İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/650 E. 2026/408 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/650
Karar No
2026/408
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/650 Esas KARAR NO : 2026/408

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2024 KARAR TARİHİ : 09/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin araç ve filo kiralama alanında uzun yıllardan beri faaliyet gösteren sektörün öncü firmalarından biri olduğu, 04.08.2023 tarihinde davalı yanın idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araca verdiği hasar nedeniyle müvekkili şirket yönünden kazanç kaybı meydana geldiği, karşı aracın sürücüsünün %100 kusuru sebebiyle gerçekleşen kaza sonucunda aracın hasarlandığı, onarım gördükten sonra tamiratının tamamlandığı, onarım sürecinde araçtan mahrum kaldığı, kazanç kaybı meydana geldiği, TBK 49. maddesi ve devamı maddeleri çerçevesinde davacının zararı tazminle mükellef olduğu, KTK 85/1 maddesine atıf yapıldığı, aracın 8 iş günü boyunca serviste kaldığı ve kiralanamadığı, müşterisinin kullanımına yeni araç tahsis etmek zorunda kaldığı, tamiri yapan servis tarafından düzenlenen 15.09.2023 tarihli faturada 4.483,80 TL hasar meydana geldiği, aracın kaç gün tamirde işlem gördüğünün servis giriş-çıkış tarihlerinden ulaşılabileceği, Yargıtay 4. ve 17. Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı, kazanç kaybının tazmininden davalı tarafın sorumlu olduğu, aracın onarımda kaldığı gün boyunca araçtan fiziken ve iktisaden yararlanamadığı, kazanç kaybının tespiti ve davalıdan tazmini gerektiği, kazanç kaybı hesaplanırken bürokrasi diye nitelendirilebilecek günlerin de hesaba katılması gerektiği, eksper ataması, onay, parça temini vs. işlemlerin dahi en az 3 gün sürdüğü, uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi için başvurulan arabuluculuk faaliyetinin anlaşamama ile sonlandığı, dava ikame etme zorunluluğu doğduğu, HMK 107/f.1 maddesine atıf yapıldığı, kazanç kaybının belirsiz ve çekişmeli olması, bilirkişi marifetiyle kesin olarak belirlenmesi gerektiği, bu sebeple belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. madde gereğince şimdilik 100,00 TL’nin haksız fiilin meydana geldiği 09.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine diğer hususlarla birlikte karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmiş, deliller sunulmuştur. Davalı ...’ın vekili tarafından hazırlanan 10.12.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığı, belirsiz alacak davası açılmasında hukuli yarar olmadığı, davanın usulden reddi gerektiği, HMK 107. maddesine atıf yapıldığı, alacağın belirlenebilmesinin mümkün olduğu, kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığı, davacının aracın park etmenin yasak olduğu bölgeye park ettiği, kaza raporundaki aleyhe hususlara itiraz ettikleri, kusur tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasını talep ettikleri, talep edilen miktarların fahiş olduğu, sigorta şirketi tarafından bu kalemlere ilişkin ödeme yapıldığı, ... sigorta şirketine dosyanın ihbarını ve limitinin sorulmasını talep ettikleri, mahrumiyet-kazanç kaybı bedelinin kabul edilemeyeceği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı, delillerin sorulması, ne iş yaptığının belirlenmesi, evi ile iş yeri arasındaki uzaklığın dikkate alması, zorunlu giderlerin zarardan indirilmesi gerektiği, aracın kaç iş günü kullanamadığı ve mahrum kaldığı günlerin belirtilmediği, herhangi bir araç kiralamadığı, kiraladığına dair hiçbir belge ve ödeme belgesi sunmadığı, makul tamir süresinin ve günlük kira bedelinin bilirkişi raporu ile tespit edilebileceği diğer hususlarla birlikte belirtilerek haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmiş, deliller sunulmuştur. Davalı ...’nün vekili tarafından hazırlanan 29.11.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın haksız ve dayanaksız taleplerini kabul etmedikleri, kusur dağılımına ilişkin iddiaları reddettikleri, aracın park halinde bulunduğu alanın parklanmaya elverişli olup olmadığının araştırılmasını talep ettikleri, zararın müvekkilinin sigortası tarafından tamamen karşılandığı, karşılanan tutarın üzerindeki taleplerin fahiş olduğu, soyut gelir kaybı iddiasında bulunduğu, üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmiş olması durumunda büyük bir hasarın meydana gelmeyeceği, sigorta şirketinden tamir süresi boyunca ikame araç temin edilip edilmediğinin sorulmasını talep ettikleri, tüm alacak tutarını ve avans faizi taleplerini kabul etmedikleri, haksız davanın reddini, davanın ... Sigorta A.Ş.’ye ihbar edilmesini talep ettikleri, müvekkili idare yönünden toplu sözleşme hükümlerine göre en sonunda sürücüye rücu edileceğinden ödeme gücünün şoförün ekonomik durumuna göre belirlenmesi gerektiği, istenen tazminatın fahiş olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın usul ve esastan reddine, davanın ... Sigorta A.Ş.’ye ihbar edilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmiş, deliller sunulmuştur. ISLAH: Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile ikame edilen 100,00-TL'lik dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 7.612,50 TL'ye arttırmış ve 09.11.2025 tarihli bilirkişi raporuna istinaden davanın kabulüne, bedel artırım talebinden bulunmuş olunan 7.612,50 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş ve Tramer'e yazılan müzekkere cevabının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere makine mühendisi ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 09/11/2025 tarihli raporda özetle; ... plaka numaralı belediye otobüsünün sürücüsü davalı ...’ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, park halindeki ... plaka numaralı otomobili sürücüsü ...’ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, kaza tarihinde davacı ... A.Ş.’ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin onarımı için yeterli olan 7 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle eşdeğer başka bir araç kiralanması durumunda uğranacak zararın KDV hususu Sayın Mahkeme’nin takdiri olmak üzere olay döneminde günlük 1.450,00 TL’den toplam KDV hariç 10.150,00 TL mertebesinde olduğu, sürücülerin kusur durumuna göre talep edilebilir zararın KDV hariç 7.612,50 TL olduğu, araçta meydana gelen hasar bedeli olan 4.483,80 TL yönünden %75 oranında olmak üzere 3.362,85-TL davacının talepte bulunabileceği tespit, hesap, sonuç, görüş ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın; davacıya ait ... plakalı aracın 04/08/2023 tarihinde karışmış olduğu kaza nedeniyle davalılardan kazanç kaybına ilişkin tazminat alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; 04.08.2023-Cuma günü saat 14:45 sıralarında davalı sürücü ...sevk ve idaresindeki, davalı ... adına tescilli, ... Sigorta A.Ş. tarafından 30.10.2022-30.10.2023 vadeli ... numaralı ... (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ... marka, 2013 model belediye otobüsü ile ... ili, .... ilçesi, ... mahallesinde bölünmemiş, iki yönlü, iki şeritli ... yolunun sağ şeridini takiben Gizelce ...Caddesi istikametine düz seyir halinde iken olay mahalli olan 57 numaralı taşınmazın ön hizasına geldiği esnada sağ yan arka kesimleri ile yolun sağ kenarında park halinde olan, sürücü ... tarafından park edilmiş, davacı ... A.Ş. adına tescilli, ... Sigorta A.Ş.’ye 11.07.2023- 11.07.2024 vadeli .... numaralı .. (Trafik) poliçesi ve ... vadeli ... numaralı kasko poliçesi ile sigortalı, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2023 model, gri renkli hususi otomobilin sol ön çamurluk kesimlerine çarpması sonucu toplam iki motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası meydana geldiği, olay taşıtlarda maddi hasar ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. O halde zarar verenin, zarar görenin durumunun haksız fiilden önceki duruma getirilmesi ve maddi kaybının tam olarak giderilmesi esastır. Yapmış olduğu haksız fiille zarar veren işletenin verdiği zararı eksiksiz olarak gidermesi gerektiğinden, gereği yapılması zorunlu olan sigorta poliçesi ile işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacının da meydana gelen zarardan, dava dışı davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması nazara alınarak tamamından sorumlu olacağı açıktır. Toplanan deliller, taraf beyanları, trafik kaza tutanağı, hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 04.08.2023-Cuma günü saat 14:45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı .... adına tescilli, ... Sigorta A.Ş. tarafından 30.10.2022-30.10.2023 vadeli ... numaralı ... (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ... marka, 2013 model belediye otobüsü ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bölünmemiş, iki yönlü, iki ... Caddesi yolunun sağ şeridini takiben ... Caddesi istikametine düz seyir halinde iken olay mahalli olan 57 numaralı taşınmazın ön hizasına geldiği esnada sağ yan arka kesimleri ile yolun sağ kenarında park halinde olan, sürücü ... tarafından park edilmiş, davacı ... A.Ş. adına tescilli, ... Sigorta A.Ş.’ye 11.07.2023- 11.07.2024 vadeli .. numaralı ... (Trafik) poliçesi ve 14.07.2023-05.07.2024 vadeli ... numaralı kasko poliçesi ile sigortalı, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2023 model, gri renkli hususi otomobilin sol ön çamurluk kesimlerine çarpması sonucu toplam iki motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası meydana gelmiş, olay taşıtlarda maddi hasar ile sonuçlandığı, dosyamızdan alınan doya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile, ... plaka numaralı belediye otobüsünün sürücüsü davalı ...’ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, park halindeki ... plaka numaralı otomobili sürücüsü ...’ın ise %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, kaza tarihinde davacı ... A.Ş.’ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin onarımı için yeterli olan 7 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle eşdeğer başka bir araç kiralanması durumunda uğranacak zararın KDV hariç 10.150,00 TL mertebesinde olduğu, sürücülerin kusur durumuna göre talep edilebilir zararın KDV hariç 7.612,50 TL olduğu tespit edildiği anlaşıldığından; davanın kabulüne, 7.612,50 TL alacağın kaza tarihi olan 04/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine miktar itibar ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -7.612,50 TL alacağın kaza tarihi olan 04/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 557,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 174,39 TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti dava değerini geçemeyeceğinden 7.612,50-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin/nisbi harcı, 130,01 TL tamamlama harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.184,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar olmak üzere toplam 12.169,21 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalı ... vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 09/06/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/650, K. 2026/408, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-650-e-2026-408-k-12f577d7c550