Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/871 E. 2026/1057 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/871
- Karar No
- 2026/1057
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2022/871
KARAR NO: 2026/1057
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN) BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/03/2022
NUMARASI : 2021/604 Esas - 2022/284 Karar
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 09/09/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının seslendirme ve stüdyo hizmetlerini davalı şirkete sunduğunu, davalı tarafa bu hizmetlere ilişkin faturaların tebliğ edildiğini, tarafların davacının bu alacaklarına ilişkin mutabakatı "www...com" üzerinden yaptıklarını, davalının yapılan ihtarlara rağmen borcunu ödememesi üzerine Bakırköy 4. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin davada, taraflar arasında hizmet alım satımına dayalı ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafça düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediği ve davacı tarafından alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 04/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda, taraf şirketlerin 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (29/03/2021) itibariyle davacının davalıdan 17.228,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (29/03/2021) itibariyle davalının davacıya 17.228,00 TL borçlu olduğu, taraf ticari defterlerinin karşılaştırılması neticesinde; takip tarihi (29/03/2021) itibariyle taraflara ait ticari defterlerin davacının davalıdan 17.228,00 TL alacaklı olduğu noktasında uyumlu olduğu, davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların davalı yan ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; dosya kapsamına göre, icra takibine konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf şirketlerin ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile alacağın varlığının ispatlandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu alacağın faturaya dayalı olması sebebiyle alacağın likit ve bilinebilir olduğu dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranında, borçlu davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğini takip eden 3 gün sonrasında davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek 27/02/2021 tarihinden takip tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz dışındaki faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle " Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün ...sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 17.228,00-TL asıl alacak ve 258,42-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.486,42-TL üzerinden takipteki koşullarla devamına, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Hüküm altına alınan 17.228,00-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden 3.445,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine " dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; faturanın karşılığı olan hizmetin davacı yan tarafından verilmediğini, bu nedenle fatura içeriğine açıkça itiraz ettiklerini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.05.2005 Tarihli, 2004/7832 E., 2005/4738 K. sayılı içtihatı da dikkate alındığında faturaların kesinleşmediğini ve ispat yükünün davacı tarafta olduğunu belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı seslendirme ve stüdyo hizmetleri sunulması nedeniyle düzenlenen iki ayrı fatura kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde faturaların defterde kayıtlı olduğuna ilişkin birbirini teyit eder taraf defteri kayıtlarına göre düzenlenen mali müşavir bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Tarafların usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarında takipteki borcun sebebi 16.09.2020 tarihli 14.868,00 TL ve 27.11.2020 tarihli 2.360,00 TL bedelli davacının düzenlemiş olduğu seslendirme ve stüdyo hizmetleri açıklamalı iki ayrı faturaların davalının da defterinde kayıtlı olduğu, netice itibariyle her iki taraf ticari defterlerinin aynı şekilde davacının davalıdan 17.228,00 TL alacaklı olduğunda dair kayıt içerdiği ve bu anlamda HMK'nın 222. maddesi uyarınca tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı ve davalı defterindeki takip konusu faturaların kayıtlı olmasının da davalının aleyhine delil teşkil ettiği, ayrıca Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K., Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K., Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K., Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da dikkate alınarak davacının üzerindeki hizmetin verildiğine dair ispat yükünü yerine getirdiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 298,62 TL'nin mahsubu ile bakiye 433,38 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/09/2026