İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/606 E. 2026/493 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/606
- Karar No
- 2026/493
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/606 Esas KARAR NO : 2026/493
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/08/2025 KARAR TARİHİ : 06/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait olan ... plakalı araç ile davalı şirkete ait olan ... plakalı araç arasında 16 Eylül 2023 tarihinde saat 11:30 saatinde İstanbul Çatalca Subaşı semtinde kazı gerçekleştiğini, Kazada müvekkiline ait araca arkadan çarpan davalı şirkete ait araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu, Yetkili servis olan ...Otomotiv tarafından ...numaralı dosya açıldığını, yine ... Sigorta A.Ş. Tarafından uzman raporu hazırlandığını ve de aracın onarımı yapılmış olup KDV dahil toplamda 336.900,95TL onarım masrafı çıktığını, bu bedelin ...Sigorta A.Ş. Tarafından karşılandığını, taraflarınca araçta oluşan değer kaybının tazmini için davalı şirketin sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğunu ve ...nolu değer kaybı dosyasının sigorta şirket tarafından açıldığını, ancak poliçede belirtilen limitlerin aracın onarım masrafını karşılayan...Sigorta A.Ş.'ne ödeme yapıldığından sebeple tükendiğini, müvekkiline değer kaybı ödemesi yapılmayacağının taraflarına izah edildiğini, taraflarınca araçta meydana gelen değer kaybı için bu kez Gaziosmanpaşa ... Dairesi...E. Numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi açılmış olup araç değer kaybı için 250.000TL ve Aracın serviste kaldığı 25.09.2023-20.11.2023 tarihleri arasındaki süre zarfında mahrum kalınan günler için (günlük 2000 TL olmak üzere) toplamda 12.000TL araç mahrumiyet bedelinin haksız fiilin işlendiği tarih olan 16.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte talep edildiğini, arz ve izah olunan sebepler doğrultusunda; Gaziosmanpaşa ...Dairesi ... esas numaralı dosyasına davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak süresi içinde davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: Gaziosmanpaşa ...Dairesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ...Sigorta A.Ş'ne, ...Sigorta A.Ş'ne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... ( VKN:...)'ne ait olan ...plakalı araç ile mahkememiz davalısı ... ( VKN:...)'ne ait olan ...plakalı araç arasında 16 Eylül 2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde, kazaya ait poliçe, hasar dosyası ve yapılan ödemelere ilişkin belgelerin çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... ( VKN:...)'ne ait olan ... plakalı araç ile mahkememiz davalısı ... ( VKN:...)'ne ait olan ... plakalı araç arasında 16 Eylül 2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde, ... Plaka sayılı aracın kaza, hasar, tazminat ve TRAMER kayıtlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce 03/04/2026 tarihinde Makine Mühendisi tarafından bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, trafik kazası sebebiyle meydana gelen değer kaybı ve mahrumiyet zararının tazmini için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip dayanağı alacak trafik kazası sebebiyle doğan maddi zarara dayanmaktadır. Davacı değer kaybı ve mahrumiyet zararının tazminini talep etmiştir. Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır. KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir. Trafik kazası sonucu zarar görenin aracında meydana gelen değer kaybı ve aracın kaza sebebiyle tamir gördüğü süre içinde çalışamamasından doğan ekonomik kayıplardan zarar veren sorumludur. Yerleşik yüksek mahkeme içtihatları uyarınca değer kaybı, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki ikinci el değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre tespit edilir. Araç mahrumiyet zararı ise, aracın kaza sebebiyle meydana gelen hasarının giderilmesi için makul tamir süresinin belirlenmesi, bu süre için kaza olmasaydı dahi yapılması gereken zorunlu giderler indirildikten sonra emsal nitelikteki bir aracın kiralama bedelinin belirlenmesi yoluyla hesaplanır. Somut olayda dava konusu kaza ... ve ... plakalı araçlar arasında 16/09/2023 tarihinde gerçekleşmiştir. Davacıya ait aracın onarımı sigorta şirketi tarafından yerine getirilmiştir. Davacı, onarım dışında değer kaybı ve mahrumiyet zararı için takip başlatmıştır. Meydana gelen dava konusu kazada tarafların kusur durumunun değerlendirilmesinde, 07/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirkete ait araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, sigorta dosyası ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu kanaatine varılmış ve rapora itibar edilmiştir. Davacının uğradığı maddi zararın değerlendirilmesinde, alanında uzman bilirkişi yaptığı hesaplama sonucu davacının aracında 195.950 TL değer kaybı zararının bulunduğunu tespit etmiştir. Yapılan hesabın yukarıda açıklanan içtihatlar ile ve hesaplama tekniğiyle uyumlu olduğu görülmüştür. Davacının mahrumiyet zararı talebine ilişkin aracın makul onarım süresinin 30 gün olduğu tespit edilmiş ve amortisman giderinin düşümü ile davacının 31.640 TL mahrumiyet zararı talep edebileceği anlaşılmıştır. Bilirkişi her ne kadar hesaplamada yakıt giderini de mahsup etmişse de, mahkememizce yakıt giderinin davacının yapmaktan kurtulduğu bir masraf olmadığı bu sebeple mahsup edilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, dava ve takip konusu trafik kazası sebebiyle davalının işleten sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu, davalının aracının sürücüsünün tam kusurlu olduğu ve davacının 195.950 TL değer kaybı, 31.640 TL mahrumiyet zararının bulunduğu, kaza ile takip tarihi arasında 108.621,22 TL işlemiş faiz talep edilebileceği hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacağın haksız fiile dayanması ve bu sebeple alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, GOP ... Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 336.211,22 TL’lik kısmının iptaline, takibin 227.590,00 TL asıl alacak ve 108.621,22 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 336.211,22 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticarî avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 22.966,59 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.426,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.539,94 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 6.426,65 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 930,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.972,05 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%63,18) dikkate alınarak; 11.355,39 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 5-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 22.966,59 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.426,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.539,94 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 6.426,65 TL peşin/nisbi harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 930,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.972,05 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak; 11.355,39 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 53.793,80-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 9-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle, devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranları dikkate alınarak, 1.325,39 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2.274,61 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06.07.2026
Katip ... ¸
Hakim ... ¸