret amaçlı olarak işverenden habersiz olarak bulunduğunu, sanık anlatımları, SGK kayıtları, sosyal ve mali durum araştırmaları ile vs. delil , bir bütün olarak da değerlendirildiğinde müvekkilimin hiç bir şekilde işçi olarak söz konusu işyerinde çalışmadığı sabit olmakla yerel mahkemece verilen red kararına karşı iş bu itiraz ve istinaf talebinde bulunma zarureti hasıl olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... esas ve ... sayılı kararına karşı istinaf kanun yolu başvurusu taleplerinin duruşmalı olarak kabulü usul ve yasaya uygun olmayan yerel mahkeme kararının Kaldırılmasını, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, davacının tehlikeli madde barındıran İş yerinde meydana gelen patlama nedeniyle malul kalması nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede; İlk derece mahkemesince dinlenen tanık beyanları ile soruşturma aşamasında davacının babası ile davacının kendi beyanı dikkate alınarak, davacının patlamanın meydana geldiği iş yerine çalışma amacıyla gittiği ve çalışmaya başladıktan sonra davaya konu kazanın meydana geldiği, Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının; "Teminat Dışı Kalan Haller" başlıklı A.4. Maddesinin "ç" bendinde, sigortalıya vekalet akdi veya hizmet akdiyle ya da başka bir şekilde bağlı olarak çalışan kimselere gelen zarar ve ziyanlar, teminat dışı kalan hallerden olduğu ve davacı ile iş yeri arasında işçi- işveren ilişkisi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için Güvence Hesabına başvurulabileceği düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında kalan iş yerlerinde meydana gelen kaza sonucu bedensel zarara uğrayan kişinin, Güvence Hesabı'ndan talepte bulunabilmesi için, bedensel zarara yol açan rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık zorunlu sigortasının yaptırılmamış olması gereklidir. Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddeleri gereğince, Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında kalan iş yerlerinde sigorta poliçesinin olmaması halinde, meydana gelen bedensel zararlar için güvence hesabından talepte bulunulabilecektir. Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının; "Sigortanın Konusu" başlıklı A.1. maddesinde "Sigortanın konusu, 11/3/2010 tarih ve 2010/190 sayılı Tehlikeli Maddeler İçin Yaptırılacak Sorumluluk Sigortaları Hakkında Kararın ikinci maddesinde sayılan maddeler ve bu maddelerle ilgili faaliyetlerdir." düzenlemesine, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.2. maddesinde "Bu sigorta, Kararda belirtilen tehlikeli maddelerle ilgili mesleki faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişilerin söz konusu mesleki faaliyetleri dolayısıyla meydana gelebilecek bir kaza sonucunda, kusurları olsun olmasın üçüncü kişilerin doğrudan doğruya uğrayacakları bedeni ve maddi zararlara karşı sorumluluklarını, poliçede yazılı tutarlara kadar, aşağıdaki şartlar dairesinde temin eder. Sigorta, sigortalının karar kapsamına giren tüm mesleki faaliyetlerini kapsayacak şekilde yapılır. Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Sorumluluk Sigortası bulunan bir işyerinde, kullanılmak üzere bulundurulan LPG tüpünün infilakı, gaz kaçırması, yangın çıkarması sonucu verilecek zararlar, Tüpgaz Sorumluluk Sigortası limitleri dahilinde sigortacısı tarafından tazmin edilir. Ancak, kullanılmak üzere bulundurulan tüpgazın neden olduğu kaza, işyerinde bulunan yanıcı, parlayıcı, patlayıcı maddelerin de zarar vermesine yol açarsa, tazminat ödemelerinde Tüpgaz Sorumluluk Sigortasına öncelik verilir; bu sigortanın limitlerinin yetersiz kalması halinde Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Sorumluluk Sigortası, limitleri dahilinde işlemeye başlar. Hasara yol açan kazanın çıkış nedeninin yanıcı, yakıcı, parlayıcı, patlayıcı maddeler olması halinde öncelikle Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Sorumluluk Sigortası işlemeye başlar. " düzenlemesine yer verilmiştir. Öte yandan aynı Genel Şartların "Teminat Dışı Kalan Haller" başlıklı A.4. Maddesinin "ç" bendinde, sigortalıya vekalet akdi veya hizmet akdiyle ya da başka bir şekilde bağlı olarak çalışan kimselere gelen zarar ve ziyanlar, teminat dışı kalan hallerden sayılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/1’ de maddesinde İşçi “ Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi denir” şeklinde tanımlanmıştır. İşçi olmanın en belirgin özelliği işin ücret karşılığı yapılıyor olması, bunun karşılığında İşçinin iş görme borcu olması, İşçi tarafından serbest irade ile kabul edilmiş bir iş sözleşmesi olması ve diğer özelliği de bir işverene (hukuki ve kişisel) bağımlı olarak onun emrinde çalışıyor olmasıdır. İşveren olmada ise; İş sözleşmesini kimin düzenlediği, kimin işe aldığı ve iş sözleşmesini sona erdirdiği, Ücretin kim tarafından ödendiği, İş görme ediminin kime karşı yerine getirildiği, kimin işinin yapıldığı, Çalışma koşullarını kimin belirlediği ve bu anlamda kime bağımlı olarak çalıştığı önemlidir. Diğer taraftan işçi açısından bir işyeri veya işletmenin bağımsız işveren sıfatından sözedilebilmesi için; Hukuki ve ekonomik açıdan bağımsız olması, bu konuda karar mekanizmasının kendinde bulunması ve En önemlisi de bağımsız bir organizasyona sahip olması gerekir. Bağımsız organizasyon yönünden işyeri kavramına da değinmek gerekir. İşyeri: “Mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile çalışanın birlikte örgütlendiği, işverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim yerleri ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçları da içeren organizasyonu ifade eder".(4857 sayılı İş Kanunu Madde. 2/2.). Burada iş organizasyonu önemli bir unsurdur. Bu açıklamalardan sonra, dairemizce dava konusu ... tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle SGK Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılmış tahkikat olup olmadığı tahkikat var ise tahkikat raporunun bir örneği mahkemenize gönderilmesi talep edilmiş, yine Davacı ... T.C. kimlik numaralı ...'un yönünden işçi işveren ilişkisi kabul edilerek iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığı, gelir talebinde bulunup, bulunmadığı gerekli araştırmaların yapılarak, buna ilişkin belgelerin gönderilmesi istenilmiş, dava konusu kaza nedeniyle SGK Ankara Rehberlik ve Teftiş Ankara Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarih... sayılı soruşturma inceleme raporun sonuç ve kanaat — bölümünde — Davacı ... T.C. kimlik numaralı ...'un yaralanması ile ilgili kaza olayına ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı, Davacı meslekte kazanma gücü kaybı oranın tespiti için sürekli işgöremezlik gelir bağlanması yönünden SGK müracaatın yapılmadığı ve SGK hizmet belgesinde anlaşılmak üzere gelir aylığıda bağlanmadığı yönünde bilgi verilmiştir. Her ne kadar kazanın meydana geldiği yer, çalışan sayısı, yapılan işin kapsamına göre işin 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu kapsamında kalabilecek ve bu nedenle 4857 sayılı iş kanunun 4/1-I maddesi uyarınca iş kanunun kapsamı dışında kalma ihtimali olsa da, 6098 sayılı TBK Hizmet akdine ilişkin 393 vd maddeler kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Davacının 4857 sayılı Kanun kapsamında olmasa dahi, 6098 sayılı TBK 393 vd maddelere dayalı Hizmet akdi olması halinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 3/11 bend ve 4/1-a uyarınca Sosyal Güvenlik sistemi kapsamındadır. Sosyal Güvenlik sistemi Anayasal bir hak ve yasal bir zorunluluk olduğundan, hizmet akdinin kurulduğu anda sigortalılık ilişkisi kendiliğinden doğar ve kişi bundan vazgeçemez. Sosyal Güvenlik sisteminin kamu düzeni yönünden niteliği gereği bu hususların resen dikkate alınması gerekir. Hali hazırda aynı patlama nedeniyle ölen işçi yönünden yapılmış bir iş kazası tahkikatı mevcuttur. Mevcut halde, mahkemenin kabulünde olduğu gibi davacı ile işyeri arasında hizmet akdi olduğu kabul edilir ancak, bu iddia SGK tarafından kabul görmez ise bu halde davacı hiç bir güvenceden yararlanamayacak ve zararının karşılanmasını talep etme imkanı olmayacaktır. Yine iş bu dosya ile davacının talebi teminat kapsamında kabul edilip, davacının davası kabul edilecek olursa, davacının ileri de SGK'ya başvurarak iş kazası nedeniyle ikinci bir gelir bağlanması ihtimali gündeme gelecek, bu halde ikisi de kamu hizmeti niteliği kapsamında faaliyet yürüten kurumlardan fazladan zarar tazmini gerçekleşmiş olacak ve hem de teminat dışı bir ödemenin yapılmasına karar verilmiş olacaktır. Yine davanın kabulü halinde Güvence hesabının rücu ilişkisi, SGK tarafından gelir bağlanması halindeki rücu ilişkisi ile, patlamanın meydana geldiği işletme sahibine yöneltilebilecek tazminat talebinde gerçek zarar ilkesi ve zarardan mahsubu gereken rücuya tabi ödemeler olmak üzere tüm süreçte sorunlar oluşacaktır. Davacıya SGK tarafından iş kazası kapsamında işlem yapılmadığı anlaşılmakla, davacı ile kazanın meydana geldiği iş yeri arasında Hizmet akdi olduğunun kabulü bu aşamada yerinde değildir. Davacı, davalı iş yerinde çalışmadığını beyan etmekte, ilk derece mahkemesi ise hizmet akdi olduğunu kabul etmektedir. Bu durumda öncelikle davacıya bahse konu kaza nedeniyle SGK başvuru yapıp dava yönünden İş kazası sayılması ve gelir bağlanması konusunda süre ve imkan verilmeli, SGK tarafından davacının Hizmet akdi ile çalışıp çalışmadığının tespitine göre mahkemece davacının talebi değerlendirilmelidir. Bu sebeple, davacının SGK'ya başvurusu sağlanarak, sonucuna göre davanın reddi veya kabulü usul ve yasaya uygun olacaktır Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-) Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-) İstinaf eden tarafça peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talepleri hâlinde yatıranlara İADESİNE, 4-) Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-) Dairemizce kesin olarak verilen işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince KESİN olmak üzere karar verilmiştir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/3467, K. 2026/1167, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-3467-e-2026-1167-k-1b2e7f8e0dce