İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/1269 E. 2026/591 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/1269
Karar No
2026/591
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1269 Esas KARAR NO : 2026/591

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 23/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; dava öncesinde dava şartı arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, müvekkili .....'ın, 06/02/2023 tarihinde Doğu illerinde meydana gelen deprem bölgesinde görevlendirilmesinden dolayı İstanbul Havalimanı’na gitmek üzere Kuzey Marmara Otoyolu Yavuz Sultan Selim Köprü istikametinde içinde bulunduğu ..... plaka no'lu aracın arızalanması sebebiyle emniyet şeridinde bekleme halindeyken, .....'nun sevk ve idaresindeki ..... plaka no’lu aracın kendisine çarpması sonucunda ağır biçimde yaralanmış olduğunu, kazanın oluşumunda, .... plaka no'lu aracın sürücüsü ..... 'nun 2918 sayılı K.T.K.'nın 52/1-a (aracının hızını aracının yük ve teknik özelliğine hava yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesini ihlal ettiği ve bu sebeple kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, bahse konu olay nedeniyle hastaneye kaldırılan müvekkilinin, burun, kaburga, omuz, parmak, diz gibi bölgelerinden yaralanmış, kaburga, omuz, parmak bölgelerinde kırıklar meydana gelmiş, bu sebeple kendisine Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ekte sunulan epikriz raporunda detayları görülebilecek tedaviler uygulanmış olduğunu, müvekkilinin, 3 çocuğu ve eşinden meydana gelen ailesinin geçimini tek başına sağlayan bir şahıs olduğundan, hem müvekkilinin hem de ailesinin, olay sebebiyle manevi acılarının yanında müvekkilinin maddi desteğinden de yoksun kalmış olduğunu, ilgili olayın cezai boyutu ile ilgili Küçükçekmece ..... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasıyla yargılama devam etmekteyse de, olay günü Şehit Şakir Koç Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği tarafından düzenlenen tutanakta, .... plaka no'lu aracın sürücüsü .....'nun 2918 sayılı K.T.K.'nın 52/1-a (aracının hızını aracının yük ve teknik özelliğine hava yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesini ihlal ettiği ve bu sebeple kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, müvekkilinin uğradıkları maddi zararlardan; kaza anında aracın sürüsü olan .... ile kaza anında aracın maliki olan .....'nun, Karayolları Trafik Kanunu'nun md. 85 hükmü uyarınca, kazaya karışan aracı ..... no’lu poliçe ile sigortalayan sigorta şirketi ..... Sigorta A.Ş. ise sigorta poliçesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu hususta, davalı sigorta şirketine 1 Haziran 2023 tarihinde e-mail yoluyla başvuruda bulunulmuş olup, gerekli süre içerisinde davalı tarafından sigorta tazminatının yatırılmamış olduğunu, müvekkilinin uğradığı manevi zarardan ise, KTK md. 85 hükmü uyarınca müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren ..... plaka no'lu aracın kaza anındaki sürücüsü olan ..... ve kaza anında aracın maliki olan ....'nun, müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, neticeten meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar nedeniyle belirsiz alacak niteliğindeki maddi zararlarının karşılanması için değeri belirlendiğinde arttırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminat ve kazanın müvekkilinde meydana getirdiği şiddetli acı, elem ve ızdırap nedeniyle 250.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 260.000,00-TL tazminatın davalıdan alınarak taraflarına ödenmesi için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla; öncelikle davalı ..... adına kayıtlı davaya konu ..... plaka no’lu araç üzerine ve yine davalı şahıslar ..... ve ..... adına kayıtlı araç ve taşınmaz sorgulamasının yapılması ile ortaya çıkabilecek malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, neticeten müvekkilinin mevzubahis olay sebebiyle oluşan belirsiz alacak niteliğindeki maddi zararının karşılanması için değeri bilirkişi marifetiyle belirlendiğinde arttırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak müvekkili davacıya verilmesine, müvekkillerinin mevzubahis olay sebebiyle oluşan manevi zararlarının karşılanması için 250.000-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı şahıslar ..... ve ......'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının HMK md.119 gereği talep sonucunu açık bir şekilde yapması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde 10.000,00-TL tutarında maddi tazminat talep etmekte, ancak maddi tazminatın içeriğini (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri vb.) HMK Md.119 gereği ayrı ayrı açık bir şekilde belirtmemiş olduğunu, bu nedenle davacının maddi tazminata ilişkin talebini açık bir şekilde belirtmesi için süre verilmesini, işbu süre içerisinde eksiklik giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı tarafından dava şartı yerine getirilmemiş olup, eksik evrakla başvuru yapılmış olduğunu, davacının talebinin konusunun, trafik kazasından kaynaklanan TBK md.54 gereğince çalışma gücünün kaybı nedeniyle (KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesine istinaden) maddi tazminat istemine ilişkin olduğunu, TBK 50. madde hükmü uyarınca, zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesinin zorunlu olduğunu, somut olayda davacının, huzurdaki davadan önce ve sonra Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini, kanun ile düzenlenen emredici nitelikteki özel dava şartını yerine getirmeyen davacının talebinin; dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu marifetiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, huzurdaki dava konusu somut olayda davacının maluliyet oranını gösterir dosyada mübrez adli kurul raporu bulunmadığını veya taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, bu nedenle maluliyete ilişkin itirazları saklı kalmak kaydıyla savunma haklarına halel gelmemesi adına, dosyada mübrez davacının maluliyet oranını gösterir adli rapor var ise işbu raporun taarflarına tebliğine, böyle bir rapor yok ise huzurdaki dosyanın ATK’ya gönderilerek davacının maluliyet oranının kesin ve net olarak tespit ettirilmesini talep ediyor olduklarını, davacının geçici iş göremezlik tazminatı zararına ilişkin SGK tarafından ödeme yapılmış olduğundan bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, davacının güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca çalışıp çalışmadığı veya kesintisiz maaş alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş görmez olduğu süre zarfı boyunca çalıştığı veya kesintisiz maaş aldığının tespit edilmesi durumunda geçici iş görmezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, nitekim gerçek durum ortada iken faraziyete dayalı olarak hesaplama yapılmayacağını, dava konusu kazaya ilişkin olarak davacıya SGK tarafından geçici iş göremezliğe ilişkin ödeme yapılmış olduğundan mükerrer ödemeye mahal vermemek adına davacının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin reddini talep ediyor olduklarını, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatına ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, trafik sigortası genel şartları gereğince konu talebin reddi gerektiğini, Genel Şartların atıf yapmış olduğu, 13.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 98.maddesi ve 6111 sayılı Kanun 59. maddesi ile 6111 Sayılı Kanun’un Geçici 1. Maddesinde, trafik kazalarından kaynaklanan sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağının düzenlenmiş olduğunu, bu bağlamda, sigorta şirketlerinin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin tedavi teminatı kalmamış olması hasebiyle işbu teminattan ödenen geçici iş göremezlik tazminatı bakımından sorumluluğu kalmamış olduğunu, her halükarda davacı tarafından tedavi giderlerinin faturalandırılmamış olduğunu, somut olayda davacı tarafından tedavi gideri altında talep edilen masraflara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığının, dosyaya yapılan giderlere ilişkin belge sunulmadığının görülmüş olduğunu, davacı tarafından tedavi gideri altında talep edilen masraflara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı ve yapılan giderlere ilişkin belge sunulmadığından tedavi gideri taleplerinin reddini talep ediyor olduklarını, itirazları baki kalmak kaydıyla; her halükarda bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından bakıcı tutulduğunun belgeler ile ispatlanamamış olduğunu, dolayısıyla itirazları baki kalmak kaydıyla her halükarda bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, kaza esnasında havanın yağışlı zeminin ıslak olduğu gündüz vakti işletme hızı yüksek otoyol üzerinde ..... plakalı aracın sürücüsünün arızalanan aracı ile emniyet şeridine girerek durduğunda ivedilikle aracının dörtlü flaşörlerin açıp, geriye doğru reflektör koyarak gerekli işaretlemeyi yapması gerekirken, hiçbir önlem almadan banket üzerinde bulunduğu sırada dava konusu kazanın meydana gelmiş olduğunu, bu nedenle kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu aracın..... plakalı araç olup sigortalı aracın sürücünün atfı kabil kusuru bulunmadığını, bu nedenle sorumluluğa esas kusur oranlarının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına Adli Tıp Kurumu marifetiyle inceleme yaptırılmasını talep ediyor olduklarını, somut olayda dava konusu kaza, iş kazası olduğundan davacıya maluliyet geliri bağlanıp bağlanmadığının araştırılarak, başvuru yapılmış ve gelir bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin getirtilerek tazminattan tenzil edilmesi, başvuru yapılmamış ise hak sahiplerinin gelir bağlanması için kuruma müracaatlarının sağlanması için süre verilmesi gerektiğini, dava konusu kaza iş kazası olduğundan oluşturulacak ara karar ile davacıya maluliyet geliri bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını talep ediyor olduklarını, davacıya, iş kazası kolundan tazminat ödenip ödenmediği, başvuru yapılmış ve gelir bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin getirtilerek tazminattan tenzil edilmesi, başvuru yapılmamış ise hak sahiplerinin gelir bağlanması için Kuruma müracaatlarının sağlanması için süre verilmesi gerektiğini, somut olayda davacı görevini ifa ederken işbu kaza meydana gelmiş olduğundan, SGK tarafından iş kazası olarak kabul edilmesi ve tazminat ödemesi ve sorumlu kişilere SGK tarafından rücu edilmesi gerekeceğini, bu nedenle, olayın bir trafik – iş kazası olması nedeniyle, bu olay nedeniyle iş kazası kolundan davacının, başvurusu bulunup bulunmadığının, başvuru yapılmış ve tazminat ödenmiş ise yapılan ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısımlarının SGK Sigortalı Emeklilik Daire Başkanlığı’ndan sorulmasını, başvuru yapılmamış ise hak sahibi başvurucunun gelir bağlanması için Kuruma müracaatlarının sağlanması için davacıya süre verilmesini talep ediyor olduklarını, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilmesini talep ediyor olduklarını, huzurdaki dava ceza yargılamasına da konu edilmiş olup, söz konusu ceza dosyasının celp edilerek huzurdaki dosya muhteviyatında ceza yargılaması evraklarının da bulunmasını talep ediyor olduklarını, davacının faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, yukarıda açıklanan sebepler uyarınca müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini beyan ediyor olduklarını, her halükarda davacıların kaza tarihinden itibaren işleyecek faiz taleplerinin reddini talep ediyor olduklarını, sigortacının tazminat sorumluluğunun, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 maddesi yollamasıyla 85/1 maddesinde düzenlenmiş olduğunu, buna göre sigorta kuruluşunun, oluşan riziko sebebiyle işleten, zarar görenlere karşı hangi oranda temerrüt faizi ödemesi gerekiyor ise, onun hukuksal sorumluluğunu üzerine alan Sigorta Kuruluşunun da, aynı oranda temerrüt faizi ödemekle yükümlü olacağını, dolayısıyla işletenin sorumlu tutulamayacağı bir faiz türünden, onun sorumluluğunu üzerine alan Trafik Sigortacısının sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu, müvekkili şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceğini, Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, bu nedenle davacıların ticari avans faiz talebinin reddini talep ediyor olduklarını beyanla; davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... ve ......'ya usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının, geçici veya kalıcı iş göremezlik zararı, tedavi gideri zararının bulunup bulunmadığı, zararı bulunmakta ise miktarı, davacının dava konusu kaza nedeni ile manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, davalı sürücünün işvereninden aldığı talimat nedeni ile zararın meydana gelip gelmediği hususlarındadır. Davacı vekilince ceza dosyası fotokopisi ile kaza anına ilişkin görüntüleri içeren CD dosyaya sunulduğunda dosyanın kazanın oluşumuna ilişkin belgeleri ile birlikte ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların olay nedeniyle kusur durumlarının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi 18/10/2024 tarih ve ...... sayılı raporda özetle; 06.02.2023 günü saat 10.46 sıralarında, davalı sürücü .......'nun sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı kamyonet ile Kuzey Marmara Otoyolunu takiben Yavuz Sultan Selim Köprüsü istikametine seyir halindeyken olay mahalline geldiği sırada trafik sıkışıklığından dolayı emniyet şeridine girmesi, akabinde emniyet şeridi üzerinde arıza nedeniyle duraklamakta olan sürücü .....'ün sevk ve idaresindeki kamyonetten inip yine emniyet şeridi üzerinde (ve su kanalında) durmakta olan yayalara (davacı yaya ....., müteveffa yaya ...... ve yaya ..... 'e) çarpması neticesi trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağında; kaza mahallinin yerleşim yeri dışı olduğu, kaza mahallindeki azami hız limitinin 130 km/h olarak işaretlendiği, yolun tek yönlü yol olduğu, yolun sınıfının otoyol olduğu, şerit sayısının 3, şerit genişliğinin 4 metre, yol platform genişliğinin 10 metre ve üzeri olduğu, vaktin gündüz olduğu, havanın sulu sepken, zeminin asfalt, yol yüzeyinin ıslak-nemli olduğu, yol güzergahlarının düz ve eğimli olduğu, yol kenarında 2 metre genişliğinde banketin ve oto korkulukların bulunduğu, yol üzerinde fren izi tespitinin bulunmadığının belirtilmiş olduğu, davalı sürücü .....'nun, 23.02.2023 tarihli ifadesinde; "... 06/02/2023 günü saat 10:30 sıralarında Kuzey Marmara Otoyolu üzerinde sevk ve idarem altında bulunan ...... plaka sayılı 2014 ..... model aracımla seyir halindeyken arama kurtarma ekibinde görevli olmam sebebiyle deprem bölgesine gideceğimden ve bölgede trafiğin sıkışık olması sebebiyle emniyet şeridine geçtim. Emniyet şeridine geçmemdeki amaç hava alanından afet bölgesine gitmekti. Orta şeritten emniyet şeridine 70 Km hızla geçtikten sonra seyir halindeyken yoğun sis ve kar yağışı ile emniyet şeridine park eden aracın herhangi bir uyarı levhası bırakmaması, dörtlü ışıklarını yakmaması sebebiyle aracı göremedim. Arabaya vurmamak için fren yaparak durmaya çalıştım ancak duramayacağımı anlayınca sevk ve idaremdeki aracı sağa kırarak bariyersiz boşluk alana girdim. Bu esnada 3 erkek şahıs burada bulunuyordu. O şahıslara çarptım. Sonrasında araçtan inerek ambulansı çağırdım. Olayda kusurum yoktur..." şeklinde belirtmiş olduğu, 20.12.2023 tarihli ifadesinde; ''... Olay nedeniyle üzgün ve pişmanım, istemeden bir kazaya sebebiyet verdim, arama kurtarma görevlisi olarak deprem bölgesine gitmek üzere yola çıktım, yolda sıkışıklık nedeniyle emniyet şeridine girdim, emniyet şeridinde ilerlerken böyle bir kaza yaşandı, bundan dolayı üzgünüm... Sol şeritte 100 - 110 km hızla gidiyordum, kademeli olarak hızımı düşürdüm, emniyet şeridindeyken 60 km ile gidiyordum, araç kişisel araçtır, babam adına kayıtlıdır, ancak plakası sisteme kayıtlıdır, diğer aracın arka kısmı beyaz renkteydi, herhangi bir reflektör görmedim, trafik yavaş olduğu için emniyet şeridine geçtim, o gün görevliydim, resmi bir dernek olan derneğimiz görevlendirmişti... Olay günü ani bir tipi bastırdı, görüş mesafesi kısaydı, hava sisliydi, kazanın hemen öncesinde aracın tam arkasında 3 kişinin durduğunu gördüm, şahısları görünce sağ tarafa kırdım, sağ tarafta bariyer yoktu, çim alan vardı, şahıslar da benden kaçmak için sağ tarafa kaçtılar, 50-60 metreden fazla bir mesafede frene bastım..." şeklinde belirtmiş olduğu, sürücü ......'ün, 20.12.2023 tarihli ifadesinde; ''... Olay sabahı saat 10 civarında yola çıktık, hava yağışlıydı ve tipi vardı, araç arıza yapınca emniyet şeridine çektim, aracın dörtlüleri yanıyordu, arama kurtarma araçlarının dörtlüleri zaten her zaman yanar, araç arıza yaptığı için yedek aracın gelmesini bekliyorduk, tipi olduğu için koyduğumuz reflektör ve duba durmadı, biz de onun yerine üzerinde yansıtıcısı olan arama kurtarma çantasını koyduk, diğer sanığın beyan ettiği gibi o gün yoğun bir trafik yoktu... kaza sırasında diğer arkadaşlar refüje yakın bir yerde duruyordu, kaza sırasında ben aracın içerisine yeni binmiştim, o sırada birisinin uçtuğunu gördüm, çarpan aracın da 5-10 metre havalandığını gördüm... Diğer aracın 60-70 km daha hızlı olduğunu düşünüyorum... Araç baskı balata sıyırdı, arkadaşlar arabadan başka bir araba geleceği için arabayı boşaltmaya hazırlamak için indiler, bu sırada ellerinde sigarada vardı, araçta dosya tarafları dışında ..... isimli bir arkadaşımız daha vardı, aracı emniyet şeridine çektikten 10-15 dk sonra kaza gerçekleşti...'' şeklinde belirtmiş olduğu, .....'ın, 20.12.2023 tarihli ifadesinde; ''... Olay anında aracı boşaltmaya indik, müteveffa arkadaşımız telefon ile konuşmaktaydı, kendisi yeni gelecek araçla alakalı görüşüyordu, aracın yaklaştığını söyledi, bir aracın sol şeritten hızlı bir şekilde geldiğini gördüm, sonra da kaza oldu... aracın sağ tarafından araçtan indik ve aracın arka tarafına geçtik... Akıcı bir trafik vardı, hava rüzgarlı ve tipiliydi... araç doğrudan bize çarptı, diğer araca çarpmadı, diğer aracın arkasında benzin bidonları ve demirler vardı, reflektör koyduk, rüzgar uçurdu, duba koyduk rüzgar uçurdu, yardım çantasını koyduk, rüzgar uçurdu, yardım çantasını ikinci kez koyduk, sonrasını hatırlamıyorum..." şeklinde belirtmiş olduğu, .....'in, 20.12.2023 tarihli ifadesinde; ''... Olayı dün gibi hatırlıyorum, o gün bir trafik yoğunluğu yoktu, araç sol ikinci şeritte geliyordu, sol orta bariyere çarpacak gibi oldu, daha sonra sağ tarafa geldi, herhangi bir sinyal vermedi, soğuk dolayısıyla ellerim cebimdeydi, aracın geldiğin görünce kaçarken ellerimi cebimden çıkaracak fırsat dahi olmadan araç yan tarafıma çarptı... ben araç içerisindeydim, yolda giderken de park ettiğimizde de dörtlüler hep yanıyordu, aracın şoförü gerekli tedbirleri aldı, ancak ben araç içerisinde olduğumdan ne yaptığını tam bilmiyorum, ..... abiye diğer araç yaklaştığı haberi gelince o zaman araçtan indim... biz aracın arkasındayken diğer aracın üzerimize geldiğini görünce iki araç arasında kalmamak için sol tarafa yolun dışına doğru kaçtık, çarpan araç bizim aracımıza değil doğrudan bize çarptı, ifadem bu yönüyle doğru değildir, araç ..... abiyi altına aldı, ben de 30-40 metre ileriye uçtum..." şeklinde belirtmiş olduğu, 05.10.2023 tarihli iddianamede; "... İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 13/06/2023 tarihli raporunda, kazada sürücü .....'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile sulu sepken şeklinde yağışın olduğu ortamda seyri sırasında hızını ve seyrini aracının teknik özellikleri, yol, hava, zemin ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlaması, seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermesi, şeridini takiben kaplama içerisinde olacak şekilde seyrini sürdürmeye özen göstermesi, emniyet şeridinde seyretmemesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, olay mahalline geldiğinde, gayri nizami şekilde emniyet şeridinde seyredip emniyet şeridi üzerinde duraklamakta olan araca ve yayalara kontrolsüzce yaklaşıp etkin tedbir alamadan yayalara çarparak kazaya sebebiyet vermiş olduğu olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmekle asli kusurlu olduğu; Sürücü ......'nin sevk ve idaresindeki kamyonet ile yerleşim yeri dışındaki devlet karayolunda seyir halinde iken aracında meydana gelen arıza nedeniyle aracını yolun sağında bulunan emniyet şeridi içerisinde duraklatması ve gelen diğer araç sürücülerini uyarmak amacıyla dörtlü ikaz lambalarını yakarak gerekli/yeterli güvenlik önlemlerini alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, geriden gelen sürücüler tarafından fark edilebilirliğini sağlayacak şekilde gerekli/yeterli ikaz ve ışık donanımı yanmaksızın tedbirsizce emniyet şeridinde bulunduğundan meydana gelen olayda alt düzeyde tali kusurlu olduğu; Müteveffa yaya ....., müşteki yayalar ...... ve ......'ın kaplama dışında bulundukları sırada meydana gelen olayın oluşumunda hatalı tutum ve davranışları bulunmadığından atfı kabil kusurları olmadığının tespit edildiği..." şeklinde belirtilmiş olduğu, 24.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü.....'nun asli kusurlu olduğu, sürücü .....'ün tali kusurlu olduğu, yayaların (yaya ....., yaya..... ve yaya .....'in) kusurunun bulunmadığının belirtilmiş olduğu, tüm dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı, tüm ifadeler, fotoğraflar, 24.04.2023 tarihli bilirkişi raporu, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, CD içerisindeki video içerikleri ve dosya içerisindeki tüm veriler bir bütün halinde incelendiğinde kazanın yukarıda ''Olay'' kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiğinin anlaşılmış olduğu, davalı sürücünün yönetimindeki kamyonet ile olay mahalline geldiği sırada trafik sıkışıklığından dolayı gayrinizami şekilde emniyet şeridine girdiği ve akabinde emniyet şeridi üzerinde arıza nedeniyle duraklamakta olan sürücü .....'ün sevk ve idaresindeki kamyonetten inip yine emniyet şeridi üzerinde (ve su kanalında) durmakta olan yayalara (davacı yaya ......, müteveffa yaya ..... ve yaya ......'e) çarparak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği kanaatine varılmış olduğu, sürücü .....'ün yönetimindeki kamyonet ile emniyet şeridi üzerinde (aracında meydana gelen arıza nedeniyle) durakladığı sırada dörtlü ikaz ışıklarını yakması (gerisinden gelmekte olan araçlara karşı görünürlüğünü sağlaması) gerekirken bunu yapmadığı kanaatine varılmış olduğunu, mevcut verilere göre; davalı sürücü .....'nun, sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini, seyir şeritleri üzerinde müteyakkız şekilde sürdürmesi gerekirken bunları yapmadığı, olay mahalline geldiği esnada trafik sıkışıklığından dolayı gayrinizami şekilde emniyet şeridine girdiği ve akabinde emniyet şeridi üzerinde arıza nedeniyle duraklamakta olan sürücü .....'ün sevk ve idaresindeki araçtan inip yine emniyet şeridi üzerinde (ve su kanalında) durmakta olan yayalara (davacı yaya ....., müteveffa yaya ..... ve yaya ....'e) çarparak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmakla gerçekleşen olayda kusurlu olduğu, sürücü .....'ün, sevk ve idaresindeki kamyonet ile emniyet şeridi üzerinde (aracında meydana gelen arıza nedeniyle) durakladığı sırada dörtlü ikaz ışıklarını yakması (gerisinden gelmekte olan araçlara karşı görünürlüğünü sağlaması) gerekirken bunu yapmadığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda kusurlu olduğu, emniyet şeridi üzerinde (ve su kanalında) durmakta olan yayaların (davacı yaya ....., müteveffa yaya ..... ve yaya .....'in), gerçekleşen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı SONUÇ OLARAK: yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; davalı sürücü .....'nun %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, sürücü ....'ün %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, emniyet şeridi üzerinde (ve su kanalında) durmakta olan yayaların (davacı yaya ....., müteveffa yaya ..... ve yaya ......'in) kusursuz oldukları bildirilmiştir. Sağlık kuruluşlarına yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiğinde davacının ATK ..... İhtisas Kurulu’na sevki ile dava konusu olay nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik durumunun tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK ..... İhtisas Dairesi'nin 18/06/2025/10025 Karar ve .... A.T.Nolu raporunda özetle; Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinin 06.02.2023 tarihli, ......Nolu Genel Adli Muayene Raporunda, “trafik kazası. nazal kemikte 2 cm kesi. Sağ frontal kemik üzeri scalpte 2 cm dermabrazyon. sağ patella inferiorunda 2 cm 2x2 abrazyon. Sağ patellada hiperemi. Sol patellada dermabrazyon” kaydı yer aldığı, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine düzenlenmiş, a)Acil Servisinin ve Genel Cerrahi Servislerinin 06.02.2023 ve 10.02.2023 tarihleri arasında yatışa dair Epikriz çıkış özetlerinde, “Araç dışı trafilk kazası. kafa travması, yüzünde yer yer abrazyonları mevcut. Vitalleri stabil. Bilinç açık, koopere, oryante. GKS 15. Lateralizan Bulgu yok. Motor duyu defisiti yok. Bilateral refleksler olağan. Batın rahat, defans rebound yok. Dört ekstremite hareketli. Ödem, renk değişikliği yok. Sağ diz- ön bacakta palpasyonla hassasiyeti mevcut. Göğüs sağ yanda 6-7 kosta hizasında palpasyonla hassasiyeti mevcut. Ortopedi konsültasyonu: Sol el 1’inci parmakta ağrı hassasiyet mevcut. Rom hafif ağrılı. Sol cruris ve sol kalçada palpasyonla minimal ağrılar mevcut. Ekstremite romları açık. Distal nabızlar olağan. Grafilerde sol el 1 parmak distal falanks kırığı + Sağ patella kırığı? Parmak ateli tatbik edildi. Sağ diz BT çekikimi sonrası rekons uygundur. Genel Cerrahi konsültasyonu: Beyin cerrahi kons: GKS 15. Pupiller izokorik. Kranyal sinirler intakt. Sağ alt ekstremitede palpasyonla hassasiyet. Spinal hassasiyet yok, bariz kas gücü kaybı yok. BT sonrası rekons uygundur. Ortopedi 2. Kons: çakilen BT’de sağ diz lateral polde nondeplase kırık hattı görüldü. Hastaya patella ve ligaman destekli dizlik önerildi. 07.02.2023- Göğüs Cerrahisi kons: hemopnömotoraks yok. Göğüs cerrahisi açısından acil cerrahi girişim düşünülmedi. Acil Üroloji kons: Sondalı takip edilen hasta yatağında görüldü. İdrar rengi açık. Görüntülemelerde üropatoloji düşünülmedi. Geç faz görüntüleri olmadığından mesane değerlendirlemedi. sistografi ile rekons uygundur. Beyin cerrahi 2. Kons: Sağ frontal bölgede yüzeyel cilt kesisi. Acil nöroşirurjikal cerrahi gerektiren patoloji saptanmadı. 08.02.2023- Ortopedi Kons: Omuz MR çekimi sonra rekons uygundur. Takiplerinde aktif göğüs ağrısı yok. Genel durumu iyi. 10.02.2023 tarihinde önerilerle taburcu edildi” b)06.03.2023 çekim tarihli i)Omuz MR raporunda, “akromioklavikular eklemde dejenerasyon bulguları, biceps braki kası uzun başı tendonu çevresinde minimal sıvı izlenmektedir (Tendinit)” kaydına yer verildiği, ii)Sağ Diz BT raporunda patolojik değişim tariflenmemiş olduğu, iii)Beyin BT, Servikal BT, Torakal BTLomber BT, Toraks BT, Üst Batın BT, Alt Batın BT raporlarında patolojik değişim tariflenmemiş olduğu, İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin a)21.11.2024 çekim tarihli Toraks BT raporunda, “parakardiyak alanlarda ve alt loblarda plöroparankimal atelektaziler” dışında patolojik özellik bildirilmemiş olduğu, b)28.11.2024 çekim tarihli i)Sol Diz MR raporunda, “Medial menisküste Grade I dejenerasyon bulguları” saptandığı bildirilmekte olduğu, ii)Sol Omuz MR raporunda, Akromion Tip 2 morfolojidedir. Supraspinatus tendonunda ılımlı tendinozis bulguları mevcuttur. Subakromion-subdeltoid bursada minimal enflamasyon bulguları gözlenmiştir” kaydı mevcut olduğu, c)17.12.2024 tarihli raporunda, “21.11.2024 tarihli Bilateral Omuz eklemi 2y grafileri,, 21.11.2024 tarihli Bilateral Diz eklemi 2y grafileri ve 09.12.2024 tarihli Bilateral El ap grafilerinde kemiklerde sepere fraktür ve eklemlerde dislokasyon görülmediği” aktarılmakta olduğu, d)19.02.2025 tarih, ..... nolu Sağlık Kurulu Raporu’nda, “Hasta tarafından alınan anamneze göre 06.02.2023 tarihinde araç dışı trafik kazası sonrası ilk müdahale için Başakşehir Çam Sakura EAH’ne yönlendirilmiş. İlk müdahaleler yapılmış. Hasta beyanı ve e-nabız bilgilerine göre sağ 1. Parmakta, sağ patellada fraktür gelişmiş. Sol omuzda yumuşak doku yaralanması oluşmuş. Hasta dizlik ve atel ile takip edilmiş. Güncel durum fizik muayenesinde hastanın üst ve alt ekstremite eklem hareket açıklıkları nötral sıfır metoduna göre değerlendirildi. Üst ve alt ekstremite eklem hareket açıklıkları tamdı. Hastanın kas gücü manuel olarak değerlendirildi. Üst ve alt ekstremitesi kas güçleri global olarak 5/5 olarak saptandı. Hastanın diz fleksiyonda ince krepitasyon mevcut, patellar mobilite azalmış. Patella orta hatta yerinde. Sol omuzda impingement testleri pozitif, ancak aktif ve pasif olarak eklem hareket açıklığı tamdı. Hastanın ekstremitelerinde sağ/sol kıyaslamalı değerlendirmesinde kısalık ve atrofi mevcut değildi. İyileşme sürecinden ötürü, olay üzerinden geçen zamanın uzun olması şuanki muayene ile olayın ilişkilendirmesini zorlaştırmaktadır” kaydına yer verilmiş olduğu, dosyaya ekli grafilerin incelenmesinde; 06.02.2023 tarihli BBT, toraks, batın BT’de akut travmatik lezyon saptanmadı, 06.02.2023 tarihli sol omuz MR incelemede supraspinatus tendonda normal sinyal artışı (tendonizis?), 28.11.2024 tarihli sol omuz ve sol diz MR incelemede medial menisküs posterior hornda grade I dejenerasyon, patellada belirgin sekel osseoz lezyon saptanmadığı, sol supraspinatus tendonda minimal sinyal artışı (tendinizis) izlendiği, e nabız üzerinden yapılan incelemede 06.03.2029 tarihli grafilerde patellada nondeplase longitudinal patella fraktürü olduğu kayıtlı olduğu SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre .....’ın 06.02.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.33b patella fraktürü %7, Tablo 3.2 %4 olarak tespit edildiğine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir. Dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılarak dosyanın aktüerya ve doktor bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ...... ve Doktor bilirkişi ..... 12/01/2026 tarihli raporlarında özetle; bilinen ek hastalık öyküsü olmayan ..... oğlu, 10.11.2980 doğumlu ......’ın 06.02.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrasında Sağlık Bakanlığı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'ne götürüldüğü, burada yapılan tetkik ve muayenelerinde sağ 1. Parmakta ve sağ patellada fraktür, sol omuzda yumuşak doku yaralanması tespit edildiği, dosyada herhangi bir ödeme yaptığına dair ödeme belgesi ya da beyanı bulunmadığı, Başakşehir Çam ve Sakura Eğitim Araştırma Hastanesi’nin ve sonrasında tedavilerinin devam ettiği İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin zaten Sağlık Bakanlığı’na ait olduğu, bu hastanelerin tedavi bedellerini SGK’ya fatura ederek GSS kapsamında tahsil etmiş olduğunun anlaşıldığı, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca mahkememizin daha iyi bileceği gibi belgelenmeyen tedavi giderlerinin de hesaplanması gerekeceği, davacının yaralanmalarının niteliği göz önünde bulundurulduğunda, evinde pansumanları için 1.750,00 -TL, yaralanmasının niteliği gereği kullanmak zorunda kaldığı dizlik için 900,00 -TL, tedavisini sürdürdüğü hastanelere giderken takdiren 4.500,00 – TL YOL GİDERİ’ne katlanmak zorunda kaldığı, davacının dava konusu yaralanmaları nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan BELGESİZ TEDAVİ GİDERLERİ’nin toplamının 7.150,00 –TL olduğunun hesaplanmış olduğunu, davalının kusur sorumluluğu %90 oranında olduğuna göre; davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının (7.150,00 -TL x %90 kusur) = 6.435,00 -TL olduğu kanaatine varılmış olduğunu, 10.11.1980 doğumlu olan davacı .....'ın 06.02.2023 kaza tarihi itibarı ile (42) yıl (1) ay (26) günlük olup, (42) yaşında kabul edilerek TRH-2010 erkek yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (33) yıl ve (75) yaşına kadar yaşayacak olduğunu, Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına göre aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmekte olduğunu, davacının (42-60) yaşları arasındaki bakiye aktif döneminin (18) yıl ve (60-75) yaşları arasındaki pasif dönemi (15) yıl olduğunu, SGK Hizmet Cetvelinden davacının hizmet akdi ile çalıştığının görülmüş olduğunu, ATK ..... İhtisas Kurulunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen 23.06.2025 tarihli raporunda davacının; tüm vücut engellilik oranının %4 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin (4) ay olduğunun belirtilmekte olduğunu, davacının SGK Hizmet Dökümünden davacının 06.02.2023-06.06.2023 tarihleri arasındaki (4) aylık geçici iş göremezlik döneminde; sadece 2023/Şubat döneminde (18) günlük kazançlarının tahakkuk ettirilmediği, bunun dışındaki tüm ücretlerinin tahakkuk ettirildiğinin görülmüş olduğunu, hal böyle olunca davacının 06.02.2023-06.06.2023 tarihleri arasındaki (4) aylık geçici iş göremezlik döneminde sadece (18) gün çalışamadığı ve kazanç kaybına uğradığı kanaatine varılmış olduğunu, başka bir anlatımla davacının geçici iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybına uğradığı sürenin (18) gün olduğu hususunun sabit olduğunu, bu nedenle sabit (18) günlük kazanç kaybının geçici iş göremezlik maddi zararı olarak esas alınması gerekeceğini, davacının 2025 ve 2026 yıllarındaki net ücretleri bilinmediğinden 2024 yılındaki 46.368,86 TL net ücret ile 2023 yılındaki 17.002,12 TL net asgari ücret kıyaslanacak ve elde edilen kıyaslama oranı 2024 ve 2025 emsal ücretlerinin tespitinde kullanılacak olduğunu, kıyaslama oranı = (46.368,86 TL / 17.002,12 TL) = 2,73 katı, 06.02.2023– 06.02.2026 arasındaki (10) yıllık işlemiş aktif devrede net kazançlar: 06.02.2023– 06.06.2023 arasındaki geçici iş göremezlik döneminde (18) gün = (0,6) aylık kazanç kaybı (0,6) aylık geçici iş göremezlik dönemindeki kazanç kaybı 0,6 Ay = 15.051,87 TL olduğunu, 06.06.2023– 06.02.2026 arasındaki (2) yıl + (8) aylık işlemiş aktif devrede net kazançlar (2) yıl + (8) aylık işlemiş aktif devredeki net kazançlar 32 Ay = 1.542.313,40 TL olduğunu, 06.02.2026-den itibaren işleyecek devre sonuna kadar Yargıtay 4., 9., 10., 17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı-ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacak olduğunu, işleyecek aktif dönem başındaki hesaba esas net aylık ücreti 76.568,62 TL ve pasif dönem başındaki hesaba esas net aylık ücreti 28.075,50 TL olduğuna göre; işleyecek aktif dönem başında yıllık net kazanç = 76.568,62 TL x 12 Ay = 918.823,44 TL olduğunu, işleyecek pasif dönem başında yıllık net kazanç = 28.075,50 TL x 12 Ay = 336.906,00 TL olduğunu, (15) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değeri = 13.782.351,60 TL olduğunu, (15) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değeri = 5.053.590,00 TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı = 15.051,87 TL olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamı = 815.130,20 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı kusursuz olup, davalı tarafın kusur sorumluluğu %90 oranında olduğundan %90 kusura isabet eden maddi zarar tutarı davacı yararına nazara alınacak olduğunu, SGK Bağcılar SGM’nin 05.01.2024 tarihli müzekkere cevabında davacıya 11.211,26 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığının belirtilmekte olduğunu, buna göre SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin davalının %90 kusuruna isabet eden tutarının hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzili gerekeceğini, davacıya ödeme yapıldığına dair belge olmadığından ödeme tenziline yer olmadığı kanaatine varılmış olduğunu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının; = (15.051,87 TL- 11.211,26 TL) x %90 kusur = 3.456,55 TL, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının; = 815.130,20 TL x %90 kusur = 733.617,18 TL olduğu kanaatine varılmış olduğunu, dosyada mevcut poliçeden ..... plakalı aracın 01.09.2022-01.09.2023 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığının görülmüş olduğunu, poliçenin teminat limitinin tedavi gideri ve sakatlık maddi zararları yönünden ayrı ayrı olmak üzere 1.200.000,00 TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 3.456,55 TL ve tedavi gideri maddi zararı 6.435,00 TL olmak üzere tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamı 9.891,55 TL olup, 290.000,00 TL tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin dahilinde kalmakta olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 733.617,18 TL olup, 1.200.000,00 TL tutarındaki sakatlık teminat limitinin dahilinde kalmakta olduğunu, dava öncesinde davalı sigorta şirketine; gerekli belgelerle birlikte 01.06.2023 tarihinde tebliğ edildiğinin görülmüş olduğunu, buna göre; 01.06.2023 tarihinin (8) iş günü sonrası olan 14.06.2023 tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varılmış olduğunu, davalı sürücü ve işleten yönünden ise temerrüt başlangıcının haksız fiilin başlangıcı olan 06.02.2023 kaza tarihi olduğunu, sigortalı aracı poliçesinde kullanım amacının ticari kamyonet olduğunun belirtilmiş olması hasebiyle faiz nev’inin avans faizi olduğu kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: uyuşmazlık noktaları yönünden; davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 6.435,00 -TL olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 3.456,55 -TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 733.617,18 -TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 14.06.2023 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 06.02.2023 kaza tarihi ve faiz nev’inin avans faizi olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili 31/03/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile, 19/01/2024 tarihli dilekçe ile dava konusu taleplerini, belirsiz alacak niteliğindeki maddi zararlarının karşılanması için değeri bilirkişi marifetiyle belirlendiğinde arttırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; tedavi giderleri için 2.500-TL, kazanç kaybı (geçici iş göremezlik) için 2.500-TL, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar için 2.500-TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar için şimdilik 2.500-TL olmak üzere toplamda şimdilik 10.000-TL olarak açıklanmış olduğunu, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, esasen bilirkişi raporunda alacak kalemi olarak sürekli iş göremezlik şeklinde adlandırılan kalemin içinde yer aldığından, davanın başındaki sürekli iş göremezlik taleplerini 5.000-TL olarak değerlendirilmesini talep ediyor olduklarını, yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporlarına itirazları saklı kalmak kaydıyla, talep edebilecekleri maddi tazminat miktarı toplamda 743.508,73-TL olarak belirlenmiş olduğunu, buna göre; 2.500,00-TL olarak talep ettikleri tedavi giderleri taleplerini 6.435,00-TL'ye, 2.500,00-TL olarak talep ettikleri geçici iş göremezlik taleplerini 3.456,55-TL'ye, 5.000,00-TL olarak talep ettikleri sürekli iş göremezlik taleplerini 733.617,18-TL'ye, neticeten davalılardan .....'nun sevk ve idaresindeki, .....'nun maliki olduğu, ..... Sigorta A.Ş.'nin sigortaladığı aracın karıştığı ve kusurun karşı tarafta olduğunun tespit edildiği trafik kazası sonucunda müvekkili nezdinde meydana gelen tedavi giderleri, geçici iş göremezlik (kazanç kaybı), sürekli iş göremezlikten oluşan (çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar) maddi tazminat alacaklarına ilişkin toplam 10.000,00-TL olan taleplerini 733.508,73-TL tutarında yükselterek 743.508,73-TL'ye arttırıyor olduklarını, bu şekilde dava dilekçesinde haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerini, itirazları saklı kalmak kaydıyla 12/01/2026 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda toplamda 733.508,73-TL yükselterek 993.508,73-TL'ye arttırıyor olduklarını beyanla; dava dilekçesinin müddeabihe ilişkin kısmının arz edilen biçimde HMK md. 107 hükmü uyarınca arttırımı ile, dava konusu trafik kazası nedeniyle müvekkilinin uğradığı tedavi gideri maddi zararı için 6.435,00-TL'nin kaza tarihi olan 06/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak müvekkili davacıya verilmesine, dava konusu trafik kazası nedeniyle müvekkilinin uğradığı geçici iş göremezlik maddi zararı (kazanç kaybı) için 3.456,55-TL'nin kaza tarihi olan 06/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak müvekkili davacıya verilmesine, dava konusu trafik kazası nedeniyle müvekkilinin uğradığı sürekli iş göremezlik maddi zararı (çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesi ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar) için 733.617,18-TL'nin kaza tarihi olan 06/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan alınarak müvekkili davacıya verilmesine, müvekkilinin mevzubahis olay sebebiyle oluşan manevi zararlarının karşılanması için 250.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şahıslar .... ve .....'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. 6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. 06.02.2023 tarihinde saat 10.46 sıralarında, davalı sürücü .....'nun sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı kamyonet ile Kuzey Marmara Otoyolunu takiben Yavuz Sultan Selim Köprüsü istikametine seyir halindeyken olay mahalline geldiği sırada trafik sıkışıklığından dolayı emniyet şeridine girmesi, akabinde emniyet şeridi üzerinde arıza nedeniyle duraklamakta olan sürücü .....'ün sevk ve idaresindeki kamyonetten inip yine emniyet şeridi üzerinde (ve su kanalında) durmakta olan yayalara (davacı yaya ....., müteveffa yaya .... ve yaya .....e) çarpması neticesinde gerçekleşen kazada davacının yaralanmış olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesi 18/10/2024 tarih ve ..... sayılı raporda sayılı raporu ile olayın meydana gelmesinde davalı sürücü ....'nun %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, sürücü ....'ün %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu, emniyet şeridi üzerinde (ve su kanalında) durmakta olan yayaların (davacı yaya ...., müteveffa yaya .... ve yaya ......'in) kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Yapılan tespit kazanın oluş şekline ve bilimsel esaslara uygun bulunmuştur. Davacı yönünden düzenlen ATK Trafik İhtisas Dairesi 18/10/2024 tarih ve .... sayılı raporu ile; .....’ın 06.02.2023 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmeliğe göre; Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.33b patella fraktürü %7, Tablo 3.2 %4 olarak tespit edildiğine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 4(dört) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadı uzayabileceği tespit edilmiştir. Davacı hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler, SGK kayıtları dikkate alınarak davacının talep edebileceği maddi tazminatlarının hesabı yapılmış, buna göre davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 8.450,00 -TL , sürekli iş göremezlik maddi zararının 733.617,18-TL olduğu, geçici iş göremezlik maddi zararının 3.456,55 TL olduğu tespit edilmiştir. Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin ..... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısı olduğu ve yine kaza tespit tutanağı aracın davalı .....'in sevk ve idaresinde olduğu ve aracın ..... adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla davalı ..... ve .....'nun ve ve davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış bedel artırım dilekçesi uyarınca, davalı .... ve .....'nun olay tarihi itibari ile, davalı sigorta şirketinin ise başvurunun yapıldığı tarihi takip eden 8 iş günü sonrası olan 14.06.2023 tarihi itibari ile mütemerrit sayılması gerektiği sonucuna varılarak maddi tazminat davası yönünden açılan davanın kabulü ile; ürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin kabulü ile davacı taraf için 733.617,18-TL sürekli iş göremezlik, 3.456,55-TL geçici iş göremezlik, 6.435,00- TL tedavi gideri olmak üzere toplam 743.508,73-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 14.06.2023 tarihinden, diğer davalılar ..... ve ..... yönünden kaza tarihi olan 06.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.

Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.

Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.

Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri yerinde olduğundan manevi tazminat talebinin miktar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Anayasa Mahkemesi 25/12/2024 tarihinde E..... numaralı dosyada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “manevi tazminat davaları” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Yine kararın gerekçesinde ise; "Bu itibarla miktar belirtmek suretiyle manevi tazminat davasını açacak kişinin hâkimin hükmedeceği tazminat tutarını, başka bir ifadeyle davanın sonunda talebinin hangi oranda haklı bulunacağını öngörebilmesinin mümkün olmadığı ve tazminat miktarının hâkimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde kuralla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın “manevi tazminat davaları” yönünden kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır." hususlarına yer verilmiştir. Bu haliyle Mahkememizce davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları nazara alınarak manevi tazminat belirlenmiş, Anayasa Mahkemesi iptal kararında belirtildiği şekilde davanın sonundaki haklılık durumu da nazara alınarak takdiren belirlenen manevi tazminat yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A) MADDİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KABULÜ İLE, 1- Sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin KABULÜ İLE davacı taraf için 733.617,18-TL sürekli iş göremezlik, 3.456,55-TL geçici iş göremezlik, 6.435,00- TL tedavi gideri olmak üzere toplam 743.508,73-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 14.06.2023 tarihinden, diğer davalılar ..... ve ..... yönünden kaza tarihi olan 06.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE, 2-Alınması gereken 50.789,08 TL harçtan peşin alınan 4.440,15 TL peşin harç ile 12.527,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 16.967,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.821,93 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 117.526,31 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, B)MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 1-Davacı taraf için 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..... ve .....'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 5.123,25 TL harcın davalılar ..... ve .......'dan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ..... ve ......'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, C)YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN; 1-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.636,48 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak 563,52 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, (davalılar ..... ve .....'nun tamamından, davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin 2.394,98-TL ile sınırlı sorumluluklarına) 2-a)Maddi Tazminat Davası Yönünden; -Davacı tarafça sarf edilen ATK fatura ücreti, bilirkişi ücreti, posta, ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 29.401,00-TL yargılama giderinin 1/2 sine tekabül eden 14.700,50-TL yargılama giderinden kabul oranı (%82,39) ret oranı (%17,61) dikkate alınarak hesaplanan 12.111,74-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b)Manevi Tazminat Davası Yönünden; -Davacı tarafça sarf edilen ATK fatura ücreti, bilirkişi ücreti, posta, ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 29.401,00-TL yargılama giderinin 1/2 sine tekabül eden 14.700,50-TL yargılama giderinin davalılar ..... ve .....'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin ve davalı ...... ile ..... vekilinin yüzüne karşı (davacı vekiline e-duruşma ortamında), diğer davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/06/2026

Katip .......

Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/1269, K. 2026/591, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-1269-e-2026-591-k-b36d72317eba