Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1138 E. 2026/1644 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1138
Karar No
2026/1644
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1138 - 2026/1644 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2022/1138 KARAR NO : 2026/1644

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29/03/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/539E., 2022/235K.

DAVA : Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 02/10/2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Teşekküle bağlı ... kararıyla özelleştirme kapsamına alındığı ve elektrik üretimi durdurularak lisansının iptal edildiğini, santralin işletme bakım işlerinin 01/08/2015 - 31/07/2017 tarihleri arasında yüklenici ... Ltd. Şti. firmasına verildiğini, özelleştirme nedeniyle ihale yenilenmeyince, yüklenici firma bünyesinde çalışan işçilerin firma tarafından işten çıkarıldığını, işten çıkarılan işçi ...'nin Aliağa İş Mahkemesinde açtığı davayı kazandığını ve kararın kesinleştiğini, işçi vekilinin, kıdem ve ihbar tazminatı ile yargılama giderlerinin tahsili için Aliağa İcra Müdürlüğü kanalıyla takip başlattığını, davacı kamu idaresinin 94.156,02 TL ödeme yaptığını, aralarındaki hizmet alım sözleşmesine göre işçi ücret ve alacaklarından tamamen yüklenici firmanın sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla, 94.156,02-TL alacağa ödeme tarihinden itibaren işleyecek Avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Mahkemenin görevsiz ve yetkisiz olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, işçi tarafından açılan ilk davanın kendilerine ihbar edilmemesinden dolayı kendileri için kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, işçinin işe alınması, emir-talimat alması ve çıkarılmasında tüm yetkinin davacı kamu idaresinde olduğunu, cra takip masrafları ve icra vekalet ücretini yükleniciye rücu edemeyeceğini, idarece sözleşmeye konulan %3'lük hak ediş oranının tazminatları karşılamaktan uzak ve komik bir rakam olduğunu, kamu kurumlarında alt işveren yanında çalışanların kıdem tazminatından kamu kurumunun sorumlu olduğu ve alt işverene rücu hakkının bulunmadığını, sözleşmede alt işverenin tek başına tam sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "... tarafların bildirmiş olduğu deliller toplandıktan sonra bilirkişiden rapor ve ek raporun alındığı, söz konusu rapor ve ek rapor tarafların itirazları ile birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar davalı taraf sözleşmede hükmün olmadığından kendilerine davacı tarafından rücu edilemeyeceğini beyan etseler de taraflar arasındaki sözleşmenin 7, 12.1 ve 36.maddelerinde açıkça İş Kanunu'ndan kaynaklı tüm yükümlülüklerin yüklenicide olduğunun belirtildiği, bu nedenden ötürü davalının iddiasını yerinde olmadığı ve davacının davalıya rücu edebileceği, davacı tarafından davalıdan 94.156,02-TL'lik talepte bulunulduğu, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapor ve ek raporda söz konusu ödenen bedelin işçinin tüm hizmet süresine yönelik hesaplandığında davacının davalıdan toplamda 67.522,83-TL alacaklı olduğunun rapor edildiği, davacı tarafından her ne kadar dava dilekçesinde talep etmiş olduğu bedelin sadece davalının bünyesinde geçen çalışma süresine ilişkin olduğunu iddia edilmiş ve buna dair belgelerin dosya kapsamında olduğu belirtmiş ise de bilirkişi tarafından rapor ve özellikle ek raporda belirtildiği üzere her yüklenici yönünden kıdem tazminatları tablolarının ve ödeme belgelerinin davacının iddiasının aksine mevcut dosyada bulunmadığı, sadece iş mahkemesi dosyasında 4 yıllık çalışmaya ilişkin 15.759,67-TL'lik bir ödemeye rastlanıldığı ancak söz konusu ödemeninde hangi yıla ilişkin olduğunun belirtilmediği, bu yöndeki belirlemeninde yapılamadığı, dosya kapsamında davalı tarafından bir ödeme iddiasında da bulunmadığı gözetildiğinde bilirkişi rapor ve ek raporunda davacı tarafından ödenen bedelin dava dışı işçinin tüm sigortalı hizmet süresi dikkate alınarak hesap yapılmasının yerinde olduğu, buna göre davacının davalıdan toplamda 67.522,83‬-TL talep edebileceği ve bu bedel yönünden davacının davasının kabulünün gerektiği, söz konusu bedelin 64.234,04-TL'sine ödeme tarihi olan 16/09/2019 tarihinden itibaren 3.288,79-TL'sine ödeme tarihi olan 29/03/2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi..."ne karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İşçinin 2013 - 2017 yılları arasında davalı şirkette çalışmış olduğu, önceki yılları ihaleyi alan firmaların ödediği, tam çalışma dönemine bölünmesinin hatalı olup eksik hesaplama yapıldığı, sadece davalı şirkete rücu edilmesinin gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tazmini taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732,-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1138, K. 2026/1644, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1138-e-2026-1644-k-cfd651ab3fba