Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/834 E. 2026/1594 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/834
Karar No
2026/1594
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2022/834 KARAR NO : 2026/1594

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27.01.2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/271 E., 2022/100 K. DAVA :İflas Sıra Cetveline İtiraz KARAR TARİHİ : 24.09.2026 YAZIM TARİHİ : 24.09.2026

Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin müflis kooperatif üyesi bir kişinin hissesini devralmak sureti ile kooperatife üye olduğunu ve aidatlarını ödediğini, toplantılara katıldığını, davalının müvekkilini üyelikten çıkarmak üzere aldığı kararlara müvekkilinin itiraz ederek bu kararları iptal ettirdiğini, üyelikten çıkarılma kararları iptal edilmesine rağmen kendisine herhangi bir daire verilmediğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ödemiş olduğu aidatlarla ilgili alacak davası açtığını, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/369 Esas sayılı dosyası ile davalının verdiği cevap dilekçesinde: "20.12.2009 tarihinde mevcut üyeler arasında kura çekimi yapıldığından, müvekkili ...'e verilebilecek bir konut olmadığı, mahkemenin 28.01.2016 tarih, E:2015/369; K:2016/45 sayılı ilamı ile müvekkilinin alacaklarının olduğuna hükmedildiğini, müvekkilinin de bu alacaklarının tahsili amacı ile Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/10223 Esas dosyası ile takibe başladığını, davalı hakkında iflas kararı verilmesinden sonra da alacaklarının iflas masasına kaydı için icra müdürlüğü evrakları ile müracat edildiğini, iflas idaresince tanzim edilen ve taraflarına 29.03.2021 tarihinde tebliğ edilen sıra cetvelinde ise kayıt talebinde bulundukları alacağın tamamının ret edildiğine ilişkin karar alındığını, davalının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/369 esas dosyasındaki beyanları ile de sabit olduğu üzere, müvekkiline verilebilecek bir daire söz konusu olmamış ve olamayacağını, kooperatif kuralarının çekildiğini, bu çekilişe müvekkilinin dahil edilmediğini, zaten müvekkilinin bu hususu gördüğünden dolayı alacak davası açtığını ve eylemli olarak kooperatiften istifa ettiğini açıkça gösterdiğini, fazladan üye kaydının yapılması ve daire verilmesinin de söz konusu olamayacağını, bu nedenle mahkemenin hükmettiği alacaklarının sıraya kabul edilmesi gerektiğini, iflas idaresinin müvekkilinin alacağını ret etmesinin kabul edilemeyeceğini, mahkeme kararı ve davalının verdiği cevap karşısında müvekkilinin ödediği aidatlara karşılık olarak herhangi bir hak edebilme imkanının olmadığını görmesi ve alacaklarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, iflas idaresinin yapmış olduğu sıra cetvelinin iptali ile müvekkilinin alacaklarının tamamının sıra cetveline kaydının ve kabulünün yapılabilmesi için iş bu davayı açtıklarını ileri sürerek davanın kabulüne; müvekkilinin alacağının tamamının 2017/3 iflas dosyasındaki sıra cetveline kaydına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Davanın süresinde açılmadığını, davalı hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/04/2017 gün ve 2016/371 E., 2017/290 K. sayılı ilamı ile iflas kararı verildiğini, iflas işlemlerinin Ankara Batı İflas Müdürlüğü'nün 2017/3 İflas dosyası üzerinden yürüdüğünü, davacının halen kooperatif ortağı sıfatını taşıdığından iflas sonrasında ortakların borçtan sorumlu bulunacağının tespiti yapılarak yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddedildiğini, davacının iflas tarihi itibariyle kooperatif ortağı olduğundan bu tarihten sonra kooperatiften çıkamayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Bir yapı kooperatifinin ana amacı ortakların akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeleri karşılığında anasözleşmeye uygun, konut ya da işyeri teslim etmektir. Çeşitli nedenlerle konut ya da işyeri tahsisi imkânsızlığı ortaya çıktığında ortağın uygun bir tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Bu kapsamda mahkememizin 2015/369 esas sayılı dosyasında hükmedilen tazminat miktarının iflas tarihi itibari ile hesaplanması için alınan bilirkişi raporunda 26/04/2017 iflas tarihi itibariyle davacının alacağı 103.378,82 TL. olarak hesaplanmış olup, davacının masaya yazdırmayı talep ettiği alacağı 103.148,86 TL olduğundan, alacağının bu tutarla sınırlı olduğu sonucuna varılarak 103.148,86 TL'nin sıra cetveline kayıt ve kabulüne... " karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının üye olduğu tarihten sonraki dönemlere ilişkin olarak kayıt ve defterlerin kaybolduğunu, 2007 tarihinden sonra tekrar kayıt altına alınmaya çalışıldığını, bu dönemde yöneticilik yapanların bir kısmının cezalandırıldığını, taşınmaz sayısının çok üzerinde üye kaydedilerek davalının zarara uğratıldığını, zararın bu kişilerden tahsili gerektiğini, davacının üyeliği, yaptığı ödemeler ve istifasının net bir biçimde ispatlanması gerektiğini ancak eksik rapor ile karar verildiğini, bilirkişi raporunda, davacının üyeliği, tazminat isteyip istemeyeceği ve tazminat tutarlarının tartışılmadan ve yeterli araştırma yapılmadan rapor hazırlandığını, sadece başvuruya konu ilam üzerinden hesaplama yapılarak rapor tanzim edildiğini, raporda bu hususlara göre yeniden hesaplama yapılması, hesaplamaya ödenen ücretler ile davalının genel giderlerinin de eklenmesi gerektiğini, hatalı ve eksik raporun karara gerekçe yapılmasının ve faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi ile yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davacının alacaklarının iflas masasına kaydının kabulü taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın dan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 24.09.2026

Başkan ... Üye Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/834, K. 2026/1594, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-834-e-2026-1594-k-fa3939021dea