Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1733 E. 2026/979 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1733
Karar No
2026/979
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/1733

KARAR NO: 2026/979

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/10/2025

NUMARASI: 2025/514 Esas - 2025/597 Karar

DAVA: Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan kredi sözleşmesi kapsamında, davacı tarafından kredi kullandığını ve doğan borçlara karşılık olarak rehin ve ipotek teminatı verdiğini müvekkilinin söz konusu borçlarını ödeme güçlüğüne düşmesi üzerine, ... A.Ş. tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosyası ile .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı icra dosyasında ipoteğin ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler başlatıldığını, dava dışı ... A.Ş. tarafından bu kez, .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden aynı borca dayalı olarak genel haciz yoluyla yeni bir takip başlatıldığını, takibin iptali amacıyla, .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyasında dava açıldığını, alacağın ... A.Ş. tarafından müvekkilce ihyası talep edilen...A.Ş.’ye temlik edildiğini, ... A.Ş.'nin bu alacağı, dava dışı .... Şti.’ye devrettiğini, .... Şti.'nin, ilgili alacağı dava dışı ...’e temlik ettiğini, ... A.Ş., .... Şti. ve ... de davalı olarak gösterildiğini, tüzel kişiliğinin sona erdiğini şirketin taraf ehliyeti bulunmadığını, takibin iptali davasının usulüne uygun şekilde görülmesi amacıyla mahkemeden...A.Ş.'nin ihyası talepli dava açılması için mahkemeden yetki talep edildiğini, mahkemenin, Davacı vekiline davalı .... A.Ş.'nin ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmakla, ilgili tüzel kişi şirketin işbu dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi için ihya davası açmak üzere 2 haftalık kesin süre verdiğini, bu nedenlerden dolayı; .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyasında görülmekte olan takibin iptali davası kapsamında taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla davanın kabulüne, Türk Ticaret Kanunu’nun 547 ve devamı maddeleri uyarınca, ticaret sicilinden terkin edilmiş olan...A.Ş.’nin yeniden ihyasına, ihyasına karar verilen şirketin ticaret siciline yeniden tesciline, şirketin önceki tasfiye memuru olan ...’nün ya da Sayın Mahkemenizce atanacak bir kişinin ihya sonrası işlemleri yürütmek üzere tasfiye memuru olarak atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP: İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından sunulan 29/07/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı ... vekili tarafından sunulan 31/08/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi hükmüne dayalı olarak açılan şirketin ihyası davasında dava açma koşulları gerçekleşmediğini, dava dışı ...A.Ş. tarafından icra takibine konu alacakların, yeniden ihyası talep edilen...A.Ş.’ye 18/11/2011 tarihinde temlik edildiğini, yeniden ihyası talep edilen...A.Ş. de kendisine temlik edilen icra takibine konu alacakları 06/06/2027 tarihinde .... Şti.’ye temlik ettiğini, 06/06/2027 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesinde; doğmuş ve doğacak tüm ihtilaf ve sonuçlarından temlik alanın sorumlu olacağı kararlaştırıldığını, temlik edilen dava konusu alacağa ilişkin olarak tüm sorumluluğun .... Şti.’ye geçtiğini, ... A.Ş.'nin ticaret sicilinden terkin edildiğini, ihyası talep edilen...A.Ş.'nin tasfiye dışı kaldığını ve sorumlu olduğu herhangi bir alacak ve borç bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece Mahkemesince; "Somut olayda, davacı tarafından, ihyası istenilen şirkete yönelik açılmış .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esasında görülmekte olan takibin iptali davası mevcuttur. Bu davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infazı işlemlerinin yapılması TTK'nın 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemi niteliğinde olup, tasfiye memuru tarafından ihyası istenilen şirket hakkında gerekli ilanlar yapılarak tasfiyenin kapatılması sonrası şirketin sicilden terkin edildiği ancak daha sonrası dava konusu olan takibin iptaline yönelik davanın açıldığı anlaşılmakla davanın yürütülebilmesi ek tasfiye mahiyetinde olup söz konusu ek tasfiyenin sağlanması için şirketin ihyasının gerektiği ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan, Tasfiye Halinde...A.Ş. unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile, TTK 547. maddesi gereğince aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile ihyasına ve ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere TTK 547/2 maddesi gereğince şirketin son tasfiye memuru olan ...'nün tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı tasfiye memurunca şirket hakkında gerçekleştirilen tasfiye işlemlerinin usul ve yasaya uygun yürütüldüğü, dava konusu takibin iptali davasının açılmasına sebebiyet veren kusur ve sorumluluğu bulunmadığından aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, şirketin son tasfiye memuru olması nedeni ile tasfiye memuru için takdiren ücret tayinine yer olmadığına ve davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden bu davalı aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin tespitinin aksine davanın açılmasına tasfiye memurunun sebebiyet verdiğini, bu sebeple davalının, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğunu, yerel mahkemenin, davalı tasfiye memurunun kusurunun bulunmadığına ve davacı lehine yargılama gideri ile vekâlet ücreti takdir edilmemesine ilişkin kısmının usul ve yasaya aykırı olduğu, somut olayda maddi vakıalarla bağdaşmadığı ve hakkaniyete aykırı sonuç doğurduğunu, beyanla ilk derece mahkemesince verilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ile, TTK'nın 547. maddesi hükmüne dayalı olarak açılan şirketin ihyası davasında dava açma koşulları gerçekleşmediğini, açılan dava haksız ve yersiz olup reddi gerektiği halde ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı ...A.Ş. tarafından icra takibine konu alacaklar, yeniden ihyası talep edilen...A.Ş.’ye 18/11/2011 tarihinde temlik edilmiş yeniden ihyası talep edilen...A.Ş. de kendisine temlik edilen icra takibine konu alacakları 06/06/2017 tarihinde .... Şti.’ye temlik etmiş, 06/06/2017 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesinde; doğmuş ve doğacak tüm ihtilaf ve sonuçlarından temlik alanın sorumlu olacağı kararlaştırılmıştır. Bu itibarla temlik edilen dava konusu alacağa ilişkin olarak tüm sorumluluk .... Şti.’ye geçmiş olup yeniden ihyası talep edilen...A.Ş., tüm alacak ve borçlarının tasfiye edilmesi sonucunda 11/07/2018 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, dolayısıyla; davacı tarafından takibin iptali amacıyla.... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyasında açılan dava zamanında yeniden ihyası talep edilen...A.Ş.'nin tasfiye dışı kalmış ve sorumlu olduğu herhangi bir alacak ve borç bulunmadığını, açılan takibin iptali davasında kendisine husumet yöneltilmesi de yersiz olup davacının, açılan takibin iptali davasında kötü niyetli olarak yeniden ihyası talep edilen...A.Ş.'ye husumet yönelttiğini, açılan takibin iptali davasında, kendisine husumet yöneltilen...A.Ş.'nin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, açılan takibin iptali davasında pasif husumet ehliyeti bulunmayan...A.Ş.'ye karşı ihya davası açılmasında da davacının hukuki yararı bulunmadığını, TTK'nın 547. maddesi hükmüne dayalı olarak şirketin ihyası davası açabilmek için öncelikle; tüzel kişiliği olan bir şirketinin ticaret sicilinden terkin işlemi yapıldıktan ve ortaklığın tüzel kişiliği sona erdikten sonra ortaklığın alacakları, borçları ya da ortaklığın sorumluluğunu gerektiren bir durum ortaya çıkması gerektiğini, ki dava konusu somut olayda; yeniden ihyası talep edilen...A.Ş., açılan takibin iptali davasında dava konusu edilen icra takibine konu alacakları 06/06/2017 tarihinde .... Şti.’ye temlik ettiğini, 06/06/2017 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesinde doğmuş ve doğacak tüm ihtilaf ve sonuçlarından temlik alanın sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, bu itibarla temlik edilen dava konusu alacağa ilişkin olarak tüm sorumluluğun .... Şti.’ye geçtiğinden yeniden ihyası talep edilen...A.Ş.'nin ticaret sicilinden terkin edildikten sonra ortaya çıkan ve bu şirketin sorumluluğunu gerektiren herhangi bir durum bulunmadığını, yeniden ihyası talep edilen...A.Ş.'nin tasfiye işlemleri eksiksiz bir şekilde tamamlanmış olup tasfiye işlemlerinde eksik bırakılan herhangi bir husus da bulunmadığını, açılan takibin iptali davasında yeniden ihyası talep edilen...A.Ş.'ye husumet yöneltilmesinde hukuki yararı bulunmadığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.

Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.

Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.

TTK 547. Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.

6100 sayılı HMK da dahili dava. yapmak suretiyle taraf teşkilinin sağlaması usulü bulunmadığından taraf teşkili birleştirme istemli davada verilen birleştirme kararı ile sağlanmaktadır. Somut olayda taraf teşkilinin sağlanması yönünden tasfiye memuruna karşı birleştirme istemiyle açılan dava birleştirilmiş olup, esasında davada tek bir talep mevcut olup tek bir ihya hükmü kurulmuştur. Bu hale göre tasfiye memurunun asıl ve birleşen dava yönünden yönünden ayrı ayrı harç yaptırmasına gerek bulunmamaktadır. ilk derece mahkemesinin tasfiye memurunun birleşen dosya yönünden istinaf başvuru ve karar harcının muhtıra da verilen kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Davalı tasfiye memuru süresinde yapmış olduğu istinaf başvurusu ile birlikte istinaf başvuru ve peşin karar harcını yatırmış olduğundan ilk derece mahkemesinin ek kararı kaldırılarak gerekçeli karar yönünden esastan istinaf incelemesi yapılmıştır.

Somut olayda ihyası talep edilen ...'nde kayıtlı Tasfiye Halinde...A.Ş.'nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının 19/07/2018 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan .... İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyasının dava dosyasının derdest anlaşılmıştır.

Tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı bulunan kişilerin yapılan ilanlara rağmen alacaklarını yazdırmamalarının alacağın düşmesini gerektirmediği gibi (Y11.H.D 'nin 07.12.2009 tarih ve E: 2008/7980 -K: 2009/12584), tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Bu hale göre davacının anılan dava dosyası infazı işlemleri ile ilgili şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmaktadır.

Davalı tasfiye memuru davacı açılan davaya konu icra dosyalarındaki alacakların temlik edildiği ve ihyası istenen şirketin husumeti bulunmadığı ileri sürmüş ise de ileri sürülen bu husular eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmayıp devam eden derdest davanın konusunu oluşturduğundan, davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğu bulunmamaktadır.

Buna göre mahkemece davanın kabulüne ve şirketin ticaret sicil kaydının ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil olmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına ve davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA;

1-Davanın KABULÜ ile; ...'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken .../07/2018 tarihinde tasfiyenin sona ermesi üzerine sicilden terkin edilmiş olan Tasfiye Halinde...A.Ş. unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının.... İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyasının görülmesi ve mahkemece verilecek kararın infazı işlemleriyle sınırlı olarak iptali ile, TTK 547. maddesi gereğince aynı unvanla ticaret siciline tescili sureti ile İHYASINA, ihya kararının tescil ve ilanına,

2-İhyasına karar verilen şirketin son tasfiye memuru olan ...'nün (T.C.K. No: ...) TTK'nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin son tasfiye memuru olması nedeni ile tasfiye memuru için takdiren ücret tayinine yer olmadığına,

3-Kararın ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanına,

4-Davacı tarafça yatırılan peşin harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 848,5-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.079,3-TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000.-TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine,

7-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olup, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

8-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 maddesi gereğince yatıran tarafa iadesine,

9- İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;

a-Davalı tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

b-Davalı tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

c-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talep halinde kendisine iadesine,

d-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL başvuru harcının davalı tasfiye memurundan tahsili ile davacıya verilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1733, K. 2026/979, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1733-e-2026-979-k-0905d7e81459